image

Barış Özcan 2020, Google Earth hakkında bilmediğiniz 15 Şey

Google Earth hakkında bilmediğiniz 15 Şey

Google Earth, sık kullanmama rağmen beni hala şaşırtmaya devam eden uygulamalardan biri. Dünyanın bu en ayrıntılı yerküre haritasını her açtığımda yeni bir şeyler keşfediyorum. Bazen de başkalarının yaptığı keşiflere bakıp “böyle şeyleri nereden buluyorlar?” demekten kendimi alıkoyamıyorum. Resmen ortaokuldaki matematik öğretmenimin bakışı bu 🙂

Dünyanın çevresindeki uydular tarafından o kadar ilginç görüntüler yakalanıyor ki sadece bunlar bile başlıbaşına bir video konusu olabilir. Ama ben bulunmuş bu hazır görüntüleri izlemeniz yerine sizlerin yeni şeyler keşfetmesini tercih ederim. O yüzden coğrafi okur-yazarlığımızı geliştirecek bu videoyu hazırladım. Olabildiğince kapsamlı ama öz bir şekilde bir rehber oluşturmaya çalıştım. Daha sonra aradığınız bilgileri bulabilmeniz için de bir zaman indeksi oluşturdum. Videonun altındaki kırmızı çizgiden bunu takip edip aradığınız bölümlere hızla ulaşabilirsiniz.

Her şeyden önce Google Earth'ü diğer uygulamalardan ve hatta en yakın kuzeni Google Maps'ten bile ayırmak lazım. Her ne kadar bu ikisi birbirine benziyor gibi gözükse de iki farklı amaca yönelik tasarlanmışlar. Bu uygulamaların geliştiriminde çalışan bir yazılımcı aralarındaki farkı çok güzel ifade etmiş. Google Maps yani navigasyon-harita uygulaması aradığın yeri bulman için, Google Earth'se kaybolman için yapıldı diyordu esprili bir şekilde. Kendinizi kaybetmenin en eğlenceli yolları gelecek şimdi. Çünkü onu kullanarak az önceki bakışı da yakalayabilirsiniz, oyun da oynayabilirsiniz. Bir konuyu anlamak ya da anlatmak için bir proje de hazırlayabilirsiniz.

Google Earth platformu Google Earth, coğrafi görüntülerin toplandığı en büyük veri havuzu ve gezegenimizin en gerçekçi, fotorealistik versiyonu. Dünyanın neredeyse birebir dijital kopyası. 3 versiyonu var: Web, Mobil ve Pro masaüstü. Ayrıca bu videoda anlatacağım zamanda yolculuk yapmanızı sağlayan Earth Engine, animasyon yapmanızı sağlayan Earth Studio, slayt gösterisi yapan Earth View gibi pek çok yardımcı araçtan oluşan bir ekosistem. Tamamen ücretsiz olan bu platformu eskiden kullanmanın tek yolu uygulama yüklemekti. Artık ona bile gerek yok, sadece tarayıcınızı kullanarak https://earth.google.com/web adresine girmeniz yeterli.

Adres yerine konu aramak Arama çubuğuna bildiğiniz bir yeri yazmayın. Bilmediğiniz bir şeyi sorgulayın. Dağlardan şehirlere, okyanusların dibine kadar inebilirsiniz. Beni manzaralı bir yere götürmesi için “manzara” yazıyorum ve daha yazarken “manzara seyir nokta” önerisinde bulunuyor. Sonuçlardan birine tıklayıp o bölgeye ulaşalım: “Özdere Manzara Seyir Noktası.” Nasıl oldu da kendimizi orada bulduk? Bu aramaları coğrafi noktalarla veri katmanları arasındaki ilişkileri kullanarak yapıyor. Veri katmanlarından biri de Vikipedi, dolayısıyla dünyadaki noktalar hakkında epeyce bir Türkçe içerik size sunuluyor. Ama vikipedideki İngilizce makale sayısı çok daha fazla olduğu için aramanızı basit kelimelerle bile olsa İngilizce yaparsanız çok daha fazla sonuç verecektir. Bu işlem Google aramasından biraz daha farklı çalışıyor. Mesela aynı arama değişik ölçeklerde farklı sonuçlar gösteriyor. Kendinizi dünyanın çevresindeki bir uydu gibi düşünün. Hangi noktanın üstündeyseniz önce o noktalara yakın sonuçlar size gösteriliyor. Dolayısıyla arama yaparken ilk çıkan sonuçlarla yetinmeyin, farklı bölgeleri farklı sorgularla araştırmayı ihmal etmeyin.

