×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Turkish YouTube, Daha iyi öğrenmek için SODTİ tekniği

Daha iyi öğrenmek için SODTİ tekniği

İstesek de istemesek de sürekli bir şeyler öğreniyoruz.

Beynimiz hiç durmuyor.

Ayrıca durmak filan da istemiyor.

Geçenlerde sevdiğim YouTuber'lardan biri olan Vsauce bir deney yapmak için kendisini bir odaya kapattı ve dış dünya ile olan tüm irtibatını kesti.

Bu deney için kullandığı oda...

tamamen...

beyazdı.

BEMBEYAZ

Amacı bu odada beynine gelen tüm sinyalleri, uyarıları engellemekti.

Bir çeşit beynini durdurma çabası.

Sonucunu kendiniz izlersiniz.

Bizim konumuzla olan ilgisi ise şu: böyle bir şeyi sakın ama sakın evde tek başınıza denemeyin.

Çünkü beyni durdurabilmek mümkün değil. O sürekli öğrenmek zorunda. “Beynim almıyor” diye onu suçlayamayız.

Bugün sizlere beyninizi geliştirmek, daha iyi öğrenmenizi kolaylaştırabilmek için yepyeni bir teknikten bahsedeceğim.

"SODTİ" tekniğinden.

Ve bu teknik 5 adımdan oluşuyor.

-One (Bir) -One (Bir) -One (Bir)

ÖNCE SEV.

Her şey sevmekle başlar.

Hani derler ya “eğer sevdiğin işi yaparsan, ömür boyu çalışmazsın” diye.

İşte kim söylediyse bunu çok doğru söylemiş.

Bir dahaki sefere çalışman gerektiğinde böyle düşün.

Sanki sevgilinle buluşacakmış gibi.

Peki ya sevgilinin yüzü karmakarışık bir matematik formülü gibiyse?

Çok ayıp.

Güzellik dışta değil içtedir.

Her ne olursa olsun yine de onu sevmeyi öğrenmek gerekir.

Bu adımın ana fikri: “Başarılı olmak için ya sevdiğin şeyleri keşfetmen ya da sahip olduklarını sevmeyi öğrenmen gerekir.”

-Two (İki) -Two (İki) -Two (İki)

Sonra OKU

Klasik bir münazara konusu.

Yetenek mi önemli yoksa çalışmak mı önemli ?

OKUMAK önemli.

Ancak okuyarak büyütebilirsin insanlık ağacını.

Bununla ilgili bir hikaye anlatayım şimdi size.

Zamanın birinde bir satranç oyuncusu varmış.

Adına ne diyelim ?

Bobby olsun.

İşte bu Bobby, yetenekliymiş yetenekli olmasına ama öyle olağanüstü biri de değilmiş.

Sonra birgün, yaklaşık 12 yaşlarında iken birden bire ortadan kaybolmuş ve bir yıl boyunca ortalıklarda gözükmemiş.

13 yaşında sahalara, daha doğrusu tahtalara geri döndüğünde birdenbire parlamış.

Amerika'nın en başarılı satranç oyuncusu haline gelmiş. Evet Bobby Ficher'dan bahsediyorum.

*Mat

Şimdi hepimiz o 1 yıl boyunca onun ne yaptığını merak ediyoruz değil mi?

OKUMUŞ.

Hem de 1800'lü yılların bulabildiği tüm satranç kitaplarını.

Eskilerin her türlü numarasını öğrenmiş.

Onun kadar okumayan rakipleri, o muhteşem açılış hamlelerini görünce şaşkına dönmüşler.

Üstelik sadece İngilizce, kendi dilinde yazılmış kitapları da okumamış.

Rus satranç dergilerini karıştırmaya başlamış ve bunun için gerekli olan Rusça'yı da öğrenmiş. Çünkü onun zamanında satrançta en başarılı ilk 20 ismin hepsi de Rusmuş.

Yani sadece kitap okumamış, en iyileri okumuş, onları çalışmış.

Bu adımın ana fikri: “Beşikten mezara kadar oku.”

Hatta mezardan sonra da oku!

-Merhaba.

-Ben Peter.

-Nerelisin ?

Memleketin yani

-Şşşşşşşşşşşşşşşşşş

-Three (Üç) -Three (Üç) -Three (Üç)

BOL BOL DENE

Yap!

En sevdiğim fiillerden biri ve ünlü halk ozanımız Shia Labeouf'un söylediği gibi

-Do it (Yap)

-Yalnızca yap.

Yapıcı ol.

Zor olduğunu biliyorum.

Ama nasıl yapılacağını da biliyorum.

DENEYEREK

Denemeden hiçbir şey yapamazsın !

Suya girmeden yüzmeyi öğrenemezsin.

-Bu yüzden sadece yap.

Nitelik için niceliğin, kalite için kantitenin gerektiği bir adım bu.

O yüzden bol bol dene diyorum çünkü dokuz denemeden sonra, onuncusunda başaracağını biliyorum.

