image

Barış Özcan 2020, Dünyanın en zengin insanlarının kitaplarla derdi ne?

Dünyanın en zengin insanlarının kitaplarla derdi ne?

Geçenlerde günün haberlerine göz atarken bir tanesi dikkatimi çekti: “Jeff Bezos, Amazon'un Hindistan'da yer alan küçük işletmelere 1 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı.” 1 milyar dolar! Şöyle görselleştirelim bu miktarı…

Burada 10.000$'lık bir deste görüyorsunuz. 2018 TÜİK verilerine göre Türkiye'de yıllık ortalama brüt kazancın 49.000 TL olduğunu düşünürsek bu desteden biraz daha az kazanç elde ediliyor bir yılda. Bir avuç para. 100 kişinin ya da yılda 1 milyon dolar kazanan bir zenginin kazancı da bu. Küçük bir çantaya sığacak kadar… Bunun 100 katını yani 100 milyon doları ancak bir palet ve forklift yardımıyla taşıyabilirsiniz. İşte bu da 1 milyar dolar. Jeff Bezos'un az önce okuduğum haberde belirtilen Hindistan'daki küçük işletmelere yapacağı yatırım miktarı. Gerçekten çok büyük bir para bu… Bizim için… Jeff Bezos için de hatırı sayılır bir miktar diyebiliriz tabi. Ama kendisi sadece geçen yıl bunun 10 katını kaybettiği halde şu anda dünyanın en zengin insanı. Kurduğu ve yönettiği şirketi Amazon'un yaklaşık piyasa değerini görelim mi şimdi de? Yaklaşık 1 trilyon dolar. Epeyce bir kağıt demek bu. Ölçeği daha iyi anlayabilmek için o kağıt destelerinin kenarında duran figüre bakın şimdi de. O Jeff Bezos. Üstelik o Jeff Bezos bu kadar çok kağıt parayı kazanmak için yine bu kadar çok kağıdı satarak işe başladı. Kitapları. Amazon başlangıçta sadece kitap satan bir online mağazaydı. Çünkü 25 yıl kadar önce “kendime nasıl bir iş kursam acaba?” diye düşünürken aklına kitaptan başka bir şey gelmiyordu Jeff Bezos'un. İnternet diye bir şey çıkmıştı ve oradan kitap satmayı deneyebilirdi. Zihniniz en çok neyle meşgulse aklınıza da onunla ilgili fikirler gelir. Kitap okumayı çok seven Bezos sadece bu sebeple dünyanın en zengini olmadı tabi. Ama olduktan sonra da kitaplarla ilişkisi pek değişmedi. Kendisi hakkında yazılmış biyografide tavsiye ettiği kitapların listesinden de bunu anlayabilirsiniz.

Şimdi bu kadar zengin olduğunuzu düşünün. Ama biraz daha yaşlısınız. 65 yaşına gelip emekli olmuşsunuz. Nasıl bir hayat yaşardınız? Mesela her gün sabahın 6:00'ında kalkar mıydınız? Kıyafetlerinizi giyip elinizde bir pazar çantası dolusu yükle arabınıza geçip oradan da ofise gitmeye devam eder miydiniz? Düşünün o kadar zenginsiniz ki her gün 1 milyon dolar harcasanız 300 yıl boyunca hiç para kazanmadan hayatınıza devam edebilirsiniz. Ama unutmayın 65 yaşındasınız. Hayatınıza devam edebilecek o kadar yılınız yok önünüzde. Yine de elinizde böyle bir pazar çantasıyla sabahın 8:00'inden akşamın 6:00'sına kadar o toplantı senin bu toplantı benim dolaşır mıydınız? Koca koca beyaz tahtaların önünde problem çözmeye çalışır mıydınız?

Hep zamanında gelir. Dakiktir. Her bir toplantıya. Hiç aksatmadan. Zamanın en büyük kaynak olduğunu anladığı için böyle davranan 65 yaşındaki bu emekli, dünyanın en zengin ikinci kişisi: Bill Gates. Onun takıntısı da her zaman yanında taşıdığı pazar çantasının içinde. Peki o çantanın içinde ne mi var?

Kitaplar.

