KİTAP OKUMAYI ÇOK SEVİYORUM
En son hangi kitabı okudun? Kitap okumayı sever misin? Yoksa kitapları sıkıcı mı bulursun? Ben şimdi Russell'ın 'Neden Hristiyan Değilim' adlı kitabını okuyorum. Russell çok zeki ve kültürlü biriydi. Ayrıca 1950'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Onun dedesi İngiltere'nin eski başbakanıydı. Orhan Pamuk, şu anda dünyadaki en meşhur Türk yazar. O, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kendisi Nobel Ödülü alan ilk Türktür. Ben onun iki kitabını okudum: 'Kar' ve 'Beyaz Kale'. Kar adlı kitabı çok ilginç. Türkçesini anlamak zor olabilir. İstersen İngilizce çevirisini okuyabilirsin. 20. yüzyılda en meşhur Türk yazarlar Nazım Hikmet, Yaşar Kemal ve Aziz Nesin'di. Nazım Hikmet'in en sevdiğim şiirlerini İngilizce olarak buradan okuyabilirsin: Nazım Hikmet'in büyük dedesi Polonyalı bir aristokrattı. 1848 Devrimlerinden sonra Avrupa'dan kaçtı. Osmanlı topraklarına geldi. Dedesi Müslüman oldu. Bugün İstanbul'da bir Polonyalı köyü olduğunu biliyor musun?
Yaşar Kemal (4) ise Kürt asıllı bir Türktü. Onun Türkçesi çoğu Türkten daha iyiydi. Anadolu efsanelerini, masallarını, ağıtlarını yazdı. O, Nobel Ödülü'ne aday gösterildi. Ama Nobel Ödülünü alamadı. O, bir insan hakları aktivistiydi. Aziz Nesin Türk edebiyatında en meşhur satirist yazardır. O bir ateistti. Bütün malvarlığını yetimlere miras bıraktı. O, Salman Rushdie'nin 'Şeytanın Ayetleri' adlı kitabını Türkçeye çevirdi. Onu ölümle tehdit ettiler. Onu canlı canlı yakmak istediler. Ama beceremediler. O kurtuldu.
İran edebiyatına bakalım: Samed Behrengi'yi hiç duydun mu? Ben onun 'Küçük Kara Balık'(6) adlı hikayesini okumuştum. Bence her çocuk bu hikayeyi okumalı. O, 28 yaşında öldü. Öğretmendi, çevirmendi. Azerice-Farsça çeviriler yaptı. Türkiye'de en meşhur İranlı şair Rumi'dir.Onun şiirleri etkileyicidir. Bugünlerde Benedict Spinoza ilgimi çekiyor. Spinoza, 17. yüzyılda Amsterdam'da yaşadı. O bir filozoftu. Aslında onun ataları Portekizliydi. Portekiz'den 15. yüzyılda Yahudiler'i kovdular. Onun ailesi de Engizisyon tarafından yargılandı. Sonra Amsterdam'a kaçtılar. Fransız edebiyatından Emile Zola'yı beğeniyorum. Germinal adlı eseri çok etkileyici. Herkese öneririm. Dreyfus Davası dolayısıyla kendisine saygı duyarım. Eğer bu davayı bilmiyorsan kesinlikle öğrenmelisin. Almanya'dan Kant beni çok etkiledi. Özellikle 'Aydınlanma Nedir' adlı makalesi çok önemlidir. Nazi'lerden kaçan akademisyenlerin Türkiye'ye geldiğini biliyor musun? Bugün o akademisyenlere saygı duyuyoruz. Onlar Türkiye'nin modernleşmesine katkıda bulundular.
İspanyol edebiyatından Cervantes'i seviyorum. Don Quixote'yi okuyorum. Çok komik ve düşündürücü. Bu kitap ilk modern roman olarak kabul edilir. Cervantes 1571'de Battle of Lepanto'da Türklere karşı İspanyol ordusunda savaştı. Savaş sırasında korsanlarca tutsak edildi. Beş yıl tutsaklıktan sonra Madrid'e döndü. Rus edebiyatından Mikhail Lermontov'un şiirlerini seviyorum. Puşkin'in şiirleri de çok güzel. Puşkin'in 1829'da Osmanlı topraklarına geldiğini biliyor musun? Evet, o Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Türkiye'nin doğusuna geldi. Bununla ilgili bir kitap yazdı. İtalyan edebiyatından Italo Calvino'yu okumaktan zevk alıyorum. Özellikle 'The Baron in the Trees' adlı eseri çok güzel: yüzyılda bir asil çocuk ağaca tırmanıyor. Ağaçtan inmek istemiyor. Kitapta onun yaşadıkları anlatılıyor. Bu kitabı okurken çok zevk aldım. Amerikan edebiyatından John Steinbeck'in 'Fareler ve İnsanlar' adlı kitabını okudum. Ayrıca ‘Bülbülü Öldürmek' de güzel bir kitaptır. Evet, okumayı çok seviyorum. Böylece farklı ülkeleri, insanları, dünyaları tanıyorum. Bazen bir kitabı bir kere okumak yeterli değildir. Tekrar okumak gerekir: "Eğer bir insan bir kitabı okuduktan sonra, onu tekrar okumaktan zevk almıyorsa, o kitabı okumuş olmasının bile hiçbir değeri yoktur."