image

Barış Özcan 2018, Asgardia: 2.8 kg ağırlığında bir uzay ülkesi. Şimdilik!

Asgardia diye bir şey duydunuz mu? Asgardia. 2016'da kurulmuş bir uzay ulusu. İnternet üzerinden vatandaşlık başvurusu yapabildiğiniz bir uzay ülkesi. Peki vatandaşları dünya üzerinde yaşayan bir uzay ülkesi olabilir mi? Yoksa bu bir grup çılgının dikkat çekme projesi mi? Bu bölümde Asgardia'nın ne olduğunu anlamaya çalışacağız. Asgardia'nın kurucusu Azeri asıllı ve Bakü doğumlu Rus iş adamı Igor Raufovich Ashurbeyli. Bir grup çılgın derken ne demek istediğimi anladınız mı? Çılgın Türklerden biri, bir Azerbaycan Türkü var bu projenin arkasında… Kendisinin ulusa sesleniş videosunda bu fikrin, yani kendi iddiasıyla “tarihin ilk uzay devleti”ni kurma fikrinin -ki bunun ilk olmadığını videonun sonunda size anlatacağım- tam da bu ofiste aklına geldiğini söylüyor. Demek ki neymiş? Ofisini kamu kurumu gibi tasarlarsan aklına da doğal olarak bir devlet kurma fikri gelir. Böyle konuştuğuma bakmayın, bu fikir benim de ilgimi çekmedi değil. Yıllarca bilimkurgu kitaplarında okuduğumuz bir fantezi, gerçek mi oluyor yoksa?

Bir kere bu ülkenin çok havalı bir ismi var. Asgardia. İskandinav mitolojisinden geliyor. Gökyüzünde tanrıların yaşadığı bir şehir olan Asgard'dan. Yunan mitolojisindeki Olympus Dağı gibi bir yer Asgard. Yani Asgardia projesi, kendisine isim verirken aynı zamanda felsefesini de belirlemiş. İnsanlığın en eski hikayelerinde de yer alan o göklere ulaşma isteğini isimleştirmiş.

Peki bunu cisimleştirmek için ne yapmış? Bir ülke olabilmek için bir toprağınız olmalı değil mi? Haritada bir alanınız? Asgardia'nın web sitesine baktığımızda bir harita ve küçük de olsa böyle bir alan olduğunu görüyoruz. Üstelik yeri sürekli değişiyor. Çünkü bu alan, yani Asgardia toprakları, dünyanın etrafında dönen küçük bir uydu. 10 cm x 10 cm x 20 cm boyutlarında 2,8 kg ağırlığında şöyle bir kutu. Küçük olduğuna bakıp da küçümsememek lazım. Neil Armstrong'un aydaki ayak izi de yaklaşık bu büyüklükteydi ama sembolikti. Asgardia topraklarında şimdilik sadece 512 GB'lık bir bellek ve içinde de vatandaşlarının fotoğrafları var. Artık uzaya sıradan insanların sarımsaklı ekmek gönderip sonra da o ekmeği dünyaya geri getirip yediği bir dönemde yaşıyoruz. Uzayda bir kutu sahibi olmak toprak sahibi olmak anlamına gelir mi? Orası biraz tartışma götürür.

Bir ülke olabilmek için topraktan başka ne lazım? Vatandaş lazım. Asgardia'ya vatandaş olmak çok kolay. Facebook'ta hesap açar gibi bir form dolduruyorsunuz. Asgardia anayasasını okuyup kabul ediyorsunuz. Ama Türkçe karakter kullanamıyorsunuz. Dolayısıyla Asgardia'da beni bulmak isterseniz her zamanki gibi BarisOzcan diye aratmalısınız. Bu arada her başvuruyu kabul etmiyorlar. Hatta vatandaşlık için başvuranları bir zeka testinden bile geçirmeyi planlıyorlar.

Web sitesindeki haritada dünyanın neresinden kaç kişinin Asgardia vatandaşı olduğunu bulabilirsiniz. Görebildiğim kadarıyla dünyada en çok Asgardia vatandaşı İstanbul'da yaşıyor. Hatta 1,9 milyon nüfuslu Kocaeli'deki vatandaş sayısıyla 19 milyon nüfuslu New York'taki vatandaş sayısı neredeyse aynı. Yani uzay vatandaşı olma konusunda oldukça hevesli olduğumuzu söyleyebilirim.

