×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

ZihinX, Sigara - Neden 1 tane bile içmemelisin?

Sigara - Neden 1 tane bile içmemelisin?

Öncelikle, bu video sigara içen ya da sigarayı bırakmak isteyenler için değil.

Bu video, henüz sigara içmeye başlamamış, ama başlama ihtimali yüksek olan,

özellikle de ortaokul ve lise çağlarında olan gençler için.

Yani bu video, anne-babaların kendi çocuklarına izletmesi için.

Sevgili arkadaşlar. Her şeyden önce bilmemiz gerek ki, “büyükler her zaman her şeyi doğru yapar” diye bir kural yok.

Bu yüzden, bizler kendi kendimize iyi şeylerle kötü şeyleri birbirinden ayırabilmeliyiz ki,

büyüklerin doğru davranışlarını tekrarlayalım, kötü ve yanlış olanlarını ise görmezden gelebilelim.

Bu videoda, ben size pek çok anne-baba gibi ”sigara içmek kötü bir şey”,

”sigara içenlerden uzak dur” gibi şeyler söylemeyeceğim.

Ben sizi anne-babanızdan daha iyi anlıyorum çünkü.

Ben ne çocuk, ne de büyük olacak yaştayım.

Ne sizin yaşınıza çok uzağım, ne de anne babanızın.

Yani sizin yaşınızdayken neler hissettiğim, nelere ilgimin olduğu ve neler yaptığım daha dün gibi aklımda.

Bu yüzden kendimi rahatlıkla sizin yerinize koyarak isteklerinizi ve ilgi alanlarınızı gayet iyi anlayabiliyorum.

Bu videoda sizi azarlamak gibi bir niyetim de yok.

Çünkü ben sizin ebeveyniniz değilim

ve aslına bakarsanız sizin sigara içerek kendinize zarar verip vermemeniz o kadar da çok umurumda değil.

Ben sadece kendi bildiklerime göre sigara içerken aslında neler olduğunu ve nasıl bağımlılık yaptığını,

bizi sigara içmeye motive eden şeylerin neler olduğunu ve en önemlisi neden sigarayı bırakamadığımızı,

en küçük detaylarına kadar, adım adım anlatacağım ki,

bu şekilde siz sigara içmeden bile sigaranın nasıl bir şey olduğunu tam olarak yaşayabilesiniz

ve videoyu izledikten sonra kendi hayatınızla ilgili kararları kendiniz verebilesiniz.

Yani videoyu izledikten sonra isterseniz gizli bir şekilde sigara içmeye başlayabilirsiniz.

Ya da burada söylediklerimi doğru bir şekilde anlayıp sigara içme düşüncesini aklınızdan tamamen,

sonsuza kadar silebilirsiniz. Seçim sizin, ben karışmıyorum.

Etrafınızda sigara içen yüzlerce kişi var.

”Sigara içmek çok zararlı, içilmemesi gerek” gibi şeyleri hep duyuyoruz.

Peki, neden hala bu kadar insan sigara içiyor?

Sizce onlar sigaranın zararlı olduğunu

ve her gün kaç kişinin bu sigara yüzünden ciddi hastalıklara yakalandığını bilmiyorlar mı?

Bana bir tane bile ”Bak bu adam sigaranın zararlı olduğunu bilmiyor, o yüzden sigara içiyor”

diye gösterebileceğiniz örnek bulamazsınız.

Tabii ki de, bunu bütün sigara içenler biliyor. Peki, niye içiyorlar? Bu kadar insanın hepsi salak mı yani?

Hayır, salak değiller. Sadece bırakamıyorlar. Yapamıyorlar.

O zaman şöyle düşünebilirsiniz.

”Eeee bunda ne var? Elini cebine atıp sigara çıkarma, o sigarayı ağzına götürme ve yakma.

Zorla içmen için kimse sigarayı ağzına koymuyor ki.

“ Elbette, böyle düşünmemiz kendimize göre mantıklı.

Ama hiç dikkat ettiniz mi, sigara içenlerin hepsi “Keşke hiç bu illete başlamasaydım” diyor.

Sizce neden böyle söylüyorlar?

Şimdi cevabını öğreneceksiniz.

Birçok insan sigara içmeye sizin yaşlarınızda başlamış, belki birkaç sene erken, belki de birkaç sene sonra.

O zamanlar onların çoğuna sigara içmenin nasıl bir şey olduğunu, insana ne gibi duygular yaşattığını,

iyi ve kötü taraflarını, alışkanlık haline nasıl dönüştüğünü vs. gibi şeyleri detaylıca hiç kimse anlatmamış.

Hep anne-babası tarafından açıklaması yapılmayan yasaklar duymuşlar ”Olmaz dediysem, olmaz. Bitti.

“ Bu tür yasaklar insana o ”olmaz” kelimesinin arkasındaki esas mantığı ve sebebi anlatmadığından,

çoğumuz bu sözleri duymazdan geliyor

ve ancak anne-babamızdan korktuğumuzdan onların yanında bu hareketleri yapmaktan çekiniyoruz,

fakat gizlice bir kenarda istediğimiz şeyi yapıyoruz.

Ama siz şanslısınız.

Çünkü bu videoyu izliyorsunuz ve şimdi her şeyi tam olarak anlayacak ve sigara içip içmemeye,

anne-babanız öyle istiyor diye değil kendiniz karar vereceksiniz.

Kısaca şöyle söyleyeyim: Sigara çok güçlü bir narkotik madde.

Muhtemelen, narkotikin ne olduğunu biliyorsunuz.

Birçok narkotik madde kullanıldığında birkaç saatliğine insana

dünyanın en mutlu kişisiymiş gibi hissettiriyor,

etkisi gider gitmezse insan kendisini dünyanın en mutsuz kişisiymiş gibi hissediyor

ve o maddeyi yeniden kullanmaya gereksinim duyuyor.

Hatta bazı narkotik madde çeşitleri var ki, eğer insan ona alıştıysa,

onu kullanmadığında dayanılmaz şekilde canı acıyor veya cildi kaşınıyor

ve bu durum, onu sakinleşmesi için hangi yolla olursa olsun,

hatta hırsızlık bile yaparak yeniden o maddeyi almaya ve kullanmaya zorluyor.

Bazı narkotik madde çeşitleri de var ki, onları kullandıktan sonra insan onu ikinci kez hiç istemiyor.

Sigaraysa bu 2 çeşit narkotikden farklı bir narkotik.

Hadi sana ilk defa sigara içtiğin zaman neler olduğunu anlatayım. Hem de hiçbir şeyi saklamadan...

Önce dumandan öksürmeye başlıyorsun ve gözlerin doluyor.

Bazı kişilerse ilk defa içtiğinde bile hiç öksürmüyor.

İlk farkına vardığın şey ”ne kadar iğrenç bir tadı varmış bunun.

Bunu insanlar neden içiyorlar ki? Kafayı mı yemişler?” oluyor.

Sonra ilk dumanı ciğerine çektikten birkaç saniye sonra beynin dumanlanıyor.

Hatta biraz mide bulantısı bile oluyor,

normalde öfori yaşamış oluyorsun birkaç dakikalığına.

