×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

ZihinX, İlişkiyi yürütemiyorsun, çünkü bu 3 şeyi bilmiyorsun...

İlişkiyi yürütemiyorsun, çünkü bu 3 şeyi bilmiyorsun...

Fuat, diş macununun ağzını yine açık bırakmışsın, ben kapattım. Eee? Ne var bunda ?

Ne demek ne var bunda ? Bu dağınıklığına ne zaman son vereceksin?

Hep böyle yapıyorsun. Bıktım senin arkanı toplamaktan.

: Şaka yapıyorsun di mi? Ne dağınıklığımı gördün ki ?

Çayımı içtikten sonra bardağımı bile kendim mutfağa götürüp bulaşık makinesine yerleştiriyorum ki,

sana zahmet olmasın diye.

Yaaa tabi. Geçenlerde de işe gittiğinde odanın ışığını açık bırakıp gitmişsin.

Tek istediğim arada bir sen de bir işin ucundan tutsan.

Dalga mı geçiyorsun sen? Yani ben hiçbir şey yapmıyor muyum? Biraz insafın olsun.

Her şey yapıyorum senin için. Ne zaman bir şey istedin de yapmadım.

Yazıklar olsun yaa. Ne kadar da nankör birisin sen.

Bana sesini yükseltme. Ben sana bağırıyor muyum? Biraz sinirlerine hakim olmayı öğren. Allah aşkına bende sinir mi bıraktın.

Sesini alçalt komşular duyacak. Zaten senin yüzünden konu komşuya rezil olduk. Dalga mı geçiyorsun? Önce beni delirtiyorsun, sonra da alçak sesle konuş, rezil olduk diyorsun.

Ben deli miyim kendi kendime bağırayım? Bağırttırma beni, ben de bağırmayayım. Hiç medeniyyetin yok senin. Ne diyeyim. Medeniyet insanın içinden gelmeli.

Sana bu yastan sonra öğretecek halim yok ya.

Bu tartışma böyle devam ederse, hayatta sonu gelmez.

Saatlerce devam eder ve kavga gittikce büyür. En iyi ihtimalle,bu kavga, sonunda her iki tarafın ya da bir tarafın ağlaması veya pişman olmasıyla,

ilişkinin yıpranması,aradakı sevgi saygının yok olması ve uzun süre tarafların küs kalmasıyla sonuçlanır. En kötü durumdaysa böyle kavgalar boşanmaya kadar bile gidebilir.

Bu sadece video için düşündüğümüz bir örnekti.

Hepimiz eşimiz, nişanlımız veya sevgilimizle bu ve buna benzer konularda tartışırız.

Kavgalarımızın sebebine bakarsak, bir çoğununun aslında sadece kendi egomuzu tatmin etmek ve

karşımızdakine galip gelmek amacıyla incir cekirdegini doldurmayacak sebeplerden ortaya çıktıgını görürüz.

Bir şeyi eklememde fayda var. Videoda her defasında ‘Eş, nişanlı ve ya sevgili' kelimelerini tekrarlamamak icin partner kelimesini kullanacağım.

Partnerimizle olan ilişkimizi korumak için en iyikitaplardan biri olan John Gray'in ‘Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten' kitabı hakkında konuşmak istiyorum.

. Kitap yazıldıktan sonra dünyanın en çok satan kitaplarından biri olmuş ve zamanında boşanma oranının

azalmasına bile yardimci olduğu söyleniyor.

Kitabın ana mesajı şu: Erkekler ve kadınlar yaradilis itibariyle çok farklılar

ve her ikisinin de kafaları farklı çalışır.

Kadınların partnerleriyle ilgili en çok şikayet ettiği şey : “Beni dinlemiyorsun”dur.

Erkeklerin partnerleriyle ilgili en çok şikayet ettiği şeyse:

“Lafı çok uzatıyorsun, direk sonuca gel.” anlamindaki düşüncelerdir.

Erkek beyniyle kadın beyni arasında farktan bahsedersek, erkek beyni sorun çözmeye odaklı.

Çünkü erkekler doğaları itibariyle kendilerinin becerikli ve zeki olduğunu göstermeye çalışır ve bütün hareketleri de

ister istemez buna hizmet eder

O yüzden onlara anlatılanlara göre çözüm bulmaya çalışırlar.