Asgardia nüfus bakımından dünyanın 171. büyük ülkesi olduğunu belirtiyor. Bu da aklıma hemen bu YouTube kanalı bir ülke olsaydı dünyanın kaçıncı sırasına yerleşirdi sorusunu getirdi. 147. olurduk arkadaşlar! Eğer siz de bu kanalı dostlarınıza tavsiye ederseniz ve bir 100.000 kişi daha toplarsak Gabon'u geçip 146.lığa yükseliriz. Tabi biz “Birleşmiş Milletler”e üyelik başvurusu yapamayız o başka.

Asgardia, Birleşmiş Milletler'e üye bir ülke statüsüne geçmek istiyor. Bunun için gerekli 4 şarttan üçünü sağlamış durumda. Daha önce sözünü ettiğim gibi tartışmalı da olsa bir toprak parçasına ve vatandaşlara sahip. Aralarında Türklerin de olduğu 150 üyeli parlementosunu da kurdu. Geriye BM üyesi ülkeler tarafından tanınmak kaldı. Bunu başarabilir mi bilmiyorum. BM'e üye olmak o kadar önemli mi, onu da bilmiyorum. Bildiğim bir şey var. Bu tür bir proje hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsak, önce kendi açıklamalarına bir göz atmalıyız. Asgardia'lılar kendi amaçlarını üç maddede özetliyor: Asgardia'nın özü “Uzayda Barış”tır. Amacımız Dünya'da yaşadığımız çatışmaların uzaya taşınmasını önlemektir. Günümüzde uzay kanunu ile ilgili oluşan sorunlar günümüz uluslararası kanunları ile çözülememektedir. Amacımız uzay kanunlarının orman kanununa dönüşmesini engellemektir. Oluşumun bilimsel ve teknolojik yönü şu üç kelime ile betimlenir: Barış, erişim ve koruma. İlki uzayın barışçıl amaçlar için kullanılmasıdır. İkincisi Dünya'yı uzaydan gelebilecek tehditlere karşı korumaktır. Bu tehditler 7 adettir: Güneş parlamaları, magnetosfer değişiklikleri, asteroidler, insan yapımı yörünge kirliliği, iklim değişikliği, kozmik radyasyon ve meteoridler tarafından gelebilecek mikroorganizmalar. Üçüncüsü ise uzayda askeri olmayan ve herkese açık bir bilimsel veri tabanı oluşturulmasıdır. Gördüğünüz gibi son derece makul amaçlar. Kimsenin itiraz etmeyeceği prensipler. Yine de bu ülke, vatandaşlarını bir gün uzaya götüreceğini vaad etseydi, hiç de fena olmazdı. Sanırım pek çok insan sadece bunun hayaliyle sisteme üye oldu. Asgardia'nın böyle bir vaadi yok ama uzun vadede yörüngede insanların yaşayabileceği platformlar kurma isteği var. Bunu gerçekleştirebilmek için önümüzdeki yıllarda yörüngeye yeni uydular gönderecek ama yörüngeye ya da uzaya insan gönderebilme ihtimali şimdilik çok düşük. İlk gönderdiği uydunun bile maliyetinin 700.000 USD olduğu tahmin ediliyor. Şimdilik bu masraflar ülkenin kurucusu milyarder Igor Ashurbeyli tarafından karşılanıyor. Ama yakında ülke olmanın bir başka gereği olan vergiler toplanmaya başlanırsa herkes elini taşın altına koymak zorunda kalabilir. Ya da ülke nüfusu bir anda azalabilir 🙂

Uzayda ülke kurmak o kadar kolay değil. Daha önce yaptığım videodan da hatırlayacağınız gibi Uluslararası Uzay İstasyonu'nun maliyeti 120 milyar dolar ve oraya bir uçuş için de yaklaşık 40 milyon dolar harcanıyor. İstasyonda sadece 6 kişi aynı anda yaşıyor. Dolayısıyla 200.000 kişilik bir ülkeyi uzaya taşımak kısa vadede imkansız.