Google Earth kullanılarak yapılan keşifler Tabi benim gibi sadece çay içip çekirdek çitlenebilecek manzaralı yerleri bulmak değil onu gerçek keşifler yapmak için kullananlar da var. Dr. Julian Bayliss, 2005 yılında sadece Google Earth görüntülerini kullanarak bu kayıp yağmur ormanını bulmuş. Daha sonra oraya giderek yeni bir yılan türü, cüce bukalemunlar ve yeni orkideler keşfetmiş. Yine aynı yöntemle Mozambik'teki bu dağın üstünde bir orman olduğu bulunmuş ve 2018 yılının Mayıs ayında ilk kez buraya adım atılmış. Yeni canlı türleri keşfedilebileceğine dair kanıtlar bulunmuş. Aynı yıl fotoğraf panoramaları arasında dolaşan Lisa Stout adında biri Ness gölündeki bu görüntüye rastlamış. Antik çağlardan beri sözü edilen ve ilk kez 1930'da görüntülenen Loch Ness canavarına ait başka bir ipucu mu bu yoksa? Google Earth bilim insanları kadar komplo teorisyenleri için de sınırsız imkanlar sağlıyor. Antarktika'daki şu simetrik şekillere bir bakın. Uzaylıların izleri mi yoksa “nunatak” adı verilen kar üstünde kalmış izole kayalık tepecikleri mi? 2006 yılında Lynn Hickox adında biri headdress giyen bir kızılderiliye benzeyen bu adamın silüetini bulmuş. Bu sadece bir benzerlik elbette. Bilim insanlarının “pareidolia” dediği şey. Yani insanın gördüğü bir şeyi, bildiği şeylere benzeterek yanlış algılaması özelliği. Bunun en çarpıcı örneği de Mars'ın Cydonia bölgesinde, kuşbakışı insan yüzüne benzeyen bir tepe. Google Earth bu tür desenleri bulabileceğiniz binlerce köşeyle dolu. Örneğin 2018'de, bir ısı dalgası Dublin bölgesini etkisi altına aldı ve şöyle bir görüntü ortaya çıktı. Sağlıklı ve kurumuş ürünler arasındaki görsel kontrastı görebildiniz mi? İşte sıcak dalgası eskiden burada gerçekleşen tarım yapılarının biçimlerini ortaya çıkarmış ve araştırmacılar için bu görsel insanların 6000 yıldan fazla bir süredir İrlanda'da çiftçilik yaptığını ve yaşadığını gösteren yeni bir kanıt haline gelmiş. Dünyayı duvar kağıdı yapmak Google Earth motorunu kullanan başka bazı siteler de var ve bu videoda bunların birkaç örneğini göstereceğim. Bir tanesi https://random.earth/ Mekanizması çok basit. Müzik dinlerken kullandığımız “karışık çal” seçeneğine benzer bu butona ya da klavyenizdeki boşluk tuşuna her dokunuşunuzda sizi dünyanın tablo kalitesinde bir köşesine götürüyor. Beğendiğiniz bir manzaraya rastlarsanız yüksek çözünürlüklü bir görsel olarak bilgisayarınıza indirebilir ve mesela bir duvar kağıdı haline getirebilirsiniz. “Earth View” adlı bir başka uygulamayı kullanarak otomatik bir sunum da oluşturabilirsiniz. Burada özenle seçilmiş 2500 kadar fotoğraf otomatik bir slayt gösterisi olarak dönmeye başlıyor. Bir yandan fotoğrafın dünya üzerindeki konumunu görürken bir yandan da beğendiklerinizi yine bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

3 Boyutlu bölgeler Google Earth'in en etkileyici görünümlerinden biri 3 boyutlu yerler. Dağları, ovaları yani farklı yüksekliklerdeki bölgeleri 3 boyutlu görebiliyoruz. Ama bundan daha da etkileyici olanı özellikle kentsel alanlardaki görselleştirmeler. Örneğin Çin'deki şu gökdelene bir bakın. Ya da Las Vegas'ta piramit şeklinde yapılmış şu otele. O kadar çok ayrıntı var ki gerçekten de sanal bir yolculuk yapmış oluyorsunuz. Peki dünyanın hangi şehirleri ve bölgeleri böyle 3 boyutlu olarak gezilebilir? Bunun için arama çubuğuna “3D” yazmanız yeterli. Sonuçlar bölümündeki “3D Imagery in Google Earth” sonucuna tıklayınca tüm 3 boyutlu bölgeler sarı sınır çizgileriyle gösteriliyor. Neredeyse her kıtada böyle bölgeler var. Türkiye'de maalesef henüz bu tür bir haritalama yapılmamış. Yeri gelmişken bunu nasıl yaptıklarından da söz edeyim. Biliyorsunuz genel olarak 2 boyutlu bölgelerde uydu görüntüleri kullanılıyor. Ancak 3 boyutlu bölgeleri oluşturabilmek için bu yeterli değil. Bunun için özel uçaklarla o bölgelerde zikzaklar çizerek defalarca uçup 5 farklı açıdan milyonlarca fotoğraf çekiyorlar. Sonra da bu fotoğrafları “fotogrametri” yöntemiyle birleştiriyorlar. Bu yöntemi kullanmadan önce havadaki bulutlar siliniyor; sis, pus kaldırılıyor; renk düzeltmesi yapılıyor. Bilgisayarla farklı açıdan çekilmiş fotoğrafların ortak özellikleri bulunarak bir derinlik haritası oluşturuluyor. Böylece nesnelerin ne kadar uzakta olduğu nokta nokta işleniyor. Bu noktaların araları çizgilerle bağlanıp adeta örülüyor, bir iskelet ortaya çıkartılıyor ve son olarak bu iskeletin üstü gerçek fotoğraf dokularıyla kaplanıyor.

Panoramik görüntüler Gördüğünüz gibi en tepede uydu görüntüleri, biraz yaklaşınca uçakla çekilen görüntülerden oluşturulan 3 boyutlu grafikler var. Bu şekilde toplam 20 farklı yakınlaştırma katmanı kullanılıyor. Bir bölgeyi en yakından görebilmenin yoluysa panoramik fotoğraflar. Bazen tamamen rastgele olarak bu 3 boyutlu görüntülenmiş bölgelerden birini seçiyorum ve yaklaşmaya başlıyorum. Amazon nehrinin kenarındaki bir kenti dolaşmak nasıl olurdu acaba? Mesela şuraya bir bakalım. 3 boyutlu görüntünün de bir sonraki aşamasına yani sokak görünümüne geçelim. Ekranın sağ alt köşesindeki insan figürünü tuttuğunuzda onu bırakabileceğiniz yerler mavi çizgilerle gösteriliyor. Şu sokağa bir girelim. Artık etrafımıza 360 derece göz atabiliyoruz. Brezilya'ya gelmişken bir futbol sahasını ziyaret etmemek olmaz öyle değil mi? Sadece böyle dolaşmak bile çok keyifli elbette ama bunu daha da eğlenceli hale getirecek bir oyun önerim var şimdi.