Öfori duygusu haz duygusu. Çok farklı bir haz-keyif alma duygusu yaşıyorsun ve başın dönüyor.

Bazıları dengesini kaybedip düşmekten korktukları için oturmak istiyor.

O an kendini 3-4 dakika boyunca çok mutlu hissediyorsun.

Birazdan bu duygu geçiyor ve bir daha hiçbir zaman bu duyguyu yaşamıyorsun.

Yani o andan sonra ne kadar sigara içersen iç, ilk defa aldığın o keyfi hiçbir zaman alamıyorsun.

Tuzak da burada işte.

Böylece artık beyninde yeni bir pencere açılmış oluyor

ve sigaranın ne olduğunu, nasıl bir şey olduğunu biliyorsun.

Bu senin aklında bir haz çeşidi olarak kalıyor.

Böylece beyninde şimdiye kadar sigara içme gibi bir seçim mevcut değildise

sigara içtikten sonra beyninde yeniden sigara içip içmeme gibi bir seçim oluşuyor.

O yüzden benzer bir durum yaşandığında,

çevrende seninle aynı yaşta olanlar senin önünde sigara içtiklerinden dolayı,

sen de önceleri 1 defa bile olsa sigara içtiğinden, bunu yapmak sana çok normal bir şeymiş gibi geliyor

ve ikinci defa içiyorsun.

Bu gidişle, üçüncü, dördüncü, beşinci defa sigara içiyorsun.

Bir bakmışsın, biri sana şimdiye kadar kaç defa sigara içtin diye sorduğunda, artık sayısını bile unutmuşsun.

Böylece senin için bu durum sıradanlaşıyor ve yaşadığın birçok şeyle ilişki kuruyor.

Önceleri sigarayı ailenden gizli-saklı birer birer almaya çalışıyorsun,

ya da tane tane sigara satılmadığı bir ülkede yaşıyorsan, arkadaşların içtiğinde onlardan otlanıyorsun.

Bir bakmışsın, artık her akşam birkaç tane sigara içiyorsun.

Bu artık sana normalmiş gibi geliyor ve kendi kendine ”ben sigara bağımlısı değilim ki

bazen aklıma estikçe içiyorum” ya da “sigara içmek gibi bir alışkanlığım yok“ diyorsun.

Hatta bunu savunmak için başkalarıyla konuştuğunda “sigara nasıl bağımlılık yapar ki anlamıyorum hiç.

Ben de bazen içiyorum, fakat sonra canım hiç çekmiyor”

”Bazen her akşam içiyorum, fakat sabah kalktığımda hiç canım sigara çekmiyor.“ diyorsun.

Bunları söylemen ne anlama geliyor biliyor musun?

Artık var olan bağımlılığını savunarak kendini kandırıyorsun.

Çünkü madem sende sigaraya karşı bir istek oluşmuyorsa,

neden bazen ya da her akşam sigara içiyorsun ki?

Demek ki, sigaranın sana yaşattığı ve senin yeniden sigara içmene sebep olan bir duygu var.

Demek ki bazı zamanlarda, arkadaşlarınla buluştuğunda, bilgisayar oyunu oynadığında

ya da herhangi bir şey yaptığında içinde bir boşluk hissediyorsun:

“Sigarasızlık boşluğu”.

Ve sen sadece o boşluğu doldurmak istiyorsun.

O boşluğu doldurduğundaysa “sadece bu işi yaptığımda içiyorum

demek ki bağımlılık değil” diye düşünüyorsun.

Peki, sen ne düşünüyorsun, sence sigara bağımlılığı nasıl bir şey?

Diğer narkotik maddeler gibi senin kaşınmana veya canının acımasına sebep oluyor

ve bu acıyı duymamak için mi içiyorsun sanıyorsun? Tabii ki de hayır.

Sigaranın oluşturduğu bu bağımlılık o boşluğu doldurma duygusudur, bundan fazla bir şey değil.

Farz edelim arkadaşlarınla buluştuğunda kahvede oturup tavla oynamaya alışmışsın.

Her buluştuğunuzda tavla oynuyorsunuz.

Bu böyle aylarca devam ediyor.

Bir gün yine aynı şekilde aynı kişilerle buluşuyorsunuz ve hep gittiğiniz o kahveye gidiyorsunuz

ve garsona ”tavlayı getir de tavla atalım” diyorsunuz ve garson ”tavla yok bu gün maalesef” diyor.

Sizce siz bunu çok da umursamadan arkadaşlarınızla konuşmaya devam mı edeceksiniz?

Hayır. Peki, ne hissedeceksiniz? “Tavlasızlık boşluğu”.

Tavlanın olmaması sizin buluşmanızın çok sıkıcı geçmesine sebep olacak.

Bir şeylerin eksik olduğunu hissedeceksiniz.

Büyük ihtimalle sıkıldığınız için tavla oynamak için başka bir kahveye gideceksiniz.

Sigara bağımlılığı da aynı bunun gibi.

Siz önce ”sadece falan şeyi yaptığımda içiyorum, başka zamanlarda hiç canım çekmiyor”

diyerek sigara bağımlısı olmadığınızı iddia ediyorsunuz,

ama aslında neyi yaparken sigara içmeye alıştıysanız, o şeyi yaptığınızda sigara bağımlılığınız oluyor.

Ve sizin bağımlılığınız sadece o şeyin gerçekleşmesiyle sınırlı kalmıyor.

Zaman geçtikçe yaptığınız şeyler, buluştuğunuz insanlar ve genel anlamda hayatınız değişmiş oluyor

Gelecek defa da başka kişilerle başka bir ortamda,

mesela diyelim ki kahve içmek için buluştuğunuzda buluştuğunuz kişilerden birinin

sigara içtiğini görüyorsunuz ve size “istiyorsan, al bir tane sen de iç” diye teklif ediyor.

O zaman siz zaten sigara bağımlısı olmadığınızı düşünerek sigarayı alıp içmeye başlıyorsunuz.

Böylece beyninizde yeni bir pencere açılıyor.

Önceleri diyelim ki sadece arkadaşlarınızla kahvede buluştuğunuzda içiyorsanız,

şimdi artık kahve içerken de içme durumu oluşuyor.

Bu tekrarlandıkça da sigara sizin kahve içerken dinlenmenizin ayrılmaz bir parçasına dönüşüyor.

Yeni bir alışkanlık oluşmuş oluyor.

Diyelim ki kötü bir olay oluyor, o an çok sinirli veya üzgünsünüz,

arkadaşınızla konuştuğunuzda size “al bir sigara iç de sakinleş” diyor.

Böylece tamamen yeni bir pencere daha açılmış oluyor.

Artık her sinirlendiğinizde sigara içiyorsunuz.

Sonra çok iyi bir şey oluyor,

çok mutlu olduğunuz için kendinizi bir sigarayla ödüllendirmek istiyorsunuz

ve başka bir pencere daha açılıyor beyninizde.

Bu pencereler gittikçe artıyor ve siz sigarayı hayatınızın diğer kısımlarıyla ilişkilendirmiş oluyorsunuz.

Aynı şekilde yemek yedikten sonra da sigara içme alışkanlığı oluşuyor,

çay içerken, kahve içerken, Playstation oynarken, sıkıldığınızda, önemli bir şeyi halletmeye giderken,

sevinirken, ağlarken vs.

