×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Nur's Turkish Coffee, Headscarf Ban in Turkey-Türkiye'de Başörtüsü Yasağı

Headscarf Ban in Turkey-Türkiye'de Başörtüsü Yasağı

TÜRKİYE'DE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI

Herkese merhaba arkadaşlar. Yeni bir bölümle karşınızdayım. Geçtiğimiz bölümlerde sizinle bir hikaye paylaşmıştım.Hikayenin ismi "Ben ve O"ydu. Dinlemenizi tavsiye ediyorum. Biraz bu hikaye hakkında konuşacağım.

Aslında bu hikayeyi paylaştığıma biraz pişman oldum. Pişman olmak ne demek? Yaptığın bir işin doğru olmadığını, yanlış olduğunu fark etmek ve bunun için üzülmek demek. Ben de sizinle bu hikayeyi paylaştığıma pişman oldum. Neden mi?

Çünkü bu hikaye bir Arap hikayesi. Yani bir Türk hikayesi değil.Arap ve Türk kültürü arasında bazı benzerlikler var ama yine de iki kültür de birbirinden çok farklı. Bu yüzden eğer bir Türk hikayesi paylaşsaydım daha güzel olurdu. öyle değil mi? Çünkü ben bir Türk'üm ve burada Türkçe öğretiyorum.Siz benden Türkçe öğreniyorsunuz. Ama sanırım Arap edebiyatına ilgili olduğum için çok fazla düşünmeden böyle bir seçim yapmış oldum. Bu yüzden de pişman oldum. Ama bir dahaki sefere sizinle bir Türk hikayesi paylaşacağım.

Bu hikayeyle ilgili yorumlarıma gelecek olursak, hikayenin ana karakteri olan Emel'in çok bencil biri olduğunu düşünüyorum. Bencil ne demek? Bunu önceki bölümlerde anlatmıştım. Bencil sadece kendini düşünen insanlara deniyor. Evet, dediğim gibi bence Emel çok bencil ve verdiği kararların sorumluluğunu almayan biri. Yaptığı seçimler için başkalarını suçluyor. Mesela kendi yıllarca evlenmek istemiyor ama sonra pişman olunca babasını suçluyor.

Bu hikayeyi okuduktan sonra Arap kültürü hakkında da biraz fikriniz olmuştur diye düşünüyorum. Ayrıca bu hikaye size biraz zor gelmiş de olabilir . Bu kelimeyi hatırladınız mı? Zor gelmek kelimesi Bundan da önceki bölümlerde bahsetmiştim. lütfen fikirlerinizi siz de benimle paylaşın. Bana mail gönderebilirsiniz. BEN de bir dahaki hikayeye yani gelecek hikayeyi daha dikkatli seçmiş olurum.

Çok fazla uzatmadan bugünkü konumuza geçmek istiyorum. Normalde ben bu tarz konuları çok sevmiyorum. Çok ilgilenmiyorum, ilgimi çekmiyor. Ama bu konu çok önemli olduğu, ve bilmenizi istediğim için sizinle paylaşmak istiyorum.

Aslında bu konu biraz hassas bir konu. Din ve politikayla ilgili. Bu iki konu da biraz tehlikeli konular. Tehlikeli derken demek istediğim şey şu. Yani bu konular hakkında konuşurken insanların çok dikkatli olması lazım. Çünkü yanlış anlaşılmalar olabilir. İnsanlar bazı kelimeleri yanlış anlayabilir.

Benim bu konuyu sizinle paylaşmamdaki tek sebep size bir şeyler öğretmek.Yani herhangi siyasi ya da dini bir hedefim yok bunu size anlatırken.

Bunu da belirttikten sonra bölümümüze başlayabiliriz.

Bugün sizlere Türkiye'deki başörtüsü yasağından bahsedeceğim. Başörtüsü ne demek? Başörtüsü; kadınların saçlarını örtmek, yani kapatmak için kullandıkları bir örtü. İslam dini kadınlara başörtüsü takmayı emrediyor. Yani Müslüman kadınlar, İslam dinine bağlı olan kadınlar, başlarını örtmek zorundalar, başörtüsü takmak zorundalar.Tabii ki bütün Müslüman kadınlar bu görevi yerine getirmiyor. Kimisi başını örtüyor, kimisi başını açıyor. Ve başı kapalı olan, başını örten kadınların da hepsi bunu dini sebeplerden dolayı yapmıyor. Hepsi bunu dini için yapmıyor. Din ve kültür çok farklı şeyler ama insanlar bunları birbirine karıştırabiliyorlar. Mesela bazı insanlar Allah istediği için kapanıyor, yani dinleri öyle emrettiği için kapanıyor, Allah istediği için başlarını örtüyor, başlarını kapatıyor. Ama bazıları da sadece adet olduğu için, adet ne demekti hatırladınız mı? Adet kelimesini önceden işlemiştik. Birinci bölümde sanıyorum ki adet kelimesinin ne olduğunu size anlatmıştım. Her neyse dediğim gibi bazı kadınlar Allah emrettiği için başlarını kapatıyorlar ama bazıları da sadece adet olduğu için ,gelenek olduğu için, ya da ne bileyim anneleri kapalı olduğu için örtüyor başını. Küçük bir kız çocuğu düşünün. Annesi kapalı, etrafındaki herkes kapalı.O da büyüdüğünde başını kapatıyor.Yani kapalı olsalar bile, başörtülü olsalar bile bunu neden yaptıklarını pek bilmiyorlar . Sadece taklit ediyorlar. Yani demek istediğim şey, kapalı olan herkes her zaman bilinçli bir şekilde yapmış olmuyor bunu. Bazıları gerçekten anlamını bilerek , Allah emrettiği için dinleri bunu gerektirdiği için kapanıyorlar. Ama bazıları da sadece başkalarından,ailelerinden gördükleri için; dediğim gibi bir adet olduğu için kapanıyorlar.

