×

우리는 LingQ를 개선하기 위해서 쿠키를 사용합니다. 사이트를 방문함으로써 당신은 동의합니다 쿠키 정책.


image

Who is She?, Bölüm On Dokuz

Bölüm On Dokuz

CENGİZ: Tamam, ne isterseniz onu yapacağım. Gerçekten yapmamalıyım ama yapacağım.

CANAN: Şimdi bir şey aklıma geldi. Şu anda evde kimse var mı?

CENGİZ: Hayır, ikisi de dışarıda. Ne demek istiyorsunuz?

CANAN: Ne zaman geri dönecekler?

CENGİZ: Abiniz bu gece geç gelecek. O arkadaşları ile golf oynuyor.

CANAN: Peki, ya kız?

CENGİZ: Bir saat içerisinde işten dönmesi gerekiyor.

CANAN: Kız dönmeden bir saatimiz var.

CENGİZ: Ne demek istiyorsunuz? Duyduğum şeyi sevmedim.

CANAN: Endişelenmeyin. Sadece bana bırakın. Her şey yoluna girecek.

CENGİZ: Ne düşündüğünüzü biliyorum ve bundan hiç hoşlanmadım. Sadece bir dakika bekleyin.


Bölüm On Dokuz Chapter Nineteen

CENGİZ: Tamam, ne isterseniz onu yapacağım. CENGİZ: Okay, I'll do whatever you want. CENGİZ : D'accord, je ferai ce que vous voulez. Gerçekten yapmamalıyım ama yapacağım. I really shouldn't, but I will. Je ne devrais vraiment pas, mais je le ferai.

CANAN: Şimdi bir şey aklıma geldi. CANAN: Now, something came to my mind. CANAN : Maintenant, quelque chose m'est venu à l'esprit. Şu anda evde kimse var mı? Is anyone home right now? Est-ce que quelqu'un est à la maison en ce moment ?

CENGİZ: Hayır, ikisi de dışarıda. CENGİZ: No, they're both out. CENGİZ : Non, ils sont tous les deux dehors. Ne demek istiyorsunuz? What do you want to say? Qu'est-ce que tu veux dire?

CANAN: Ne zaman geri dönecekler? CANAN: When will they be back? CANAN : Quand seront-ils de retour ?

CENGİZ: Abiniz bu gece geç gelecek. CENGİZ: Your brother will come late tonight. CENGİZ : Votre frère arrivera tard ce soir. O arkadaşları ile golf oynuyor. He plays golf with his friends.

CANAN: Peki, ya kız? CANAN: What about the girl? CANAN : Eh bien, et la fille ?

CENGİZ: Bir saat içerisinde işten dönmesi gerekiyor. CENGİZ: He needs to be back from work within an hour.

CANAN: Kız dönmeden bir saatimiz var. CANAN: We have an hour before the girl returns. CANAN : Nous avons une heure avant que la fille ne revienne.

CENGİZ: Ne demek istiyorsunuz? CENGİZ: What do you mean? Duyduğum şeyi sevmedim. I did not like what I heard. Je n'ai pas aimé ce que j'ai entendu.

CANAN: Endişelenmeyin. CANAN: Don't worry. CANAN : Ne t'inquiète pas. Sadece bana bırakın. Just leave it to me. Laissez-moi faire. Her şey yoluna girecek. Everything is gonna be okay. Tout va bien se passer.

CENGİZ: Ne düşündüğünüzü biliyorum ve bundan hiç hoşlanmadım. CENGİZ: I know what you are thinking and I don't like it. CENGİZ : Je sais ce que vous pensez et je n'ai pas aimé du tout. Sadece bir dakika bekleyin. Just wait a minute. Attendez une minute.