Üniversite Yemekhanesinde
Aslı - Son sınavlar zordu.
Lindsay - Evet, biraz zordu.
Aslı - Kütüphanede çok çalıştım, ama galiba sınavımın sonucu kötü olacak.
Lindsay - Ben kütüphaneye pek gitmiyorum, evde ders çalışıyorum. Çünkü benim için evde çalışmak daha rahat.
Aslı - Yemekhanede de seni sık görmüyorum.
Lindsay - Yemekhaneye bazen geliyorum. Evim okula çok yakın, yemek için genellikle eve gidiyorum.
Aslı - İlk vizeler zordu, ikinci vizeler de zordu. Şimdi finaller de zor.
Lindsay - Aslı, hep şikayet ediyorsun.
Aslı - Bu sınavlardan bıktım.
Lindsay - Sen nasıl bizim bölümü kazandın ?
Aslı - Lisede İngilizce öğrendim. Sonra İngilizce kursuna gittim. Önce mimar olmak istedim, ama matematiğim kötüydü. İlk sene sınavı kaybettim. İkinci sene İngilizce sınava girdim. İngilizce Öğretmenliği bölümünü kazandım. Sen nasıl kazandın ?
Lindsay - Benim babam Amerikalı, Türk ve Amerikan vatandaşlığım var. Bunun için yabancıların sınavına girdim. Bu sınav Türklerin sınavından daha kolay.
Aslı - Çok şanslısın. İngilizce senin için çok kolay.
Lindsay - Kolay, ama ben İngiliz edebiyatını bilmiyorum. Liseyi İstanbul'da bitirdim.
Aslı - Amerika'ya gidiyor musun ?
Lindsay - Evet, iki yılda bir Florida'ya, teyzeme gidiyoruz ve tatil yapıyoruz.