Sonuncusunu hatırladınız mı? Life 3.0. İçindeki bir bölümü özetleyerek anlatmıştım sizlere… Bu çantadaki kitaplar her hafta yenileniyor. Düzenli olarak. Hepsini başından sonuna kadar okumuyor elbette. Ama onlarla zaman geçiriyor. Notlar çıkartıyor. Notlarını kişisel blogundan herkesle paylaşıyor. Yanlış anlaşılmasın, onun bu kitap takıntısı emekliye ayrıldıktan sonra değil, iş hayatından da önce daha çocukken başlamış. “Inside Bill's Brain” belgeselinde çocukluğundan itibaren ne kadar sıkı bir kitap kurdu olduğunu görüyorsunuz.

Şimdi sizi taşrada bir lokantaya götüreceğim. Amerika'nın Çemişgezeği diyebileceğimiz bu kentteki esnaf lokantasında Bill Gates'le karşılıklı oturmuş hamburger yiyen bu kişi dünyanın en zengin üçüncü kişisi: Warren Buffett. Yani şu anda yaklaşık toplamda 200 milyar doları kontrol eden iki kişiyi görüyoruz. Bu iki kişinin servetlerinin büyüklüğü dışındaki ortak özelliği okumak. Dünyanın en ünlü yatırımcılarından Buffet günde 5-6 saatini okumaya ayırıyor. Yatırımcı olduğu için kitaplardan çok gazeteleri ve kurumsal raporları okuyor. Onunla yapılan bir röportajda bu kadar çok içeriğin üretildiği çılgın bir dünyaya nasıl ayak uyduruyorsunuz diye sorulunca aynen şunları demiş:

Okuyorum ve okuyorum ve okuyorum. Muhtemelen günde 5-6 saat okuyorum. Gençliğimde olduğu kadar hızlı değilim. Ama günde 5 gazete okuyorum. Ciddi miktarda dergi okuyorum. Yıllık şirket raporlarını okuyorum. Okumayı her zaman çok sevdim. Özellikle biyografi kitaplarını okumaktan hoşlanıyorum.

Röportajın devamında “peki bu kadar çok bilgiyi nasıl işleyebiliyorsunuz?” diye sorduklarında “bu kadar çok okuduktan sonra kafamda filtreler oluşmaya başlıyor” diye cevap veriyor. “Birisi benimle bir yatırım fırsatı için görüştüğünde ya da bir şeyi okumaya başladığımda bu filtreler sayesinde 2-3 dakika içerisinde karar verebiliyorum.” İşte beni en çok onun bu yorumu etkiledi.

Neden bu yorumu önemli bulduğumu sizlere bu videonun sponsoru olan Bundle uygulamasından bahsedince daha iyi anlayacaksınız. Bundle, Türkiye'deki en fazla mecra çeşitliliğine sahip olan haber okuma uygulaması. Her kategoriden Türkiye'nin en büyük haber ve içerik sitelerini okuyucuya sunan; teknoloji, bilim, kültür, sanat, sinema vb. tüm alanlarda aklınıza gelebilecek her mecrayı bulabileceğiniz; bunun yanısıra şu ana dek karşılaşmadığınız ancak içeriklerinin kalitesiyle öne çıkan bir çok yeni mecrayı da keşfedebileceğiniz bir uygulama. Benim en sevdiğim özelliği içindeki filtreler yardımıyla kaynaksal değil kavramsal takip de yapabiliyor oluşunuz. Çünkü artık gazeteden çok habere odaklanmak ve hatta onları bile kategorik okumak önemli. Ben “teknoloji” kategorisini oluşturunca yerli yabancı pek çok kaynaktan önüme düşen teknoloji haberlerini bir arada görebiliyorum. Zaten bu videonun konusu tam da bu şekilde aklıma geldi. Okuduğum haberin içeriği “dünyanın en zengin insanlarının kitaplarla derdi ne?” sorusu değildi. Jeff Bezos'un Hindistan'a yapacağı bir yatırımdı. Fakat daha önceki okumalarımın kafamda oluşturduğu filtreler beni böyle bir içerik oluşturmaya itti.

Zaten o yüzden Warren Buffet'ın az önce aktardığım yorumu beni çok etkiledi. Çok okuması onun çok bilgili olmasını sağlamıyor. Artık bilgiye erişmek kolay. Çok okuması onun bilgi işlem gücünü arttırıyor. Karar verme sürecini hızlandırarak daha doğru bir hale getiriyor.