Böylece sigara siz farkında olmadan gittikçe, sessiz usulca

sizin tüm hayatınıza girmiş oluyor ve bir bakmışsınız

“Ne zamana kadar ondan bundan sigara isteyeceğim ya da tek-tek alacağım ki?

Gideyim de bir paket sigara alıp cebime koyayım” diyorsunuz.

İlk paketi aldığınız andan itibaren sigara cebinizde olduğu için elinizi cebinize her attığınızda

onun var olduğunu hissettiğiniz için hep aklınıza geliyor

ve ”içinden bir tane alayım” diyerek içmeye başlıyorsunuz.

Böylece bir bakmışsınız, artık 1 paket de yeterli olmuyor bir gün için

ve belki de bu ileride günde 2 veya 3 pakete yükseliyor.

Bu olduktan sonra siz artık sigarayı bırakmak istediğinizde

sigarayı günlük hayatınızda yaptığınız hemen her şeyle ilişkilendirdiğinizin farkına varıyorsunuz.

O şeyleri her yaptığınızda demin de söylediğim gibi, sigara aklınıza geliyor

ve o boşluğu doldurmak için ”bir tane daha içeyim, sonra bırakırım” diyerek kendinizi kandırıyorsunuz

ve bu kendini kandırmacalar bir zincir şeklinde devam ediyor ve hiç bırakamıyorsunuz.

Böylece anlıyorsunuz ki, sigarayı bırakmak için ya gerçekten kendinize karşı çok sert ve iradeli olmalısınız,

ya da hayatınızı tamamen değiştirmelisiniz.

Yani, beyninizde sigarayla bağdaştırdığınız ne varsa hepsini bırakmalısınız ki,

size sigarayı hatırlatmasın ve o boşluğu size hissettirmesin.

Yani kahveyi de bırakmalısınız, çayı da, sigara içerek arkadaşlarınızla oynadığınız oyunları da,

her seferinde kimlerle buluştuğunuzda içiyorsanız, onlarla da artık buluşmamalısınız.

Her zaman hangi restoran, kafe veya kahveye gidiyorsanız, artık oraya gitmemelisiniz vs.

Sizce bu mümkün mü?

%99,99 olasılıkla bunu yapmak imkânsız.

Bir de üstüne eğer beyninizde sinirli olmak, sevinçli olmak ve en önemlisi

yemek yedikten sonra doymuşluk hissetmekle sigara içmek arasında bir bağ oluşmuşsa,

bunları nasıl bırakacaksınız?

Yemek yemeyecek misiniz?

Hiç bir zaman bir şeye sevinmeyecek misiniz?

Ya da nerden biliyorsunuz yine sinirli ve gergin olmayacağınızı?

Şimdi anlıyor musunuz sigara içenlerin neden ”keşke bu illeti içmeye hiç başlamasaydım” dediklerini?

Diyelim ki, Japonların çok güzel bir tatlısı var ismi Mochi

O kadar lezzetli ki, onu yiyip beğenenler ikinci, üçüncü defa da yemek istiyorlar

ve her gün belli bir süre o tatlıyı canları çekiyor.

Hiç sizin de canınızın mochi çektiği ve “keşke mochi olsa da yesek” dediğiniz oldu mu?

Eğer ki canınız çektiyse, demek ki onu daha önce tatmışsınız.

Yok, eğer çekmediyse sizce niye?

Çünkü siz onu hiçbir zaman yememişsiniz.

Yani beyninizde tatlı kategorisinde olan seçimler içinde dondurma var,

çikolata var, baklava var, künefe var, sütlaç var, fakat mochi seçimi yok.

Bu seçim olmadığından hiçbir zaman canınız bu tatlıyı çekmemiş ve bundan sonra da çekmeyecek.

Yemediğiniz sürece hiç bir zaman “bir mochi olsa da yesek” demeyeceksiniz.

Sigara da böyle.

Bu yüzden beyninizde bu seçimi oluşturmamak için hayatınızda bir kere bile olsa sigara içmemelisiniz.

Sadece meraktan bile olsa.

Şöyle bir şey aklımıza gelebilir? “Herkes derdim var diye içiyorum, sorunum çok ondan içiyorum diyor.

Ne yani onların hiçbirinin mi bir bildiği yok?

Herkes kendini sigara içerken sakinleştiğiyle ilgili kandırıyor mu yani?

Yani bir damla bile gerçek yok mu onların iddialarında?

Yoksa niye bu kadar çok kişi sigaranın kendilerini sakinleştirdiğini düşünsün ki?”

Şimdi bu sorunun cevabını öğreneceksiniz.

Elbette, o kişiler kendi kendilerini kandırmıyorlar.

Gerçekten de sigaranın onları sakinleştirdiklerini hissediyorlar.

Ama bunun nasıl olduğuna bir bakalım.

Sigara içtiğimizde beynimiz bize mutluluk duygusu verme görevi olan dopamin isimli bir madde salgılıyor

ve biz bu madde sayesinde sakinleşiyoruz.

Beyindeki bu madde günün normal bir saatinde de hayatımızı normal bir şekilde devam ettirelim

ve kendimizi mutsuz hissetmeyelim diye belli bir miktarda salgılanıyor.

Bu madde, çok iyi bir olay olduğunda, sevindiğimizde veya çok kötü bir şey olduğunda

kendimizi çok kötü hissetmememiz için de salgılanıyor.

Daha doğrusu, o salgılandığı için biz sevinçli ve mutlu oluyoruz

veya sinirli ve gergin olduğumuzda sakinleşiyoruz.

Fakat daha iyi anlamanız için beynimizdeki dopaminin sonsuz sayıda olmadığını

ve sınırlı olduğunu düşünün.

Yani diyelim ki, mesela 20 adet dopamin maddemiz var

ve onun 5'i hep yedek olarak tutuluyor ki,

sevineceğimiz bir olay olduğunda veya çok kötü bir olay olduğunda bizi sakinleştirmek için salgılansın.

Her gün ise geri kalan 15 maddeden 1'ini beynimiz salıyor ki,

biz gün içinde normal bir şekilde hayatımıza devam edelim ve kendimizi mutsuz hissetmeyelim.

Bu dopaminin her 15 günde bir yenilendiğini ve

bu şekilde kullanılmış dopaminlerin yerine yenilerinin geldiğini farz edelim.

Sigara içtiğimizde ne oluyor peki?

Beyin o 15 dopaminden 1 tanesini fazla salgılıyor ve

o an birkaç dakika boyunca kendimizi her zamankinden çok daha iyi hissediyoruz

ve biraz daha mutlu oluyoruz.

Böylece sigara içtikçe o dopaminler gittikçe azalıyor.

Vücudumuz da bu gidişle bütün dopaminleri bitireceğimizi ve hiç dopamin kalmayacağını görüyor.

Bu yüzden o da ilk sigaramızı içerken bir tane dopamin salgılamıştıysa,

sonraki sigara içmelerimizde vücudumuzu dengede tutmak

ve sigara içerken salgıladığı dopaminle birlikte gün içinde salgıladığı toplam dopaminin sayısı

sigara içmeden önce olduğu gibi günde sadece 1 tane olsun diye,

gittikçe daha az, mesela önceleri yarım, sonra çeyrek dopamin salgılıyor.