Kadınlar içinse duygular önemli ve onlar için partnerinin onu anlaması, empati yapabilmesi, duygusal anlamda

destek olması ve ilgi göstermesi soruna hemen çözüm bulmaktan daha önemli.

Sorun da tam burda başlar.

Diyelim ki, kadın, partnerine : Yaa biliyormusun bu gün ne oldu? Çamaşırları makineye attım.

Şimdi yıkayayım da sabaha kadar kurusun diye.

2 saat sonra fark ettim ki, çamaşır makinesinin sesi gelmiyor. Bir baktım bütün oda su içinde.

Makine bozulmuş içindeki bütün su dışarıya taşmış. Baya bir uğraştım oraları temizlemek için.

Allah'tan alt kata sızmadi.

Erkek cevap verir: Tamam sıkıntı yok, ustaya bir telefon açayım da gelsin tamir etsin.

Olmazsa yarın sabah gelir yapar.

Kadın: Evet gelir gelmesine de ben o kadar yoruldum, hatta yorgunluktan ağlayacaktım,

kendimi oyle çaresiz hissettim ki

Erkek:Yazdım artık ustaya, cevap yazar birazdan. Bir daha böyle bir durum olduğunda hemen söyle ki

geciktirmeden ustayı çağıralım gelsin halletsin.Niye bu kadar geç söyledin ki bana.

Kadın: Usta çağır diye anlatmadım ben sana bunu. Sadece ne kadar çok yorulduğumu anlatmaya

çalışıyordum. Neyse yaa seninle de bir şey konuşulmuyor. Zaten beni hiç bir zaman dinlemiyorsun.

Dikkat ettiyseniz, kadın duygularını anlatmak , o an yaşadığı hisleri paylaşmak istiyor,

ama ne kadar çalışsa da, erkek beyni otomatik olarak o sorunu çözmeye odaklanıyor.

Aslında o an Erkek beyni söylenenlerin çoğunu filtreliyor ve her küçük detayı aklında tutamıyor.

Kadın ise erkeğin detaylar hakkında herhangi bir tepki göstermeyişini ona duygusal olarak destek

olunmadığına yoruyor, ‘Partnerim beni dinlemiyor' diye düşünüp sinirleniyor.

Erkek : ‘Şuna bak yaa ben bunu düşünüyorum,

O ise buna saygi duyup teşekkür etmek yerine bana sinirleniyor.

Ne diye o zaman bana anlatıyorsun ki.

Git o zaman kendi sorununu kendin çöz demek lazım böylesine” diye düşünüyor.

Böyle durumlarda kavga çıkmaması için her iki taraf, karşı tarafın beyninin nasıl çalıştığı hakkında

bilgi sahibi olmalı ve bu durumu anlamaya çalışmalı.

Böyle durumlarda kadın, partnerinin sıradan bir erkek beynine sahip olduğunu yani sorunları çözmeye

odaklandığını düşünerek bunu kabullenir ve sinirlenmezse,

erkek de partnerinin duygusal desteğe ihtiyacı olduğunu anlar ve videonun başındakı örnekteki gibi konuşmak

yerine, ona sarılarak öperse ve ‘ canım benim kıyamam ben sana bu gün demek çok yoruldun' dese,

o zaman tatsız bir durum ortaya çıkmayacak. Hem erkek hem de kadın kendisini mutlu hissedecek.

Peki erkeklerin bir sorunu olduğunda kadın partnerine nasıl davranmalı?

Önce de söylediğim gibi erkekler kendilerinin daha güçlü, daha becerikli ve

daha zeki olduklarını kanıtlamaya çalışırlar.

Bu yüzden erkeğin bir sorunu olduğunda çoğu zaman yalnız kalıp düşünmek ister.

Bir çözüm bulduğunda ise bunu partnerine anlatıp buldugu çözüm yolunun ne kadar müthiş olduguyla ilgili

onay almak ister.

Bir çözüm bulamadığındaysa, biraz ara verip kafa dağıtmak ister.

