×

우리는 LingQ를 개선하기 위해서 쿠키를 사용합니다. 사이트를 방문함으로써 당신은 동의합니다 쿠키 정책.

image

Beyhan Budak, KAFAYA TAKMAMA SANATI: NASIL BAŞARIRIM?

KAFAYA TAKMAMA SANATI: NASIL BAŞARIRIM?

Merhaba, sevgili dostum. Bazı insanlar,

bazı şeyleri çok fazla düşünür ve

çok fazla kafaya takar

bu kafaya taktığı mevzular küçük şeyler de olabilir

"Ya o bana niye öyle davrandı?"

"Niye bana selam vermedi?"

"Ben bir şey anlatırken sanki beni dinlemiyor muydu?"

gibi şeyler de olabilir

bazen de daha büyük olduğunu düşündüğün şeyler

mesela "Ben hiç evlenemeyecek miyim?"

"Düzenli bir yuva kuramayacak mıyım?"

"Anne ya da baba olamayacak mıyım?"

ya da "Anneme babama bir şey olursa, sevdiklerime bir şey olursa, kaybedersem ne olur?" gibi

dediğim gibi, küçük ya da büyük olabilir

bu tür düşünceler zihninde seni öyle bir noktaya getirir ki

durmadan bunları düşünür hale gelirsin

yatağa girdiğin anda ,uyumak

senin için büyük bir

mucize olur.

İki saat üç saat

bu konuyu düşünürsün

yemek yersin kafanda bu konu

olduğu için, durmadan düşündüğün için

yediğin içtiğinden tat alamazsın

Arkadaşlarınla, dostlarınla buluşursun

kafa yine bu taraftadır

ve o an orada

olmaktan keyif alamazsın.

Bu videoda, nasıl kafayı takmazsın bu tür düşünceleri

bunlardan bahsedeceğim sana. Genelde kafaya taktığımız düşünceler konusunda

üç tane tavır sergileriz.

Birinci tavır şu; o konuyu

düşünmemeye çalışırız,olabildiğince itmeye

onunla savaşmaya çalışırız ve böyle bir durumda

olay şuna dönüşür, pembe fili düşünme olayına

yani bir pembe fili düşünmemeye çalıştıkça o pembe fil

ısrarla zihnine girmeye çalışır,ne yapıyorsun

böyle olunca,bir düşünce ile savaşınca kaybeden her zaman sen oluyorsun,çünkü düşüncelerle savaşılmaz.

Sen onunla savaşmaya çalıştıkça o senin üzerine üzerine

gelecektir ve daha da ,aslında, güçlenecektir.

ikinci şey: kendine çekmek

o düşünceyi çağırırsın yanına ve durmadan durmadan düşünürsün.

Zannedersin ki,o konuyu çok düşününce

çözülebilecekmişsin gibi. Aslında bu da

o konuyu çözemediğin gibi senin kafana takma mevzusu iyice abartmana

neden olur.

Bir diğer şey ise; bastırma

günlük hayatında kafana takma potansiyeli olan olayları durumları

düşünceleri tamamen aslında halının altına süpürmek.

Sen zannedersin ki,o düşüncelerden kurtuldum

ama böyle bir şey mümkün değil o düşüncelerden kurtulmak

çok mümkün olan bir durum değil

Ne oluyor?

sen halının altına süpürüyorsun ya

o başka bir yerden patlak veriyor

Ne yapıyorsun?

bambaşka bir yerde kaygılı birisi

olmaya başlıyorsun.

Gergin birisi olmaya başlıyorsun

öfkeli birisi olmaya başlıyorsun

Düşüncelerinle savaşırsan

her zaman onlar kazanacaktır.