Böylece hem sigara içmek bize ilk defa içtiğimizdeki zevki vermiyor ve gittikçe sıradanlaşıyor

hem de beynimiz günlük standardımız olan 1 tane dopaminden daha azını salgılıyor

ve toplamda gün içinde 1 tane dopamin kullansın diye

geride kalanını biz her defa sigara içtiğimizde yavaş yavaş salgılamayı bekliyor.

Bu yüzden sigara içen biri sigara içmeyi birden bire bıraktığında,

kendini kötü hissediyor ve sanki depresyondaymış gibi oluyor.

Çünkü dopamin eksikliği oluşuyor vücudunda.

Böylece hatta normal olaylar da kişiyi her zamankinden daha kötü etkiliyor

ve moralinin düzelmesi için beynin günlük normu olan dopamin salgılaması için

yeniden sigara içme ihtiyacı duyuyor.

Böylece sigara içiyor ve sigaranın etkisiyle beyin normal olan günlük dopamin normunu salgılamış oluyor

ve gerçekten de o kişinin morali biraz yerine geliyor

O da sigaranın onu sakinleştirdiğini düşünüyor.

Fakat sebebinin sigara içip bıraktığı olduğunu bilmiyor.

Elbette, bu örnekte söylediğim rakamlar uydurma rakamlar,

yani bizim gerçekten de 20 dopaminimiz var demek değil.

Sadece daha anlaşılır olması için bu rakamları kullandım.

Son olarak şöyle bir soru da aklınıza gelebilir.

“Tamam, her şeyi anladım. Peki, sigara içmek hayatımı başka nasıl etkiler?”

Şöyle cevap vereyim bu soruya.

Sonuç olarak sen sigaranın kölesi olacaksın.

Sigaran varken kendini normal, olmadığındaysa çok kötü hissedeceksin.

Sık sık midende yanma hissi olacak ve büyük ihtimalle,

sigara içenlerin çoğunda olduğu gibi senin de midende gastrit olacaktır.

Mide ağrıların başlayacak.

Nasıl bir his mide ağrısı ve gastrit, biliyor musun? İğrenç bir his.

Hiçbir şeyi önceleri aldığın keyifle yiyemeyeceksin,

üstüne bir de ağrın artar diye her şeyi de yiyemeyeceksin.

Tedavi olacaksın, ama sigara içmeye devam ettiğin sürece bir müddet sonra ağrıların yeniden başlayacak.

Ek olarak iştahın azalacak ve tatma duygun önceki gibi olmayacak.

Hiçbir şeyin kokusunu olduğu gibi hissedemeyeceksin.

Bundan başka ne mi olacak? Nefes alman zorlaşacak, beynine kan gitmesi azalacak,

bu nedenle her gün kendini halsiz hissedeceksin.

Önceki gibi zinde olmak için hep uyumak isteyeceksin. Ama olamayacaksın.

Geceleri iyi uyku uyuyamayacaksın,

bu yüzden uyku yetmezliği olacak sende,

bu da seni gün boyunca daha da halsiz yapacak.

Önce, gün içinde 5 iş yapabiliyorsan, şimdi 2 ya da 3 iş yapabileceksin.

Verimliliğin düşecek, hatta dibe vuracaksın.

Hiçbir işe başlamaya moral ve motivasyonun olmayacak.

Tembelleşeceksin. Belki de “ben zaten tembelim” diyorsun.

Emin ol, şimdiki haline şükredeceksin.

Kendini yaşlı bir dede ya da nine gibi hissedeceksin.

Üstün ve kıyafetlerin hep kötü kokacak.

Önceleri eve geldiğinde annenler bilmesin diye parfüm sıkacak, sakız çiğneyeceksin,

sonraysa özgür biri olduğunda evdekileri rahatsız etmemek için bunu yapacaksın.

Sadece kendine değil, çevrendekilere de zararın dokunacak.

Belki bu yüzden kendini suçlu hissedeceksin.

Spor yapmak sana çok zor bir şeymiş gibi gelecek, bu yüzden vücudun gittikçe hantallaşacak

ve kendini biraz daha kötü hissedeceksin.

Bunlar daha gözle görünür ve hemen hissedeceğin şeyler.

İnsanı öldürme gücüne sahip fesatlarını anlatmıyorum bile,

çünkü onları rahatlıkla Google'da arattırarak bulup okuyabilirsin.

Bunlar sana sadece boş laflar gelebilir.

Çünkü Anlattıklarımı anlıyorsun, fakat nasıl bir şey olduğunu hissedemiyorsun.

Tabii ki de hissedemezsin. Şöyle düşün.

Diyelim ki, yiyebildiğin kadar çok yemek yemişsin ve miden çok dolu.

Sonra “hadi bunu da ye” diye önüne yemek koyuyorlar.

Yiyebilecek misin? Büyük ihtimalle, yemeği görür görmez miden bulanır.

Bak, nasıl ki tok olduğun zaman yemeğin kıymetini bilmiyorsan

ve ancak acıktığında yemekler sana lezzetli geliyorsa,

şimdi de sigara içmediğine göre sağlıklı ve zinde olduğun için de sağlığının kıymetini bilmiyorsun.

Ama sigara içmeye başlarsan, yavaş yavaş benim dediğim şeyleri yaşayacak

ve “önceleri ne kadar da enerji doluydum, keşke önceki gibi olsaydım” diye düşüneceksin.

Bak o zaman her şey için çok geç kalmış olacaksın.

Sigara içen büyüklerin %80'inden çoğunun sigaraya ortaokul ve lisede başladığını

ve onların da %45,6'sının daha lise bitmeden nasıl bir tuzağın içinde olduğunu

anlayarak sigarayı bırakmaya çalıştıklarını ama bırakamadıklarını biliyor muydun?

Bu yüzden sigara üreten şirketler bırakmak istendiğinde artık geç olsun diye

bir şekilde daha okullu olan çocukların sigara içmesine çalışıyorlar.

Şimdiyse diyebilirsiniz ki “sigaranın hep kötü tarafını anlattın sen de. Ne yani hiç mi iyi bir yanı yok bu illetin?”

Var elbette. Sizin yaştakiler için çok büyük bir avantaj gibi gözüken bir yanı var.

Sigara içmekle siz artık çocuk değil, yetişkin olduğunuzu hissedersiniz.

Hepimiz bu yaşlarda yaşımızdan büyük görünmeyi ne kadar çok istediğimizi biliyoruz.

Sigara size bu duyguyu gerçekten de yaşatabilir.

Kendi kendinizi kandırarak artık büyüdüğünüze kendinizi inandırabilirsiniz.

Ama bir şey söyleyeyim mi?

Siz bu yaşınızda, yaşınızdan çok büyük gösterip ve bir an önce büyümek istiyorsanız,

büyükler de her zaman size hasetle bakarak

“Ahh keşke ben de sizin yaşlarınızda olsaydım, hiç büyümeseydim” diyorlar

Bir an önce büyümeye ve kendinizi büyük göstermeye çalışmayın. Her yaş zamanında güzeldir.