Önemli şeyleri başaran insanlar, kaşifler, mucitler uzaylı falan değiller.

Hepsi de senin benim gibi birer insan.

Bir şeyleri denemekten çekinmeyen, korkmayan cesur insanlar.

Ne kadar çılgınca olursa olsun, ne kadar iddialı görünürse görünsün, DENEMİŞLER.

Bir zamanlar bunu sende yapmıştın hatırlasana.

Emeklerken bir de ayağa kalmayı denemek istemiştin.

Ve... başaramamıştın.

Defalarca deneyip, her seferinde düştükten sonra nihayet bir gün yürümeye başladın.

Basit denemelerle başla.

Mesela romancı mı olmak istiyorsun ? Hiçbir zaman roman yazabileceğini düşünmeyen Hemingway gibi yap.

Önce hikayeleri dene.

Sinemacı mı olmak istiyorsun ? Spielberg gibi yap. Kısa filmler çekerek başla.

Düşünme, sadece yap....

demiyorum.

Çünkü önce bilmeden, düşünmeden bir şeyleri yapmaya kalkarsan, sonun şöyle olur...

Düşünme aşamasını, ''SODTİ'' tekniğinin, ikinci adımında yani okurken geçmiştik ama teori de bir yere kadar.

Bu öğrendiklerini, okuduklarını, gerçek hayatta pratiğe dökmezsen, teorik bir hayat yaşarsın, teoride yaşarsın!

Bu adımın ana fikri: "Bir şeyi anlamanın tek yolu DENEMEKTİR"

-YAP!

-Sadece.....

-YAP!

-Four (Dört) -Four (Dört) -Four (Dört)

Sık sık TEKRARLA.

İlk üç adımı attıktan,

ilk üç aşamayı tamamladıktan sonra, artık bunları tekrar etmekten başka bir şeye gerek yok.

Sevgini TAZELE, çokça OKU, bol bol DENE ve sonra başa dön, hepsini TEKRARLA.

Aynı şablonu başka konulara da uyarlayabilirsin.

O konuyu da sevmeye çalış, sonra hakkında bol bol oku ve denemeler yapmaya başla.

Şimdi size başka bir hikaye,

hayatı boyunca 9 bin kez atış kaçırmış olan bir basketçinin hikayesi.

üç yüz kez maç kaybetmiş üstelik bunlardan yirmi altı tanesinde atacağı basket oyunu kazandırmasına yol açacakken, atamamış.

Anlayacağınız defalarca kaybetmiş ve o yüzden başarılı olmuş.

Michael Jordan'dan bahsediyorum.

Tüm zamanların en iyi basketbol oyuncusu.

Olmanın sırrı ne ?

-Meşhur sıçrama yeteneği mi ?

-Hayır.

-Saç kesimi mi ?

-Hayır.

-Ayakkabıları mı?

-Hayır.

-Ekstra uzun şortları mı ?

-Hayır.

-Ayakkabıları mı ?

-Hayır.

-Çorapları mı?

-Hayır.

-Yoksa ayakkabıları mı ?

-Ayakkabı -ayakkabı -ayakkabı -ayakkabı

İşin sırrı pratik yapmak.

Egzersiz, idman.

Her hareketi defalarca tekrar etmek.

Sadece iyi bir sporcu olmak için değil, her konuda iyi olmak için tekrar etmek gerekiyor.

İyi bir konuşmacı mı olmak istiyorsunuz ? Bol bol prova yapmalısınız.

Dil öğrenmek için aynı kelimeleri tekrar tekrar söylemelisiniz.

Hedefiniz ne olursa olsun o hedefe ulaşmak için gereken şeyi her gün tekrar etmek gerekiyor.

Bu adımın ana fikri: "Tekrar çarpılarından oluşmuş bir zincir yap ve o zinciri hiç kırma."

-Five (Beş) -Five (Beş) -Five (Beş)

Arada bir izle.

İtiraf edeyim bu aşamayı biraz zorlayarak ekledim çünkü sadece SODT diye bir teknik olsaydı bunu akılda tutmak ve telaffuz etmek çok zor olacaktı o yüzden sonuna bir de "İ" ekleyeyim dedim.

Çok da güzel oldu.

"İZLE"

Şaka bir yana bir şeyleri öğrenmek için bu adım da en az diğerleri kadar çok önemli.

''İZLE'' derken kendi yaptıklarını izlemekten bahsediyorum.

Denemelerin işe yarıyor mu ?

Bunu ölç.

Okudukların yeterli oluyor mu ?

Değerlendir.

Doğru şeyleri mi okuyorsun ?

Karar ver.

Kısaca "gelişimini takip et, izle."

Çılgınca sevmene, binlerce kitap okumana, çokça denemene ve tekrar üstüne tekrar yapmana rağmen,

bütün bunları eğer yanlış bir amaç uğruna ve yanlış bir yerde yapıyorsan neye yarar ki ?

İşte bu yüzden, kendini izlemen de lazım.