Rastgele sokak oyunu Sizi Google Earth kütüphanesini kullanan başka bir web sitesine göndereceğim: https://www.mapcrunch.com/ Siteyi her açtığınızda ya da “Go!” butonuna her basışınızda yeni bir yere ışınlanıyorsunuz. Bir anda kendinizi Moğolistan'da ıssız bir yolda kar yağışı altında bulabilirsiniz. Ya da Norveç'te bir günbatımına bakarken. Sizi çöle de götürebilir, tropik bir ormana da… Daha da güzeli “options” butonuna basarak sadece belli kıtaları ya da ülkeleri gezmek isteyebilirsiniz. Sokaklara değil, mekanların içlerine ışınlanmak istiyorsanız “indoor” seçeneğini işaretleyebilirsiniz. “Beni Türkiye'deki mekanlardan birinin içine ışınla Scotty!” Oyunlaştırma kısmı buradan başlıyor. Mekanın içine bakarak neresi olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz. Bu bir spor salonu da olabilir, bir cami de olabilir, ev tekstil ürünleri satan bir dükkan da. Şaşırtıcı kareler işte böyle keşfediliyor. İstanbul Erkek Lisesi'nde yapılan bu törene katılan var mı aranızda? Bazıları da bu siteyi şöyle oyuna dönüştürüyor. “Options” bölümünden “stealth” seçeneğini işaretlerseniz, bulunduğunuz bölgeye ait bilgiler kaldırılıyor ve siz ışınlandığınız yerde gezmeye başlayarak nerede olduğunuzu anlayıp en yakın polis merkezine ya da otobüs terminali, havaalanı gibi bir transfer noktasına gitmeye çalışıyorsunuz. Yolda ipucu toplamak ve bunları araştırmak serbest. Örneğin kenardaki şu tabelaya bakarak, bunun bir festival afişi olduğunu ve festivalin de Çek Cumhuriyeti'nde yapıldığını bulabiliriz. Sponsorun mesajı

Google Earth'ün içinde de oynanabilecek çok güzel coğrafi dedektiflik oyunları var. Az sonra bunlardan birini birlikte oynayacağız. Ama önce bu tür sanal yolculukların gerçeğini yapmanızı kolaylaştıran bu videonun sponsoru Yolcu360'dan söz etmek istiyorum. Araç kiralamak için kullanabileceğiniz karşılaştırmalı bir pazar yeri olan Yolcu360, binlerce lokasyonda, yüzlerce firmanın kiralık aracıyla buluşabilmenizi sağlıyor. Sadece Türkiye'de 2000'den fazla noktada araç kiralama hizmeti veriyor ve yakında globalde bu sayıyı 35.000 noktaya çıkarmayı hedefliyor. Yolcu360 web sitesinden ya da uygulamasından dilediğiniz marka ve modeldeki aracı karşılaştırarak kiralayabiliyorsunuz. Bu süreci kullanıcılar için son derece hızlı ve sade bir deneyimle sunuyorlar. Ben ağız alışkanlığıyla “kullanıcı” dedim ama onlar bunun yerine “misafir” demeyi tercih ediyor. Çağrı merkezinden 1 dakikanın altında ve uygulamadan da 30 saniye gibi kısa sürelerde araç kiralayabilmek mümkün. Üstelik misafirlerinin mutluluğunu sağlamak için koşulsuz şartsız %100 iptal garantisi veriyorlar. Bu konuda yani “misafir mutluluğu ve memnuniyeti” konusunda bir saplantıları olduğunu da söylüyorlar 🙂 Yapacağınız yolculuklarda ihtiyaç duyacağınız araç kiralama hizmetleri için Yolcu360'a açıklamalar bölümündeki bağlantıyla ulaşabilirsiniz. Animasyon Google Earth'deki görüntüleri kullanarak animasyon yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Bunun için Google Earth Studio diye bir araç var. After Effects benzeri bir arayüz ve teknik kullanarak önce bir başlangıç noktası, sonra da bir bitiş noktası, yani “keyframe”ler, anahtar çerçeveler belirleyip, aradaki kamera hareketinin otomatik olarak oluşturulmasını sağlayabilirsiniz. “Bir yere yaklaşma, bir binanın etrafında dönme, bir noktadan başka bir noktaya uçma gibi sık kullanılan işlemler için hazır şablonlar da var. Hızlıca bir örnek yapalım şimdi birlikte… Diyelim ki “Eyfel Kulesi” hakkında bir sunum hazırlamanız gerekiyor. Animasyon şablonlarından birini seçerek başlayabiliriz. Benim favorim spiral hareketi. Arama kutusuna Eyfel yazarak hızla istediğimiz yere ulaşıyoruz. Bir sonraki adımda kameranın başlangıç ve bitiş noktalarındaki açısını, hedefin ne kadar uzağından ne kadar yakınına gideceğimiz gibi bilgileri belirliyoruz. Sol taraftaki ekran kuşbakışı kameranın harita üzerindeki konumunu gösterirken sağ taraftaki ekran sonuçta izleyeceğimiz görüntüyü bize gösteriyor. Buradan kabaca hareketi belirledikten sonra zaman çizgisi üzerinde ince ayarlar da yapılabilir. Görüntü kaynağının logosunun ekrandaki konumunu da belirledikten sonra bunların oluşturulması yani “render” edilmesi aşamasına geçiliyor. Animasyonunuzun uzunluğuna göre içinde 3 boyutlu nesnelerin de olduğu bu görseller tek tek oluşturuluyor, sıkıştırılıyor ve bilgisayarınıza indiriliyor. Benim yaptığım animasyon için toplam 750 resim oluşturuldu. Bunlar indikten sonra bir video kurgu programıyla hareketli görüntüye dönüştürülerek kullanılabilir.

Tarihi haritalar Google Earth'de sadece güncel, modern haritaları değil tarihi haritaları da inceleyebilirsiniz. Bunun için “maps” kelimesini aratın ve “Historical maps around the world” bölümüne gidin. Burada 1680'den 1930'a kadar yapılmış 100'den fazla tarihi haritayı küre üzerinde bulabilirsiniz. Tarihi Tokyo'yu da gezebilirsiniz, Kongo'nun 1708'deki halini de görebilirsiniz. Fırtınalar ve Tsunamiler Arama çubuğuna “storm” yazdığınızda çıkan “current hurricanes & tropical storms” seçeneğini kullanarak şu anda yeryüzündeki büyük fırtınaları, bunların hangi kategoride olduğunu, son durumunu ve potansiyel olarak izleyeceği yolu görüntüleyebilirsiniz. Bu videoda bahsettiğim tüm özelliklerin linklerini ayrıca videonun açıklamalar kısmına da bırakacağım ama bunlarla sınırlı kalmanızı istemem. O yüzden size arama alternatifleri sunmaya çalışıyorum. Arayabileceğiniz bir başka kelime “tsunami.” Çıkan sonuçlardan “tsunamis in history” seçeneği size tarihteki en büyük 21 felaketi ve bunların yerini gösteriyor. En büyük tsunaminin okyanuslarda ya da denizlerde değil de Norveç'teki bir gölde meydana geldiğini ben bu şekilde öğrendim. 1936'da 1 milyon kübik metre hacme sahip bir kaya 800 metre yükseklikteki bir dağdan göle düşmüş ve 70 metre yüksekliğinde dalgaların oluşmasına yol açmış. Bu dalgalar çevredeki tarlaları yutmuş ve 74 kişinin ölümüne sebep olmuş.