Sigara - Neden 1 tane bile içmemelisin?

Öncelikle, bu video sigara içen ya da sigarayı bırakmak isteyenler için değil.

Bu video, henüz sigara içmeye başlamamış, ama başlama ihtimali yüksek olan,

özellikle de ortaokul ve lise çağlarında olan gençler için.

Yani bu video, anne-babaların kendi çocuklarına izletmesi için.

Sevgili arkadaşlar. Her şeyden önce bilmemiz gerek ki, “büyükler her zaman her şeyi doğru yapar” diye bir kural yok.

Bu yüzden, bizler kendi kendimize iyi şeylerle kötü şeyleri birbirinden ayırabilmeliyiz ki,

büyüklerin doğru davranışlarını tekrarlayalım, kötü ve yanlış olanlarını ise görmezden gelebilelim.

Bu videoda, ben size pek çok anne-baba gibi ”sigara içmek kötü bir şey”,

”sigara içenlerden uzak dur” gibi şeyler söylemeyeceğim.

Ben sizi anne-babanızdan daha iyi anlıyorum çünkü.

Ben ne çocuk, ne de büyük olacak yaştayım.

Ne sizin yaşınıza çok uzağım, ne de anne babanızın.

Yani sizin yaşınızdayken neler hissettiğim, nelere ilgimin olduğu ve neler yaptığım daha dün gibi aklımda.

Bu yüzden kendimi rahatlıkla sizin yerinize koyarak isteklerinizi ve ilgi alanlarınızı gayet iyi anlayabiliyorum.

Bu videoda sizi azarlamak gibi bir niyetim de yok.

Çünkü ben sizin ebeveyniniz değilim

ve aslına bakarsanız sizin sigara içerek kendinize zarar verip vermemeniz o kadar da çok umurumda değil.

Ben sadece kendi bildiklerime göre sigara içerken aslında neler olduğunu ve nasıl bağımlılık yaptığını,

bizi sigara içmeye motive eden şeylerin neler olduğunu ve en önemlisi neden sigarayı bırakamadığımızı,

en küçük detaylarına kadar, adım adım anlatacağım ki,

bu şekilde siz sigara içmeden bile sigaranın nasıl bir şey olduğunu tam olarak yaşayabilesiniz

ve videoyu izledikten sonra kendi hayatınızla ilgili kararları kendiniz verebilesiniz.

Yani videoyu izledikten sonra isterseniz gizli bir şekilde sigara içmeye başlayabilirsiniz.

Ya da burada söylediklerimi doğru bir şekilde anlayıp sigara içme düşüncesini aklınızdan tamamen,

sonsuza kadar silebilirsiniz. Seçim sizin, ben karışmıyorum.

Etrafınızda sigara içen yüzlerce kişi var.

”Sigara içmek çok zararlı, içilmemesi gerek” gibi şeyleri hep duyuyoruz.

Peki, neden hala bu kadar insan sigara içiyor?

Sizce onlar sigaranın zararlı olduğunu

ve her gün kaç kişinin bu sigara yüzünden ciddi hastalıklara yakalandığını bilmiyorlar mı?

Bana bir tane bile ”Bak bu adam sigaranın zararlı olduğunu bilmiyor, o yüzden sigara içiyor”

diye gösterebileceğiniz örnek bulamazsınız.

Tabii ki de, bunu bütün sigara içenler biliyor. Peki, niye içiyorlar? Bu kadar insanın hepsi salak mı yani?

Hayır, salak değiller. Sadece bırakamıyorlar. Yapamıyorlar.

O zaman şöyle düşünebilirsiniz.

”Eeee bunda ne var? Elini cebine atıp sigara çıkarma, o sigarayı ağzına götürme ve yakma.

Zorla içmen için kimse sigarayı ağzına koymuyor ki.

“ Elbette, böyle düşünmemiz kendimize göre mantıklı.

Ama hiç dikkat ettiniz mi, sigara içenlerin hepsi “Keşke hiç bu illete başlamasaydım” diyor.

Sizce neden böyle söylüyorlar?

Şimdi cevabını öğreneceksiniz.

Birçok insan sigara içmeye sizin yaşlarınızda başlamış, belki birkaç sene erken, belki de birkaç sene sonra.

O zamanlar onların çoğuna sigara içmenin nasıl bir şey olduğunu, insana ne gibi duygular yaşattığını,

iyi ve kötü taraflarını, alışkanlık haline nasıl dönüştüğünü vs. gibi şeyleri detaylıca hiç kimse anlatmamış.

Hep anne-babası tarafından açıklaması yapılmayan yasaklar duymuşlar ”Olmaz dediysem, olmaz. Bitti.

“ Bu tür yasaklar insana o ”olmaz” kelimesinin arkasındaki esas mantığı ve sebebi anlatmadığından,

çoğumuz bu sözleri duymazdan geliyor

ve ancak anne-babamızdan korktuğumuzdan onların yanında bu hareketleri yapmaktan çekiniyoruz,

fakat gizlice bir kenarda istediğimiz şeyi yapıyoruz.

Ama siz şanslısınız.

Çünkü bu videoyu izliyorsunuz ve şimdi her şeyi tam olarak anlayacak ve sigara içip içmemeye,

anne-babanız öyle istiyor diye değil kendiniz karar vereceksiniz.

Kısaca şöyle söyleyeyim: Sigara çok güçlü bir narkotik madde.

Muhtemelen, narkotikin ne olduğunu biliyorsunuz.

Birçok narkotik madde kullanıldığında birkaç saatliğine insana

dünyanın en mutlu kişisiymiş gibi hissettiriyor,

etkisi gider gitmezse insan kendisini dünyanın en mutsuz kişisiymiş gibi hissediyor

ve o maddeyi yeniden kullanmaya gereksinim duyuyor.

Hatta bazı narkotik madde çeşitleri var ki, eğer insan ona alıştıysa,

onu kullanmadığında dayanılmaz şekilde canı acıyor veya cildi kaşınıyor

ve bu durum, onu sakinleşmesi için hangi yolla olursa olsun,

hatta hırsızlık bile yaparak yeniden o maddeyi almaya ve kullanmaya zorluyor.

Bazı narkotik madde çeşitleri de var ki, onları kullandıktan sonra insan onu ikinci kez hiç istemiyor.

Sigaraysa bu 2 çeşit narkotikden farklı bir narkotik.

Hadi sana ilk defa sigara içtiğin zaman neler olduğunu anlatayım. Hem de hiçbir şeyi saklamadan...

Önce dumandan öksürmeye başlıyorsun ve gözlerin doluyor.

Bazı kişilerse ilk defa içtiğinde bile hiç öksürmüyor.

İlk farkına vardığın şey ”ne kadar iğrenç bir tadı varmış bunun.

Bunu insanlar neden içiyorlar ki? Kafayı mı yemişler?” oluyor.

Sonra ilk dumanı ciğerine çektikten birkaç saniye sonra beynin dumanlanıyor.

Hatta biraz mide bulantısı bile oluyor,

normalde öfori yaşamış oluyorsun birkaç dakikalığına.

Öfori duygusu haz duygusu. Çok farklı bir haz-keyif alma duygusu yaşıyorsun ve başın dönüyor.