Bugün kişisel gelişim dünyasının guruları gibi bir akrostiş uydurdum.

Aslına bakarsanız işin cila kısmıydı bu ama anlattığım şeyler gerçekten inandığım ve hayatımda uygulamaya çalıştığım şeylerdi.

O yüzden hararetle tavsiye ediyorum ve eminim bunun dışında da başka öğrenme teknikleri vardır.

Açıkçası bende bunları sizlerden öğrenmek istiyorum o yüzden yorumlar kısmına bu teknikleri,

bildiğiniz teknikleri, kendinizin de faydalandığında başarılı olduğunu düşündüğünüz teknikleri benimle de paylaşırsanız çok sevinirim.

Yalnız bazen böyle "beynim yandı" falan gibi yorumlar yapıyorsunuz.

Böyle yorumları yapmadan önce lütfen bir kere daha düşünün. Çünkü gerçekten beyninizin yanması için,

3 gün boyunca, bembeyaz bir odada, tek başınıza kalmanız gerekiyor.

Ayrıca kanalıma yeni abone olanlar için, belki bilmiyorlardır kaçırmışlardır diye hatırlatmak istediğim iki video dizisi var geçen yıl yapmıştım.

Takip edenler hatırlayacaktır.

OKU ve İZLE

Gerçi buradaki izlemenin anlamı birazcık daha farklı.

Yoksa değil mi ?


Daha iyi öğrenmek için SODTİ tekniği

İstesek de istemesek de sürekli bir şeyler öğreniyoruz. Whether we like it or not, we are constantly learning something.

Beynimiz hiç durmuyor. عقلنا لا يتوقف أبداً Our brain is not stopping.

Ayrıca durmak filan da istemiyor. بالإضافة إلى ذلك فإنه لا يريد التوقف Furthermore, it don't want to stop.

Geçenlerde sevdiğim YouTuber'lardan biri olan Vsauce bir deney yapmak için kendisini bir odaya kapattı ve dış dünya ile olan tüm irtibatını kesti. أحد قنوات اليوتيوب التي كنت أحبها في السابق هي قناة Vsauce والتي قام صاحبها بحبس نفسه في غرفة وقطع صلته بالعالم الخارجي من أجل إجراء تجربة Recently, Vsauce who one of the Youtuber I love, he kept himself in a room and isolated from outer world for make an experiment

Bu deney için kullandığı oda... هذه الغرفة التي يستخدمها من أجل التجربة The room which he using for this experiment is...

tamamen... تماماً completely...

beyazdı. white.

BEMBEYAZ ناصعة البياض EXTREMELY WHITE

Amacı bu odada beynine gelen tüm sinyalleri, uyarıları engellemekti. وكان هدفه أن يعيق كل الإشارات والتنبيهات القادمة إلى ذهنه. His purpose was the blocking the signals and alerts which come from brain.

Bir çeşit beynini durdurma çabası. كنوع من بذل جهد لإيقاف ذهنه. A kind of effort stopping the brain.

Sonucunu kendiniz izlersiniz. ستشاهدون نتيجته بأنفسكم You can watch the result.

Bizim konumuzla olan ilgisi ise şu: böyle bir şeyi sakın ama sakın evde tek başınıza denemeyin. علاقة بموضوعنا كالآتي: ( حذار أن تجربوا شيئاً كهذا في بيتكم لوحدكم. ) The interest with our topic is ,do not try to do something like this at home when you are alone.

Çünkü beyni durdurabilmek mümkün değil. O sürekli öğrenmek zorunda. “Beynim almıyor” diye onu suçlayamayız. لأنه لا يمكن إيقاف المخ، إنه مجبر على التعلم بشكل مستمر. لا تتهم عقلك قائلاً إنه لا يستوعب. Because it is not possible to stop brain. It has to learn continuously. We can not blame our brain on "My brain cannot learn."

Bugün sizlere beyninizi geliştirmek, daha iyi öğrenmenizi kolaylaştırabilmek için yepyeni bir teknikten bahsedeceğim. اليوم سنتحدث معكم عن تقنية حديثة من أجل تسهيل تعلمكم أكثر وكذلك تطوير ذهنكم. Today I will talk about a brand-new technique for develop your brain and making easy to learn well

"SODTİ" tekniğinden. تقنية " "SODTİ". "SODTI" Technique

Ve bu teknik 5 adımdan oluşuyor. وهذه التقنية تتكون من ٥ خطوات. This technique consists of 5 steps

-One (Bir) -One (Bir) -One (Bir) One (واحد) -One (واحد) -One (واحد) -One -One -One

ÖNCE SEV. في البداية أحبب SEV (LOVE FIRSTLY)

Her şey sevmekle başlar. كل شيء يبدأ بالحب Everything starts with love

Hani derler ya “eğer sevdiğin işi yaparsan, ömür boyu çalışmazsın” diye. إنهم يقولون إن: " إذا كانت تمارس عملاً تحبه فإنك لن تعمل العمر كله." As people say "If you do job which you love, you will not work for your entire life"

İşte kim söylediyse bunu çok doğru söylemiş. أياً كان من قالها فإنه قد أصاب الحقيقة. Whoever said that, he said it right.