Türkiye bildiğiniz gibi %80-%90 ' ı Müslümanlardan oluşan bir ülke. Yani Türkiye'deki halkın, Türkiye'deki insanların çoğu Müslüman.

28 şubat 1997 tarihinde Türkiye'de üniversiteye başörtüsü ile gitmek yasaklandı. Yani yasaklandı ne demek? Kadınların üniversiteye başörtülü bir şekilde girmelerine izin verilmedi.Başörtülü kadınlar üniversitelere alınmadı. Yani mesela sen eğer başörtüsü takan bir kadınsan ve üniversitede okuyorsan , üniversiteye girmeden önce kapıda başörtünü çıkarman gerekirdi. Çünkü kapıda güvenlik görevlileri dururdu ve senden üniversiteye girmek istiyorsan eğer, başörtünü çıkarmanı isterlerdi. Eğer çıkarmazsan üniversiteye giremezdin.

Bu süreçte pek çok kadına teröristlermiş gibi davranıldı, pek çok başörtülü kadın gözaltına alındı. Gözaltına alınmak ne demek? Yani polis onları aldı ve karakola götürdü. Karakol da bu polislerin çalıştığı yere deniyor.Mezun olmak için son sınavları kalmış olan, tek bir sınavları kalmış olan başörtülü kadınlar bu yasaktan dolayı sınavlarına giremediler, mezun olamadılar.Yani şöyle düşünün, bu kadın dört yıl boyunca üniversitede okumuş, mezun olacak. Yani üniversite eğitimini tamamlayacak, okulu bitecek. Ama sadece bir tane sınavı kalmış. Ve bu sınava girmesi için başını açması gerekiyor, çünkü böyle bir yasak var. Bu da başını açmadığı için o son sınava giremiyor ve sırf bu yüzden mezun olamıyor. Diplomasını alamıyor.

Peki bu kadınlar sizce neden böyle yaptılar ? Neden başlarını açıp girmediler. Başörtüsünü alırsın, kafandan çıkarırsın ve sınava girersin. Bu aslında zor bir şey değil, değil mi? Kolay görünüyor. Peki neden bunu yapmadılar? Çünkü onlar için başörtünün sadece maddi bir anlamı yok. Yani başörtüsü sadece onlar için bir örtü değil, bir bez parçası değil , manevi bir anlamı var. Bu iki kelimenin anlamına da sözlükten bakmanızı tavsiye ediyorum. Maddi ve manevi kelimelerinin.Dediğim gibi başörtüsünün sadece maddi bir anlamı yok. Aslında bu başörtüsü onların inancını temsil ediyor.Yani o başörtüsü sadece bir bez parçası değil onların inancı. İşte bu yüzden çıkartıp atmak kolay değil.

İşte bu yüzden çoğu kişi başını açmadı, başörtüsünü çıkarmadı.Ama bazıları başlarını açmayı tercih ettiler. Bazı kadınlar başörtülerini çıkartıp okullarına devam ettiler, eğitim almaya devam ettiler.Bazı kadınlarsa peruk taktı. Peruk ne demek? Peruk bu sahte saçlara deniyor. Saç gibi ama gerçekten senin saçın değil, yani onu alıp kafana takıyorsun. Bazı kadınlar da peruk taktılar.Yani takma saç, sahte saç taktılar ve eğitimlerine bu şekilde devam ettiler.

Türkiye'deki pek çok kadın başörtüsü takıyordu o zamanlarda. Ve böyle bir yasak herkesi çok etkiledi. O yüzden insanlar bu duruma sessiz kalmadılar. Pek çok eylem yaptılar. Yani sokaklara çıkıp bu durumu protesto ettiler. Ama maalesef başarılı olamadılar.