Bu arada ya televizyon izler, ya herhangi bir arkadaşını arayıp onunla buluşur veya herhangi bir oyun oynar vs.

Böyle durumlarda önemli olan şu ki, erkek dalgın gözüktüğünde ‘neyin var' sorusuna

‘bir şeyim yok merak etme' cevabını veriyorsa, kadın hatta sorunun ne oldğunu bilse bile,

çözüm yolu önerirken dikkatli olması gerekir.

çünkü çoğu zaman erkek, bunu bilinçaltında ‘demek partnerim benim zekama ve becerime inanmıyor'

diye algılıyor ve bu yüzden sinirleniyor

Bu durum erkeklerin az da olsa gururunu incitebiliyor.

Bu yüzden böyle durumlarda, erkek, partnerinin aslında onun zeka ve becerisine güvenmediğinden değil, sadece ona yardım etmek istediğinden çözüm önerdiğini anlamali, kadın ise erkeği bi kaç saatlik yalnız bırakarak

ona düşünmesi için zaman tanimali.

2. önemli farksa, erkek ve kadının konuştuğu dil farkıdir. Bi erkek bir şey söylediğinde onu gerçek anlamında kullanır. Kadınlarsa konuşarken çoğu zaman dolaylı anlatımı tercih ederler. Daha doğrusu, erkek kadının ne söylemek istediğini tam olarak anlayamadığından söylenileni olduğu gibi anlar ve

bu nedenle partnerler arasında kavga çıkar.

Birkaç örnek üzerinden bu durumu anlamaya çalışalım.

Diyelim ki kadın: Artık bir işe yara. Bana hiç yardımcı olmuyorsun diyor.

Aslında Kadının söylemek istediği şu: Şu şey için bana yardımcı olursan, çok iyi olur. Ve kullandığı o ‘hiç' kelimesi aslında partnerinin ona şimdiye kadar yaptığı yardımları unuttuğunu göstermiyor.

O, hiç kelimesini kullanırken söylediğini daha fazla vurgulamak için kullanıyor ve

erkeğin bunu bir haksızlık olarak algılayacağını ve bununla da onu inciteceğinin farkında bile değil.

Ya da diyelim ki kadın ‘Artık beni sevmiyorsun' diyor.

Erkek bunu söylendiği gibi anlıyor ve kendi kendine düşünüyor:

Şimdiye kadar onun için yaptığım fedakarlıkların hiç mi farkında değil?

Kadınınsa aslında soylemek istediği şey:

Şu an senin benimle ilgilenmene ihtiyacım var, bana zaman ayır.

Ya da diyelim ki kadın ve erkek birlikte bir yere gidecekler.

Kadın : Nerdeyse hazırım diyor.

Erkekse haa tamam 2 dakikaya hazır olur o zaman diye düşünüp ayakkabısını giyiyor.

Ama bir kadın için ‘nerdeyse hazirim' lafi belki 10 dakika, belki de yarım saat anlamına gelir.

Başka bir örnek daha vereyim. Mesela bir kavgadan sonra: ‘Tamam affettim seni, unuttum gitti.

Bu konu kapandı' deniyor.

Genelde erkek bunu söylediyse, gerçekten o konu onun için bitmiştir ve bir daha asla bu konuya geri dönmez.

Fakat kadın bunu söylediğinde demek istediği: Şimdilik bu konu hakkında konuşmaktan yoruldum.

Şuan icin kapatalım. Fakat bundan sonrakı her kavgamızda dönüp dolaşıp bu mevzuyu senin yüzüne

vurmayacağım anlamına gelmiyor. Hazır ol. Görürsün sen gününü'.

3. önemli olan şey de; Kadınlar hep partnerlerinin onların istediği şeyi yapmalarını isterler, üstüne partnerleri bunu kendileri bulup yapsın isterler.

Yani istedikleri şeyleri kendi ağızlarıyla söylemek istemezler

O yüzden bir kadın bir şey istediğinde bunu sanki partnerini eleştiriyormuş gibi söyler.

Bir erkek içinse bu durum, önceden de belirttigim sebeplerden dolayı erkeğin gururuna dokunur,

bu da partnerler arasında sonu gelmeyen sorunlara yol acar.