Bir dahaki sefere çalışman gerektiğinde böyle düşün. في المرة القادمة حينما تكون مضطراً للعمل فكر هكذا. Next time, think like that if you need to work

Sanki sevgilinle buluşacakmış gibi. كأنك سوف تلتقي بمن تحب. Like would meet with your lover.

Peki ya sevgilinin yüzü karmakarışık bir matematik formülü gibiyse? إذن لو كان وجه من تحب شديد التبعثر مثل معادلة رياضية ؟ If your lover's face is like a complex math formula?

Çok ayıp. عيب جداً. So shame

Güzellik dışta değil içtedir. الجمال ليس في المظهر الخارجي بل في الباطن. Beauty is not on the outside on the inside

Her ne olursa olsun yine de onu sevmeyi öğrenmek gerekir. مهما حدث فلابد من تعلم كيفية حبه. Even so it necessary to should learn love it under any circumstances

Bu adımın ana fikri: “Başarılı olmak için ya sevdiğin şeyleri keşfetmen ya da sahip olduklarını sevmeyi öğrenmen gerekir.” الفكرة الرئيسية لهذا الرجل: " من أجل أن تكون ناجحاً إما أن تكتشف الأشياء التي تحبها وإلا يجب عليك أن تحب ما لديك." This step's main idea is "It necessary to should discover what you love or love what you have for success"

-Two (İki) -Two (İki) -Two (İki) -Two (اثنان) -Two (اثنان) -Two (اثنان) -Two -Two -Two

Sonra OKU بعد ذلك اقرأ After, OKU(READ)

Klasik bir münazara konusu. موضوع كلاسيكي للمناقشة A classical discussion topic

Yetenek mi önemli yoksa çalışmak mı önemli ? هل المهارة هي الأهم أم العمل هو الأهم؟ Which is important: talent or working?

OKUMAK önemli. القراءة هي المهمة. READING is important

Ancak okuyarak büyütebilirsin insanlık ağacını. لا يمكن إنماء شجرة الإنسانية إلا بالقراءة. Only, you can develop yourself with reading

Bununla ilgili bir hikaye anlatayım şimdi size. فلأقص عليكم قصة متعلقة بهذا الموضوع. I will tell a story about this now.

Zamanın birinde bir satranç oyuncusu varmış. يحكي أنه في أحد الأزمنة كان هناك لاعب شطرنج. In time there was a chess player

Adına ne diyelim ? ماذا نسميه ؟ What do we call it?

Bobby olsun. فليكن اسمه Bobby. Bobby

İşte bu Bobby, yetenekliymiş yetenekli olmasına ama öyle olağanüstü biri de değilmiş. كان Bobby صاحب مهارة لكنه لم يكن شخصاً لديه مهارات فائقة. So, this Bobby was very talent but not extraordinary person.

Sonra birgün, yaklaşık 12 yaşlarında iken birden bire ortadan kaybolmuş ve bir yıl boyunca ortalıklarda gözükmemiş. ثم في يوم من الأيام حينما كان عمره اثنتى عشر عاماً اختفى فجأة ولم يظهر لمدة عام. Then one day, while it was nearly he was 12 disappeared suddenly and didn't show itself for a year

13 yaşında sahalara, daha doğrusu tahtalara geri döndüğünde birdenbire parlamış. في عامه الثالث عشر عندما عاد للساحة أو بتعبير أصح إلى العرش سطع نجمه فجأة. When he was 13 he suddenly shined when he have turned back

Amerika'nın en başarılı satranç oyuncusu haline gelmiş. Evet Bobby Ficher'dan bahsediyorum. فقد أصبح أنجح لاعب شطرنج أمريكي. نعم أنا أتحدث عن Bobby Ficher. It became the best chess player in America. Yes I am talking about Bobby Ficher

*Mat *Checkmate

Şimdi hepimiz o 1 yıl boyunca onun ne yaptığını merak ediyoruz değil mi? إننا الآن جميعاً لدينا فضول حول ما كان يصنعه طيلة ذلك العام. So all of us wonder what did he do in this 1 year is that so?

OKUMUŞ. لقد كان يقرأ HE READ

Hem de 1800'lü yılların bulabildiği tüm satranç kitaplarını. لقد قرأ كل ما استطاع العثور عليه من كتب شطرنج القرن الثامن عشر. As well as, all of 1800s book which he can find

Eskilerin her türlü numarasını öğrenmiş. لقد تعلم كل أنواع ألاعيب القدامى. Learned the all kind of tricks of the ancients

Onun kadar okumayan rakipleri, o muhteşem açılış hamlelerini görünce şaşkına dönmüşler. منافسوه الذين لم يقرئوا هذا القدر من الكتب دهشوا عندما رأوا حركاته الافتتاحية. His rivals which didn't read as much as he, when they saw the opening moves they were surprised.