Bu yasak yüzünden pek çok başörtülü kadın üniversiteye gidemedi. Eğitim alamadı. Yıllar boyunca. Belki bazıları sırf bu sebepten dolayı cahil kaldı. Eğitim görmeyen kişilere cahil deniyor.Tabii ki eğitim sadece okula giderek alınacak diye bir şey yok.İnsanlar kendilerini her türlü geliştirebilirler ama insanların okuma hakkını elinden almak da gerçekten çok kötü bir şey.

Bu yasak, bu başörtüsü yasağı 2008 yılında kalktı.Şu anda başkan olan Recep Tayyip Erdoğan bu yasağı kaldırdı. Ve bu tarihten itibaren kadınlar üniversiteye başörtülü bir şekilde gitmeye başladılar. Bu yasak kalkınca , eskiden bu yasak yüzünden eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış olan bir sürü kadın da üniversitelere geri döndü.Ve şu anda Türkiye'deki üniversitelerde başörtülü bir şekilde eğitimine devam eden bir sürü kadın var.

Evet bölümümüzün burada sonuna geldik. Umarım sizin için faydalı olmuştur. Türkiye'nin tarihi hakkında daha fazla bilgiye sahip olmuşsunuzdur. Yeni kelimeler öğrenmişsinizdir. Hatırlatmak isterim, transkriptleri internet sitemde bulabilirsiniz. Aynı zamanda internet siteme bu konuyla ilgili bazı videolar ekledim, olayı daha iyi anlamak için.Kendinize iyi bakın, hoşça kalın.

"Ben başımı açmayı hiç düşünmedim."

"Sınıfı terk etmemizi istediğini söyledi. Bazı arkadaşlarımız başörtülerini açtılar. Bir kısmı da sınıftan çıktı. Ya insan gibi giyinin gelin , ya da sınıfı terk edin dediğinde biraz tartışmamız haraketlendi. Kameralarla birlikte sınıfın içine bir sürü polis bir anda daldı. Ve öğretmenimiz beni işaret ediyordu, onu alın diye."

"Başörtüsü ile okula giremezsiniz, sınavlara giremezsiniz, derse giremezsiniz denildiğinde yani önce bir travma yaşadık tabii ki. Ben daha o zaman on sekiz on dokuz yaşındaydım."

"Hayatımın en zor kararını aldığımı hatırlıyorum. Hayatımın en zor günüydü. Fakülteye başörtümü çıkartarak ve o bereyi takarak girdiğim gün."


Headscarf Ban in Turkey-Türkiye'de Başörtüsü Yasağı Kopftuchverbot in der Türkei – Kopftuchverbot in der Türkei Headscarf Ban in Turkey-Headscarf Ban in Turkey Headscarf Ban in Turkey-Türkiye'de Başörtüsü Yasağı

TÜRKİYE'DE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI HEADSCARF BAN IN TURKEY Косынку BAN В ТУРЦИИ

Herkese merhaba arkadaşlar. Hello everyone, friends. Привет всем, друзья. Yeni bir bölümle karşınızdayım. Ich bin hier mit einer neuen Folge. I'm here with a new section. Я здесь с новым эпизодом. Geçtiğimiz bölümlerde sizinle bir hikaye paylaşmıştım.Hikayenin ismi "Ben ve O"ydu. Ich habe in den vorherigen Folgen eine Geschichte mit dir geteilt, deren Name „Ich und Er“ war. The story was called "Me and Him." В предыдущих эпизодах я поделился с вами историей, которая называлась «Я и Он». Dinlemenizi tavsiye ediyorum. Ich empfehle Ihnen zuzuhören. I recommend you listen. Я рекомендую вам послушать. Biraz bu hikaye hakkında konuşacağım. Ich werde ein wenig über diese Geschichte sprechen. I'm going to talk a little bit about this story. Я немного расскажу об этой истории.

Aslında  bu hikayeyi paylaştığıma biraz pişman oldum. Ich habe es tatsächlich ein wenig bereut, diese Geschichte geteilt zu haben. Actually, I regretted sharing this story. На самом деле, я пожалел, что поделился этой историей. Pişman olmak ne demek? Was bedeutet es zu bereuen? What does it mean to regret? Что значит сожалеть? Yaptığın bir işin doğru olmadığını, yanlış olduğunu fark etmek ve bunun için üzülmek demek. Es bedeutet zu erkennen, dass etwas, das Sie getan haben, nicht richtig und falsch ist, und es zu bedauern. It means realizing that a job you're doing isn't right, that it's wrong and feel sorry for it. Понимать, что работа, которую вы сделали, - это не правда и неправильно, и вам жаль ее. Ben de sizinle bu hikayeyi paylaştığıma pişman oldum. And I regret to share this story with you. Я пожалел, что поделился этой историей с вами. Neden mi? You ask why? Почему это?