Günde 3 saat okuma yapan bir başka zengin Mark Cuban “okuduğum her şey herkesin açıktan erişebileceği bilgiler” diyor. “İsteyen herkes bu kitaplara ve dergilere erişebilir. Anlaşılan çoğu insan bunlara erişmek istemiyor.”

Sizlere bu dünyanın en zengin 20 insanının en az yarısının okumayla bir derdi olduğunu daha pek çok örnekle kanıtlayabilirim. Bu listeye henüz girememiş Elon Musk gibi kişilerin küçüklüğünde günde 10 saat okuduğunu, yaşadığı yerdeki kütüphanede bulunan tüm kitapları bitirdiği için artık çevre kütüphanelerden kitap getirtmek zorunda kaldığını zaten anlatmıştım. Buradan otomatik olarak “çok okuyan çok zengin olur” sonucu çıkmaz. Ama belli ki çok zengin olanların çoğu çok okuyanlardan çıkıyor.

Neden biliyor musunuz? Bu kadar çok servete sahip olan bu kişiler okumak gibi çok basit gözüken ve epeyce de vakit alan bir işi başkalarına, yardımcılarına, danışmanlarına havale etmiyor. İşlerine güçlerine, yaşlarına başlarına bakmadan okuma işini bizzat kendileri yapıyor.

Şu manzarada sizin ve benim gibi insanların sahip olamayacağı tek şey bir deniz uçağı. Gerisi herkesin ulaşabileceği kaynaklar ve Bill Gates de bu kaynakları kullanıyor. 90'lı yıllardan beri sık sık bu şekilde inzivaya çekiliyor. “ThinkWeek” adını verdiği bu inzivada tek başına küçük bir kulübenin içinde kitaplarıyla okuyup düşünerek bir hafta geçiriyor. Kafasında yeni filtreler yaratıyor. Günümüz dünyasını ve geleceği anlamaya çalışıyor. Bulduğu bu bilgileri işliyor. Optimize çözümler üretmeye çalışıyor.

Yahu ne çözümü diyeceksiniz? Bunun için sözünü ettiğim belgeseli izleyebilir ya da yazılmış biyografileri okuyabilirsiniz. Bir ara 5 yaşından küçük çocukların neden öldüğü konusunu araştırmış ve ishalden olduğunu tespit etmiş. Sonra da kafayı şu kavanozun içindekilere takmış. Evet, doğru tahmin ettiniz. Bu problemi çözmek için, yani milletin p*h problemini çözmek için bizzat çalışmasının yanı sıra servetinin hatrı sayılır bir miktarını da kullanmış. Karısıyla kurdukları vakıf sadece geçen yıl 35 milyar dolarlık bağış yaptı. Az önce gösterdiğim esnaf lokantasında yemek yedikten sonra arkadaşı Buffett'ı da 31 milyar dolar bağış yapmaya ikna etti. Amaçları her yıl sadece ishal yüzünden ölen 500.000 çocuğun sayısını 2030'a kadar sıfırlamak. Küçük bir kulübede kitapların arasında geçirilen haftalık inzivalar herkese böylesine bir zenginlik ve etki gücü kazandıramaz belki ama en azından bir vizyon kazandıracağı kesin.

Bir pazar çantasını kitaplarla doldurup bir hafta boyunca onları okumak, notlar çıkarmak ve düşünmek.

İstesek hepimizin yapabileceği bir şey. Ama anlaşılan çoğumuz bunu istemiyor…



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Language learning online @ LingQ

Dünyanın en zengin insanlarının kitaplarla derdi ne? What do the richest people in the world have to do with books?

Geçenlerde günün haberlerine göz atarken bir tanesi dikkatimi çekti: “Jeff Bezos, Amazon'un Hindistan'da yer alan küçük işletmelere 1 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı.” 1 milyar dolar! While browsing the news of the day recently, one caught my attention: “Jeff Bezos announced that Amazon will invest $1 billion in small businesses located in India.” 1 billion dollars! Şöyle görselleştirelim bu miktarı… Let's visualize this amount like this…

