×

우리는 LingQ를 개선하기 위해서 쿠키를 사용합니다. 사이트를 방문함으로써 당신은 동의합니다 쿠키 정책.


image

Who is She?, Bölüm Yirmi

Bölüm Yirmi

CANAN: Hayır! Çabuk hareket edelim. Hemen Selin'i daireye sokalım.

CENGİZ: Ama bunu yapamam. Hakan beni öldürecek!

CANAN: Tabii ki yapabilirsiniz. Paranızı hemen alacaksınız.

CENGİZ: Bana şimdi parayı gösterin. Bana şimdi parayı verin.

CANAN: Paranızı alacaksınız. İlk önce dairenin hangi katta olduğunu tekrar gösterir misiniz? Hangi katta?

CENGİZ: Size dairenin beşinci katta olduğunu söylemiştim. Ama bir dakika bekleyin. Bunu yapamam. Param nerede?

CANAN: Asansör tam orada. Hadi Selin, gidelim. Siz de gelin, bize yolu gösterirseniz paranızı alacaksınız. Söz veriyorum.

CENGİZ: Sadece üst düğmeye basın. Bu binada sadece beş kat var.

CANAN: Tamam. İçeri girip yukarıya çıkalım.

CENGİZ: Aman! Buna değeceğinden emin değilim. Bu benim işime mal olabilir.

CANAN: Endişelenmeyin. Sadece paranızı düşünün.


Bölüm Yirmi Chapter Twenty

CANAN: Hayır! CANAN: No! Çabuk hareket edelim. Let's act quickly. Allons vite. Hemen Selin'i daireye sokalım. Let's get Selin into the circle right now. Amenons Selin à l'appartement tout de suite.

CENGİZ: Ama bunu yapamam. CENGİZ: But I can't do that. CENGIZ : Mais je ne peux pas faire ça. Hakan beni öldürecek! Hakan will kill me! Hakan va me tuer !

CANAN: Tabii ki yapabilirsiniz. CANAN: Of course you can. CANAN : Bien sûr que vous le pouvez. Paranızı hemen alacaksınız. You will get your money immediately. Vous recevrez votre argent immédiatement.

CENGİZ: Bana şimdi parayı gösterin. CENGİZ: Show me the money now. CENGİZ : Montrez-moi l'argent maintenant. Bana şimdi parayı verin. Give me the money now. Donnez-moi l'argent maintenant.

CANAN: Paranızı alacaksınız. CANAN: You will get your money. CANAN : Vous aurez votre argent. İlk önce dairenin hangi katta olduğunu tekrar gösterir misiniz? Can you show again which floor the flat is on first? Pouvez-vous me montrer à nouveau à quel étage se trouve l'appartement en premier ? Hangi katta? Which floor? Quel étage?

CENGİZ: Size dairenin beşinci katta olduğunu söylemiştim. CENGİZ: I told you that the flat is on the fifth floor. CENGİZ : Je vous ai dit que l'appartement est au cinquième étage. Ama bir dakika bekleyin. But wait a minute. Mais attendez une minute. Bunu yapamam. I can not do this. Param nerede? Where is my money? Où est mon argent?

CANAN:  Asansör tam orada. CANAN: The elevator is right there. CANAN : L'ascenseur est juste là. Hadi Selin, gidelim. Come on Selin, let's go. Allez Selin, allons-y. Siz de gelin, bize yolu gösterirseniz paranızı alacaksınız. Come and show us the way, you will get your money. Venez nous montrer le chemin, vous en aurez pour votre argent. Söz veriyorum. I promise. Je promets.

CENGİZ: Sadece üst düğmeye basın. CENGİZ: Just press the upper button. CENGİZ : Appuyez simplement sur le bouton du haut. Bu binada sadece beş kat var. There are only five floors in this building. Il n'y a que cinq étages dans ce bâtiment.

CANAN: Tamam. CANAN: Okay. CANAN : D'accord. İçeri girip yukarıya çıkalım. Let's go in and go up. Allons à l'intérieur et montons.

CENGİZ: Aman! CENGİZ: Oh! CENGIZ : Ah ! Buna değeceğinden emin değilim. I'm not sure it's worth it. Je ne suis pas sûr que ça en vaille la peine. Bu benim işime mal olabilir. This could cost me my job. Cela pourrait me coûter mon travail.

CANAN: Endişelenmeyin. CANAN: Don't worry. Sadece paranızı düşünün. Just think about your money. Pensez juste à votre argent.