Mesela, çiftimiz bir yere gidiyor, erkek montunu giymiş, kadın da montunu giymeye hazırlanıyor.

Kadın, erkeğin onun için montunu tutmasını istiyor.

Çoğu zaman kadın; ‘Montumu tutabilirmisin lütfen' şeklinde cümle kurmaz.

Tam tersi: ‘Birazcık düşünceli olup montumu tutsan nolur ki sanki' diyor.

Erkek de otomatik olarak partnerim için ne yaparsam yapayım onu memnun edemiyorum diye düşünüyor

ve bir bıkkınlık küskünlük hissetmeye başlıyor.

. Bu yüzden kendisini savunmak amaciyla tartışmaya başlıyor.

Niye böyle diyorsun. Ben senin için bu kadar şey yapıyorum, ama sen onların hiçbirini görmüyorsun.

Ne diye azarlıyorsun ki vs. diyor. Kadınsa erkeğin neden sinirlendiğine anlam veremiyor.

Çünkü aslında o bununla sevdiği insanın gururunu incitmek istememişti.

Onun için ‘birazcık düşünceli olup montumu tutsan nolur ki sanki' cümlesiyle

‘montumu benim için tutar mısın lütfen' cümlesi aynı

ve o bunun yanlış anlaşılacağını aklının ucundan bile geçirmemişti.

Uzun lafın kısası Her iki taraf da partnerinin, beyninin nasıl çalıştığının farkında olursa, aralarında çıkabilecek kavgayı rahatlıkla önleyebilirler

Çoğunuz ben niye davranış ve düşüncelerimi değiştirmeliyim ki? Karşımdakı değişsin diye düşünebilir.

‘Siz kendinizi değiştiremeyecek kadar güçsüzseniz,

karşınızdakini nasıl değiştirebilirsiniz ki?'

Videoyu begenmeyi, kanala abone olmayi ve baskalari ile paylasmayi unutmayin.


İlişkiyi yürütemiyorsun, çünkü bu 3 şeyi bilmiyorsun...

Fuat, diş macununun ağzını yine açık bırakmışsın, ben kapattım. Fuat, you left the mouth of the toothpaste open again, I closed it. Eee? Ne var bunda ? Eh? What's wrong with that ?

Ne demek ne var bunda ? Bu dağınıklığına ne zaman son vereceksin? What does that mean? When will you end this mess?

Hep böyle yapıyorsun. Bıktım senin arkanı toplamaktan. You always do this. I'm tired of getting your back.

: Şaka yapıyorsun di mi? Ne dağınıklığımı gördün ki ? : Are you kidding? What mess did you see?

Çayımı içtikten sonra bardağımı bile kendim mutfağa götürüp bulaşık makinesine yerleştiriyorum ki, After drinking my tea, I even take my glass to the kitchen and place it in the dishwasher.

sana zahmet olmasın diye. so that it doesn't bother you.

Yaaa tabi. Geçenlerde de işe gittiğinde odanın ışığını açık bırakıp gitmişsin.

Tek istediğim arada bir sen de bir işin ucundan tutsan.

Dalga mı geçiyorsun sen? Yani ben hiçbir şey yapmıyor muyum? Biraz insafın olsun.

Her şey yapıyorum senin için. Ne zaman bir şey istedin de yapmadım.

Yazıklar olsun yaa. Ne kadar da nankör birisin sen.

Bana sesini yükseltme. Ben sana bağırıyor muyum? Biraz sinirlerine hakim olmayı öğren. Allah aşkına bende sinir mi bıraktın.

Sesini alçalt komşular duyacak. Zaten senin yüzünden konu komşuya rezil olduk. Dalga mı geçiyorsun? Önce beni delirtiyorsun, sonra da alçak sesle konuş, rezil olduk diyorsun.

Ben deli miyim kendi kendime bağırayım? Bağırttırma beni, ben de bağırmayayım. Hiç medeniyyetin yok senin. Ne diyeyim. Medeniyet insanın içinden gelmeli.

Sana bu yastan sonra öğretecek halim yok ya. I'm not in the mood to teach you after this age.

Bu tartışma böyle devam ederse, hayatta sonu gelmez.

