×

우리는 LingQ를 개선하기 위해서 쿠키를 사용합니다. 사이트를 방문함으로써 당신은 동의합니다 쿠키 정책.

image

Baha's Stories, DİL ÖĞRENMEK ÜZERİNE KENDİMLE RÖPORTAJ

DİL ÖĞRENMEK ÜZERİNE KENDİMLE RÖPORTAJ

On yıla yaklaşan dil öğrenme serüvenim üzerine bir şeyler yazmak istedim.

Bu konudaki tecrübelerimin Türkçe veya başka bir dil öğrenen birçok kişinin işine yarayacağına inanıyorum.

Soru 1: Yaklaşık on yıldır İngilizce öğreniyorsunuz.

Dil öğrenmeye başladığınız günlere dönebilseydiniz neleri farklı yapardınız?

Cevap 1: Öncelikle düzenli biçimde gramer çalışırdım.

Ben grameri genelde bağlam/kontekst içinde bol bol okuyarak ve dinleyerek öğrendim.

Bu sayede kelime bilgim aşırı arttı, kulağım iyice gelişti ama bu süreçte bazı önemli gramer noktalarını ihmal ettim.

Kimi gramer yapılarını gereğinden erken kimi yapıları ise biraz geç öğrendim.

Üst düzey yapıları öğrenip basit ve daha gerekli yapıları boşladım.

Sonradan bunları kapatmak için çok uğraştım.

Özetle, sıfırdan başlayıp her gün yarım saat gramer çalışırdım.

Hangi gramer yapılarının sık kullanılıp hangilerinin az kullanıldığını baştan tespit edip daha sistemli biçimde hareket ederdim. Mesela “present simple” ve “past tense” gibi konulara bir saat çalışıyorsam “past perfect”e on beş dakika çalışırdım.

Veya “would”u öğrenmek için bir saat harcıyorsam “shall” için beş dakika bile harcamazdım.

Grameri başlangıçta düzgün biçimde öğrenseydim daha hızlı ilerlerdim.

Tabii bu dediklerim akademik dilde ve çeviride başarı için önemli.

Dili sadece turist gibi konuşmak isteyen birinin grameri bu kadar ciddiye almasına gerek yok.

Telaffuza ilk günden itibaren ağırlık verirdim.

İngilizce sesleri en baştan doğru düzgün öğrenirdim.

Daha çok shadowing (gölgeleme) ve taklit yapardım.

Bu kadar gereksiz kelime öğrenmezdim.

Muhtemelen işime hiçbir zaman yaramayacak binlerce kelime öğrendim.

Nasıl mı? Mesela on dokuzuncu yüzyılda yazılmış İngilizce tarih kitaplarını okudum.

Bunun yerine sık kullanılan kelimelerin inceliklerine odaklanırdım.

Soru 2: Peki dil öğrenirken neleri doğru yaptığınızı düşünüyorsunuz?

Cevap 2: Buna şöyle cevap verebilirim: İlk günden itibaren İngilizce-İngilizce sözlük kullandım.

Sözlüklerdeki örnek cümleleri okudum, kelimelerin sayılabilir-sayılamaz, fiillerin geçişli-geçişsiz olup olmadığına dikkat ettim. Ayrıca akademik dilde kullanılan kelimelerle günlük hayatta kullanılan kelimeler arasındaki farkı öğrenmeye gayret ettim.

Ne zaman boş vaktim olsa ilgimi çeken konularda podcast dinledim.

Sürekli İngilizce altyazılı video izledim.

Her Allah'ın günü İngilizce çalıştım.

Kimi günler masa başında çalışmasam bile uyumadan önce, tuvalette, otobüste, metroda, bisiklette, yemek yaparken/yerken, bulaşık yıkarken, evi temizlerken vesaire hep İngilizce bir şeyler dinledim veya okudum.

Sadece ana dili İngilizce olan hocaların kaynaklarını kullandım.

Çünkü ben İngilizce öğrenmeye çalışıyordum.

Özellikle Amerikalı İngilizce hocalarının Youtube'daki videolarını sık sık izledim.

Learn languages from TV shows, movies, news, articles and more! Try LingQ for FREE