Öte yandan Asgardia kendisini tarihin ilk uzay ülkesi olarak tanıttı ama bu bilgi de tam olarak doğru değil. Asgardia'dan önce Celestia vardı. Amerikalı James Thomas Mangan tarafından 1949'da kurulmuştu. Üstelik benzer amaçlarla. Uzay, dünyadaki ülkelerin politik hegemonyasından kurtulmalı düşüncesiyle. Bu ülkenin de bir bayrağı, 19.000'den fazla vatandaşı ve hatta bastırdığı bir parası vardı. 1 Celeston 2.20 gr ağırlığında altın değerindeydi. Üstelik Celestia 1958'de bayrağını New York'taki Birleşmiş Milletler binasının önünde dalgalandırmayı bile başarmıştı. Bunu şimdi yapsa, bu hashtag'le Twitter'da trendlere rahat rahat girerdi. Asgardia konusunda benim en çok kafamı karıştıran şey, resmi web sitesinde kendisini “uzay krallığı” olarak tanıtması oldu. Tamam cumhuriyetin, demokrasinin de kusurları var ama “monarşi ve uzay” kavramları, krallar, kraliçeler bu devirde sadece filmlerde yan yana gelmeli diye düşünüyorum.

Asgardia'yı bir krallık mı yoksa ülke mi kabul edersiniz orası size kalmış. Belki de onu logosunun yanındaki “Beta” ibaresine bakarak modern bir startup girişimi olarak da görebiliriz. 2.8 kg ağırlığındaki toprak parçasıyla Asgardia benim için “şimdilik” bir topluluk oluşturma projesi. Peki neden insanlar, en çok da bizim insanımız böyle bir topluluğun parçası olmaya çalışıyor? Belki de dünyadan sıkıldık. Ya da projenin özündeki “uzayda barış” sözü ilgimizi çekti. Ne de olsa biz ülkemizi “yurtta barış, dünyada barış” vizyonuyla kurduk. Buna bir de “uzayda barış”ı eklemek en çok bize yakışır.



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Language learning online @ LingQ

Asgardia diye bir şey duydunuz mu? Asgardia. 2016'da kurulmuş bir uzay ulusu. İnternet üzerinden vatandaşlık başvurusu yapabildiğiniz bir uzay ülkesi. Peki vatandaşları dünya üzerinde yaşayan bir uzay ülkesi olabilir mi? Yoksa bu bir grup çılgının dikkat çekme projesi mi? Bu bölümde Asgardia'nın ne olduğunu anlamaya çalışacağız. Asgardia'nın kurucusu Azeri asıllı ve Bakü doğumlu Rus iş adamı Igor Raufovich Ashurbeyli. Bir grup çılgın derken ne demek istediğimi anladınız mı? Çılgın Türklerden biri, bir Azerbaycan Türkü var bu projenin arkasında… Kendisinin ulusa sesleniş videosunda bu fikrin, yani kendi iddiasıyla “tarihin ilk uzay devleti”ni kurma fikrinin -ki bunun ilk olmadığını videonun sonunda size anlatacağım- tam da bu ofiste aklına geldiğini söylüyor. Demek ki neymiş? Ofisini kamu kurumu gibi tasarlarsan aklına da doğal olarak bir devlet kurma fikri gelir. Böyle konuştuğuma bakmayın, bu fikir benim de ilgimi çekmedi değil. Yıllarca bilimkurgu kitaplarında okuduğumuz bir fantezi, gerçek mi oluyor yoksa?

Bir kere bu ülkenin çok havalı bir ismi var. Asgardia. İskandinav mitolojisinden geliyor. Gökyüzünde tanrıların yaşadığı bir şehir olan Asgard'dan. Yunan mitolojisindeki Olympus Dağı gibi bir yer Asgard. Yani Asgardia projesi, kendisine isim verirken aynı zamanda felsefesini de belirlemiş. İnsanlığın en eski hikayelerinde de yer alan o göklere ulaşma isteğini isimleştirmiş.