Çünkü bu hikaye bir Arap hikayesi. Because this story is an Arab story. Потому что эта история арабская. Yani bir Türk hikayesi değil.Arap ve Türk kültürü arasında bazı benzerlikler var ama yine de iki kültür de birbirinden çok farklı. There are some similarities between Arab and Turkish culture, but the two cultures are very different. Другими словами, это не турецкая история. Есть некоторые сходства между арабской и турецкой культурой, но обе культуры очень разные. Bu yüzden eğer bir Türk hikayesi paylaşsaydım daha güzel olurdu. So it would be nice if I shared a Turkish story. Так что было бы неплохо, если бы я поделился турецкой историей. öyle değil mi? is not it? не так ли? Çünkü ben bir Türk'üm ve burada Türkçe öğretiyorum.Siz benden Türkçe öğreniyorsunuz. Because I'm a Turk and I teach Turkish here. You learn Turkish from me. Потому что я турок, и я преподаю здесь турецкий. Вы учите турецкий у меня. Ama sanırım Arap edebiyatına ilgili olduğum için çok fazla düşünmeden böyle bir seçim yapmış oldum. But I think because I'm interested in Arab literature, I made such a choice without thinking too much. Но я думаю, что сделал такой выбор, не слишком задумываясь, потому что меня интересовала арабская литература. Bu yüzden de pişman oldum. I also regret this floating. Я сожалею об этом плавании. Ama bir dahaki sefere sizinle bir Türk hikayesi paylaşacağım. But next time I'll share a Turkish story with you. Но в следующий раз я поделюсь с вами турецкой историей.

Bu hikayeyle ilgili yorumlarıma gelecek olursak, hikayenin ana karakteri olan Emel'in çok bencil biri olduğunu düşünüyorum. As for my comments on this story, I think Emel, the main character of the story, is very selfish. Что касается моих комментариев об этой истории, я думаю, что Эмель, главный герой этой истории, очень эгоистичный человек. Bencil ne demek? What is selfish? Что значит эгоистичный? Bunu önceki bölümlerde anlatmıştım. I've explained this in previous chapters. Я описал это в предыдущих главах. Bencil sadece kendini düşünen insanlara deniyor. It's called selfish people only. Эгоист только пытается думать о себе. Evet, dediğim gibi bence Emel çok bencil ve verdiği kararların sorumluluğunu almayan biri. Yes, as I said, I think Emel is very selfish and doesn't take responsibility for his decisions. Да, как я уже сказал, я думаю, что Эмель очень эгоистична и не несет ответственности за свои решения. Yaptığı seçimler için başkalarını suçluyor. He blames others for his choices. Он обвиняет других в своем выборе. Mesela kendi yıllarca evlenmek istemiyor ama sonra pişman olunca babasını suçluyor. He doesn't want to get married for years, but then he blames his father when he regrets it. Например, он не хочет жениться годами, но затем обвиняет своего отца, когда сожалеет об этом.

Bu hikayeyi okuduktan sonra Arap kültürü hakkında da biraz fikriniz olmuştur diye düşünüyorum. After reading this story, I think you have some idea about Arab culture. Прочитав эту историю, я думаю, у вас есть представление об арабской культуре. Ayrıca bu hikaye size biraz zor gelmiş de olabilir . Besides, this story might be a little difficult for you. Кроме того, эта история может быть трудной для вас. Bu kelimeyi hatırladınız mı? Remember that word? Ты помнишь это слово? Zor gelmek kelimesi Bundan da önceki bölümlerde bahsetmiştim. The word "hard to come" I mentioned in the previous chapters. Слово, которое трудно найти, я упоминал в предыдущих главах. lütfen fikirlerinizi siz de benimle paylaşın. please share your ideas with me. Пожалуйста, поделитесь своими идеями со мной. Bana mail gönderebilirsiniz. You can send me an email. Вы можете отправить мне письмо. BEN de bir dahaki hikayeye yani gelecek hikayeyi daha dikkatli seçmiş olurum. I would have chosen the next story, the next story more carefully. Я бы выбрал следующую историю, следующую историю более тщательно.

Çok fazla uzatmadan bugünkü konumuza geçmek istiyorum. I would like to move on to our current position without further ado. Я хочу перейти к сегодняшней теме без особого расширения. Normalde ben bu tarz konuları çok sevmiyorum. Normally, I don't like that kind of stuff. Обычно я не очень люблю подобные предметы. Çok ilgilenmiyorum, ilgimi çekmiyor. I'm not interested, I'm not interested. Я не очень заинтересован, не заинтересован. Ama bu konu çok önemli olduğu, ve bilmenizi istediğim için sizinle paylaşmak istiyorum. But I want to share with you that this issue is very important, and I want you to know. Но я хочу поделиться с вами, потому что этот вопрос очень важен, и я хочу, чтобы вы знали.