Düşüncelerini hayatına davet eder

ve kontrollü onun ele geçirmesini

izin verirsen sana bir yaşam alanı kalmayacaktır

düşüncelerini yok sayarsan

bi şekilde o senin hayatını arka plandan etkilemeye devam edecektir

ne yapacaksın o zaman

düşüncelerini ne hayatından çıkartacaksın

onunla savaşmaya girişeceksin

ne tamamen senin hayatına girmesine izin vereceksin ne de yok sayacaksın

onunla arana bir mesafe koyacaksın. Diyelim ki bir korkun bir sıkıntın bir derdin var

korkun bir sıkıntın bir derdin yani kafaya taktığın bir düşünce var

onu hayattan atmaya çalışmayacaksın

ilk bu mevzu gündeme geldiği zaman onu çözmeye uğraşıcaksın

düşünüceksin ve o anda

yapabildiğini yap sonrasında eğer ki hallolmuyosa bu mevzu o senin yanında bir yerde duracak

ve sen ne yapacaksın o hallolmuyor diye kendini vakfetmek yerine?

hayatında yapman gereken şeylere odaklanıcaksın.

arkadaşlarınla vakit geçirmeye

ailenle vakit geçirmek kendine zaman ayırmaya özen göstereceksin

kafamı veremiyorum diyeceksin belki

verdiğin kadar uğraş

yapabildiğin kadar bunlarla ilgilen

yüzde elli versen bile kar

ne olacak biliyor musun bir süre sonra sen başka mevzulara

odaklandığın zaman o arana mesafe koyduğun düşünce var ya

gitgide sönmeye başlayacak yavaş yavaş

çünkü insan hayatı boyunca bir şeyi kafasına takarsa

sonra o mevzu gider başka mevzu gelir

ve genelde korktuğumuz şeylerin

çok büyük bir kısmı olmaz

hani şair diyor ya "Beni bu güzel havalar mahvetti" diye

özellikle bu kafaya takma konusunda bizi mahfeden şey

beklentilerimiz. Bizi bu beklentilerimiz mahvediyor

Şimdi, düşünsene evlenmeyi istiyorsun

ya da çocuk sahibi olmayı istiyorsun, anne ya da baba olmayı istiyorsun

işe girmeyi istiyorsun ve

bu konuda ne yapabilirsin?

yapacağın şeyler ,varsa eğer, bunları yapıyorsun

düşün ki bu haber bir kapıdan gelecek

ve o kapının başında durmadan bekliyorsun, her gün o konuyu kontrol ediyorsun

evelenecek miyim, evlenmeyecek miyim?

bu gün de evlenemedim, bu gün de iş bulamadım

bu öyle bir hale geliyor ki aslında bu beklenti

o kapıdan haber gelme beklentisi

senin o anki hayatını yaşama konusunda ciddi sıkıntılar çıkartıyor

Ne yapıyorsun?

eğer bu kapıdan ayrılırsam sanki kaçıracakmışım gibi, durmadan bu konuyu düşünüyorsun

durmadan bu konuya odaklanıyorsun, hayatında başka hiç bir şeye yer kalmıyor

ben şöyle diyorum:

eğer ki gelecekten haber gelseydi ve sana deseydi ki sen hiç evlenemeyeceksin, sen hiç işe giremeyeceksin

sen hiç şunu yapamayacaksın

hayatın çok mu kötü geçerdi?