Üstelik sadece İngilizce, kendi dilinde yazılmış kitapları da okumamış. وفوق كذلك فإنه لم يقرأ الكتب التي كتبت بلغته الأم. Also, he didn't read only English which is native language of him

Rus satranç dergilerini karıştırmaya başlamış ve bunun için gerekli olan Rusça'yı da öğrenmiş. Çünkü onun zamanında satrançta en başarılı ilk 20 ismin hepsi de Rusmuş. لقد بدأ بإثارة مجلات الشطرنج الروسية ولهذا السبب فقد تعلم اللغة الروسية اللازمة له لأنه في عصره كان لاعبو الشطرنج العشرون الأكثر نجاحاً جميعهم من الروس. He was start read Russian magazines and learned enough Russian for this. Because in his season the Top 20 name of Chess were all of Russian

Yani sadece kitap okumamış, en iyileri okumuş, onları çalışmış. مما يعني أنه فقط لم يقرأ الكتب بل قرأ أفضلها وطبقها. So, he didn't read book only, he read the bests, studied them

Bu adımın ana fikri: “Beşikten mezara kadar oku.” الفكرة الأساسية لهذا الرجل: " اقرأ من المهد إلى اللحد." This step's main idea is "Read from birth to death"

Hatta mezardan sonra da oku! اقرأ حتى بعد اللحد ! Even, read after death.

-Merhaba. أهلاً -Hello

-Ben Peter. أنا بيتر. -I'm Peter

-Nerelisin ? من أين أنت ؟ Where are you from?

Memleketin yani ما هو وطنك ؟ Originally?

-Şşşşşşşşşşşşşşşşşş شششششششش -Şşşşşşşşşşşşşşşşş

-Three (Üç) -Three (Üç) -Three (Üç) -Three (ثلاثة) -Three (ثلاثة) -Three (ثلاثة) -Three -Three - Three

BOL BOL DENE جرب كثيراً كثيراً ABUNDANTLY DENE (TRY IT)

Yap! اعمل ! Do it!

En sevdiğim fiillerden biri ve ünlü halk ozanımız Shia Labeouf'un söylediği gibi من أكثر الأفعال التي أحبها وكما قالت شاعرتنا الشعبية المشهورة Shia Labeouf Verb which one of the I love and as said Shia Labeouf which is our famous minstrel

-Do it (Yap) -Do it (افعلها) -DO IT!

-Yalnızca yap. فقط افعلها ! -JUST DO IT!

Yapıcı ol. كن صاحب فعل. Be constructive.

Zor olduğunu biliyorum. أعلم أنه صعب. I know it is harsh

Ama nasıl yapılacağını da biliyorum. لكنني أعلم أيضاً كيف سيتم فعله. But I know how it has to do

DENEYEREK بالتجربة WITH TRY

Denemeden hiçbir şey yapamazsın ! بدون تجربة لا تستطيع فعل أي شيء ! You can not do anything without try!

Suya girmeden yüzmeyi öğrenemezsin. لا تستطيع تعلم السباحة بدون نزول الماء You can not learn swimming without enter to water.

-Bu yüzden sadece yap. ولذلك فقط افعلها. -SO, JUST DO IT.

Nitelik için niceliğin, kalite için kantitenin gerektiği bir adım bu. هذه خطوة واجبة من أجل إثبات الجودة وزيادة لكفاءة. This is a step which necessitate for quantity for quality, quality for quantity.

O yüzden bol bol dene diyorum çünkü dokuz denemeden sonra, onuncusunda başaracağını biliyorum. ولهذا أقول جرب كثيراً لأنه بعد إجراء تسع تجارب أعلم أنك سوف تنجح في المرة العاشرة. So, I say try a lot because I know you will succeed at tenth after nine attempts.

Önemli şeyleri başaran insanlar, kaşifler, mucitler uzaylı falan değiller. الناس التي نجحت في أشياء مهمة ليسوا مكتشفين أو مخترعين أو فضائيين. People who achieve some significant things, explorers, inventors are not alien.

Hepsi de senin benim gibi birer insan. جميعهم أناس مثلي ومثلك. They are human as you and me.

Bir şeyleri denemekten çekinmeyen, korkmayan cesur insanlar. أناس لا يخجلون من تجربة الأشياء وكذلك شجعان لا يخافون. The people who is not hesitant to try, who is brave which is don't scare to try something.

Ne kadar çılgınca olursa olsun, ne kadar iddialı görünürse görünsün, DENEMİŞLER. مهما كان مجنوناً أو كان طموحاً فقد قاموا بالتجربة. No matter how crazy it is, how pretentious it looks, THEY HAVE TRIED.

Bir zamanlar bunu sende yapmıştın hatırlasana. فلتتذكر أنك فعلت هذا في وقت من الأوقات. Once upon a time, you too did it, remember.

Emeklerken bir de ayağa kalmayı denemek istemiştin. لقد أردت تجربة البقاء واقفاً على قدميك وأنت تبذل جهداً لذلك. You wanted to try stand up when you crawl

Ve... başaramamıştın. ولم تستطع النجاح. And... you have failed.