Peki bunu cisimleştirmek için ne yapmış? Bir ülke olabilmek için bir toprağınız olmalı değil mi? Haritada bir alanınız? Asgardia'nın web sitesine baktığımızda bir harita ve küçük de olsa böyle bir alan olduğunu görüyoruz. Üstelik yeri sürekli değişiyor. Çünkü bu alan, yani Asgardia toprakları, dünyanın etrafında dönen küçük bir uydu. 10 cm x 10 cm x 20 cm boyutlarında 2,8 kg ağırlığında şöyle bir kutu. Küçük olduğuna bakıp da küçümsememek lazım. Neil Armstrong'un aydaki ayak izi de yaklaşık bu büyüklükteydi ama sembolikti. Asgardia topraklarında şimdilik sadece 512 GB'lık bir bellek ve içinde de vatandaşlarının fotoğrafları var.

Artık uzaya sıradan insanların sarımsaklı ekmek gönderip sonra da o ekmeği dünyaya geri getirip yediği bir dönemde yaşıyoruz. Uzayda bir kutu sahibi olmak toprak sahibi olmak anlamına gelir mi? Orası biraz tartışma götürür.

Bir ülke olabilmek için topraktan başka ne lazım? Vatandaş lazım. Asgardia'ya vatandaş olmak çok kolay. Facebook'ta hesap açar gibi bir form dolduruyorsunuz. Asgardia anayasasını okuyup kabul ediyorsunuz. Ama Türkçe karakter kullanamıyorsunuz. Dolayısıyla Asgardia'da beni bulmak isterseniz her zamanki gibi BarisOzcan diye aratmalısınız. Bu arada her başvuruyu kabul etmiyorlar. Hatta vatandaşlık için başvuranları bir zeka testinden bile geçirmeyi planlıyorlar.

Web sitesindeki haritada dünyanın neresinden kaç kişinin Asgardia vatandaşı olduğunu bulabilirsiniz. Görebildiğim kadarıyla dünyada en çok Asgardia vatandaşı İstanbul'da yaşıyor. Hatta 1,9 milyon nüfuslu Kocaeli'deki vatandaş sayısıyla 19 milyon nüfuslu New York'taki vatandaş sayısı neredeyse aynı. Yani uzay vatandaşı olma konusunda oldukça hevesli olduğumuzu söyleyebilirim.

Asgardia nüfus bakımından dünyanın 171. büyük ülkesi olduğunu belirtiyor. Bu da aklıma hemen bu YouTube kanalı bir ülke olsaydı dünyanın kaçıncı sırasına yerleşirdi sorusunu getirdi. 147. olurduk arkadaşlar! Eğer siz de bu kanalı dostlarınıza tavsiye ederseniz ve bir 100.000 kişi daha toplarsak Gabon'u geçip 146.lığa yükseliriz. Tabi biz “Birleşmiş Milletler”e üyelik başvurusu yapamayız o başka.

Asgardia, Birleşmiş Milletler'e üye bir ülke statüsüne geçmek istiyor. Bunun için gerekli 4 şarttan üçünü sağlamış durumda. Daha önce sözünü ettiğim gibi tartışmalı da olsa bir toprak parçasına ve vatandaşlara sahip. Aralarında Türklerin de olduğu 150 üyeli parlementosunu da kurdu. Geriye BM üyesi ülkeler tarafından tanınmak kaldı. Bunu başarabilir mi bilmiyorum. BM'e üye olmak o kadar önemli mi, onu da bilmiyorum.

Bildiğim bir şey var. Bu tür bir proje hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsak, önce kendi açıklamalarına bir göz atmalıyız. Asgardia'lılar kendi amaçlarını üç maddede özetliyor:

