×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Beyhan Budak, Çocukken Yaşadıklarımız İlişkilerimizi Nasıl Etkiler?

Çocukken Yaşadıklarımız İlişkilerimizi Nasıl Etkiler?

Merhaba! Ben Uzman Psikolog Beyhan Budak. Psikoloji TV Youtube kanalına hoş geldiniz!

Bu videoda çocukken yaşadığımız olaylar, çocukken yaşadığımız mağruz kaldığımız tepkiler,

günlük hayattaki ilişkilerimizi, sevgililik ilişkilerimizi, evlilik ilişkilerimizi nasıl etkiler?

Bunlardan bahsetmek istiyorum.

Biz psikologlara en sık sorulan sorulardan bir tanesi:

''Siz psikologlar çocukluğa iniyor musunuz, insanın çocukluğunda yaşadığı şeyleri inceliyor musunuz?''

Evet bu video biraz bununla ilgili aslında.

Şimdi çocuklukta maruz kaldığımız davranış ve tutumlar, gelecekteki kişiliğimizi ve ilişkilerimizi ciddi anlamda etkiler.

Özellikle maruz kaldığımız bazı tutumlardan bahsetmek istiyorum ben.

İlk bahsetmek istediğim tutum: Eğer çocuklukta tehdit edilmeye ve terk edilme gibi durumlara çok fazla maruz kalmışsanız,

bu ileriki yaşlarda ilişkilerinizi ciddi anlamda etkiliyor.

Eğer çocukken yani sevginiz, alacağınız sevgi her zaman bir koşula bağlanmışsa: ''Şöyle yaparsan severim, şöyle yaparsan sevmem.''

Ve bu günlük hayatın çok fazla bir parçası olmuşsa

ya da mesela etrafınızda sevdiğiniz insanlar tarafından terkedilmişseniz çocukken

ya da bu konuda çok fazla tehdit edilmişseniz, bu ileriki yaşlarda ilişkilerinizde sizi çok fazla güvensiz ve kıskanç biri yapabilir.

Yine çocukluk çağında maruz kaldığımız bir diğer davranış tipiyse; çok fazla duygusal destek görememek, sevgi görememek.

Çocukken duygusal destek ve sevgi göremeyen bireyler,

yetişkin olduklarında içlerinde inanılmaz bir boşluk duygusu yaşıyorlar.

Ve bu boşluk duygusu onları biraz dengesiz davranmaya itebiliyor.

Ne yapıyor mesela kişi bu durumda?

Birini sevdiği zaman ilk gün sanki hayatının aşkını bulmuş ve onun için herşeyi yapabilecek hale geliyor.

Yani o duygusal boşluğu çok fazla sınırlarda yaşayarak tatmin edebileceğini düşünüyor.

Ve bu konuda birden birini çok fazla yükseltip birden çok aşağı noktaya getirebiliyor.

Biz bunu borderline kişilik bozukluğu rahatsızlığında sıkıntılı gördüğümüz bir tablo bu.

Özellikle dediğim gibi bu konuda yaşadığınız duygusal desteğin eksik olması

ileride ilişkilerinizi olumsuz etkiliyor.

Eğer ki bir kişi çocukluğunda çok fazla baskıya, rekabetçi bir ortama ve eleştiriye maruz kaldıysa

bu ileriki yaşlarda onun kendi başarısını, kendi benlik algısını olumsuz etkiliyor.

Bir kişi -özellikle ben şu zamanlarda çok fazla görüyorum- çocuk mesela belirli düzeyde bir puan alsa bile her zaman onu eleştiren bir anne-baba figürü ortaya çıktığı zaman

çocuk ileriki yaşlarda da hep şu formatı yaşamaya başlıyor:

-Ne yaparsa yapsın- Ben başarısızım, ben hayatta hiçbir şeyi başaramam.

Benim hayatta ortaya koyabileceğim hiçbir şey yok gibi durumlarla, sorgulamalarla baş başa kalıyor.