Burada 10.000$'lık bir deste görüyorsunuz. Here you see a $10,000 bundle. 2018 TÜİK verilerine göre Türkiye'de yıllık ortalama brüt kazancın 49.000 TL olduğunu düşünürsek bu desteden biraz daha az kazanç elde ediliyor bir yılda. Considering that the annual average gross income in Turkey is 49.000 TL according to 2018 TUIK data, a little less income is obtained from this bundle in a year. Bir avuç para. 100 kişinin ya da yılda 1 milyon dolar kazanan bir zenginin kazancı da bu. This is the income of 100 people or a rich person who earns 1 million dollars a year. Küçük bir çantaya sığacak kadar… Bunun 100 katını yani 100 milyon doları ancak bir palet ve forklift yardımıyla taşıyabilirsiniz. Enough to fit in a small bag… You can move 100 times that amount, 100 million dollars, only with the help of a pallet and forklift. İşte bu da 1 milyar dolar. Jeff Bezos'un az önce okuduğum haberde belirtilen Hindistan'daki küçük işletmelere yapacağı yatırım miktarı. The amount of investment Jeff Bezos will make in small businesses in India mentioned in the news I just read. Gerçekten çok büyük bir para bu… Bizim için… Jeff Bezos için de hatırı sayılır bir miktar diyebiliriz tabi. This is a really big amount of money… For us… We can say that it is a considerable amount for Jeff Bezos as well. Ama kendisi sadece geçen yıl bunun 10 katını kaybettiği halde şu anda dünyanın en zengin insanı. But he is now the richest person in the world, even though he lost 10 times that amount in the last year alone. Kurduğu ve yönettiği şirketi Amazon'un yaklaşık piyasa değerini görelim mi şimdi de? Let's see the approximate market value of Amazon, the company he founded and manages, shall we? Yaklaşık 1 trilyon dolar. About $1 trillion. Epeyce bir kağıt demek bu. That's quite a bit of paper. Ölçeği daha iyi anlayabilmek için o kağıt destelerinin kenarında duran figüre bakın şimdi de. Now look at the figure standing on the edge of those stacks of cards to better understand the scale. O Jeff Bezos. Üstelik o Jeff Bezos bu kadar çok kağıt parayı kazanmak için yine bu kadar çok kağıdı satarak işe başladı. Moreover, that Jeff Bezos started by selling so many papers in order to earn so much paper money. Kitapları. Amazon başlangıçta sadece kitap satan bir online mağazaydı. Amazon was originally a book-only online store. Çünkü 25 yıl kadar önce “kendime nasıl bir iş kursam acaba?” diye düşünürken aklına kitaptan başka bir şey gelmiyordu Jeff Bezos'un. Because 25 years ago, “I wonder what kind of business should I start myself?” While thinking, Jeff Bezos couldn't think of anything but the book. İnternet diye bir şey çıkmıştı ve oradan kitap satmayı deneyebilirdi. There was such a thing as the Internet, and he could try to sell books from there. Zihniniz en çok neyle meşgulse aklınıza da onunla ilgili fikirler gelir. Whatever your mind is most busy with, you will also have ideas about it. Kitap okumayı çok seven Bezos sadece bu sebeple dünyanın en zengini olmadı tabi. Bezos, who loves to read books, did not become the richest person in the world just for this reason. Ama olduktan sonra da kitaplarla ilişkisi pek değişmedi. But after that, his relationship with the books did not change much. Kendisi hakkında yazılmış biyografide tavsiye ettiği kitapların listesinden de bunu anlayabilirsiniz. You can understand this from the list of books he recommended in the biography written about him.

Şimdi bu kadar zengin olduğunuzu düşünün. Now imagine being this rich. Ama biraz daha yaşlısınız. But you are a little older. 65 yaşına gelip emekli olmuşsunuz. You're 65 and retired. Nasıl bir hayat yaşardınız? What kind of life would you live? Mesela her gün sabahın 6:00'ında kalkar mıydınız? For example, would you get up at 6:00 in the morning every day? Kıyafetlerinizi giyip elinizde bir pazar çantası dolusu yükle arabınıza geçip oradan da ofise gitmeye devam eder miydiniz? Would you put on your clothes and carry a Sunday bag full of clothes to your car and continue to the office from there? Düşünün o kadar zenginsiniz ki her gün 1 milyon dolar harcasanız 300 yıl boyunca hiç para kazanmadan hayatınıza devam edebilirsiniz. Imagine that you are so rich that if you spend 1 million dollars every day, you can continue your life without making any money for 300 years. Ama unutmayın 65 yaşındasınız. Hayatınıza devam edebilecek o kadar yılınız yok önünüzde. You don't have that many years to go on with your life. Yine de elinizde böyle bir pazar çantasıyla sabahın 8:00'inden akşamın 6:00'sına kadar o toplantı senin bu toplantı benim dolaşır mıydınız? Still, with such a Sunday bag in your hand, would you travel from 8:00 in the morning to 6:00 in the evening that meeting is yours, this meeting is mine? Koca koca beyaz tahtaların önünde problem çözmeye çalışır mıydınız? Would you try to solve problems in front of huge whiteboards?