Bunu sorduğum insanlar genelde ilk başta

çok kötü diyorlar ama sonrasında yavaş yavaş

bu konuya adapte olunca

ya diyor eğer ki ben evlenemeyceksem, hayatımı yaşamaya devam ederdim

başka kendime keyif veren şeyler bulurdum

düşün ki, eğer ki bu konudaki beklentini kaldırsan

zaten hayatını yaşamaya odaklanacaksın

sen hayatını yaşamaya odaklan

o şey gelirse zaten seni gelecektir bulacaktır

o yüzden bu konuda kapıda beklemeden

hayatını yaşamaya devam etmelisin

düşünüyorsun, çok fazla düşünüyorsun, durmadan düşünüyorsun

zannediyorsun ki bir konuyu çok fazla düşünürsem

o konu çözüme kavuşacak halbuki

düşüncelerinin yüzde doksan dokuzu çöptür

düşünsene yarın olacak bir şey var ya da yarın seni bulacak kötü bir olay var

ve sen bir gün öncesinden, bir hafta öncesinden, bir ay öncesinden

kaygılanmaya başlıyorsun

zaten o kötü şey olacaksa olacaktır

bir de öncesinden kaygılandığın zaman

hem yarın bir gün kaygılandığın şey olacak onun için kötü hissedeceksin

hem de var olan şu günün şu anın kötü geçecek

bunun arkasında şöyle bir ön kabul var bence

insanlar şöyle düşünüyor

yeterince düşünürsem o mevzu hallolacak

ama böyle bir durum yok ilk başta bu şeyi değiştirmemiz lazım

mesela eskiden sunum konusu benim için kaygılı bir mevzuydu

bir ay öncesinden kaygılanmaya başlıyordum

diyorum ki kendi kendime ben bu konuyu yeterince sorgulamalıyım, düşünmeliyim

ne olacak? ne anlatacağım? ya şöyle olursa? ya böyle olursa?

ve fark ettim ki ben bir konuyu öncesinde çok fazla düşününce

kendi kendimi geriyorum, kendi kendimi kaygılandırıyorum

şu anda böyle bir düşünce geldiği zaman

kendime şöyle bir telkin veriyorum

diyorum ki "Beyhan zamanı gelince zaten bu konuda yapacaksın."

Elinden geleni yaptın mı Beyhan? Yaptım.

Bu konuda daha önce bir tecrüben var mı Beyhan? Var.

Peki şu anda düşünmen bir işine yarayacak mı? Hayır.

o zaman diyorum ki, hemen bu düşünceyi kafamdan atamıyorum ama

ne ile uğraşıyorsam ona odaklanmaya çalışıyorum

artık bu konuda kendimi disipline ettim ve düşünceler son dakikaya kadar gelmiyor

zaten o mevzu olunca, iyi ya da kötü, kendiliğinden oluyor zaten

eğer ki kafana taktığın şeyler insanlarla ilgiliyse

genelde orada sonra ermemiş bir duygu vardır

diyelim ki birisi sana kötü bir şey söyledi

birisiyle ilgili yarım kalan bir çatışman var

böyle şeyler kafaya çok fazla takılır

Bana niye böyle davrandı? Bana niye böyle dedi? ya da Niye böyle bir surat yaptı?

çünkü, burada ifade edilmemiş duygu yarım kalıyor

yarım kalan şeyleri zihnimiz her zaman tekrarlama eğilimindedir

çünkü yarım kalmaya, belirsizliğe tahammülü yok zihnimizin

ne yapacak?

durmadan durmadan kendi kafanda senaryolar yazmaya başlayacaksın

"Şöyle deseydim." "Şöyle yapsaydım."

bunun tek çözümü aslında makul bir şekilde

o yarım kalan hissi muhatabı olan insanla konuşmak

"Sen bana niye böyle dedin?" ya da "Sen böyle dedin ben böyle hissettim."

Bir sonuca varmasına gerek yok

o an o çatışmanın çözülmesine de gerek yok

içinde kalan duygu dışına aktarıldığı zaman karşı tarafa

o duygu, içindeki kafaya takma mevzusu da sona erecektir

ama sen içinde bolca duygu kırıntısı

duygu kalıntısı bıraktığın zaman

kiminle ilgili böyle yarın kalan bir iş olursa

o mevzu geceler boyu, günler boyu

senin kafandan çıkmayacak ve zihnini

meşgul edecektir

bazen de gelecekte seni beklediğini düşündüğün olumsuz şeylere çok fazla üzülürsün ve

bunları kafaya takarsın

"Ya işimden atılırsam?" "Ya sevgilimden ayrılırsam?"

ya da "Ailemden sevdiğim birisini kaybedersem?"