Bazıları dengesini kaybedip düşmekten korktukları için oturmak istiyor.

O an kendini 3-4 dakika boyunca çok mutlu hissediyorsun.

Birazdan bu duygu geçiyor ve bir daha hiçbir zaman bu duyguyu yaşamıyorsun.

Yani o andan sonra ne kadar sigara içersen iç, ilk defa aldığın o keyfi hiçbir zaman alamıyorsun.

Tuzak da burada işte.

Böylece artık beyninde yeni bir pencere açılmış oluyor

ve sigaranın ne olduğunu, nasıl bir şey olduğunu biliyorsun.

Bu senin aklında bir haz çeşidi olarak kalıyor.

Böylece beyninde şimdiye kadar sigara içme gibi bir seçim mevcut değildise

sigara içtikten sonra beyninde yeniden sigara içip içmeme gibi bir seçim oluşuyor.

O yüzden benzer bir durum yaşandığında,

çevrende seninle aynı yaşta olanlar senin önünde sigara içtiklerinden dolayı,

sen de önceleri 1 defa bile olsa sigara içtiğinden, bunu yapmak sana çok normal bir şeymiş gibi geliyor

ve ikinci defa içiyorsun.

Bu gidişle, üçüncü, dördüncü, beşinci defa sigara içiyorsun.

Bir bakmışsın, biri sana şimdiye kadar kaç defa sigara içtin diye sorduğunda, artık sayısını bile unutmuşsun.

Böylece senin için bu durum sıradanlaşıyor ve yaşadığın birçok şeyle ilişki kuruyor.

Önceleri sigarayı ailenden gizli-saklı birer birer almaya çalışıyorsun,

ya da tane tane sigara satılmadığı bir ülkede yaşıyorsan, arkadaşların içtiğinde onlardan otlanıyorsun.

Bir bakmışsın, artık her akşam birkaç tane sigara içiyorsun.

Bu artık sana normalmiş gibi geliyor ve kendi kendine ”ben sigara bağımlısı değilim ki

bazen aklıma estikçe içiyorum” ya da “sigara içmek gibi bir alışkanlığım yok“ diyorsun.

Hatta bunu savunmak için başkalarıyla konuştuğunda “sigara nasıl bağımlılık yapar ki anlamıyorum hiç.

Ben de bazen içiyorum, fakat sonra canım hiç çekmiyor”

”Bazen her akşam içiyorum, fakat sabah kalktığımda hiç canım sigara çekmiyor.“ diyorsun.

Bunları söylemen ne anlama geliyor biliyor musun?

Artık var olan bağımlılığını savunarak kendini kandırıyorsun.

Çünkü madem sende sigaraya karşı bir istek oluşmuyorsa,

neden bazen ya da her akşam sigara içiyorsun ki?

Demek ki, sigaranın sana yaşattığı ve senin yeniden sigara içmene sebep olan bir duygu var.

Demek ki bazı zamanlarda, arkadaşlarınla buluştuğunda, bilgisayar oyunu oynadığında

ya da herhangi bir şey yaptığında içinde bir boşluk hissediyorsun:

“Sigarasızlık boşluğu”.

Ve sen sadece o boşluğu doldurmak istiyorsun.

O boşluğu doldurduğundaysa “sadece bu işi yaptığımda içiyorum

demek ki bağımlılık değil” diye düşünüyorsun.

Peki, sen ne düşünüyorsun, sence sigara bağımlılığı nasıl bir şey?

Diğer narkotik maddeler gibi senin kaşınmana veya canının acımasına sebep oluyor

ve bu acıyı duymamak için mi içiyorsun sanıyorsun? Tabii ki de hayır.

Sigaranın oluşturduğu bu bağımlılık o boşluğu doldurma duygusudur, bundan fazla bir şey değil.

Farz edelim arkadaşlarınla buluştuğunda kahvede oturup tavla oynamaya alışmışsın.

Her buluştuğunuzda tavla oynuyorsunuz.

Bu böyle aylarca devam ediyor.

Bir gün yine aynı şekilde aynı kişilerle buluşuyorsunuz ve hep gittiğiniz o kahveye gidiyorsunuz

ve garsona ”tavlayı getir de tavla atalım” diyorsunuz ve garson ”tavla yok bu gün maalesef” diyor.

Sizce siz bunu çok da umursamadan arkadaşlarınızla konuşmaya devam mı edeceksiniz?

Hayır. Peki, ne hissedeceksiniz? “Tavlasızlık boşluğu”.

Tavlanın olmaması sizin buluşmanızın çok sıkıcı geçmesine sebep olacak.

Bir şeylerin eksik olduğunu hissedeceksiniz.

Büyük ihtimalle sıkıldığınız için tavla oynamak için başka bir kahveye gideceksiniz.

Sigara bağımlılığı da aynı bunun gibi.

Siz önce ”sadece falan şeyi yaptığımda içiyorum, başka zamanlarda hiç canım çekmiyor”

diyerek sigara bağımlısı olmadığınızı iddia ediyorsunuz,

ama aslında neyi yaparken sigara içmeye alıştıysanız, o şeyi yaptığınızda sigara bağımlılığınız oluyor.

Ve sizin bağımlılığınız sadece o şeyin gerçekleşmesiyle sınırlı kalmıyor.

Zaman geçtikçe yaptığınız şeyler, buluştuğunuz insanlar ve genel anlamda hayatınız değişmiş oluyor

Gelecek defa da başka kişilerle başka bir ortamda,

mesela diyelim ki kahve içmek için buluştuğunuzda buluştuğunuz kişilerden birinin

sigara içtiğini görüyorsunuz ve size “istiyorsan, al bir tane sen de iç” diye teklif ediyor.

O zaman siz zaten sigara bağımlısı olmadığınızı düşünerek sigarayı alıp içmeye başlıyorsunuz.

Böylece beyninizde yeni bir pencere açılıyor.

Önceleri diyelim ki sadece arkadaşlarınızla kahvede buluştuğunuzda içiyorsanız,

şimdi artık kahve içerken de içme durumu oluşuyor.

Bu tekrarlandıkça da sigara sizin kahve içerken dinlenmenizin ayrılmaz bir parçasına dönüşüyor.

Yeni bir alışkanlık oluşmuş oluyor.

Diyelim ki kötü bir olay oluyor, o an çok sinirli veya üzgünsünüz,

arkadaşınızla konuştuğunuzda size “al bir sigara iç de sakinleş” diyor.

Böylece tamamen yeni bir pencere daha açılmış oluyor.

Artık her sinirlendiğinizde sigara içiyorsunuz.

Sonra çok iyi bir şey oluyor,

çok mutlu olduğunuz için kendinizi bir sigarayla ödüllendirmek istiyorsunuz

ve başka bir pencere daha açılıyor beyninizde.

Bu pencereler gittikçe artıyor ve siz sigarayı hayatınızın diğer kısımlarıyla ilişkilendirmiş oluyorsunuz.

Aynı şekilde yemek yedikten sonra da sigara içme alışkanlığı oluşuyor,

çay içerken, kahve içerken, Playstation oynarken, sıkıldığınızda, önemli bir şeyi halletmeye giderken,

sevinirken, ağlarken vs.