Saatlerce devam eder ve kavga gittikce büyür. En iyi ihtimalle,bu kavga, sonunda her iki tarafın ya da bir tarafın ağlaması veya pişman olmasıyla,

ilişkinin yıpranması,aradakı sevgi saygının yok olması ve uzun süre tarafların küs kalmasıyla sonuçlanır. En kötü durumdaysa böyle kavgalar boşanmaya kadar bile gidebilir.

Bu sadece video için düşündüğümüz bir örnekti.

Hepimiz eşimiz, nişanlımız veya sevgilimizle bu ve buna benzer konularda tartışırız.

Kavgalarımızın sebebine bakarsak, bir çoğununun aslında sadece kendi egomuzu tatmin etmek ve

karşımızdakine galip gelmek amacıyla incir cekirdegini doldurmayacak sebeplerden ortaya çıktıgını görürüz.

Bir şeyi eklememde fayda var. Videoda her defasında ‘Eş, nişanlı ve ya sevgili' kelimelerini tekrarlamamak icin partner kelimesini kullanacağım.

Partnerimizle olan ilişkimizi korumak için en iyikitaplardan biri olan John Gray'in ‘Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten' kitabı hakkında konuşmak istiyorum.

. Kitap yazıldıktan sonra dünyanın en çok satan kitaplarından biri olmuş ve zamanında boşanma oranının

azalmasına bile yardimci olduğu söyleniyor.

Kitabın ana mesajı şu: Erkekler ve kadınlar yaradilis itibariyle çok farklılar

ve her ikisinin de kafaları farklı çalışır.

Kadınların partnerleriyle ilgili en çok şikayet ettiği şey : “Beni dinlemiyorsun”dur. The thing that women complain about the most about their partners is: "You are not listening to me".

Erkeklerin partnerleriyle ilgili en çok şikayet ettiği şeyse:

“Lafı çok uzatıyorsun, direk sonuca gel.” anlamindaki düşüncelerdir.

Erkek beyniyle kadın beyni arasında farktan bahsedersek, erkek beyni sorun çözmeye odaklı.

Çünkü erkekler doğaları itibariyle kendilerinin becerikli ve zeki olduğunu göstermeye çalışır ve bütün hareketleri de

ister istemez buna hizmet eder

O yüzden onlara anlatılanlara göre çözüm bulmaya çalışırlar.

Kadınlar içinse duygular önemli ve onlar için partnerinin onu anlaması, empati yapabilmesi, duygusal anlamda

destek olması ve ilgi göstermesi soruna hemen çözüm bulmaktan daha önemli.

Sorun da tam burda başlar.

Diyelim ki, kadın, partnerine : Yaa biliyormusun bu gün ne oldu? Çamaşırları makineye attım.

Şimdi yıkayayım da sabaha kadar kurusun diye.

2 saat sonra fark ettim ki, çamaşır makinesinin sesi gelmiyor. Bir baktım bütün oda su içinde.

Makine bozulmuş içindeki bütün su dışarıya taşmış. Baya bir uğraştım oraları temizlemek için.

Allah'tan alt kata sızmadi.

Erkek cevap verir: Tamam sıkıntı yok, ustaya bir telefon açayım da gelsin tamir etsin.

Olmazsa yarın sabah gelir yapar.

Kadın: Evet gelir gelmesine de ben o kadar yoruldum, hatta yorgunluktan ağlayacaktım,

kendimi oyle çaresiz hissettim ki

Erkek:Yazdım artık ustaya, cevap yazar birazdan. Bir daha böyle bir durum olduğunda hemen söyle ki

geciktirmeden ustayı çağıralım gelsin halletsin.Niye bu kadar geç söyledin ki bana.

Kadın: Usta çağır diye anlatmadım ben sana bunu. Sadece ne kadar çok yorulduğumu anlatmaya

çalışıyordum. Neyse yaa seninle de bir şey konuşulmuyor. Zaten beni hiç bir zaman dinlemiyorsun.

Dikkat ettiyseniz, kadın duygularını anlatmak , o an yaşadığı hisleri paylaşmak istiyor,

ama ne kadar çalışsa da, erkek beyni otomatik olarak o sorunu çözmeye odaklanıyor.

