×

우리는 LingQ를 개선하기 위해서 쿠키를 사용합니다. 사이트를 방문함으로써 당신은 동의합니다 쿠키 정책.

image

Beyhan Budak, Eleştiriye Karşı Savunma Teknikleri

Eleştiriye Karşı Savunma Teknikleri

Birisi seni eleştirdiği zaman canın sıkılıyor, moralin bozuluyor, belki de çok öfkeleniyorsun.

Peki seni gerçekte sinirlendiren şey karşı tarafın söyledikleri mi? Ben farklı bir şey söyleyeceğim sana.

Bu dünyada seni tek bir kişi sinirlendirebilir o da senden başkası değil.

Hepimiz günlük hayatta belirli bir doz eleştiriye maruz kalıyoruz. Bazı insanlar bu eleştirileri çok umursamazken,

bazıları bu eleştiriler yüzünden kendi hayatını zindan edebiliyor. Eğer sen de hayatını zindan edenlerdensen bu video senin için.

İlk başta dikkat etmen gereken şey eleştiren kişinin senin için ne anlam ifade ettiği.

Düşün ki yolda yürüyorsun, yolda bir adamla çarpıştın. Çok olağan normal bir çarpışma ve o adam sana dedi ki:

"Sen çok aptal, adi bir insansın." Eve gidip düşünür müsün "ya ben aptal mıyım, adi miyim acaba, neden bana böyle dedi."

Ben çoğunluğun bunu değerlendirmeye almayacağını düşünüyorum. Çünkü çarpıştığın adam seni tanımıyor.

Şimdi günlük hayatımıza da bunu uygulamamız lazım.

Ben şöyle düşünüyorum. Herkesin merkezde olduğu bir daire vardır. Kişinin kendi benliğinin merkezde olduğu. Sonra bir daire çizilir etrafına daha en yakın oldukları

bir daire daha çizilir daha az yakın oldukları, bu daireler gitgide genişler ve samimiyet seviyesi ve seni tanıma seviyesi gitgide azalır.

Bu eleştiri aldığımız zaman değerlendirme yaparken kullanabileceğimiz bir yöntem. Seni eleştiren kişi bu dairelerin ne kadar yakınında?

Seni ne kadar tanıyor? O yüzden bizi eleştiren kişiyi değerlendirip, bu dairede konumlandırıp söylediğini o kadar ciddiye almalıyız.

Eleştiriye maruz kaldığın zaman yaptığın en sık hatalardan bir tanesi de kişiselleştirmek.

Çevrende duyduğun sana yönelik her eleştiriyi çok doğru kabul edersen eğer bununla baş etmen biraz zor olabilir.

Bazen şuna dikkat etmek lazım. Çevrendeki insanlar seni eleştiriyorsa belki kıskandığı için, belki de sahip olmak isteyipte sen de gördüğü ama sahip olamadığı

bir şeyi gördüğü için eleştiriyor olabilir. O yüzden eleştiriyi değerlendirirken bunu hesaba katmamız çok önemli.

Eleştiriye çok maruz kalan, hayır diyemeyen, biraz daha böyle kendini ifade edemeyen, özgüvensiz bir yapıdaysan eğer

bunları her zaman doğru kabul ediyorsundur. Ama buraya bir filtre koymamız lazım.

Gelen her eleştiriyi direkt o içimizdeki kozmik odaya sokarsak bize zarar verir. Bir virüs gibi düşünebiliriz bunu.

Bir de ben şuna dikkat ediyorum çok uzun zamandır psikologluk yapıyorum on yıl oldu yaklaşık

birisi başka birisi hakkında küçümseyici, aşağılayıcı konuşuyorsa genelde kendinden bahsediyordur.

Birisi seni eleştirdiği zaman iki ihtimal vardır. Ya yaptığı eleştiri doğrudur ya da yalnıştır.

Eğer yanlışsa zaten hiç problem yok. Doğruysa da şunu aklına getirmeni istiyorum kimse senden mükemmel olmanı beklemiyor.

Herkes gibi sen de hata yapabilirsin ve sonrasında hatayı keşfedip kendini geliştirirsin.

Aslında eleştiri karşısında yapacağımız şey bu kadar basit ama bunu içselleştirmek ve hakkaten hissedebilmek için biraz çaba biraz emek gerekiyor.

Her eleştiri kötü niyetli değildir. Bazen bizi geliştirmek için hatamızı düzeltmek için ya da bizi bir üst basamağa taşımak için olumlu ve yapıcı eleştiriler alabiliriz.