Süper kahraman filmlerinin çekildiği yerler Arama çubuğuna “superhero” yazdığınızda çıkan “superhero movie film locations” seçeneğini kullanarak süperkahraman filmlerinin çekildiği yerleri gezebilirsiniz. Bunu da cep telefonundan görelim. “The Wolverine” filminde Hugh Jackman'ın ziyaret ettiği 14. Yüzyıl Budist tapınağı. “Batman Begins” filminde Christian Bale ve Liam Neeson'ın epik kılıç dövüşünün yapıldığı buzul ki çekimler sırasında çatladığı belirtiliyor. X-Men filminde kullanılan Toronto'daki 1914 yapımı Casa Loma malikanesi. Bunları fotoğraf olarak görebildiğiniz gibi çoğunu 3 boyutlu olarak da inceleyebiliyorsunuz. “Wonder Woman”daki Louvre Müzesi, “Guardians of Galaxy”nin açılış sahnelerinde kullanılan Belçika'daki tren istasyonu, Superman'in çalıştığı “Daily Planet” gazete binasının New York'taki gerçeği gibi pek çok mekanı bu şekilde gezebilirsiniz. Timelapse – Son 40 yıldaki değişimler Geldik en sevdiğim özelliklerden birine. Google Earth bizim mekanda 3 boyutlu olarak gezmemizi sağlıyor ya. Buna 4.boyutu yani zamanı da ekleyebilmek mümkün. Bunun için Google Earth Engine isimli başka bir web sitesini ziyaret etmemiz gerekiyor. Bu site dünyanın herhangi bir noktasının son 40 yıldaki değişimini bize gösteriyor. Alaska'daki buzulların nasıl eridiğine bakabilirsiniz. Daha da çarpıcı bir değişim görmek isterseniz Dubai'deki yapılaşmayı inceleyebilirsiniz. Timelapse devam ederken, istediğiniz ölçekte dünyaya yaklaşıp uzaklaşmak ya da başka bir bölgesini ziyaret edebilmek mümkün. Dolayısıyla oturduğunuz yerin son yıllarda nasıl değiştiğini de bu şekilde görebilirsiniz. Bodrum'un 1984-2018 yılları arasında nasıl değiştiğine bir bakalım mı? Bu kadar kısa bir sürede böylesine büyük değişimleri tepeden görmek insana bambaşka bir vizyon kazandırıyor, öyle değil mi?

Kendimi şanslı hissediyorum Google Earth ile hemen şimdi yapabileceğiniz en basit şey zar atmak. Zar görünümlü bu butona her basışınızda sizi farklı bir yere götürüyor. Götürdüğü yer hakkında kısaca Türkçe bilgiler de veriyor. Şu uçak ikonu sizi şaşırtmasın. Zar attıktan sonra tekrar zara basarak çekirge gibi dünya üzerinde sıçrayıp durabilirsiniz. İlginizi çeken bir bölge bulursanız bilgi kartının altındaki diğer kartları da seçerek o bölgeyi keşfedebilirsiniz. Ama en güzeli en son ekledikleri yeni bir özellik olan projeler.



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Language learning online @ LingQ

Google Earth hakkında bilmediğiniz 15 Şey

Google Earth, sık kullanmama rağmen beni hala şaşırtmaya devam eden uygulamalardan biri. Google Earth is one of the applications that continues to amaze me, even though I use it often. Dünyanın bu en ayrıntılı yerküre haritasını her açtığımda yeni bir şeyler keşfediyorum. I discover something new every time I open this most detailed globe map of the world. Bazen de başkalarının yaptığı keşiflere bakıp “böyle şeyleri nereden buluyorlar?” demekten kendimi alıkoyamıyorum. Sometimes we look at the discoveries made by others and ask, “Where do they find such things?” I can't help myself from saying it. Resmen ortaokuldaki matematik öğretmenimin bakışı bu 🙂 This is the look of my math teacher in middle school 🙂

Dünyanın çevresindeki uydular tarafından o kadar ilginç görüntüler yakalanıyor ki sadece bunlar bile başlıbaşına bir video konusu olabilir. Ama ben bulunmuş bu hazır görüntüleri izlemeniz yerine sizlerin yeni şeyler keşfetmesini tercih ederim. But I prefer you to discover new things instead of watching these stock footage. O yüzden coğrafi okur-yazarlığımızı geliştirecek bu videoyu hazırladım. That's why I prepared this video that will improve our geographic literacy. Olabildiğince kapsamlı ama öz bir şekilde bir rehber oluşturmaya çalıştım. I tried to create a guide as comprehensively but concisely as possible. Daha sonra aradığınız bilgileri bulabilmeniz için de bir zaman indeksi oluşturdum. Videonun altındaki kırmızı çizgiden bunu takip edip aradığınız bölümlere hızla ulaşabilirsiniz.

Her şeyden önce Google Earth'ü diğer uygulamalardan ve hatta en yakın kuzeni Google Maps'ten bile ayırmak lazım. First of all, it is necessary to distinguish Google Earth from other applications and even from its closest cousin Google Maps. Her ne kadar bu ikisi birbirine benziyor gibi gözükse de iki farklı amaca yönelik tasarlanmışlar. Although these two look similar, they are designed for two different purposes. Bu uygulamaların geliştiriminde çalışan bir yazılımcı aralarındaki farkı çok güzel ifade etmiş. A software developer working in the development of these applications explained the difference between them very well. Google Maps yani navigasyon-harita uygulaması aradığın yeri bulman için, Google Earth'se kaybolman için yapıldı diyordu esprili bir şekilde. He was saying that Google Maps, that is, the navigation-map application, was made for you to find the place you are looking for, and Google Earth was made for you to get lost. Kendinizi kaybetmenin en eğlenceli yolları gelecek şimdi. The most fun ways to lose yourself will come now. Çünkü onu kullanarak az önceki bakışı da yakalayabilirsiniz, oyun da oynayabilirsiniz. Because by using it, you can catch the look before, you can also play games. Bir konuyu anlamak ya da anlatmak için bir proje de hazırlayabilirsiniz. You can also prepare a project to understand or explain a subject.