Hep zamanında gelir. He always comes on time. Dakiktir. He is punctual. Her bir toplantıya. To each meeting. Hiç aksatmadan. Without a hitch. Zamanın en büyük kaynak olduğunu anladığı için böyle davranan 65 yaşındaki bu emekli, dünyanın en zengin ikinci kişisi: Bill Gates. This 65-year-old pensioner, who acts like this because he understands that time is the greatest resource, is the second richest person in the world: Bill Gates. Onun takıntısı da her zaman yanında taşıdığı pazar çantasının içinde. His obsession is also in the market bag he always carries with him. Peki o çantanın içinde ne mi var?

Kitaplar.

Sonuncusunu hatırladınız mı? Remember the last one? Life 3.0. Life 3.0. İçindeki bir bölümü özetleyerek anlatmıştım sizlere… Bu çantadaki kitaplar her hafta yenileniyor. I have told you by summarizing a chapter in it… The books in this bag are renewed every week. Düzenli olarak. Regularly. Hepsini başından sonuna kadar okumuyor elbette. Of course, he doesn't read them all from beginning to end. Ama onlarla zaman geçiriyor. But he spends time with them. Notlar çıkartıyor. He's making notes. Notlarını kişisel blogundan herkesle paylaşıyor. She shares her notes with everyone on her personal blog. Yanlış anlaşılmasın, onun bu kitap takıntısı emekliye ayrıldıktan sonra değil, iş hayatından da önce daha çocukken başlamış. Don't get me wrong, his obsession with books started when he was a child, not after he retired, but before his career. “Inside Bill's Brain” belgeselinde çocukluğundan itibaren ne kadar sıkı bir kitap kurdu olduğunu görüyorsunuz.

Şimdi sizi taşrada bir lokantaya götüreceğim. Now I'm going to take you to a restaurant in the country. Amerika'nın Çemişgezeği diyebileceğimiz bu kentteki esnaf lokantasında Bill Gates'le karşılıklı oturmuş hamburger yiyen bu kişi dünyanın en zengin üçüncü kişisi: Warren Buffett. The third richest person in the world, Warren Buffett, is sitting opposite Bill Gates and eating hamburgers at the artisan restaurant in this city, which we can call America's Çemişgezeze. Yani şu anda yaklaşık toplamda 200 milyar doları kontrol eden iki kişiyi görüyoruz. So right now, we see two people controlling about $200 billion in total. Bu iki kişinin servetlerinin büyüklüğü dışındaki ortak özelliği okumak. The common feature of these two people other than the size of their wealth is reading. Dünyanın en ünlü yatırımcılarından Buffet günde 5-6 saatini okumaya ayırıyor. Buffet, one of the most famous investors in the world, devotes 5-6 hours a day to reading. Yatırımcı olduğu için kitaplardan çok gazeteleri ve kurumsal raporları okuyor. Because he is an investor, he reads newspapers and corporate reports more than books. Onunla yapılan bir röportajda bu kadar çok içeriğin üretildiği çılgın bir dünyaya nasıl ayak uyduruyorsunuz diye sorulunca aynen şunları demiş: When asked in an interview with him, how do you keep up with a crazy world where so much content is produced, he said exactly the following:

Okuyorum ve okuyorum ve okuyorum. Muhtemelen günde 5-6 saat okuyorum. Gençliğimde olduğu kadar hızlı değilim. I'm not as fast as I was in my youth. Ama günde 5 gazete okuyorum. But I read 5 newspapers a day. Ciddi miktarda dergi okuyorum. I read a serious amount of magazines. Yıllık şirket raporlarını okuyorum. I read the annual company reports. Okumayı her zaman çok sevdim. I have always loved to read. Özellikle biyografi kitaplarını okumaktan hoşlanıyorum.