Defalarca deneyip, her seferinde düştükten sonra nihayet bir gün yürümeye başladın. جربت مرات ومرات وفي كل مرة بعد سقوطك استطعت في النهاية البدء في المشي. After trying many times and dropping it every time, you finally started walking one day.

Basit denemelerle başla. ابدأ بتجارب بسيطة. Start with simple experiments.

Mesela romancı mı olmak istiyorsun ? Hiçbir zaman roman yazabileceğini düşünmeyen Hemingway gibi yap. مثلاً هل تريد أن تصبح روائياً ؟ افعل كما فعل هيمنجواي الذي لم يفكر في يوم من الأيام أنه سيستطيع الكتابة. For example, do you want to be novelist? Try like Hemingway who think never can write novel.

Önce hikayeleri dene. في البداية جرب كتابة القصص. Try stories firstly.

Sinemacı mı olmak istiyorsun ? Spielberg gibi yap. Kısa filmler çekerek başla. هل تريد أن تصبح سينمائياً ؟ افعل كما فعل Spielberg . ابدأ بتصوير الأفلام القصيرة. Do you want to be film-maker? Try like Spielberg. Start with shoot short films

Düşünme, sadece yap.... لا تفكر. فقط افعل... I am not saying...

demiyorum. لا أقول Don not think, just do it.

Çünkü önce bilmeden, düşünmeden bir şeyleri yapmaya kalkarsan, sonun şöyle olur... لأنه في البداية إذا نهضت لفعل أشياء بدون معرفة أو تفكير سوف تكون نهايته هكذا. Because, if you try something before the learn something and thinking, your end will be like...

Düşünme aşamasını, ''SODTİ'' tekniğinin, ikinci adımında yani okurken geçmiştik ama teori de bir yere kadar. لقد تحدثنا عن مرحلة التفكير في تقنية ''SODTİ'' بينما نتحدث عن الخطوة الثانية وهي القراءة، لكن النظرية لها حدود معينة. We were talk about thinking step which is "SODTI"s second step but theory too has limit

Bu öğrendiklerini, okuduklarını, gerçek hayatta pratiğe dökmezsen, teorik bir hayat yaşarsın, teoride yaşarsın! ما تعلمته وقرأته إذا لم تطبقه في الحياة الواقعية سوف تعيش حياة نظرية، ستعيش داخل النظرية ! If you don't put into practice what you learned, you will live a theoretical life, you will live in theory

Bu adımın ana fikri: "Bir şeyi anlamanın tek yolu DENEMEKTİR" الفكرة الأساسية لهذا الرجل: " هناك طريقة واحدة من أجل فهمك لشيء ما وهي التجربة." This step's main idea is "The only way for understand something is TRYING"

-YAP! افعلها -DO IT!

-Sadece..... فقط -JUST DO IT!

-YAP! افعلها -DO IT!

-Four (Dört) -Four (Dört) -Four (Dört) -Four (أربعة) -Four (أربعة) -Four (أربعة) -Four -Four -Four

Sık sık TEKRARLA. كرر بين الحين والآخر Oftenly (TEKRARLA)REPEAT IT

İlk üç adımı attıktan, بينما تخطو أول ثلاث خطوات After complete three step

ilk üç aşamayı tamamladıktan sonra, artık bunları tekrar etmekten başka bir şeye gerek yok. بعد إكمال أول ثلاث مراحل وقتها لن يكون هناك داعي لأي شيء سوى التكرار. After complete three step no longer you don't need another things then repeating these steps.

Sevgini TAZELE, çokça OKU, bol bol DENE ve sonra başa dön, hepsini TEKRARLA. جدد حبك، اقرأ كثيراً، جرب مراراً، ثم عد للبداية من جديد وكررهم جميعاً FRESHEN your love, READ quite, abundantly TRY and turn back to the beginning, REPEAT all of them.

Aynı şablonu başka konulara da uyarlayabilirsin. تستطيع تطويع ذلك النمط في مجالات أخرى. You can adapt same template for other subjects too

O konuyu da sevmeye çalış, sonra hakkında bol bol oku ve denemeler yapmaya başla. حاول أن تحب الموضوع ثم ابدأ بالقراءة عنه كثيراً وخوض التجارب. Try to love that job, after, abundantly read about it and start make trying.

Şimdi size başka bir hikaye, الآن هناك حكاية أخرى لكم Now, I'll tell you another story,

hayatı boyunca 9 bin kez atış kaçırmış olan bir basketçinin hikayesi. قصة لاعب كرة سلة فوت تسعة آلاف رمية طيلة حياته. story of a basketballer who missed 9000 shoot for his entire life.