Ve hatta biraz ileri seviyesinde bu durumun, kişi hayata karşı kendini kilitlenmiş hissediyor

ve hiçbir adım atmaya cesaret edemiyor.

Bir çocuk çevresindeki insanlar tarafından çok fazla ayrıcalık verilerek yetiştirilirse

bu ileride onu biraz ben-merkezcil, bencil ve narsist yapabilir.

Yani öyle birşey ki, çocuğunun sanki herşeye hakkı var.

O dünyadaki en özel çocuk, en birinci çocuk.

Bazen hatası olduğu zaman bile bunu hatırlatmayan uyarmayan bir anne figürüyle karşılaşan çocuklar

ileride hayatta herşeyin kendi hakkı olduğunu düşünür.

Sanki diğer herkes ona hizmet etmek, onu pohpohlamak, onu övmek için varmış gibi düşünebilirler.

O yüzden böyle bir tutuma maruz kalan çocuklar, ileride dediğim gibi narsist, bencil ve ben-merkezcil olabilirler.

Bir kişi çocukluğunda sevdiği insanlar tarafından ihanete uğrarsa

terkedilirse, verilen sözler tutulmazsa bu kişi ileriki yaşlarda ilişkilerinde çok fazla güven sorunu yaşayabilir.

Aynı zamanda sanki diğer bütün insanlar tarafından terkedilecekmiş, ihanete uğrayacakmış gibi düşündüğü için yakınlaşmada, yakın bir ilişki kurmada da ciddi zorluklar yaşayabilirler.

Yine çocukluğunda etrafındaki insanlar tarafından hiç önemsenmeyen, adam yerine konmayan

sanki orada başka bir varlık varmış gibi dışlanan bir muameleye maruz kalırsa

bu kişi ileride kendini çok fazla değersiz görür.

Sanki hayatta hiçbir şeye hakkı yokmuş gibi hep değersizmiş gibi, ezikmiş gibi kendisini hissedebilir.

Başta söylediğim gibi çocukluk döneminde yaşanılan olaylar, maruz kalınan tutumlar

gelecekteki kişiliğimizi ve ilişkilerimizi çok fazla etkiliyor.

Eğer siz de buna benzer sorunlar yaşıyorsanız bu sorunların çözümü biraz aslında çocukluk döneminin keşfinden geçiyor.

Umarım bu konuda bu anlattıklarım size faydalı olmuştur.

Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Eğer bu videoyu beğendiyseniz, videoyu beğenebilirsiniz sağ alt köşeden.

Yeni videolardan da haberdar olmak isterseniz Psikoloji TV Youtube kanalına abone olabilirsiniz.

Görüşmek üzere!


Çocukken Yaşadıklarımız İlişkilerimizi Nasıl Etkiler?

Merhaba! Ben Uzman Psikolog Beyhan Budak. Psikoloji TV Youtube kanalına hoş geldiniz! Hello! I'm Beyhan Budak, an expert psychologist and welcome to my channel, Psikoloji TV.

Bu videoda çocukken yaşadığımız olaylar, çocukken yaşadığımız mağruz kaldığımız tepkiler, Today I'll talk about childhood experiences, the reactions we were exposed to as a child.

günlük hayattaki ilişkilerimizi, sevgililik ilişkilerimizi, evlilik ilişkilerimizi nasıl etkiler? And in which way it affects our daily life, love relationships, and marital relationships.

Bunlardan bahsetmek istiyorum. I'd like to talk about these.

Biz psikologlara en sık sorulan sorulardan bir tanesi: The most common question we're asked as psychologists is

''Siz psikologlar çocukluğa iniyor musunuz, insanın çocukluğunda yaşadığı şeyleri inceliyor musunuz?'' "Do you psychologists examine a person's childhood, the things they've been gone through in that time?"

Evet bu video biraz bununla ilgili aslında. Yes, this video is about that, in some way.

Şimdi çocuklukta maruz kaldığımız davranış ve tutumlar, gelecekteki kişiliğimizi ve ilişkilerimizi ciddi anlamda etkiler. The things we experienced in our childhood really affect our future relationships and personality in a serious way.

