Exemples tirés de la bibliothèque de LingQ
- da baktığımız zaman ortadaki sorunlu davranışı değil de karşı
- zaten bu başlı başına sorunlu bir düşünce sorunlu bir
- kriz anlarında, zor zamanlarda, sorunlu anlarında senin aslında o
- bir sorun vardır. Bunlar sorunlu temel kurallar. Eğer bunlara
- benzer sorunlu temel kuralların varsa hayattaki
- kadar yalnız, ne kadar sorunlu etrafında bi arkadaşı bile
- durum da değildir. Yalnızlık, sorunlu insanların başına gelen bir
- ki zavallıyım, demek ki sorunlu bir insanım. İyi ve
- kendimi zavallı, aciz ve sorunlu hissediyorum." Böyle bir durumda
- mi öğrenmiş? Mesela yalnızlığın sorunlu olduğu anlamına geldiğini ya
- çirkin, daha zayıf ve sorunlu olarak görebiliriz. Böyle durumlarda
Phrases connexes
- avrupa'nın türkiye'nin şantajına göz yumması sorunlu
- sorunlu tarafı
- tek kızıyla ilişkileri de sorunlu
- sorunlu derken
- karşılaştığımız sorunlu evlilikleri ve mutlu evlilikleri
- karşılaştığımız sorunlu evlilikleri ve mutlu evlilikleri kıyaslama
- ben sorunlu değilim
- sömürden ben sorunlu değilim
- Türkiye'nin şantajına göz yumması sorunlu
- bu son derece sorunlu bir durumdur
