TÜRKİYE'DE ASKERLİK
"Her Türk asker doğar!" Eğer Türkiye'de askerlik yapıyorsan bu sözü her gün duyarsın. Askerler idman yaparken bu sözü söylerler. Bazı Türkler askerliğin Türklerin kanında olduğunu iddia ederler. Askerlik çoğu Türk için kutsal gibi bir şeydir. Askere gidecek kişiler için özel kutlama yapılır. Bütün aile toplanır. Bu bir düğün gibidir.
Yetişkin ve sağlıklı olan her Türk [erkek] askerlik yapmak zorundadır. Askere 20 yaşından sonra gidilir. Ancak üniversite, yüksek lisans, doktora öğrencileri daha geç giderler. Askerlik kanunları sürekli değişiyor. En son kanuna göre üniversite mezunları 6 ay askerlik yapıyorlar. Üniversite mezunu olmayan kişiler ise 1 yıl.
Bunun dışında mesleği askerlik olan insanlar var. Onların bütün hayatı askerlikte geçiyor. Yüksek rütbeli asker olmak isteyenler 14 yaşında askeri lise sınavlarına girerler. Bu okullar yatılıdır. Öğrenciler sadece izin verilince ailelerini ziyaret edebilirler. Askeri liselerde çok disiplinli bir eğitim verilir. Ancak Türkiye'deki askeri liseler 2016'daki darbe girişiminden sonra kapatıldı. Liseden sonra Harp Akademisi'ne gidilir.
Ancak son yıllarda gençlerin çoğu askere gitmek istemiyorlar. Askere gitmemek için ellerinden geleni* yapıyorlar. "Bedelli askerlik" diye bir şey var. Buna göre eğer 30.000 Türk Lirası ödersen askere gitmiyorsun. Gençler askere gitmemek için ailelerinden borç para alıyorlar. Kredi çekiyorlar. Bedelli askerlik ise ortalama 3 hafta sürüyor. Gençler bundan da nefret ediyorlar. "Zaten para veriyoruz!" diyorlar. Ama mecburen gidiyorlar.
Askere gitmek hayattaki birçok şeye engel oluyor. Geleneksel aileler, askerlik görevini tamamlamamış kişilerin evlenmesine izin vermiyorlar. Damat adayına "Önce askerliğini bitir, sonra gel!" diyorlar. Askerlik, meslek hayatını da kötü yönde etkileyebilir. Çünkü işverenler çalışan erkeklerin askerlik görevini bitirmiş olmasını istiyorlar.
Askerliğin bazı yararları da var. Türkiye'nin dört bir yanından gelen kişilerle aynı yatakhanede kalıyorsun. Aynı yemekhanede yemek yiyorsun. Böylece zengin kişiler ile fakir kişiler tanışıyorlar. Birbirlerini tanıyorlar. Başka dünyaların da olduğunu öğreniyorlar. Çünkü askeriyede herkes eşittir. Aynı saatte uyanılır, yemek yenir, yatılır. Bu, disiplini öğrenmek açısından yararlı olabilir. Toplumun her kesiminin kaynaşması kutuplaşmayı engeller.
Artık Türkiye nüfusunun %98'inden fazlası okur-yazar. Ancak 1930'larda, 1940'larda okuma yazma oranı düşüktü. Bazı gençler okuma-yazmayı askerde öğreniyorlardı. Köyde doğup köyünden hiç çıkmamış insanlar vardı. Onlar da askerlik sayesinde ilk defa şehir dışına çıkıyorlardı. Bazen de o güne kadar sünnet olmamış erkekler sünnet ediliyorlardı. 20 yaşında sünnet olmak çok utandırıcı olmalı
Askerlik tehlikeli bir görevdir. Özellikle de Türkiye'de. Suriye'de yüzlerce Türk askeri vefat etti. Ayrıca 1980'lerden bugüne binlerce Türk askeri PKK çatışmalarında hayatını kaybetti. 1974 Kıbrıs Harekatı'nda da birçok asker öldü. 1950'de Güney Kore'de yaşamını yitiren Türk askerler de var. Görev sırasında ölen askerlere şehit denir. Yaralanan askerlere ise gazi denir. Şehit olan askerin ailesine maddi destek sağlanır. Bazı dindar aileler şehit olan akrabaları için üzülmezler. Onların cennete gideceğine inanırlar. Çünkü Kuran'da öyle yazıyormuş.
Askerlik, hâlâ en çok tartışılan konulardan birisi. Kimi siyasetçiler askerliğin gönüllü olması gerektiğini söylüyorlar. Zorunlu olmasının insan hakkı ihlali olduğunu iddia ediyorlar. Bazı gençler askere gitmeyi reddediyorlar. Ancak reddetmek bir suçtur. Askere gitmeyen kişilere asker kaçağı denir. Kaçak kişileri askerler bulmaya çalışırlar. Yakalayınca zorla askeriyeye götürürler.