Röportajın devamında “peki bu kadar çok bilgiyi nasıl işleyebiliyorsunuz?” diye sorduklarında “bu kadar çok okuduktan sonra kafamda filtreler oluşmaya başlıyor” diye cevap veriyor. In the continuation of the interview, “So how can you process so much information?” When they are asked, he answers, “After reading this much, filters begin to form in my head”. “Birisi benimle bir yatırım fırsatı için görüştüğünde ya da bir şeyi okumaya başladığımda bu filtreler sayesinde 2-3 dakika içerisinde karar verebiliyorum.” İşte beni en çok onun bu yorumu etkiledi. “When someone talks to me about an investment opportunity or when I start reading something, I can make a decision within 2-3 minutes thanks to these filters.” It was his comment that impressed me the most.

Neden bu yorumu önemli bulduğumu sizlere bu videonun sponsoru olan Bundle uygulamasından bahsedince daha iyi anlayacaksınız. You will understand better why I find this comment important when I tell you about the Bundle application, which is the sponsor of this video. Bundle, Türkiye'deki en fazla mecra çeşitliliğine sahip olan haber okuma uygulaması. Bundle is the news reading application with the most variety of channels in Turkey. Her kategoriden Türkiye'nin en büyük haber ve içerik sitelerini okuyucuya sunan; teknoloji, bilim, kültür, sanat, sinema vb. tüm alanlarda aklınıza gelebilecek her mecrayı bulabileceğiniz; bunun yanısıra şu ana dek karşılaşmadığınız ancak içeriklerinin kalitesiyle öne çıkan bir çok yeni mecrayı da keşfedebileceğiniz bir uygulama. you can find every channel you can think of in all areas; In addition, it is an application where you can discover many new channels that you have not encountered until now, but stand out with the quality of their content. Benim en sevdiğim özelliği içindeki filtreler yardımıyla kaynaksal değil kavramsal takip de yapabiliyor oluşunuz. My favorite feature is that with the help of the filters in it, you can follow not only the source but also the conceptual. Çünkü artık gazeteden çok habere odaklanmak ve hatta onları bile kategorik okumak önemli. Because now it is important to focus on the news rather than the newspaper and even read them categorically. Ben “teknoloji” kategorisini oluşturunca yerli yabancı pek çok kaynaktan önüme düşen teknoloji haberlerini bir arada görebiliyorum. When I create the "technology" category, I can see technology news from many domestic and foreign sources together. Zaten bu videonun konusu tam da bu şekilde aklıma geldi. That's exactly what came to mind for this video. Okuduğum haberin içeriği “dünyanın en zengin insanlarının kitaplarla derdi ne?” sorusu değildi. The content of the news I read was “What is the problem of the richest people in the world with books?” It wasn't a question. Jeff Bezos'un Hindistan'a yapacağı bir yatırımdı. It was an investment by Jeff Bezos in India. Fakat daha önceki okumalarımın kafamda oluşturduğu filtreler beni böyle bir içerik oluşturmaya itti. But the filters that my previous readings created in my head pushed me to create such content.

Zaten o yüzden Warren Buffet'ın az önce aktardığım yorumu beni çok etkiledi. That's why Warren Buffet's comment I just quoted impressed me a lot. Çok okuması onun çok bilgili olmasını sağlamıyor. Reading a lot does not make him very knowledgeable. Artık bilgiye erişmek kolay. Çok okuması onun bilgi işlem gücünü arttırıyor. Reading a lot increases his computing power. Karar verme sürecini hızlandırarak daha doğru bir hale getiriyor. It speeds up the decision-making process and makes it more accurate.

Günde 3 saat okuma yapan bir başka zengin Mark Cuban “okuduğum her şey herkesin açıktan erişebileceği bilgiler” diyor. “Everything I read is publicly accessible information,” says another wealthy Mark Cuban, who reads 3 hours a day. “İsteyen herkes bu kitaplara ve dergilere erişebilir. Anlaşılan çoğu insan bunlara erişmek istemiyor.” It seems most people don't want to have access to them."

