×

우리는 LingQ를 개선하기 위해서 쿠키를 사용합니다. 사이트를 방문함으로써 당신은 동의합니다 쿠키 정책.


image

Who is She?, Bölüm On Alti

Bölüm On Alti

CENGİZ: Avukat mısın?

CANAN: Evet, öyleyim. Abim parayı almadan önce bu kızdan ayrılmasını sağlayacak bir yol bulmak istiyorum.

CENGİZ: Bu çok hoş bir davranış değil. Abinize ne olacağı ile neden bu kadar ilgileniyorsun?

CANAN: Bu şekilde, paranın çoğunu kendime alabilirim.

CENGİZ: Şimdi anlıyorum. Sizin gibi bir kız kardeşimin olmadığı için mutluyum.

CANAN: Eğer bana yardım ederseniz, size bin dolar verebilirim.

CENGİZ: Ya abiniz size yardım ettiğimi fark ederse?

CANAN: Bunun için endişelenmenize gerek yok. Yine de size vereceğim parayı alacaksınız.

CENGİZ: Ya abiniz kıza aşıksa?

CANAN: Benim için fark etmez. Her durumda ne olacağını göreceğiz.

CENGİZ: Burnuma kötü kokular geliyor.

CANAN: Size çok para verebilirim.


Bölüm On Alti Chapter Sixteen

CENGİZ: Avukat mısın? CENGİZ: Are you a lawyer?

CANAN: Evet, öyleyim. CANAN: Yes, I am. Abim parayı almadan önce bu kızdan ayrılmasını sağlayacak bir yol bulmak istiyorum. I want to find a way to get my brother out of this girl before he gets the money. Je veux trouver un moyen de lui faire quitter cette fille avant que mon frère reçoive l'argent.

CENGİZ: Bu çok hoş bir davranış değil. CENGİZ: This is not a very nice behavior. CENGİZ : Ce n'est pas un comportement très agréable. Abinize ne olacağı ile neden bu kadar ilgileniyorsun? Why are you so interested in what will happen to your brother? Pourquoi es-tu si inquiet de ce qui va arriver à ton frère ?

CANAN: Bu şekilde, paranın çoğunu kendime alabilirim. CANAN: That way, I can get most of the money for myself. CANAN : De cette façon, je peux obtenir la plus grande partie de l'argent pour moi-même.

CENGİZ: Şimdi anlıyorum. CENGİZ: Now I understand. Sizin gibi bir kız kardeşimin olmadığı için mutluyum. I'm glad I don't have a sister like you. Je suis content de ne pas avoir de soeur comme toi.

CANAN: Eğer bana yardım ederseniz, size bin dolar verebilirim. CANAN: If you help me, I can give you a thousand dollars. CANAN : Si vous m'aidez, je peux vous donner mille dollars.

CENGİZ: Ya abiniz size yardım ettiğimi fark ederse? CENGİZ: What if your brother finds out I'm helping you? CENGIZ : Et si ton frère découvre que je t'aide ?

CANAN: Bunun için endişelenmenize gerek yok. CANAN: You don't have to worry about that. CANAN : Vous n'avez pas à vous en soucier. Yine de size vereceğim parayı alacaksınız. You will still get the money I will give you. Vous aurez quand même l'argent que je vais vous donner.

CENGİZ: Ya abiniz kıza aşıksa? CENGİZ: What if your brother is in love with her?

CANAN: Benim için fark etmez. CANAN: It doesn't matter to me. CANAN : Ça m'est égal. Her durumda ne olacağını göreceğiz. We'il see what happens in any case. Dans tous les cas, nous verrons ce qui se passe.

CENGİZ: Burnuma kötü kokular geliyor. CENGİZ: I smell bad nose. CENGİZ : Mon nez sent mauvais.

CANAN: Size çok para verebilirim. CANAN: I can give you a lot of money.