Aslında bu konu biraz hassas bir konu. Actually, this is a bit sensitive. На самом деле, эта проблема немного чувствительна. Din ve politikayla ilgili. It's about religion and politics. Это о религии и политике. Bu iki konu da biraz tehlikeli konular. These two issues are dangerous. Эти два вопроса немного опасны. Tehlikeli derken demek istediğim şey şu. I mean, it's dangerous. Что я имею в виду, когда говорю, что это опасно? Yani bu konular hakkında konuşurken insanların çok dikkatli olması lazım. So people need to be very careful when talking about these issues. Поэтому люди должны быть очень осторожны, когда говорят об этих проблемах. Çünkü yanlış anlaşılmalar olabilir. Because there may be misunderstandings. Потому что могут быть недоразумения. İnsanlar bazı kelimeleri yanlış anlayabilir. People may misunderstand some words. Люди могут неправильно понять некоторые слова.

Benim bu konuyu sizinle paylaşmamdaki tek sebep size bir şeyler öğretmek.Yani herhangi siyasi ya da dini bir hedefim yok bunu size anlatırken. The only reason I share this with you is to teach you something. Единственная причина, по которой я делюсь этой темой с вами, - научить вас чему-то.

Bunu da belirttikten sonra bölümümüze başlayabiliriz. After specifying this, we can start our department. После этого мы можем начать наш отдел.

Bugün sizlere Türkiye'deki başörtüsü yasağından bahsedeceğim. I will talk to you today from the headscarf ban in Turkey. Я буду говорить с вами сегодня из платков запрета в Турции. Başörtüsü ne demek? What does the headscarf mean? Что означает платок? Başörtüsü; kadınların saçlarını örtmek, yani kapatmak için kullandıkları bir örtü. Scarf; blanket Косынки; Это покрытие, которое женщины используют для покрытия своих волос. İslam dini kadınlara başörtüsü takmayı emrediyor. Islam orders women to wear headscarves. Ислам предписывает женщинам носить платки. Yani Müslüman kadınlar, İslam dinine bağlı olan kadınlar,  başlarını örtmek zorundalar, başörtüsü takmak zorundalar.Tabii ki bütün Müslüman kadınlar bu görevi yerine getirmiyor. In other words, Muslim women, women who are committed to Islam, have to cover their heads, they have to wear headscarves. Of course not all Muslim women fulfill this duty. Другими словами, мусульманские женщины, женщины, приверженные религии ислама, должны закрывать голову и носить головные платки. Конечно, не все мусульманские женщины выполняют этот долг. Kimisi başını örtüyor, kimisi başını açıyor. Some cover her head, some open her head. Некоторые покрывают его голову, некоторые носят его голову. Ve başı kapalı olan, başını örten kadınların da hepsi bunu dini sebeplerden dolayı yapmıyor. And not all women who are covered, who cover their heads do it for religious reasons. И не все женщины с покрытыми и покрытыми головами делают это по религиозным соображениям. Hepsi bunu dini için yapmıyor. Not all of them do it for religion. Не все из них делают это для своей религии. Din ve kültür çok farklı şeyler ama insanlar bunları birbirine karıştırabiliyorlar. Religion and culture are very different things, but people can confuse them. Религия и культура очень разные, но люди могут смешивать их вместе. Mesela bazı insanlar Allah istediği için kapanıyor, yani dinleri öyle emrettiği için kapanıyor, Allah istediği için başlarını örtüyor, başlarını kapatıyor. For example, some people close for what Allah wants, that is, they close for ordering religions, Allah covers their heads because they want, they cover their heads. Например, некоторые люди закрываются, потому что Аллах хочет, то есть потому, что они заказывают религию, они закрываются, они закрывают свои головы, потому что Аллах хочет, и они закрывают свои головы. Ama bazıları da sadece adet olduğu için, adet ne demekti hatırladınız mı? But some of them are just menstruation, remember what menstruation meant? Но так как некоторые из них просто менструальные, вы помните, что имел в виду менструальный? Adet kelimesini önceden işlemiştik. We've already used the word menstruation. Мы уже обработали часть слова. Birinci bölümde sanıyorum ki adet kelimesinin ne olduğunu size anlatmıştım. In part one, I think I told you what the word menstruation is. В первой части, я думаю, я рассказал вам, что такое слово менструация. Her neyse dediğim gibi bazı kadınlar Allah emrettiği için başlarını kapatıyorlar ama bazıları da sadece adet olduğu için ,gelenek olduğu için, ya da ne bileyim anneleri kapalı olduğu için örtüyor başını. Anyway, as I said, some women cover their heads because of God's command, but others cover their heads just because it is customary, because it is tradition, or, I don't know, because their mother is closed. Во всяком случае, как я уже сказал, некоторые женщины прикрывают свои головы, потому что Аллах повелел им, но некоторые из них прикрывают свои головы только потому, что у них менструация, по традиции или потому, что их мать закрыта. Küçük bir kız çocuğu düşünün. Think of a little girl. Рассмотрим маленькую девочку. Annesi kapalı, etrafındaki herkes kapalı.O da büyüdüğünde başını kapatıyor.Yani kapalı olsalar bile, başörtülü olsalar bile bunu neden yaptıklarını pek bilmiyorlar . His mother is closed, everyone around him is closed. Ее мать закрыта, все вокруг нее покрыты, и она закрывает голову, когда вырастет. Sadece taklit ediyorlar. They're just mimicking. Они просто подражают. Yani demek istediğim şey, kapalı olan herkes her zaman bilinçli bir şekilde yapmış olmuyor bunu. I mean, not everyone who is closed doesn't always do it consciously. Так что я имею в виду, что каждый, кто замкнут, не всегда делает это сознательно. Bazıları gerçekten anlamını bilerek , Allah emrettiği için dinleri bunu gerektirdiği için kapanıyorlar. Some of them really know their meaning, and because of their commandment of Allah, their religion requires it to close. Некоторые из них действительно закрыты, зная их значение, потому что их религия требует этого, потому что Аллах повелевает им. Ama bazıları da sadece başkalarından,ailelerinden gördükleri için; dediğim gibi bir adet olduğu için kapanıyorlar. But some of them only because they see from others, their families; As I said, they close because it is a custom. Но некоторые только потому, что они видят это от других, их семей; Как я уже сказал, они закрываются, потому что есть один.