Sizlere bu dünyanın en zengin 20 insanının en az yarısının okumayla bir derdi olduğunu daha pek çok örnekle kanıtlayabilirim. I can prove to you with many more examples that at least half of the 20 richest people in this world have a problem with reading. Bu listeye henüz girememiş Elon Musk gibi kişilerin küçüklüğünde günde 10 saat okuduğunu, yaşadığı yerdeki kütüphanede bulunan tüm kitapları bitirdiği için artık çevre kütüphanelerden kitap getirtmek zorunda kaldığını zaten anlatmıştım. I have already told you that people like Elon Musk, who could not be included in this list, read 10 hours a day when he was little, and that he had to bring books from the surrounding libraries because he had finished all the books in the library where he lived. Buradan otomatik olarak “çok okuyan çok zengin olur” sonucu çıkmaz. Ama belli ki çok zengin olanların çoğu çok okuyanlardan çıkıyor. But obviously, most of the very rich come from those who read a lot.

Neden biliyor musunuz? Bu kadar çok servete sahip olan bu kişiler okumak gibi çok basit gözüken ve epeyce de vakit alan bir işi başkalarına, yardımcılarına, danışmanlarına havale etmiyor. These people, who have so much wealth, do not delegate a task such as reading, which seems very simple and takes a lot of time, to others, to their assistants or advisors. İşlerine güçlerine, yaşlarına başlarına bakmadan okuma işini bizzat kendileri yapıyor. Regardless of their work, power or age, they do the reading themselves.

Şu manzarada sizin ve benim gibi insanların sahip olamayacağı tek şey bir deniz uçağı. The only thing in this landscape that people like you and me can't have is a seaplane. Gerisi herkesin ulaşabileceği kaynaklar ve Bill Gates de bu kaynakları kullanıyor. The rest is available to everyone, and Bill Gates uses these resources. 90'lı yıllardan beri sık sık bu şekilde inzivaya çekiliyor. Since the 90s, he has often been in seclusion in this way. “ThinkWeek” adını verdiği bu inzivada tek başına küçük bir kulübenin içinde kitaplarıyla okuyup düşünerek bir hafta geçiriyor. In this seclusion, which he calls “ThinkWeek,” he spends a week alone in a small cottage, reading and thinking with his books. Kafasında yeni filtreler yaratıyor. Günümüz dünyasını ve geleceği anlamaya çalışıyor. He tries to understand the present world and the future. Bulduğu bu bilgileri işliyor. It processes the information it finds. Optimize çözümler üretmeye çalışıyor.

Yahu ne çözümü diyeceksiniz? Bunun için sözünü ettiğim belgeseli izleyebilir ya da yazılmış biyografileri okuyabilirsiniz. For this, you can watch the documentary I mentioned or read the written biographies. Bir ara 5 yaşından küçük çocukların neden öldüğü konusunu araştırmış ve ishalden olduğunu tespit etmiş. Sonra da kafayı şu kavanozun içindekilere takmış. Then he got obsessed with what's in that jar. Evet, doğru tahmin ettiniz. Yes, you guessed right. Bu problemi çözmek için, yani milletin p*h problemini çözmek için bizzat çalışmasının yanı sıra servetinin hatrı sayılır bir miktarını da kullanmış. He used a considerable amount of his wealth as well as working himself to solve this problem, that is, to solve the nation's p*h problem. Karısıyla kurdukları vakıf sadece geçen yıl 35 milyar dolarlık bağış yaptı. The foundation he founded with his wife gave away $35 billion in donations last year alone. Az önce gösterdiğim esnaf lokantasında yemek yedikten sonra arkadaşı Buffett'ı da 31 milyar dolar bağış yapmaya ikna etti. After eating at the artisan restaurant I just showed him, he convinced his friend Buffett to donate $31 billion. Amaçları her yıl sadece ishal yüzünden ölen 500.000 çocuğun sayısını 2030'a kadar sıfırlamak. Their goal is to zero the number of 500,000 children who die from diarrhea alone each year by 2030. Küçük bir kulübede kitapların arasında geçirilen haftalık inzivalar herkese böylesine bir zenginlik ve etki gücü kazandıramaz belki ama en azından bir vizyon kazandıracağı kesin. Weekly retreats spent among books in a small cottage may not bring such richness and influence to everyone, but at least they will certainly bring a vision.

Bir pazar çantasını kitaplarla doldurup bir hafta boyunca onları okumak, notlar çıkarmak ve düşünmek.

İstesek hepimizin yapabileceği bir şey. It's something we can all do if we wanted to. Ama anlaşılan çoğumuz bunu istemiyor…

×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.