Özellikle maruz kaldığımız bazı tutumlardan bahsetmek istiyorum ben. I want to especially talk about some of them.

İlk bahsetmek istediğim tutum: Eğer çocuklukta tehdit edilmeye ve terk edilme gibi durumlara çok fazla maruz kalmışsanız, The first attitude i'd like to talk about: That if you were exposed to threats or being abandoned a lot,

bu ileriki yaşlarda ilişkilerinizi ciddi anlamda etkiliyor. this will have a serious impact in your future relationships.

Eğer çocukken yani sevginiz, alacağınız sevgi her zaman bir koşula bağlanmışsa: ''Şöyle yaparsan severim, şöyle yaparsan sevmem.'' If the love you were given in your childhood were always under some conditions like:"Do this and I'll love you, do that and I won't."

Ve bu günlük hayatın çok fazla bir parçası olmuşsa And if this had turned into a bigger part of your daily life,

ya da mesela etrafınızda sevdiğiniz insanlar tarafından terkedilmişseniz çocukken or e.g if you were abandoned by the people you loved in your chilhood

ya da bu konuda çok fazla tehdit edilmişseniz, bu ileriki yaşlarda ilişkilerinizde sizi çok fazla güvensiz ve kıskanç biri yapabilir. or if you were threatened by this a lot during that time, this might turn you into a seriously insecure or jealous person.

Yine çocukluk çağında maruz kaldığımız bir diğer davranış tipiyse; çok fazla duygusal destek görememek, sevgi görememek. Another thing that might happen in childhood is, not receiving some emotional support, or love.

Çocukken duygusal destek ve sevgi göremeyen bireyler, Individuals that were given less emotional support or love during childhood,

yetişkin olduklarında içlerinde inanılmaz bir boşluk duygusu yaşıyorlar. when they grow up, they feel an incredible emptiness inside.

Ve bu boşluk duygusu onları biraz dengesiz davranmaya itebiliyor. And this emptiness might lead them to do unstable stuff.

Ne yapıyor mesela kişi bu durumda? Like what you may ask.

Birini sevdiği zaman ilk gün sanki hayatının aşkını bulmuş ve onun için herşeyi yapabilecek hale geliyor. When they love someone, the first day, they act like as if that person is the love of their life.

Yani o duygusal boşluğu çok fazla sınırlarda yaşayarak tatmin edebileceğini düşünüyor. As if they can fill that emptiness by living on the edges of everything.

Ve bu konuda birden birini çok fazla yükseltip birden çok aşağı noktaya getirebiliyor. And they might rise up and sink down to points so high and too deep.

Biz bunu borderline kişilik bozukluğu rahatsızlığında sıkıntılı gördüğümüz bir tablo bu. This is something troublesome when examined under the topic of Borderline Personality Disorder.

Özellikle dediğim gibi bu konuda yaşadığınız duygusal desteğin eksik olması As I've previously stated before, the absence of emotional support

ileride ilişkilerinizi olumsuz etkiliyor. will affect further relationships.

Eğer ki bir kişi çocukluğunda çok fazla baskıya, rekabetçi bir ortama ve eleştiriye maruz kaldıysa If a person has been left in a competitive environment, or left under pressure, or criticism,

bu ileriki yaşlarda onun kendi başarısını, kendi benlik algısını olumsuz etkiliyor. this might affect that person's own success, his self-perception negatively.

Bir kişi -özellikle ben şu zamanlarda çok fazla görüyorum- çocuk mesela When a person-especially in infant times- belirli düzeyde bir puan alsa bile her zaman onu eleştiren bir anne-baba figürü ortaya çıktığı zaman receives some grades and can't satisfy his-her parents with it

çocuk ileriki yaşlarda da hep şu formatı yaşamaya başlıyor: that person begins to think in such way:

-Ne yaparsa yapsın- Ben başarısızım, ben hayatta hiçbir şeyi başaramam. -Whatever he might do- I'm unsuccessful, I can't achieve anything in life.

