CANAN: Okulda öğrendiklerimin çoğunu da hatırlayamıyorum.
Benim durumumda, unutulacak çok fazla bir şey yok.
MERVE: Benim de!
Fakat okuldaki dilleri öğrenme şekli beni dillerin öğreniminden nefret ettirdi.
Öğrendiğim dile karşı direnmemi sağladı.
CANAN: Birçok insan için bunun doğru olduğuna eminim.
MERVE: Evet.
İnsanlar dilin tadını çıkarmayı öğrenmeli.
İnsanlar dile direnmeyi bırakmalı ve doğal olarak bilgiyi edinmeli.
CANAN: Sanırım siz de gerçekten işe yaradı.
MERVE:Ah evet.
Hakan bana bunu öğretti bu yüzden dairemde kalmasına izin verdim.
CANAN: Yani Hakan'a da direnmediniz mi?
MERVE: Ne demeye çalışıyorsunuz?
O benim erkek arkadaşım değil.
Aynı yatağı paylaşmadık!
CANAN: Dairenizde kalmasına izin vermeniz güzel bir jestti.
MERVE: Bana iyi geldi.
Onunla kahvaltıda ve akşam yemeğinde ücretsiz İngilizce sohbet ettim.
Bazen partilere birlikte giderdik.
CANAN: Sanırım bu İngilizcenize yardımcı oldu.
MERVE: Evet, ama şimdi gitmesini istiyorum.
Artık ona ihtiyacım yok.
Üstelik sinirlerime dokunuyor.
CANAN: Neden böyle söylüyorsunuz?
Neden onun etrafınızda daha fazla istemiyorsunuz?
MERVE: O çok dağınık birisi.
Kendi arkasını toplamıyor.
O ortalıkta kirli çamaşırlar bırakıyor.