üç yüz kez maç kaybetmiş üstelik bunlardan yirmi altı tanesinde atacağı basket oyunu kazandırmasına yol açacakken, atamamış. ضيع ثلاثمائة مباراة وفوق ذلك في ست وعشرين مبارة منهم لم يستطع رمي الكرة التي كانت ستفتح الباب للفوز في المبارة. He lost matches 300 times. Also, in 26 of these matches, he couldn't shoot basket even if it would provide to win the game.

Anlayacağınız defalarca kaybetmiş ve o yüzden başarılı olmuş. لقد استوعبتم أنه خسر مرات ومرات ولهذا أصبح ناجحاً. As you will understand, he lost several times and therefore he was successful.

Michael Jordan'dan bahsediyorum. أنا أتحدث عن Michael Jordan. I am talking about Michael Jordan.

Tüm zamanların en iyi basketbol oyuncusu. أفضل لاعب كرة سلة لكل الأزمنة. The best basketball player of all time.

Olmanın sırrı ne ? ما هو سره كونه ذلك ؟ What's the secret of being the best?

-Meşhur sıçrama yeteneği mi ? هل هي مهارة قذفه للكرة المشهورة ؟ -Is it a vicious stunt?

-Hayır. لا -No more

-Saç kesimi mi ? هل هي قصة شعره ؟ -Is it a hair cut?

-Hayır. لا -No more

-Ayakkabıları mı? هل هو حذاؤه ؟ Is it the shoes?

-Hayır. لا -NO MORE

-Ekstra uzun şortları mı ? هل هو الشورت الطويل الخاص به ؟ Isn't it extra long shorts?

-Hayır. هل هو حذاؤه ؟ -No more

-Ayakkabıları mı ?

-Hayır. لا -No

-Çorapları mı? هل هي جواربه ؟ Are his short socks?

-Hayır. لا No Mars

-Yoksa ayakkabıları mı ? أم حذاؤه ؟ Money's gotta be the shoes.

-Ayakkabı -ayakkabı -ayakkabı -ayakkabı الحذاء- الحذاء-الحذاء- الحذاء -Shoe -Shoe -Shoe -Shoe

İşin sırrı pratik yapmak. سر المهنة هو ممارسة التطبيق. The secret of job is practise

Egzersiz, idman. التمرين، التدريب Exercise, training

Her hareketi defalarca tekrar etmek. تكرار كل حركة العديد من المرات. Repeating the all of movements tons of times.

Sadece iyi bir sporcu olmak için değil, her konuda iyi olmak için tekrar etmek gerekiyor. ليس فقط من أجل لاعب كرة سلة جيد، بل من أجل أن تكون جيداً في أي مجال لابد من التكرار. You should repeat, not just for being a good sport player, for being good at in every respect.

İyi bir konuşmacı mı olmak istiyorsunuz ? Bol bol prova yapmalısınız. هل تريد أن تصبح متحدثاً جيداً ؟ إذن لابد أن تمارس العديد من البروفات. You want to be a good speaker? You should do abundantly practise.

Dil öğrenmek için aynı kelimeleri tekrar tekrar söylemelisiniz. من أجل تعلم اللغة لابد أن تكرر قول نفس الكلمات أكثر من مرة. You must repeat the same words repeatedly to learn the language.

Hedefiniz ne olursa olsun o hedefe ulaşmak için gereken şeyi her gün tekrar etmek gerekiyor. مهما كان هدفك لكي تصل إليه فإن الشيء الواجب عليك فعله هو التكرار كل يوم. Whatever your goal is, to reach them you should repeat the thing that you should do.

Bu adımın ana fikri: "Tekrar çarpılarından oluşmuş bir zincir yap ve o zinciri hiç kırma." إن الفكرة الأساسية لهذا الرجل: " من التكرار اصنع قيداً ولا تحطم هذا القيد أبداً." This step's main idea is ""Make a chain that occur from repeats and don't broke them."

-Five (Beş) -Five (Beş) -Five (Beş) -Five (خمسة) -Five (خمسة) -Five (خمسة) -Five -Five -Five

Arada bir izle. شاهد من وقت لآخر. Watch it(İZLE) occasionally.

İtiraf edeyim bu aşamayı biraz zorlayarak ekledim çünkü sadece SODT diye bir teknik olsaydı bunu akılda tutmak ve telaffuz etmek çok zor olacaktı o yüzden sonuna bir de "İ" ekleyeyim dedim. فلأعترف بأني أقحمت هذه المرحلة لأن التقنية لو كانت تسمي SODT لكان نطقها وتذكرها صعباً ولذلك أضفت حرف"İ" في نهايتها. I admit I added this step by pushing because just the technique which is just occur from SODT, is would be hard to remember and hard to pronounce therefore I said I add "İ" to end of it

Çok da güzel oldu. لقد أصبحت هكذا أجمل. It was very nice.

"İZLE" " شاهد " "İZLE" (WATCH)

Şaka bir yana bir şeyleri öğrenmek için bu adım da en az diğerleri kadar çok önemli. من أجل تعلم شيء فإن هذه الخطوة لا تقل أهمية عن غيرها. Joking aside, for learning something this step too, is important like others.