Türkiye bildiğiniz gibi %80-%90 ' ı Müslümanlardan oluşan bir ülke. As you know, Turkey 80% to 90% of a country made up of Muslims. Как вы знаете, Турция 80% до 90% от страны составляют мусульмане. Yani Türkiye'deki halkın, Türkiye'deki insanların çoğu Müslüman. So people in Turkey, most of the Muslim people in Turkey. Таким образом, люди в Турции, большинство мусульман в Турции.

28 şubat 1997 tarihinde Türkiye'de üniversiteye başörtüsü ile gitmek yasaklandı. On 28 February 1997 Turkey banned headscarves to go to college. С 28 февраля 1997 года Турция запретила хиджаб, чтобы поступить в колледж. Yani yasaklandı ne demek? What do you mean, banned? Так что же значит быть забаненным? Kadınların üniversiteye başörtülü bir şekilde girmelerine izin verilmedi.Başörtülü kadınlar üniversitelere alınmadı. Women were not allowed to enter the university in a headscarf manner. Women with headscarves were not admitted to universities. Женщинам не разрешали поступать в университет с головными платками, а женщинам с головными платками не разрешали поступать в университеты. Yani mesela sen eğer başörtüsü takan bir kadınsan ve üniversitede okuyorsan , üniversiteye girmeden önce kapıda başörtünü çıkarman gerekirdi. So if you're a woman wearing a headscarf and you're studying at university, you'd have to take off your head scarf before you go to college. Так, например, если вы женщина в платке и учитесь в университете, вам придется снять платок у двери перед поступлением в университет. Çünkü kapıda güvenlik görevlileri dururdu ve senden üniversiteye girmek istiyorsan eğer, başörtünü çıkarmanı isterlerdi. Because the security guards would stop at the door, and if you wanted to get into college, they'd ask you to take off your headscarf. Поскольку охранники остановятся у двери, и если вы захотите поступить в университет, они попросят вас снять платок. Eğer çıkarmazsan üniversiteye giremezdin. You wouldn't be in college if you didn't. Если вы этого не сделаете, вы не сможете поступить в колледж.

Bu süreçte pek çok kadına teröristlermiş gibi davranıldı, pek çok başörtülü kadın gözaltına alındı. In this process, many women were treated as terrorists and many headscarved women were detained. В этом процессе многие женщины рассматривались как террористы, многие женщины с платками были задержаны. Gözaltına alınmak ne demek? What does detention mean? Что значит быть взятым под стражу? Yani polis onları aldı ve karakola götürdü. So the police took them and took them to the police station. Поэтому полиция забрала их и отвезла в полицейский участок. Karakol da bu polislerin çalıştığı yere deniyor.Mezun olmak için son sınavları kalmış olan, tek bir sınavları kalmış olan  başörtülü kadınlar   bu yasaktan dolayı sınavlarına giremediler, mezun olamadılar.Yani şöyle düşünün, bu kadın dört yıl boyunca üniversitede okumuş, mezun olacak. The police station is also the place where these cops work. Полицейский участок также проходит проверку в том месте, где работают эти полицейские: женщины с головными платками, которые сдали выпускные экзамены и у которых был только один экзамен, не могли сдать экзамены из-за этого запрета, они не могли получить высшее образование. Yani üniversite eğitimini tamamlayacak, okulu bitecek. So he's going to finish college and finish school. Другими словами, он завершит свое университетское образование, и его школа будет закончена. Ama sadece bir tane sınavı kalmış. But he only has one exam left. Но остался только один экзамен. Ve bu sınava girmesi için başını açması gerekiyor, çünkü böyle bir yasak var. And he has to open his head to take this exam because there is such a ban. И он должен открыть голову, чтобы сдать этот экзамен, потому что есть такой запрет. Bu da başını açmadığı için o son sınava giremiyor ve sırf bu yüzden mezun olamıyor. This does not open his head because he can not take the final exam and can not graduate just for this reason. Поскольку это не открывает его голову, он не может сдать итоговый экзамен и, следовательно, не может получить высшее образование. Diplomasını alamıyor. He can't get his diploma. Он не может получить свой диплом.