Asgardia'nın özü “Uzayda Barış”tır. Amacımız Dünya'da yaşadığımız çatışmaların uzaya taşınmasını önlemektir. Günümüzde uzay kanunu ile ilgili oluşan sorunlar günümüz uluslararası kanunları ile çözülememektedir. Amacımız uzay kanunlarının orman kanununa dönüşmesini engellemektir. Oluşumun bilimsel ve teknolojik yönü şu üç kelime ile betimlenir: Barış, erişim ve koruma. İlki uzayın barışçıl amaçlar için kullanılmasıdır. İkincisi Dünya'yı uzaydan gelebilecek tehditlere karşı korumaktır. Bu tehditler 7 adettir: Güneş parlamaları, magnetosfer değişiklikleri, asteroidler, insan yapımı yörünge kirliliği, iklim değişikliği, kozmik radyasyon ve meteoridler tarafından gelebilecek mikroorganizmalar. Üçüncüsü ise uzayda askeri olmayan ve herkese açık bir bilimsel veri tabanı oluşturulmasıdır. Gördüğünüz gibi son derece makul amaçlar. Kimsenin itiraz etmeyeceği prensipler. Yine de bu ülke, vatandaşlarını bir gün uzaya götüreceğini vaad etseydi, hiç de fena olmazdı. Sanırım pek çok insan sadece bunun hayaliyle sisteme üye oldu. Asgardia'nın böyle bir vaadi yok ama uzun vadede yörüngede insanların yaşayabileceği platformlar kurma isteği var. Bunu gerçekleştirebilmek için önümüzdeki yıllarda yörüngeye yeni uydular gönderecek ama yörüngeye ya da uzaya insan gönderebilme ihtimali şimdilik çok düşük. İlk gönderdiği uydunun bile maliyetinin 700.000 USD olduğu tahmin ediliyor. Şimdilik bu masraflar ülkenin kurucusu milyarder Igor Ashurbeyli tarafından karşılanıyor. Ama yakında ülke olmanın bir başka gereği olan vergiler toplanmaya başlanırsa herkes elini taşın altına koymak zorunda kalabilir. Ya da ülke nüfusu bir anda azalabilir 🙂

Uzayda ülke kurmak o kadar kolay değil. Daha önce yaptığım videodan da hatırlayacağınız gibi Uluslararası Uzay İstasyonu'nun maliyeti 120 milyar dolar ve oraya bir uçuş için de yaklaşık 40 milyon dolar harcanıyor. İstasyonda sadece 6 kişi aynı anda yaşıyor. Dolayısıyla 200.000 kişilik bir ülkeyi uzaya taşımak kısa vadede imkansız.

Öte yandan Asgardia kendisini tarihin ilk uzay ülkesi olarak tanıttı ama bu bilgi de tam olarak doğru değil. Asgardia'dan önce Celestia vardı. Amerikalı James Thomas Mangan tarafından 1949'da kurulmuştu. Üstelik benzer amaçlarla. Uzay, dünyadaki ülkelerin politik hegemonyasından kurtulmalı düşüncesiyle. Bu ülkenin de bir bayrağı, 19.000'den fazla vatandaşı ve hatta bastırdığı bir parası vardı. 1 Celeston 2.20 gr ağırlığında altın değerindeydi. Üstelik Celestia 1958'de bayrağını New York'taki Birleşmiş Milletler binasının önünde dalgalandırmayı bile başarmıştı. Bunu şimdi yapsa, bu hashtag'le Twitter'da trendlere rahat rahat girerdi.

Asgardia konusunda benim en çok kafamı karıştıran şey, resmi web sitesinde kendisini “uzay krallığı” olarak tanıtması oldu. Tamam cumhuriyetin, demokrasinin de kusurları var ama “monarşi ve uzay” kavramları, krallar, kraliçeler bu devirde sadece filmlerde yan yana gelmeli diye düşünüyorum.

Asgardia'yı bir krallık mı yoksa ülke mi kabul edersiniz orası size kalmış. Belki de onu logosunun yanındaki “Beta” ibaresine bakarak modern bir startup girişimi olarak da görebiliriz. 2.8 kg ağırlığındaki toprak parçasıyla Asgardia benim için “şimdilik” bir topluluk oluşturma projesi. Peki neden insanlar, en çok da bizim insanımız böyle bir topluluğun parçası olmaya çalışıyor? Belki de dünyadan sıkıldık. Ya da projenin özündeki “uzayda barış” sözü ilgimizi çekti. Ne de olsa biz ülkemizi “yurtta barış, dünyada barış” vizyonuyla kurduk. Buna bir de “uzayda barış”ı eklemek en çok bize yakışır.

×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.