Google Earth platformu Google Earth, coğrafi görüntülerin toplandığı en büyük veri havuzu ve gezegenimizin en gerçekçi, fotorealistik versiyonu. Dünyanın neredeyse birebir dijital kopyası. An almost exact digital copy of the world. 3 versiyonu var: Web, Mobil ve Pro masaüstü. Ayrıca bu videoda anlatacağım zamanda yolculuk yapmanızı sağlayan Earth Engine, animasyon yapmanızı sağlayan Earth Studio, slayt gösterisi yapan Earth View gibi pek çok yardımcı araçtan oluşan bir ekosistem. In addition, it is an ecosystem consisting of many auxiliary tools such as Earth Engine, which allows you to travel in time, Earth Studio, which allows you to make animation, and Earth View, which makes a slide show, which I will explain in this video. Tamamen ücretsiz olan bu platformu eskiden kullanmanın tek yolu uygulama yüklemekti. Artık ona bile gerek yok, sadece tarayıcınızı kullanarak https://earth.google.com/web adresine girmeniz yeterli.

Adres yerine konu aramak Arama çubuğuna bildiğiniz bir yeri yazmayın. Searching for a subject instead of an address Do not type a place you know into the search bar. Bilmediğiniz bir şeyi sorgulayın. Question something you don't know. Dağlardan şehirlere, okyanusların dibine kadar inebilirsiniz. You can go down from the mountains to the cities to the bottom of the oceans. Beni manzaralı bir yere götürmesi için “manzara” yazıyorum ve daha yazarken “manzara seyir nokta” önerisinde bulunuyor. I write “landscape” to take me to a scenic place, and even as I write, he proposes a “landscape viewpoint”. Sonuçlardan birine tıklayıp o bölgeye ulaşalım: “Özdere Manzara Seyir Noktası.” Nasıl oldu da kendimizi orada bulduk? Let's click on one of the results and reach that area: “Özdere Scenic View Point.” How did we find ourselves there? Bu aramaları coğrafi noktalarla veri katmanları arasındaki ilişkileri kullanarak yapıyor. It does these searches using relationships between geographic points and data layers. Veri katmanlarından biri de Vikipedi, dolayısıyla dünyadaki noktalar hakkında epeyce bir Türkçe içerik size sunuluyor. Ama vikipedideki İngilizce makale sayısı çok daha fazla olduğu için aramanızı basit kelimelerle bile olsa İngilizce yaparsanız çok daha fazla sonuç verecektir. Bu işlem Google aramasından biraz daha farklı çalışıyor. This process works a little differently than Google search. Mesela aynı arama değişik ölçeklerde farklı sonuçlar gösteriyor. For example, the same search shows different results at different scales. Kendinizi dünyanın çevresindeki bir uydu gibi düşünün. Think of yourself as a satellite around the earth. Hangi noktanın üstündeyseniz önce o noktalara yakın sonuçlar size gösteriliyor. At which point you are above, results close to that point are shown to you first. Dolayısıyla arama yaparken ilk çıkan sonuçlarla yetinmeyin, farklı bölgeleri farklı sorgularla araştırmayı ihmal etmeyin.

Google Earth kullanılarak yapılan keşifler Tabi benim gibi sadece çay içip çekirdek çitlenebilecek manzaralı yerleri bulmak değil onu gerçek keşifler yapmak için kullananlar da var. Dr. Julian Bayliss, 2005 yılında sadece Google Earth görüntülerini kullanarak bu kayıp yağmur ormanını bulmuş. Daha sonra oraya giderek yeni bir yılan türü, cüce bukalemunlar ve yeni orkideler keşfetmiş. Yine aynı yöntemle Mozambik'teki bu dağın üstünde bir orman olduğu bulunmuş ve 2018 yılının Mayıs ayında ilk kez buraya adım atılmış. Again, with the same method, a forest was found on this mountain in Mozambique and the first step was taken here in May 2018. Yeni canlı türleri keşfedilebileceğine dair kanıtlar bulunmuş. Aynı yıl fotoğraf panoramaları arasında dolaşan Lisa Stout adında biri Ness gölündeki bu görüntüye rastlamış. In the same year, a person named Lisa Stout, who was wandering among the photographic panoramas, came across this image in Lake Ness. Antik çağlardan beri sözü edilen ve ilk kez 1930'da görüntülenen Loch Ness canavarına ait başka bir ipucu mu bu yoksa? Is this another clue to the Loch Ness monster that has been mentioned since ancient times and was first seen in 1930? Google Earth bilim insanları kadar komplo teorisyenleri için de sınırsız imkanlar sağlıyor. Google Earth provides unlimited possibilities for conspiracy theorists as well as scientists. Antarktika'daki şu simetrik şekillere bir bakın. Take a look at these symmetrical shapes in Antarctica. Uzaylıların izleri mi yoksa “nunatak” adı verilen kar üstünde kalmış izole kayalık tepecikleri mi? 2006 yılında Lynn Hickox adında biri headdress giyen bir kızılderiliye benzeyen bu adamın silüetini bulmuş. Bu sadece bir benzerlik elbette. Bilim insanlarının “pareidolia” dediği şey. Yani insanın gördüğü bir şeyi, bildiği şeylere benzeterek yanlış algılaması özelliği. In other words, it is the feature of misperception of something that a person sees by comparing it to something he knows. Bunun en çarpıcı örneği de Mars'ın Cydonia bölgesinde, kuşbakışı insan yüzüne benzeyen bir tepe. The most striking example of this is a hill resembling a human face from a bird's eye view in Cydonia on Mars. Google Earth bu tür desenleri bulabileceğiniz binlerce köşeyle dolu. Google Earth is full of thousands of corners where you can find such patterns. Örneğin 2018'de, bir ısı dalgası Dublin bölgesini etkisi altına aldı ve şöyle bir görüntü ortaya çıktı. Sağlıklı ve kurumuş ürünler arasındaki görsel kontrastı görebildiniz mi? Can you see the visual contrast between healthy and dried products? İşte sıcak dalgası eskiden burada gerçekleşen tarım yapılarının biçimlerini ortaya çıkarmış ve araştırmacılar için bu görsel insanların 6000 yıldan fazla bir süredir İrlanda'da çiftçilik yaptığını ve yaşadığını gösteren yeni bir kanıt haline gelmiş. Here the heatwave has revealed the forms of agricultural structures that used to take place here, and for researchers this image has become new evidence that people have been farming and living in Ireland for more than 6,000 years. Dünyayı duvar kağıdı yapmak Google Earth motorunu kullanan başka bazı siteler de var ve bu videoda bunların birkaç örneğini göstereceğim. Bir tanesi https://random.earth/ Mekanizması çok basit. One is https://random.earth/ The mechanism is very simple. Müzik dinlerken kullandığımız “karışık çal” seçeneğine benzer bu butona ya da klavyenizdeki boşluk tuşuna her dokunuşunuzda sizi dünyanın tablo kalitesinde bir köşesine götürüyor. Every time you touch this button or the spacebar on your keyboard, similar to the “shuffle” option we use when listening to music, it takes you to a painting-quality corner of the world. Beğendiğiniz bir manzaraya rastlarsanız yüksek çözünürlüklü bir görsel olarak bilgisayarınıza indirebilir ve mesela bir duvar kağıdı haline getirebilirsiniz. “Earth View” adlı bir başka uygulamayı kullanarak otomatik bir sunum da oluşturabilirsiniz. Burada özenle seçilmiş 2500 kadar fotoğraf otomatik bir slayt gösterisi olarak dönmeye başlıyor. Here, about 2500 carefully selected photos start to rotate as an automatic slide show. Bir yandan fotoğrafın dünya üzerindeki konumunu görürken bir yandan da beğendiklerinizi yine bilgisayarınıza indirebilirsiniz. On the one hand, you can see the location of the photo in the world, and on the other hand, you can download the ones you like to your computer.