Peki bu kadınlar sizce neden böyle yaptılar ? Why do you think these women did that? Так почему вы думаете, что эти женщины сделали это? Neden başlarını açıp girmediler. Why didn't they open their heads? Почему они не открыли головы? Başörtüsünü alırsın, kafandan çıkarırsın ve sınava girersin. You take the headscarf, take it off your head and take the exam. Вы берете хиджаб, снимаете его с головы и сдаете экзамен. Bu aslında zor bir şey değil, değil mi? It's not that hard, is it? Это на самом деле не сложно, правда? Kolay görünüyor. It looks easy. Это выглядит просто. Peki neden bunu yapmadılar? Why didn't they do it? Так почему же они этого не сделали? Çünkü onlar için başörtünün sadece maddi bir anlamı yok. Because the headscarf doesn't mean anything to them. Потому что для них платок имеет не только финансовое значение. Yani başörtüsü sadece onlar için bir örtü değil,  bir bez parçası değil , manevi bir anlamı var. So the hijab is not only a cover for them, it is not a piece of cloth, it has a spiritual meaning. Таким образом, головной платок имеет духовное значение, не просто чехол для них, а кусок ткани. Bu iki kelimenin anlamına da sözlükten bakmanızı tavsiye ediyorum. I also recommend that you look at the meaning of these two words in the dictionary. Я предлагаю вам взглянуть на значение этих двух слов из словаря. Maddi ve manevi kelimelerinin.Dediğim gibi başörtüsünün sadece maddi bir anlamı yok. As I said, the headscarf has no material meaning. Материальные и духовные слова. Как я уже сказал, платок имеет не только материальное значение. Aslında bu başörtüsü onların inancını temsil ediyor.Yani o başörtüsü sadece bir  bez parçası değil  onların inancı. In fact, this headscarf represents their faith. На самом деле, этот платок представляет их веру, так что это не просто кусок ткани, это их вера. İşte bu yüzden çıkartıp atmak kolay değil. That's why it's not easy to throw it out. Вот почему это не легко вынуть.

İşte bu yüzden çoğu kişi başını açmadı, başörtüsünü çıkarmadı.Ama bazıları başlarını açmayı tercih ettiler. That's why most people didn't open their heads, they didn't take off their headscarves. Вот почему большинство людей не носили свои платки, но некоторые предпочитали носить их платки. Bazı kadınlar başörtülerini çıkartıp okullarına devam ettiler, eğitim almaya devam ettiler.Bazı kadınlarsa  peruk taktı. Some women took off their headscarves and continued their education and continued to receive education. Some women wore wigs. Некоторые женщины снимали платки и посещали школу, продолжали учиться, а некоторые женщины носили парики. Peruk ne demek? What's a wig? Что значит парик? Peruk bu sahte saçlara deniyor. The wig is called this fake hair. Парик примеряет эти искусственные волосы. Saç gibi ama gerçekten senin saçın değil, yani onu alıp kafana takıyorsun. It's like hair, but it's not really your hair, so you take it and put it on your head. Это как волосы, но на самом деле это не ваши волосы, поэтому вы берете их и надеваете на голову. Bazı kadınlar da peruk taktılar.Yani  takma saç, sahte saç taktılar ve eğitimlerine bu şekilde devam ettiler. Some women wear wigs. Некоторые женщины также носили парики, поэтому они носили накладные волосы, искусственные волосы и продолжали свое обучение таким образом.

Türkiye'deki pek çok kadın  başörtüsü takıyordu o zamanlarda. Many women wore headscarves in Turkey at that time. Многие женщины носили платки в Турции в то время. Ve böyle bir yasak herkesi çok etkiledi. And such a ban affected everyone. И такой запрет очень сильно повлиял на всех. O yüzden insanlar bu duruma sessiz kalmadılar. So people didn't stay silent. Так что люди не молчали в этой ситуации. Pek çok eylem yaptılar. They did a lot of action. Они сделали много действий. Yani sokaklara çıkıp bu durumu protesto ettiler. So they went out on the streets and protested. Поэтому они вышли на улицы и протестовали против этой ситуации. Ama maalesef başarılı olamadılar. Unfortunately, they didn't succeed. К сожалению, они не смогли.