Aslında o an Erkek beyni söylenenlerin çoğunu filtreliyor ve her küçük detayı aklında tutamıyor.

Kadın ise erkeğin detaylar hakkında herhangi bir tepki göstermeyişini ona duygusal olarak destek

olunmadığına yoruyor, ‘Partnerim beni dinlemiyor' diye düşünüp sinirleniyor.

Erkek : ‘Şuna bak yaa ben bunu düşünüyorum,

O ise buna saygi duyup teşekkür etmek yerine bana sinirleniyor.

Ne diye o zaman bana anlatıyorsun ki.

Git o zaman kendi sorununu kendin çöz demek lazım böylesine” diye düşünüyor.

Böyle durumlarda kavga çıkmaması için her iki taraf, karşı tarafın beyninin nasıl çalıştığı hakkında

bilgi sahibi olmalı ve bu durumu anlamaya çalışmalı.

Böyle durumlarda kadın, partnerinin sıradan bir erkek beynine sahip olduğunu yani sorunları çözmeye

odaklandığını düşünerek bunu kabullenir ve sinirlenmezse,

erkek de partnerinin duygusal desteğe ihtiyacı olduğunu anlar ve videonun başındakı örnekteki gibi konuşmak

yerine, ona sarılarak öperse ve ‘ canım benim kıyamam ben sana bu gün demek çok yoruldun' dese,

o zaman tatsız bir durum ortaya çıkmayacak. Hem erkek hem de kadın kendisini mutlu hissedecek.

Peki erkeklerin bir sorunu olduğunda kadın partnerine nasıl davranmalı?

Önce de söylediğim gibi erkekler kendilerinin daha güçlü, daha becerikli ve

daha zeki olduklarını kanıtlamaya çalışırlar.

Bu yüzden erkeğin bir sorunu olduğunda çoğu zaman yalnız kalıp düşünmek ister.

Bir çözüm bulduğunda ise bunu partnerine anlatıp buldugu çözüm yolunun ne kadar müthiş olduguyla ilgili

onay almak ister.

Bir çözüm bulamadığındaysa, biraz ara verip kafa dağıtmak ister.

Bu arada ya televizyon izler, ya herhangi bir arkadaşını arayıp onunla buluşur veya herhangi bir oyun oynar vs.

Böyle durumlarda önemli olan şu ki, erkek dalgın gözüktüğünde ‘neyin var' sorusuna

‘bir şeyim yok merak etme' cevabını veriyorsa, kadın hatta sorunun ne oldğunu bilse bile,

çözüm yolu önerirken dikkatli olması gerekir.

çünkü çoğu zaman erkek, bunu bilinçaltında ‘demek partnerim benim zekama ve becerime inanmıyor'

diye algılıyor ve bu yüzden sinirleniyor

Bu durum erkeklerin az da olsa gururunu incitebiliyor.

Bu yüzden böyle durumlarda, erkek, partnerinin aslında onun zeka ve becerisine güvenmediğinden değil, sadece ona yardım etmek istediğinden çözüm önerdiğini anlamali, kadın ise erkeği bi kaç saatlik yalnız bırakarak

ona düşünmesi için zaman tanimali.

2\. önemli farksa, erkek ve kadının konuştuğu dil farkıdir. Bi erkek bir şey söylediğinde onu gerçek anlamında kullanır. Kadınlarsa konuşarken çoğu zaman dolaylı anlatımı tercih ederler. Daha doğrusu, erkek kadının ne söylemek istediğini tam olarak anlayamadığından söylenileni olduğu gibi anlar ve

bu nedenle partnerler arasında kavga çıkar.

Birkaç örnek üzerinden bu durumu anlamaya çalışalım.

Diyelim ki kadın: Artık bir işe yara. Bana hiç yardımcı olmuyorsun diyor.

Aslında Kadının söylemek istediği şu: Şu şey için bana yardımcı olursan, çok iyi olur. Ve kullandığı o ‘hiç' kelimesi aslında partnerinin ona şimdiye kadar yaptığı yardımları unuttuğunu göstermiyor.