Ama eleştiri alırken dikkat edeceğimiz bir şey var. Şimdi diyelim birisi seni eleştiriyor. "Ahmet, Mehmet, Ayşegül sen, sen beceriksizin tekisin. Sen çok kötüsün."

Şimdi eğer buna cevap vermedik ve kötü hissettik kendimizi bunu bize söyleyen belki üst konumda

birisi belki patronumuz belki hocamız. Sonrasında özellikle bu eleştiriye maruz kalan insanlar gece

yatakta kurmaya başlar "Neden işe yaramazın tekiyim?, Neden beceriksizim?, Neden kötüyüm?"

Şimdi filmi biraz geriye alıyoruz ve başa dönüyoruz tekrardan. Sen çok kötüsün, sen çok beceriksizsin.

Burada yapman gereken şöyle bir şey var. Eleştiriyi netleştirmen lazım. Hangi konuda kötüsün?

Hangi alanda kötüsün? Ve bunu karşı tarafa sormak lazım.

Ahmet Bey benim kötü olduğumu düşünüyorsunuz ama hangi konuda kötü ya da yetersiz ya da beceriksiz buluyorsunuz.

x ya da y konusunda? Peki benden ne yapmamı istiyorsunuz? gibi en ufak detaya kadar netleştirirsek

en azından kafamızda hem o eleştirinin nereye hitap ettiği ortaya çıkar hem de bundan sonrası için atacağımız adımlar bizim için netleşmiş olur.

Eleştiriye maruz kaldığın zaman uygulayabileceğin bir diğer teknikse eleştirini silahsızlandırma.

Diyelim ki birisi seni eleştiriyor dediki sana :"Beyhan sen işe yaramaz adamın tekisin"

Şimdi ben de ona karşılık "Asıl sen kendine bak, sen ne biçim adamsın" dediğim anda savunmaya geçmiş oluyorum.

Savunmaya geçtiğim anda ortada gerçek bir iletişim kalmıyor. Sadece sırayla bir o beni suçluyor bir ben onu

suçluyorum ve bu durum aslında orada hiçbir neticeye varmadan, sonuçlanmadan bitiyor.

Akşam ben eve geldiğimde yatağa yattığımda düşünmeye devam ediyorum. Ahmet'e şunu da deseydim Ahmet'e bunu da deseydim.

Bak altta kaldım sanki ezildim gibi. O öfke o eksik kalmışlık hissi içimizi kemirmeye başlıyor.

Belki bir gün belki beş gün belki bir ay sürenler var.

ve sonrasında şunu düşünmen lazım aslında hayatında çok da yer kaplamayan bir insan hayatının neredeyse birkaç gününü çalmış oluyor.

O yüzden filmi biraz geri sarıyoruz tekrardan ve şuna dönüyoruz birisi sana bir eleştiriyle yaklaştığı zaman

karşı tarafın daha önceki teknikleri kullanarak niyetini değerlendiriyoruz, kişiselleştirmemeye çalışıyoruz.

Ama hala böyle bir suçlama eleştiri gayretleri var o zaman şuna dikkat etmemiz lazım ona savunmaya

girmeden yapmamız gereken şey"Tamam sen böyle düşünüyor olabilirsin peki benden ne bekliyorsun?"

Böyle dediğimiz anda karşı taraf mümkün olduğunca yapıcı olmak zorunda olacaktır.

Ya da bir şekilde kötü niyetini itiraf edecektir. Aslında sen ne yaparsan yap ben senden nefret ediyorum gibi

bir yaklaşımı itiraf etmek zorunda kalacaktır.

Eğer ki savunmaya girersek biraz önce yaptığımız hatada olduğu gibi şöyle bir durum çıkıyor

iki kişinin arasında kocaman bir kara delik çıkıyor. O öfke selinin içinde ikimizde o kara deliğe batıyoruz.

O yüzden dediğim gibi savunmaya geçmeden sadece en azından onun düşüncesi olduğunu kabul edip

"Ne yapmamı önerirsin?" diyerek bir teklif sunmak çok işimize yarayacaktır.

Beni dinlediğin için çok teşekkür ederim. Eleştiri konusunda söyleyebileceklerim şimdilik bu kadar.

Eğer videoyu beğendiysen sağ ya da sol alt köşeden beğenmeyi unutma. Psikoloji TV Youtube kanalıma

abone olmayı unutma. Kendine çok iyi bak görüşmek üzere.

Learn languages from TV shows, movies, news, articles and more! Try LingQ for FREE