Böylece sigara siz farkında olmadan gittikçe, sessiz usulca

sizin tüm hayatınıza girmiş oluyor ve bir bakmışsınız

“Ne zamana kadar ondan bundan sigara isteyeceğim ya da tek-tek alacağım ki?

Gideyim de bir paket sigara alıp cebime koyayım” diyorsunuz.

İlk paketi aldığınız andan itibaren sigara cebinizde olduğu için elinizi cebinize her attığınızda

onun var olduğunu hissettiğiniz için hep aklınıza geliyor

ve ”içinden bir tane alayım” diyerek içmeye başlıyorsunuz.

Böylece bir bakmışsınız, artık 1 paket de yeterli olmuyor bir gün için

ve belki de bu ileride günde 2 veya 3 pakete yükseliyor.

Bu olduktan sonra siz artık sigarayı bırakmak istediğinizde

sigarayı günlük hayatınızda yaptığınız hemen her şeyle ilişkilendirdiğinizin farkına varıyorsunuz.

O şeyleri her yaptığınızda demin de söylediğim gibi, sigara aklınıza geliyor

ve o boşluğu doldurmak için ”bir tane daha içeyim, sonra bırakırım” diyerek kendinizi kandırıyorsunuz

ve bu kendini kandırmacalar bir zincir şeklinde devam ediyor ve hiç bırakamıyorsunuz.

Böylece anlıyorsunuz ki, sigarayı bırakmak için ya gerçekten kendinize karşı çok sert ve iradeli olmalısınız,

ya da hayatınızı tamamen değiştirmelisiniz.

Yani, beyninizde sigarayla bağdaştırdığınız ne varsa hepsini bırakmalısınız ki,

size sigarayı hatırlatmasın ve o boşluğu size hissettirmesin.

Yani kahveyi de bırakmalısınız, çayı da, sigara içerek arkadaşlarınızla oynadığınız oyunları da,

her seferinde kimlerle buluştuğunuzda içiyorsanız, onlarla da artık buluşmamalısınız.

Her zaman hangi restoran, kafe veya kahveye gidiyorsanız, artık oraya gitmemelisiniz vs.

Sizce bu mümkün mü?

%99,99 olasılıkla bunu yapmak imkânsız.

Bir de üstüne eğer beyninizde sinirli olmak, sevinçli olmak ve en önemlisi

yemek yedikten sonra doymuşluk hissetmekle sigara içmek arasında bir bağ oluşmuşsa,

bunları nasıl bırakacaksınız?

Yemek yemeyecek misiniz?

Hiç bir zaman bir şeye sevinmeyecek misiniz?

Ya da nerden biliyorsunuz yine sinirli ve gergin olmayacağınızı?

Şimdi anlıyor musunuz sigara içenlerin neden ”keşke bu illeti içmeye hiç başlamasaydım” dediklerini?

Diyelim ki, Japonların çok güzel bir tatlısı var ismi Mochi

O kadar lezzetli ki, onu yiyip beğenenler ikinci, üçüncü defa da yemek istiyorlar

ve her gün belli bir süre o tatlıyı canları çekiyor.

Hiç sizin de canınızın mochi çektiği ve “keşke mochi olsa da yesek” dediğiniz oldu mu?

Eğer ki canınız çektiyse, demek ki onu daha önce tatmışsınız.

Yok, eğer çekmediyse sizce niye?

Çünkü siz onu hiçbir zaman yememişsiniz.

Yani beyninizde tatlı kategorisinde olan seçimler içinde dondurma var,

çikolata var, baklava var, künefe var, sütlaç var, fakat mochi seçimi yok.

Bu seçim olmadığından hiçbir zaman canınız bu tatlıyı çekmemiş ve bundan sonra da çekmeyecek.

Yemediğiniz sürece hiç bir zaman “bir mochi olsa da yesek” demeyeceksiniz.

Sigara da böyle.

Bu yüzden beyninizde bu seçimi oluşturmamak için hayatınızda bir kere bile olsa sigara içmemelisiniz.

Sadece meraktan bile olsa.

Şöyle bir şey aklımıza gelebilir? “Herkes derdim var diye içiyorum, sorunum çok ondan içiyorum diyor.

Ne yani onların hiçbirinin mi bir bildiği yok?

Herkes kendini sigara içerken sakinleştiğiyle ilgili kandırıyor mu yani?

Yani bir damla bile gerçek yok mu onların iddialarında?

Yoksa niye bu kadar çok kişi sigaranın kendilerini sakinleştirdiğini düşünsün ki?”

Şimdi bu sorunun cevabını öğreneceksiniz.

Elbette, o kişiler kendi kendilerini kandırmıyorlar.

Gerçekten de sigaranın onları sakinleştirdiklerini hissediyorlar.

Ama bunun nasıl olduğuna bir bakalım.

Sigara içtiğimizde beynimiz bize mutluluk duygusu verme görevi olan dopamin isimli bir madde salgılıyor

ve biz bu madde sayesinde sakinleşiyoruz.

Beyindeki bu madde günün normal bir saatinde de hayatımızı normal bir şekilde devam ettirelim

ve kendimizi mutsuz hissetmeyelim diye belli bir miktarda salgılanıyor.

Bu madde, çok iyi bir olay olduğunda, sevindiğimizde veya çok kötü bir şey olduğunda

kendimizi çok kötü hissetmememiz için de salgılanıyor.

Daha doğrusu, o salgılandığı için biz sevinçli ve mutlu oluyoruz

veya sinirli ve gergin olduğumuzda sakinleşiyoruz.

Fakat daha iyi anlamanız için beynimizdeki dopaminin sonsuz sayıda olmadığını

ve sınırlı olduğunu düşünün.

Yani diyelim ki, mesela 20 adet dopamin maddemiz var

ve onun 5'i hep yedek olarak tutuluyor ki,

sevineceğimiz bir olay olduğunda veya çok kötü bir olay olduğunda bizi sakinleştirmek için salgılansın.

Her gün ise geri kalan 15 maddeden 1'ini beynimiz salıyor ki,

biz gün içinde normal bir şekilde hayatımıza devam edelim ve kendimizi mutsuz hissetmeyelim.

Bu dopaminin her 15 günde bir yenilendiğini ve

bu şekilde kullanılmış dopaminlerin yerine yenilerinin geldiğini farz edelim.

Sigara içtiğimizde ne oluyor peki?

Beyin o 15 dopaminden 1 tanesini fazla salgılıyor ve

o an birkaç dakika boyunca kendimizi her zamankinden çok daha iyi hissediyoruz

ve biraz daha mutlu oluyoruz.

Böylece sigara içtikçe o dopaminler gittikçe azalıyor.

Vücudumuz da bu gidişle bütün dopaminleri bitireceğimizi ve hiç dopamin kalmayacağını görüyor.

Bu yüzden o da ilk sigaramızı içerken bir tane dopamin salgılamıştıysa,

sonraki sigara içmelerimizde vücudumuzu dengede tutmak

ve sigara içerken salgıladığı dopaminle birlikte gün içinde salgıladığı toplam dopaminin sayısı

sigara içmeden önce olduğu gibi günde sadece 1 tane olsun diye,

gittikçe daha az, mesela önceleri yarım, sonra çeyrek dopamin salgılıyor.