''İZLE'' derken kendi yaptıklarını izlemekten bahsediyorum. حينما أقول " شاهد " فإنني أعني مشاهدة ما تفعله. I mean by saying "İZLE"(Watch), watching for what you do.

Denemelerin işe yarıyor mu ? هل تفيد تجاربك ؟ Are your tries work?

Bunu ölç. قم بقياسها Gauge this.

Okudukların yeterli oluyor mu ? هل ما تقرؤه كافٍ ؟ Are your readings enough?

Değerlendir. قيم Evaluate it.

Doğru şeyleri mi okuyorsun ? هل تقرأ الأشياء الصحيحة ؟ Are you read true things?

Karar ver. اتخذ قراراً Decide it.

Kısaca "gelişimini takip et, izle." بتعبير أكثر اختصاراً " تابع تطورك"، شاهد Briefly "Follow your progress, watch"

Çılgınca sevmene, binlerce kitap okumana, çokça denemene ve tekrar üstüne tekrar yapmana rağmen, على الرغم من حبك للمجنون وقراءتك آلاف الكتب وتجاربك العديدة وتكرارك المرة تلو المرة Despite loving like crazy, reading thousands books, trying a lot and repeating abundantly

bütün bunları eğer yanlış bir amaç uğruna ve yanlış bir yerde yapıyorsan neye yarar ki ? إذا كان كل هذا موجهاً لهدف خاطئ أو طريق خاطئ فما الفائدة من كل ذلك ؟ If you do these things for wrong purpose and do on wrong place, what's the good of it?

İşte bu yüzden, kendini izlemen de lazım. ولذلك فإن عليك مشاهدتك نفسك. So that, you should "watch" yourself.

Bugün kişisel gelişim dünyasının guruları gibi bir akrostiş uydurdum. لقد صنعت شيئاً كالقافية في عالم التطوير الشخصي اليوم. Today, I made up a acrostics like personal development specialists

Aslına bakarsanız işin cila kısmıydı bu ama anlattığım şeyler gerçekten inandığım ve hayatımda uygulamaya çalıştığım şeylerdi. إن قسماً كبيراً مما شرحته هو فعلاً أشياء أؤمن بها وأحاول تطبيقها في حياتي. I really believe and I try to do these things.

O yüzden hararetle tavsiye ediyorum ve eminim bunun dışında da başka öğrenme teknikleri vardır. ولذلك أوصي بها بحرارة وأنا متأكد أن هناك تقنيات تعلم أخرى غيرها So, I highly recommended and I'm sure apart from this, there is other learning techniques.

Açıkçası bende bunları sizlerden öğrenmek istiyorum o yüzden yorumlar kısmına bu teknikleri, بشكل صريح أنا أريد تعلمها منكم ولذلك في قسم التعليقات Obviously I want to learn these are from you therefore I will glad if you share the techniques that you already know or successful techniques that you used.

bildiğiniz teknikleri, kendinizin de faydalandığında başarılı olduğunu düşündüğünüz teknikleri benimle de paylaşırsanız çok sevinirim. سأسعد إذا شاركتم معي التقنيات التي تعتقدون بأنها ناجحة وأنكم تستفيدون منها. Obviously I want to learn these are from you therefore I will glad if you share the techniques that you already know or successful techniques that you used.

Yalnız bazen böyle "beynim yandı" falan gibi yorumlar yapıyorsunuz. أحياناً تكتبون تعليقات من قبيل " لقد توقف عقلي". But sometimes you writing comments like "My mind blowed up"

Böyle yorumları yapmadan önce lütfen bir kere daha düşünün. Çünkü gerçekten beyninizin yanması için, لطفاً قبل كتابة هذا النوع من التعليقات فكروا مرة واحدة لأنه من أجل توقف عقلكم حقاً Think before write comments like this. Because to really blowing up your mind,

3 gün boyunca, bembeyaz bir odada, tek başınıza kalmanız gerekiyor. لابد أن تقضوا ثلاثة أيام في غرفة شديدة البياض وحدكم. you should stay alone in extremely white room for 3 days.

Ayrıca kanalıma yeni abone olanlar için, belki bilmiyorlardır kaçırmışlardır diye hatırlatmak istediğim iki video dizisi var geçen yıl yapmıştım. بالنسبة للمتابعين الجديد للقناة ربما لا يعرفون أنني كونت سلسلتين من الفيديوهات العام الماضي التي أريد التذكير بها حتى لا تفوت عليكم. Also, for new subscribers,I want to remind again 2 video series which I made last year, for may they don't know, may they missed.

Takip edenler hatırlayacaktır. المتابعون للقناة سوف يتذكرون ذلك. Real followers will remember.

OKU ve İZLE اقرأ وشاهد. OKU (Read) and İZLE (Watch)

Gerçi buradaki izlemenin anlamı birazcık daha farklı. في الحقيقة معنى المشاهدة هنا مختلف قليلاً. But the meaning of this "watch" is apart from here.

Yoksa değil mi ? Or else not?