Pazarda
Zeliha - Merhaba Aysel, nasılsın?
Aysel - iyiyim, sen nasılsın?
Zeliha - Çok iyiyim.
Pazarda her şey çok ucuzladı. Aysel - Evet, taze bezelye gördüm.
Zeliha - Ben de tezgahta taze fasulye gördüm.
Bizim çocuklar çok seviyorlar. Bunun için üç kilo aldım. Aysel - Geçen hafta perşembe günü bize niçin gelmedin?
Zeliha - Kızım hastaydı.
Aysel - Şimdi iyi mi?
Zeliha - Evet iyi.
Benden erik istedi. Çok pahalı. Aysel - Erik çıktı mı?
Zeliha - Dün ilk defa manavda gördüm.
Ama eriğin fiyatı çok pahalıydı. Aysel - Evet, erik turfanda meyve.
Birkaç hafta sonra al. O zaman daha ucuzlayacak. Zeliha - Gelecek hafta Ayşe'ye gideceğiz, sen de gel.
Aysel - Tamam, o gün kek de getireceğim.
Biliyorsun, benim keklerimi herkes çok beğeniyor.. Zeliha - Evet, ben de yedim.
Çok lezzetli pişiriyorsun. Arkadaşlar börek ve tatlı da yapacaklar. Aysel - Pırasa mı aldın?
Zeliha - Evet, pazarda pırasa kalmadı, sadece bir tezgahta gördüm.
Hemen aldım. Eşim pırasayı çok seviyor. Aysel - Evet, pırasa mevsimi geçti.
Pırasayı nasıl yapıyorsun? Zeytinyağlı mı, etli mi? Zeliha - Genellikle zeytinyağlı yapıyorum.
Aysel - Ben de bu akşam patates kızartmak istiyorum.
Çocuklar kabak ve patates kızartmasını çok seviyorlar. Ama ketçap vermiyorum. Zeliha - Niçin?
Aysel - Çocuklara ketçap ve kola yasak.
Çocuklar için iyi değil. Zeliha - Çok iyi, görüşürüz.
Aysel - Görüşürüz.