3 Boyutlu bölgeler Google Earth'in en etkileyici görünümlerinden biri 3 boyutlu yerler. 3D regions One of the most impressive views of Google Earth is 3D places. Dağları, ovaları yani farklı yüksekliklerdeki bölgeleri 3 boyutlu görebiliyoruz. Ama bundan daha da etkileyici olanı özellikle kentsel alanlardaki görselleştirmeler. Örneğin Çin'deki şu gökdelene bir bakın. Take a look at this skyscraper in China, for example. Ya da Las Vegas'ta piramit şeklinde yapılmış şu otele. O kadar çok ayrıntı var ki gerçekten de sanal bir yolculuk yapmış oluyorsunuz. There are so many details that you really have a virtual journey. Peki dünyanın hangi şehirleri ve bölgeleri böyle 3 boyutlu olarak gezilebilir? Bunun için arama çubuğuna “3D” yazmanız yeterli. For this, simply type "3D" in the search bar. Sonuçlar bölümündeki “3D Imagery in Google Earth” sonucuna tıklayınca tüm 3 boyutlu bölgeler sarı sınır çizgileriyle gösteriliyor. Neredeyse her kıtada böyle bölgeler var. Almost every continent has such regions. Türkiye'de maalesef henüz bu tür bir haritalama yapılmamış. Yeri gelmişken bunu nasıl yaptıklarından da söz edeyim. By the way, let me talk about how they did it. Biliyorsunuz genel olarak 2 boyutlu bölgelerde uydu görüntüleri kullanılıyor. Ancak 3 boyutlu bölgeleri oluşturabilmek için bu yeterli değil. Bunun için özel uçaklarla o bölgelerde zikzaklar çizerek defalarca uçup 5 farklı açıdan milyonlarca fotoğraf çekiyorlar. Sonra da bu fotoğrafları “fotogrametri” yöntemiyle birleştiriyorlar. Bu yöntemi kullanmadan önce havadaki bulutlar siliniyor; sis, pus kaldırılıyor; renk düzeltmesi yapılıyor. Bilgisayarla farklı açıdan çekilmiş fotoğrafların ortak özellikleri bulunarak bir derinlik haritası oluşturuluyor. A depth map is created by finding common features of photographs taken from different angles with a computer. Böylece nesnelerin ne kadar uzakta olduğu nokta nokta işleniyor. Bu noktaların araları çizgilerle bağlanıp adeta örülüyor, bir iskelet ortaya çıkartılıyor ve son olarak bu iskeletin üstü gerçek fotoğraf dokularıyla kaplanıyor.

Panoramik görüntüler Gördüğünüz gibi en tepede uydu görüntüleri, biraz yaklaşınca uçakla çekilen görüntülerden oluşturulan 3 boyutlu grafikler var. Bu şekilde toplam 20 farklı yakınlaştırma katmanı kullanılıyor. In this way, a total of 20 different zoom layers are used. Bir bölgeyi en yakından görebilmenin yoluysa panoramik fotoğraflar. Panoramic photos are the best way to see a region. Bazen tamamen rastgele olarak bu 3 boyutlu görüntülenmiş bölgelerden birini seçiyorum ve yaklaşmaya başlıyorum. Sometimes I just randomly pick one of these 3D imaged regions and start getting closer. Amazon nehrinin kenarındaki bir kenti dolaşmak nasıl olurdu acaba? Mesela şuraya bir bakalım. For example, let's take a look here. 3 boyutlu görüntünün de bir sonraki aşamasına yani sokak görünümüne geçelim. Let's move on to the next stage of the 3D view, namely the street view. Ekranın sağ alt köşesindeki insan figürünü tuttuğunuzda onu bırakabileceğiniz yerler mavi çizgilerle gösteriliyor. Şu sokağa bir girelim. Artık etrafımıza 360 derece göz atabiliyoruz. Brezilya'ya gelmişken bir futbol sahasını ziyaret etmemek olmaz öyle değil mi? Sadece böyle dolaşmak bile çok keyifli elbette ama bunu daha da eğlenceli hale getirecek bir oyun önerim var şimdi.