Böylece hem sigara içmek bize ilk defa içtiğimizdeki zevki vermiyor ve gittikçe sıradanlaşıyor

hem de beynimiz günlük standardımız olan 1 tane dopaminden daha azını salgılıyor

ve toplamda gün içinde 1 tane dopamin kullansın diye

geride kalanını biz her defa sigara içtiğimizde yavaş yavaş salgılamayı bekliyor.

Bu yüzden sigara içen biri sigara içmeyi birden bire bıraktığında,

kendini kötü hissediyor ve sanki depresyondaymış gibi oluyor.

Çünkü dopamin eksikliği oluşuyor vücudunda.

Böylece hatta normal olaylar da kişiyi her zamankinden daha kötü etkiliyor

ve moralinin düzelmesi için beynin günlük normu olan dopamin salgılaması için

yeniden sigara içme ihtiyacı duyuyor.

Böylece sigara içiyor ve sigaranın etkisiyle beyin normal olan günlük dopamin normunu salgılamış oluyor

ve gerçekten de o kişinin morali biraz yerine geliyor

O da sigaranın onu sakinleştirdiğini düşünüyor.

Fakat sebebinin sigara içip bıraktığı olduğunu bilmiyor.

Elbette, bu örnekte söylediğim rakamlar uydurma rakamlar,

yani bizim gerçekten de 20 dopaminimiz var demek değil.

Sadece daha anlaşılır olması için bu rakamları kullandım.

Son olarak şöyle bir soru da aklınıza gelebilir.

“Tamam, her şeyi anladım. Peki, sigara içmek hayatımı başka nasıl etkiler?”

Şöyle cevap vereyim bu soruya.

Sonuç olarak sen sigaranın kölesi olacaksın.

Sigaran varken kendini normal, olmadığındaysa çok kötü hissedeceksin.

Sık sık midende yanma hissi olacak ve büyük ihtimalle,

sigara içenlerin çoğunda olduğu gibi senin de midende gastrit olacaktır.

Mide ağrıların başlayacak.

Nasıl bir his mide ağrısı ve gastrit, biliyor musun? İğrenç bir his.

Hiçbir şeyi önceleri aldığın keyifle yiyemeyeceksin,

üstüne bir de ağrın artar diye her şeyi de yiyemeyeceksin.

Tedavi olacaksın, ama sigara içmeye devam ettiğin sürece bir müddet sonra ağrıların yeniden başlayacak.

Ek olarak iştahın azalacak ve tatma duygun önceki gibi olmayacak.

Hiçbir şeyin kokusunu olduğu gibi hissedemeyeceksin.

Bundan başka ne mi olacak? Nefes alman zorlaşacak, beynine kan gitmesi azalacak,

bu nedenle her gün kendini halsiz hissedeceksin.

Önceki gibi zinde olmak için hep uyumak isteyeceksin. Ama olamayacaksın.

Geceleri iyi uyku uyuyamayacaksın,

bu yüzden uyku yetmezliği olacak sende,

bu da seni gün boyunca daha da halsiz yapacak.

Önce, gün içinde 5 iş yapabiliyorsan, şimdi 2 ya da 3 iş yapabileceksin.

Verimliliğin düşecek, hatta dibe vuracaksın.

Hiçbir işe başlamaya moral ve motivasyonun olmayacak.

Tembelleşeceksin. Belki de “ben zaten tembelim” diyorsun.

Emin ol, şimdiki haline şükredeceksin.

Kendini yaşlı bir dede ya da nine gibi hissedeceksin.

Üstün ve kıyafetlerin hep kötü kokacak.

Önceleri eve geldiğinde annenler bilmesin diye parfüm sıkacak, sakız çiğneyeceksin,

sonraysa özgür biri olduğunda evdekileri rahatsız etmemek için bunu yapacaksın.

Sadece kendine değil, çevrendekilere de zararın dokunacak.

Belki bu yüzden kendini suçlu hissedeceksin.

Spor yapmak sana çok zor bir şeymiş gibi gelecek, bu yüzden vücudun gittikçe hantallaşacak

ve kendini biraz daha kötü hissedeceksin.

Bunlar daha gözle görünür ve hemen hissedeceğin şeyler.

İnsanı öldürme gücüne sahip fesatlarını anlatmıyorum bile,

çünkü onları rahatlıkla Google'da arattırarak bulup okuyabilirsin.

Bunlar sana sadece boş laflar gelebilir.

Çünkü Anlattıklarımı anlıyorsun, fakat nasıl bir şey olduğunu hissedemiyorsun.

Tabii ki de hissedemezsin. Şöyle düşün.

Diyelim ki, yiyebildiğin kadar çok yemek yemişsin ve miden çok dolu.

Sonra “hadi bunu da ye” diye önüne yemek koyuyorlar.

Yiyebilecek misin? Büyük ihtimalle, yemeği görür görmez miden bulanır.

Bak, nasıl ki tok olduğun zaman yemeğin kıymetini bilmiyorsan

ve ancak acıktığında yemekler sana lezzetli geliyorsa,

şimdi de sigara içmediğine göre sağlıklı ve zinde olduğun için de sağlığının kıymetini bilmiyorsun.

Ama sigara içmeye başlarsan, yavaş yavaş benim dediğim şeyleri yaşayacak

ve “önceleri ne kadar da enerji doluydum, keşke önceki gibi olsaydım” diye düşüneceksin.

Bak o zaman her şey için çok geç kalmış olacaksın.

Sigara içen büyüklerin %80'inden çoğunun sigaraya ortaokul ve lisede başladığını

ve onların da %45,6'sının daha lise bitmeden nasıl bir tuzağın içinde olduğunu

anlayarak sigarayı bırakmaya çalıştıklarını ama bırakamadıklarını biliyor muydun?

Bu yüzden sigara üreten şirketler bırakmak istendiğinde artık geç olsun diye

bir şekilde daha okullu olan çocukların sigara içmesine çalışıyorlar.

Şimdiyse diyebilirsiniz ki “sigaranın hep kötü tarafını anlattın sen de. Ne yani hiç mi iyi bir yanı yok bu illetin?”

Var elbette. Sizin yaştakiler için çok büyük bir avantaj gibi gözüken bir yanı var.

Sigara içmekle siz artık çocuk değil, yetişkin olduğunuzu hissedersiniz.

Hepimiz bu yaşlarda yaşımızdan büyük görünmeyi ne kadar çok istediğimizi biliyoruz.

Sigara size bu duyguyu gerçekten de yaşatabilir.

Kendi kendinizi kandırarak artık büyüdüğünüze kendinizi inandırabilirsiniz.

Ama bir şey söyleyeyim mi?

Siz bu yaşınızda, yaşınızdan çok büyük gösterip ve bir an önce büyümek istiyorsanız,

büyükler de her zaman size hasetle bakarak

“Ahh keşke ben de sizin yaşlarınızda olsaydım, hiç büyümeseydim” diyorlar

Bir an önce büyümeye ve kendinizi büyük göstermeye çalışmayın. Her yaş zamanında güzeldir.