Benim hayatta ortaya koyabileceğim hiçbir şey yok gibi durumlarla, sorgulamalarla baş başa kalıyor. There's nothing I can put forth in life, and so on, that person is left with these thoughts.

Ve hatta biraz ileri seviyesinde bu durumun, kişi hayata karşı kendini kilitlenmiş hissediyor Even further, this person might feel like he's locked in that state

ve hiçbir adım atmaya cesaret edemiyor. and feels afraid to take even the smallest of the steps.

Bir çocuk çevresindeki insanlar tarafından çok fazla ayrıcalık verilerek yetiştirilirse And if a child is given too much attention and privelege,

bu ileride onu biraz ben-merkezcil, bencil ve narsist yapabilir. this might turn that child into self-centric, selfish and narcissistic person.

Yani öyle birşey ki, çocuğunun sanki herşeye hakkı var. As if that child has every right in the world.

O dünyadaki en özel çocuk, en birinci çocuk. He's the most special child, the first child.

Bazen hatası olduğu zaman bile bunu hatırlatmayan uyarmayan bir anne figürüyle karşılaşan çocuklar Sometimes when they mistakes, and if the parents don't remind the child of it,

ileride hayatta herşeyin kendi hakkı olduğunu düşünür. that child might think that everything is his right to do so.

Sanki diğer herkes ona hizmet etmek, onu pohpohlamak, onu övmek için varmış gibi düşünebilirler. Like everyone is liable of serving him, flattering him, praising him, and such he might think.

O yüzden böyle bir tutuma maruz kalan çocuklar, ileride dediğim gibi narsist, bencil ve ben-merkezcil olabilirler. That's the reason why that child might become someone narcissistic, egoistic and self-centric.

Bir kişi çocukluğunda sevdiği insanlar tarafından ihanete uğrarsa If a person, in their childhood was betrayed by the people they love,

terkedilirse, verilen sözler tutulmazsa bu kişi ileriki yaşlarda ilişkilerinde çok fazla güven sorunu yaşayabilir. or abandoned, or can't keep the words given to them, that person might feel a lot insecure.

Aynı zamanda sanki diğer bütün insanlar tarafından terkedilecekmiş, ihanete uğrayacakmış gibi düşündüğü için Also that person might feel like they're going to get abandoned by the people around, or get betrayed by him, yakınlaşmada, yakın bir ilişki kurmada da ciddi zorluklar yaşayabilirler. and that might cause fear of intimacy, or going for new relationships.

Yine çocukluğunda etrafındaki insanlar tarafından hiç önemsenmeyen, adam yerine konmayan Also, a person unheeded in his childhood,

sanki orada başka bir varlık varmış gibi dışlanan bir muameleye maruz kalırsa or were acted like as if they weren't even present at that situation,

bu kişi ileride kendini çok fazla değersiz görür. will feel worthless in the future.

Sanki hayatta hiçbir şeye hakkı yokmuş gibi hep değersizmiş gibi, ezikmiş gibi kendisini hissedebilir. Like as if he has no rights in life, and will feel constantly worthless.

Başta söylediğim gibi çocukluk döneminde yaşanılan olaylar, maruz kalınan tutumlar As if i've said before, childhood experiences, or attitudes given to that child,

gelecekteki kişiliğimizi ve ilişkilerimizi çok fazla etkiliyor. will affect the person you'll become and the relationships you'll have.

Eğer siz de buna benzer sorunlar yaşıyorsanız bu sorunların çözümü biraz aslında çocukluk döneminin keşfinden geçiyor. If you're experiencing such things in your life, the solution might be under exploring your childhood.

Umarım bu konuda bu anlattıklarım size faydalı olmuştur. I hope I could be of help with what i've told.

Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Thank you so much for listening.

Eğer bu videoyu beğendiyseniz, videoyu beğenebilirsiniz sağ alt köşeden. Be sure to like this video if you've enjoyed it.

Yeni videolardan da haberdar olmak isterseniz Psikoloji TV Youtube kanalına abone olabilirsiniz. And subscribe to be notified for more Psikoloji TV videos.

Görüşmek üzere! See you soon.