Rastgele sokak oyunu Sizi Google Earth kütüphanesini kullanan başka bir web sitesine göndereceğim: https://www.mapcrunch.com/ Siteyi her açtığınızda ya da “Go!” butonuna her basışınızda yeni bir yere ışınlanıyorsunuz. Bir anda kendinizi Moğolistan'da ıssız bir yolda kar yağışı altında bulabilirsiniz. Ya da Norveç'te bir günbatımına bakarken. Sizi çöle de götürebilir, tropik bir ormana da… Daha da güzeli “options” butonuna basarak sadece belli kıtaları ya da ülkeleri gezmek isteyebilirsiniz. Sokaklara değil, mekanların içlerine ışınlanmak istiyorsanız “indoor” seçeneğini işaretleyebilirsiniz. “Beni Türkiye'deki mekanlardan birinin içine ışınla Scotty!” Oyunlaştırma kısmı buradan başlıyor. Mekanın içine bakarak neresi olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz. You are trying to understand where it is by looking inside the place. Bu bir spor salonu da olabilir, bir cami de olabilir, ev tekstil ürünleri satan bir dükkan da. Şaşırtıcı kareler işte böyle keşfediliyor. This is how surprising frames are discovered. İstanbul Erkek Lisesi'nde yapılan bu törene katılan var mı aranızda? Did any of you attend this ceremony held at Istanbul Boys' High School? Bazıları da bu siteyi şöyle oyuna dönüştürüyor. Some people turn this site into a game like this. “Options” bölümünden “stealth” seçeneğini işaretlerseniz, bulunduğunuz bölgeye ait bilgiler kaldırılıyor ve siz ışınlandığınız yerde gezmeye başlayarak nerede olduğunuzu anlayıp en yakın polis merkezine ya da otobüs terminali, havaalanı gibi bir transfer noktasına gitmeye çalışıyorsunuz. If you select the "stealth" option in the "Options" section, the information about your location is removed and you start to wander around the place where you are teleported, and you try to go to the nearest police station or a transfer point such as the bus terminal or airport. Yolda ipucu toplamak ve bunları araştırmak serbest. It is free to collect clues and research them on the way. Örneğin kenardaki şu tabelaya bakarak, bunun bir festival afişi olduğunu ve festivalin de Çek Cumhuriyeti'nde yapıldığını bulabiliriz. Sponsorun mesajı

Google Earth'ün içinde de oynanabilecek çok güzel coğrafi dedektiflik oyunları var. Az sonra bunlardan birini birlikte oynayacağız. We'll be playing one of these together soon. Ama önce bu tür sanal yolculukların gerçeğini yapmanızı kolaylaştıran bu videonun sponsoru Yolcu360'dan söz etmek istiyorum. But first, I would like to talk about Yolcu360, the sponsor of this video, which makes it easier for you to make real virtual journeys of this kind. Araç kiralamak için kullanabileceğiniz karşılaştırmalı bir pazar yeri olan Yolcu360, binlerce lokasyonda, yüzlerce firmanın kiralık aracıyla buluşabilmenizi sağlıyor. Sadece Türkiye'de 2000'den fazla noktada araç kiralama hizmeti veriyor ve yakında globalde bu sayıyı 35.000 noktaya çıkarmayı hedefliyor. Yolcu360 web sitesinden ya da uygulamasından dilediğiniz marka ve modeldeki aracı karşılaştırarak kiralayabiliyorsunuz. Bu süreci kullanıcılar için son derece hızlı ve sade bir deneyimle sunuyorlar. They offer this process for users in an extremely fast and simple experience. Ben ağız alışkanlığıyla “kullanıcı” dedim ama onlar bunun yerine “misafir” demeyi tercih ediyor. Çağrı merkezinden 1 dakikanın altında ve uygulamadan da 30 saniye gibi kısa sürelerde araç kiralayabilmek mümkün. Üstelik misafirlerinin mutluluğunu sağlamak için koşulsuz şartsız %100 iptal garantisi veriyorlar. Bu konuda yani “misafir mutluluğu ve memnuniyeti” konusunda bir saplantıları olduğunu da söylüyorlar 🙂 Yapacağınız yolculuklarda ihtiyaç duyacağınız araç kiralama hizmetleri için Yolcu360'a açıklamalar bölümündeki bağlantıyla ulaşabilirsiniz. Animasyon Google Earth'deki görüntüleri kullanarak animasyon yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Bunun için Google Earth Studio diye bir araç var. There is a tool called Google Earth Studio for this. After Effects benzeri bir arayüz ve teknik kullanarak önce bir başlangıç noktası, sonra da bir bitiş noktası, yani “keyframe”ler, anahtar çerçeveler belirleyip, aradaki kamera hareketinin otomatik olarak oluşturulmasını sağlayabilirsiniz. “Bir yere yaklaşma, bir binanın etrafında dönme, bir noktadan başka bir noktaya uçma gibi sık kullanılan işlemler için hazır şablonlar da var. Hızlıca bir örnek yapalım şimdi birlikte… Diyelim ki “Eyfel Kulesi” hakkında bir sunum hazırlamanız gerekiyor. Animasyon şablonlarından birini seçerek başlayabiliriz. Benim favorim spiral hareketi. Arama kutusuna Eyfel yazarak hızla istediğimiz yere ulaşıyoruz. By typing Eiffel in the search box, we quickly reach the place we want. Bir sonraki adımda kameranın başlangıç ve bitiş noktalarındaki açısını, hedefin ne kadar uzağından ne kadar yakınına gideceğimiz gibi bilgileri belirliyoruz. Sol taraftaki ekran kuşbakışı kameranın harita üzerindeki konumunu gösterirken sağ taraftaki ekran sonuçta izleyeceğimiz görüntüyü bize gösteriyor. Buradan kabaca hareketi belirledikten sonra zaman çizgisi üzerinde ince ayarlar da yapılabilir. Görüntü kaynağının logosunun ekrandaki konumunu da belirledikten sonra bunların oluşturulması yani “render” edilmesi aşamasına geçiliyor. Animasyonunuzun uzunluğuna göre içinde 3 boyutlu nesnelerin de olduğu bu görseller tek tek oluşturuluyor, sıkıştırılıyor ve bilgisayarınıza indiriliyor. Benim yaptığım animasyon için toplam 750 resim oluşturuldu. A total of 750 images were created for the animation I made. Bunlar indikten sonra bir video kurgu programıyla hareketli görüntüye dönüştürülerek kullanılabilir.

