Güzel çiçekler - Nice flowers
HASAN: Bakın, Melike Hanım, sevgili konuğumuz bize bu çiçekleri getirdi.
MELİKE: Allahım, ne güzel!
Niçin zahmet ettiniz? Hasan Bey, lütfen masanın üstüne koyar mısınız? Sanırım ki bu günlerde eskisine oranla sayıca daha az terbiyeli insanlar var.
HASAN: Affedersiniz, herhalde önemli birşey yapmanız gerek.
Çarşıya çıkıyor musunuz?
ARİF BEY: Hayır, çarşıya gitmeyecektim, sadece yürüyüşe çıkmak istiyorum şimdi, birde parkta gezeceğim.
Ama, daha sonra hediyeler için alışverişe çıkmalıyım, yani bu akşam çarşıya gideceğim.
HASAN: Peki, beklemeni istemiyoruz, güzel çiçekler için tekrar çok teşekkür ederiz.
ARİF BEY: Bir şey değil.
MELİKE: Kendinize iyi bakın.
Hoşça kalın!
ARİF BEY: Görüşüruz!
(O gittikten sonra çift masada kalır)
HASAN: Melike, telefonda kim vardı?
MELİKE: Kız kardeşimdi.
Bana bir kitabı geri vermek için öğleden sonra buraya uğrayacak.
HASAN: Kız kardeşin nasıl?
MELİKE: Oh, her zamanki gibi, kocasıyla kavga etti, parası da bitti…Niçin gülüyorsun?
(kahkaha) Durumunu düşün! Çiçekler çok güzel ama, değil mi? Şuna ne dersin?
HASAN: Arif Bey'in iyi bir insan olduğunu sana dedim ya dün akşam.
MELİKE: Doğru, bana söyleyeceğin her şeye inanıyorum artık.