böyle durumlarda aslında ben şöyle düşünüyorum, yıllardır danışanlarda karşılastığım senaryo şu:

asıl korkunun arkasında başka bir korku vardır

ben şöyle derim, diyelim ki bu en çok korktuğun şey başına gelirse ne olur?

diyelim ki, ailenden anneni ya da babanı kaybedersen ne olur?

genelde ilk cevap şöyle olur:

mahvolurum, biterim, hayat benim içi biter.

tamam, bu o anki duygusal şey

sonrasında hayat senin için nasıl devam eder

e ben yalnız kalırım

e tamam yalnız kaldın

yalnız kaldıktan sonra ne olur?

e hayatta baş edemem, zorlanırım. Ne yapıyor aslında?

annesini babasını kaybetmekten korkan insan

hayatla ,aslında, tek başına mücadele etme konusunda yetersiz olduğundan korkuyor

ya da şöyle düşünelim, başka bir örnek vereyim

adam işinden atılmaktan korkuyor, dedim, diyelim ki işinden atılırsan ne olur

maddi anlamda aç mı kalırsın?

yok bir birikimim var, aç kalmam. Peki ne olur?

o zaman beni eşim terk eder

niye?

çünkü eşim bu konuda çok dikkatlidir.

ben çalışmazsam bana bu konuda destek olacağını zannetmiyorum

aslında kişinin işten çıkma korkusu eşinin onu terk etme korkusu

sen de, eğer böyle bir korkun varsa

bu tarzı, bu sorgulamayı kullanabilirsin

Öyle olursa ne olur?

dibine gelene kadar, asıl korkuya ulaşana kadar bu soruyu sorabilirsin

Öyle olursa ne olur? Öyle olursa ne olur? diye

asıl korkunu bulacaksın ona yönelik bir çözüm geliştirebilirsin

kafaya takmamak için

bana sorsalardı "Beyhan, sihirli bir cümle söyleyebilir misin bize diye?"

onlara şu cümleyi söylerdim: "En kötü ne olur?"

bu öyle güzel bir cümle ki, zor zamanlarında bunu kendine sorduğun zaman

o içindeki sönmeyen ateşin üzerine bir su serpiyor ve seni rahatlatıyor

şimdi insan çok adaptif bir varlık

kötüye de çok çabuk alışıyor, iyiye de çok çabuk alışıyor

bu gün küçük mevzuları kafamıza takıyoruz ya belki bundan yetmiş seksen sene önce

çok büyük olaylar yaşanınca memleketin üzerinde

insanlar ona bile alışıyordu.

ne yapıyorsun aslında?

o kafana taktığın mevzularda "En kötü ne olur?" diye sorduğun zaman

o en kötü senaryoda bile aslında

bir süre sonra ona bile alışacaksın

hayat akıp gidiyor. Dediğim gibi, o şey var ya, belki izlemişsindir

daha önce bir video paylaşmıştım, "Bu Da Geçer Yahu" diye bir hikaye anlatmıştım

oradaki hikayedeki gibi; kötü şeyler de geçiyor, iyi şeyler de geçiyor

insan bir noktada eninde sonunda sabit kalıyor

benim sıklıkla kendime sorduğum bir şey var

diyorum ki, insanız hepimiz başımıza iyi kötü şeyler geliyor

hayat aslında bu iyi ve kötü şeylerin ortalaması

birbirimizden çok farklı değiliz. Ben buradayım sen oradasın

birbirimize yakın bir şekilde ,aslında, seyrediyor durumlar

ben bu zor zamanlarda kendime şunu diyorum

"Çok da şeyapma Beyhan, hayat aslında herkes için aynı

iyi kötü, ortalamada gidiyoruz."

Beni dinlediğin için çok teşekkür ediyorum güzel insan, kendine iyi davran

görüşmek üzere

bu arada hala kanalıma abone olmadıysan abone olmayı

ve abone olduktan sonra yeni videolardan hemen haberdar olabilmek için

bildirimleri açmayı unutma

Learn languages from TV shows, movies, news, articles and more! Try LingQ for FREE