Tarihi haritalar Google Earth'de sadece güncel, modern haritaları değil tarihi haritaları da inceleyebilirsiniz. Bunun için “maps” kelimesini aratın ve “Historical maps around the world” bölümüne gidin. Burada 1680'den 1930'a kadar yapılmış 100'den fazla tarihi haritayı küre üzerinde bulabilirsiniz. Here you can find over 100 historical maps made from 1680 to 1930 on the globe. Tarihi Tokyo'yu da gezebilirsiniz, Kongo'nun 1708'deki halini de görebilirsiniz. Fırtınalar ve Tsunamiler Arama çubuğuna “storm” yazdığınızda çıkan “current hurricanes & tropical storms” seçeneğini kullanarak şu anda yeryüzündeki büyük fırtınaları, bunların hangi kategoride olduğunu, son durumunu ve potansiyel olarak izleyeceği yolu görüntüleyebilirsiniz. Bu videoda bahsettiğim tüm özelliklerin linklerini ayrıca videonun açıklamalar kısmına da bırakacağım ama bunlarla sınırlı kalmanızı istemem. O yüzden size arama alternatifleri sunmaya çalışıyorum. Arayabileceğiniz bir başka kelime “tsunami.” Çıkan sonuçlardan “tsunamis in history” seçeneği size tarihteki en büyük 21 felaketi ve bunların yerini gösteriyor. Another word you can search for is “tsunami.” The “tsunamis in history” option from the results shows you the 21 biggest disasters in history and their locations. En büyük tsunaminin okyanuslarda ya da denizlerde değil de Norveç'teki bir gölde meydana geldiğini ben bu şekilde öğrendim. 1936'da 1 milyon kübik metre hacme sahip bir kaya 800 metre yükseklikteki bir dağdan göle düşmüş ve 70 metre yüksekliğinde dalgaların oluşmasına yol açmış. Bu dalgalar çevredeki tarlaları yutmuş ve 74 kişinin ölümüne sebep olmuş.

Süper kahraman filmlerinin çekildiği yerler Arama çubuğuna “superhero” yazdığınızda çıkan “superhero movie film locations” seçeneğini kullanarak süperkahraman filmlerinin çekildiği yerleri gezebilirsiniz. You can visit the places where superhero movies were shot by using the "superhero movie movie locations" option that appears when you type "superhero" in the search bar. Bunu da cep telefonundan görelim. “The Wolverine” filminde Hugh Jackman'ın ziyaret ettiği 14. Visited by Hugh Jackman in "The Wolverine" Yüzyıl Budist tapınağı. century Buddhist temple. “Batman Begins” filminde Christian Bale ve Liam Neeson'ın epik kılıç dövüşünün yapıldığı buzul ki çekimler sırasında çatladığı belirtiliyor. The glacier where Christian Bale and Liam Neeson's epic sword fight takes place in the movie “Batman Begins” is stated to have cracked during filming. X-Men filminde kullanılan Toronto'daki 1914 yapımı Casa Loma malikanesi. Bunları fotoğraf olarak görebildiğiniz gibi çoğunu 3 boyutlu olarak da inceleyebiliyorsunuz. As you can see them as photographs, you can also examine most of them in 3D. “Wonder Woman”daki Louvre Müzesi, “Guardians of Galaxy”nin açılış sahnelerinde kullanılan Belçika'daki tren istasyonu, Superman'in çalıştığı “Daily Planet” gazete binasının New York'taki gerçeği gibi pek çok mekanı bu şekilde gezebilirsiniz. Timelapse – Son 40 yıldaki değişimler Geldik en sevdiğim özelliklerden birine. Google Earth bizim mekanda 3 boyutlu olarak gezmemizi sağlıyor ya. Google Earth allows us to navigate the space in 3D. Buna 4.boyutu yani zamanı da ekleyebilmek mümkün. It is possible to add the 4th dimension, time, to this. Bunun için Google Earth Engine isimli başka bir web sitesini ziyaret etmemiz gerekiyor. For this, we need to visit another website called Google Earth Engine. Bu site dünyanın herhangi bir noktasının son 40 yıldaki değişimini bize gösteriyor. This site shows us the change of any part of the world in the last 40 years. Alaska'daki buzulların nasıl eridiğine bakabilirsiniz. Daha da çarpıcı bir değişim görmek isterseniz Dubai'deki yapılaşmayı inceleyebilirsiniz. If you want to see an even more striking change, you can examine the construction in Dubai. Timelapse devam ederken, istediğiniz ölçekte dünyaya yaklaşıp uzaklaşmak ya da başka bir bölgesini ziyaret edebilmek mümkün. Dolayısıyla oturduğunuz yerin son yıllarda nasıl değiştiğini de bu şekilde görebilirsiniz. Bodrum'un 1984-2018 yılları arasında nasıl değiştiğine bir bakalım mı? Bu kadar kısa bir sürede böylesine büyük değişimleri tepeden görmek insana bambaşka bir vizyon kazandırıyor, öyle değil mi?

Kendimi şanslı hissediyorum Google Earth ile hemen şimdi yapabileceğiniz en basit şey zar atmak. I'm feeling lucky The simplest thing you can do with Google Earth right now is to roll the dice. Zar görünümlü bu butona her basışınızda sizi farklı bir yere götürüyor. Götürdüğü yer hakkında kısaca Türkçe bilgiler de veriyor. He also gives brief information in Turkish about the place he took him. Şu uçak ikonu sizi şaşırtmasın. Don't be surprised by that airplane icon. Zar attıktan sonra tekrar zara basarak çekirge gibi dünya üzerinde sıçrayıp durabilirsiniz. After rolling the dice, you can jump around the world like a grasshopper by pressing the dice again. İlginizi çeken bir bölge bulursanız bilgi kartının altındaki diğer kartları da seçerek o bölgeyi keşfedebilirsiniz. If you find a region that interests you, you can explore that region by selecting other cards under the information card. Ama en güzeli en son ekledikleri yeni bir özellik olan projeler. But the best part is the projects they added recently, which is a new feature.

×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.