Bu yasak yüzünden pek çok başörtülü kadın üniversiteye gidemedi. Because of this ban, many women with headscarves could not go to college. Из-за этого запрета многие женщины с платками не могли поступить в университет. Eğitim alamadı. No training. Он не мог получить образование. Yıllar boyunca. Over the years. На протяжении многих лет. Belki bazıları sırf bu sebepten dolayı cahil kaldı. Maybe some people were ignorant just because of this. Может быть, некоторые остались невежественными только по этой причине. Eğitim görmeyen kişilere cahil deniyor.Tabii ki eğitim sadece okula giderek alınacak diye bir şey yok.İnsanlar kendilerini her türlü geliştirebilirler ama insanların okuma hakkını elinden almak da gerçekten çok kötü bir şey. People who are not educated are called ignorant. Of course there is no such thing as going to school only. Людей, которые не имеют образования, называют невежественными. Конечно, образование нужно не только брать в школу.

Bu yasak, bu başörtüsü yasağı 2008 yılında kalktı.Şu anda başkan olan Recep Tayyip Erdoğan bu yasağı kaldırdı. This ban, this headscarf ban was lifted in 2008. Currently, President Tayyip Erdogan lifted the ban. Этот запрет, этот запрет на платок был снят в 2008 году. В настоящее время президент Реджеп Тайип Эрдоган снял этот запрет. Ve bu tarihten itibaren kadınlar üniversiteye başörtülü bir şekilde gitmeye başladılar. And from that date on, women went to university with headscarves. И с этой даты женщины начали ходить в университет с платком. Bu yasak kalkınca , eskiden bu yasak yüzünden eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış olan bir sürü kadın da üniversitelere geri döndü.Ve şu anda Türkiye'deki üniversitelerde başörtülü bir şekilde eğitimine devam eden bir sürü kadın var. This lifting of the ban, there used to be a lot of women in universities döndü.v currently a lot going back to the way education headscarves at universities in Turkey are women who have stayed in the training because of the prohibition to leave the half. Это снятие запрета, раньше было много женщин в университетах döndü.v в настоящее время много восходящих к платкам образования пути в университетах в Турции женщина, которые находились в обучении из-за запрет, чтобы оставить половину.

Evet bölümümüzün burada sonuna geldik. Yeah, that's the end of our department. Да, мы подошли к концу нашего отдела здесь. Umarım sizin için faydalı olmuştur. I hope it has been useful to you. Я надеюсь, что это было полезно для вас. Türkiye'nin tarihi hakkında daha fazla bilgiye sahip olmuşsunuzdur. hope you got more information about the history of Turkey. надеюсь, что вы получили больше информации об истории Турции. Yeni kelimeler öğrenmişsinizdir. You've learned new words. Вы выучили новые слова. Hatırlatmak isterim, transkriptleri internet sitemde bulabilirsiniz. I would like to remind you that you can find the transcripts on my website. Я хотел бы напомнить вам, что вы можете найти стенограммы на моем сайте. Aynı zamanda internet siteme bu konuyla ilgili bazı videolar ekledim, olayı daha iyi anlamak için.Kendinize iyi bakın, hoşça kalın. I've also added some videos to my website about this topic, to better understand the situation. Я также добавил несколько видео по этой теме на свой веб-сайт, чтобы лучше понять происходящее. Берегите себя, до свидания.

"Ben başımı açmayı hiç düşünmedim." "I never thought about opening my head." «Я никогда не думал об открытии моей головы».

"Sınıfı terk etmemizi istediğini söyledi. "He said he wanted us to leave the class. «Он сказал, что хочет, чтобы мы покинули класс. Bazı arkadaşlarımız başörtülerini açtılar. Some of our friends opened their headscarves. Некоторые из наших друзей открыли свои платки. Bir kısmı da sınıftan çıktı. Some of them are out of class. Некоторые из них покинули класс. Ya insan gibi giyinin gelin , ya da sınıfı terk edin dediğinde biraz tartışmamız haraketlendi. Either you dress up like a bride, or you leave class, we got a little heated up. Когда мы сказали, что одевайся как мужчина или уходи из класса, мы немного поговорили. Kameralarla birlikte sınıfın içine bir sürü polis bir anda daldı. With the cameras, a lot of policemen plunged into the classroom. Много полицейских нырнуло в класс с камерами. Ve öğretmenimiz beni işaret ediyordu, onu alın diye." And our teacher was pointing at me, so I could take her. "

"Başörtüsü ile okula giremezsiniz, sınavlara giremezsiniz, derse giremezsiniz denildiğinde yani önce bir travma yaşadık tabii ki. "You can not go to school with the headscarf, you can not take exams, you can not enter the course of course before we experienced a trauma. Ben daha o zaman on sekiz on dokuz yaşındaydım." I was eighteen and nineteen at that time. "

"Hayatımın en zor kararını aldığımı hatırlıyorum. "I remember making the hardest decision of my life. «Я помню, что принял самое сложное решение в моей жизни. Hayatımın en zor günüydü. It was the hardest day of my life. Fakülteye başörtümü çıkartarak ve o bereyi takarak girdiğim gün." The day I entered the faculty by removing my headscarf and wearing that cap. " В тот день, когда я поступил на факультет, снял платок и надел этот берет ».