O, hiç kelimesini kullanırken söylediğini daha fazla vurgulamak için kullanıyor ve

erkeğin bunu bir haksızlık olarak algılayacağını ve bununla da onu inciteceğinin farkında bile değil.

Ya da diyelim ki kadın ‘Artık beni sevmiyorsun' diyor.

Erkek bunu söylendiği gibi anlıyor ve kendi kendine düşünüyor:

Şimdiye kadar onun için yaptığım fedakarlıkların hiç mi farkında değil?

Kadınınsa aslında soylemek istediği şey:

Şu an senin benimle ilgilenmene ihtiyacım var, bana zaman ayır.

Ya da diyelim ki kadın ve erkek birlikte bir yere gidecekler.

Kadın : Nerdeyse hazırım diyor.

Erkekse haa tamam 2 dakikaya hazır olur o zaman diye düşünüp ayakkabısını giyiyor.

Ama bir kadın için ‘nerdeyse hazirim' lafi belki 10 dakika, belki de yarım saat anlamına gelir.

Başka bir örnek daha vereyim. Mesela bir kavgadan sonra: ‘Tamam affettim seni, unuttum gitti.

Bu konu kapandı' deniyor.

Genelde erkek bunu söylediyse, gerçekten o konu onun için bitmiştir ve bir daha asla bu konuya geri dönmez.

Fakat kadın bunu söylediğinde demek istediği: Şimdilik bu konu hakkında konuşmaktan yoruldum.

Şuan icin kapatalım. Fakat bundan sonrakı her kavgamızda dönüp dolaşıp bu mevzuyu senin yüzüne

vurmayacağım anlamına gelmiyor. Hazır ol. Görürsün sen gününü'.

3\. önemli olan şey de; Kadınlar hep partnerlerinin onların istediği şeyi yapmalarını isterler, üstüne partnerleri bunu kendileri bulup yapsın isterler.

Yani istedikleri şeyleri kendi ağızlarıyla söylemek istemezler

O yüzden bir kadın bir şey istediğinde bunu sanki partnerini eleştiriyormuş gibi söyler.

Bir erkek içinse bu durum, önceden de belirttigim sebeplerden dolayı erkeğin gururuna dokunur,

bu da partnerler arasında sonu gelmeyen sorunlara yol acar.

Mesela, çiftimiz bir yere gidiyor, erkek montunu giymiş, kadın da montunu giymeye hazırlanıyor.

Kadın, erkeğin onun için montunu tutmasını istiyor.

Çoğu zaman kadın; ‘Montumu tutabilirmisin lütfen' şeklinde cümle kurmaz.

Tam tersi: ‘Birazcık düşünceli olup montumu tutsan nolur ki sanki' diyor.

Erkek de otomatik olarak partnerim için ne yaparsam yapayım onu memnun edemiyorum diye düşünüyor

ve bir bıkkınlık küskünlük hissetmeye başlıyor.

. Bu yüzden kendisini savunmak amaciyla tartışmaya başlıyor.

Niye böyle diyorsun. Ben senin için bu kadar şey yapıyorum, ama sen onların hiçbirini görmüyorsun.

Ne diye azarlıyorsun ki vs. diyor. Kadınsa erkeğin neden sinirlendiğine anlam veremiyor.

Çünkü aslında o bununla sevdiği insanın gururunu incitmek istememişti.

Onun için ‘birazcık düşünceli olup montumu tutsan nolur ki sanki' cümlesiyle

‘montumu benim için tutar mısın lütfen' cümlesi aynı

ve o bunun yanlış anlaşılacağını aklının ucundan bile geçirmemişti.

Uzun lafın kısası Her iki taraf da partnerinin, beyninin nasıl çalıştığının farkında olursa, aralarında çıkabilecek kavgayı rahatlıkla önleyebilirler

Çoğunuz ben niye davranış ve düşüncelerimi değiştirmeliyim ki? Karşımdakı değişsin diye düşünebilir.

‘Siz kendinizi değiştiremeyecek kadar güçsüzseniz,

karşınızdakini nasıl değiştirebilirsiniz ki?'

Videoyu begenmeyi, kanala abone olmayi ve baskalari ile paylasmayi unutmayin.