×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Baha Stories, TÜRKİYE’DE TEKNOLOJİ VE BİLİM

TÜRKİYE'DE TEKNOLOJİ VE BİLİM

Endüstri Devrimi Türkiye'de gerçekleşmedi. Türkiye'de sanayileşme daha geç başladı. İktisadı güçlenen ve alım gücü artan Batı karşısında Osmanlı ekonomisi kötüleşti ve sonunda yıkıldı. Çünkü artan enflasyon birçok küçük işletmenin kapanmasına ve el emeğinin değersizleşmesine yol açmıştı.

Yeni kurulan Cumhuriyet, teknoloji ve bilim alanında atılımlar yapmak istedi. Bunun için yeni ve modern kurumlar açıldı. Atatürk, “Hayatta en hakiki mürşit(rehber) ilimdir.” dedi. Sovyetlerin desteğiyle yeni fabrikalar açıldı. Türk öğrenciler burslu olarak Avrupa ülkelerine gönderildi. Türkiye'ye dönen bu öğrenciler çağdaş metotları Türk eğitim sistemine uygulamaya başladılar.

Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryollarına ağırlık verildi. Sonra karayollarına yatırım yapıldı. Türkiye'deki nehirler coğrafi olarak yolcu taşımaya elverişli değil. Yani Hollanda'daki gibi bir durum söz konusu değil. Son 20 yılda hava ulaşımına yatırım yapıldı. Onlarca havalimanı(=havaalanı) açıldı.

İnsansız hava araçlarına da yatırım yapılıyor. Özellikle terörle mücadelede bu araçlar kullanılıyor. Bunun için savunma sanayine ve bu alanda çalışacak mühendislere destek veriliyor. ASELSAN adlı kurum Türk ordusuna teknolojik destek sağlıyor.

TÜBİTAK, devletin kurduğu bilimsel araştırmalar yapan bir kurumdur. Ayrıca başarılı öğrencilere burs verir ve onları Avrupa'ya, Amerika'ya vs. gönderir. Bilimsel başarılarıyla öne çıkan üniversiteler şunlardır: Boğaziçi, Bilkent, ODTÜ ve Hacettepe Üniversiteleri.

AK Parti hükümeti teknolojiye çok önem veriyor. e-Devlet (turkiye.gov.tr) adlı uygulama büyük bir yenilik. Bu sayede bürokratik işler daha kolay hallediliyor. Örneğin tapular oradan kontrol edilebiliyor. Adli sicil kaydı oradan sorgulanabiliyor. Hastalar, hastaneye gitmeden önce oradan randevu alabiliyorlar. Bu, hayatı kolaylaştırdı.

Türkiye'de tıp eğitimine çok önem verilir. Orta Asya'dan, Orta Doğu'dan, Afrika'dan her sene binlerce öğrenci tıp okumak için Türkiye'ye gelirler. Aziz Sancar adlı Türk vatandaşı doktor, lisans eğitimini Türkiye'de tamamladı. Sonra Amerika'ya gitti. 2015'te Nobel Kimya Ödülü'nü aldı. Türkler bundan gurur duydular.

Sağlık turizmi Türkiye'de gelişmeye başladı. Türkiye'de tedavi olmak yolculuk masrafları dahil edilse bile Batı Avrupa'dakine göre daha ucuzdur. Bu yüzden bazı Avrupalılar ameliyat olmak için Türkiye'ye geliyorlar.

Bilimsel araştırmalar artsa da büyük bir sorun var: Beyin göçü. Bu problem Türkiye'ye çok zarar veriyor. İyi okullardan mezun olan öğrencilerin çoğu Türkiye'yi terk etmek istiyorlar. Örneğin mühendisler Almanya'ya, ekonomistler Amerika'ya gitmek istiyorlar.

Beyin göçünün bir sebebi Türkiye'deki liyakat sorunudur. Yani başarılı insanların değil de hükümete sadık olan insanların tercih edilmesi. Muhalif olan bilim insanları çeşitli engellerle karşılaşıyorlar. Onların burs alması, uluslararası projelerde Türkiye'yi temsil etmesi bazen engelleniyor. Bu yüzden onlar hayal kırıklığına uğruyorlar.

Hükümet son yıllarda yazılım, programlama gibi alanlarda öğrencilerin yetiştirilmesini teşvik etmeye başladı. Okul müfredatlarına bu tür dersler ekleniyor. Dünyada ortak dil hâline gelen İngilizce, bilimsel çalışmalarda gerekli. Ancak yabancı dil eğitimi Türkiye'de hâlâ başarısız. Bir türlü öğretemiyorlar. Çünkü İngilizce öğretmenleri İngilizce bilmiyorlar


TÜRKİYE’DE TEKNOLOJİ VE BİLİM TECHNOLOGY AND SCIENCE IN TURKEY

Endüstri Devrimi Türkiye'de gerçekleşmedi. Türkiye'de sanayileşme daha geç başladı. İktisadı güçlenen ve alım gücü artan Batı karşısında Osmanlı ekonomisi kötüleşti ve sonunda yıkıldı. Die industrielle Revolution fand in der Türkei nicht statt. Die Industrialisierung begann später in der Türkei. Die osmanische Wirtschaft verschlechterte sich und brach schließlich angesichts des Westens zusammen, dessen Wirtschaft stärker wurde und dessen Kaufkraft zunahm. The Industrial Revolution did not happen in Turkey. Industrialization began later in Turkey. The Ottoman economy deteriorated and eventually collapsed in the face of the West, whose economy strengthened and its purchasing power increased. Промышленная революция не произошла в Турции. Индустриализация началась позже, в Турции. Оттоманская экономика пришла в упадок и в конечном итоге рухнула перед лицом Запада, чья экономика усилилась, а покупательная способность возросла. Çünkü artan enflasyon birçok küçük işletmenin kapanmasına ve el emeğinin değersizleşmesine yol açmıştı. Increased inflation led to the closure of many small businesses and the devaluation of manual labor. Рост инфляции привел к закрытию многих малых предприятий и девальвации ручного труда.

Yeni kurulan Cumhuriyet, teknoloji ve bilim alanında atılımlar yapmak istedi. Bunun için yeni ve modern kurumlar açıldı. Atatürk, “Hayatta en hakiki mürşit(rehber) ilimdir.” dedi. Die neu gegründete Republik wollte Durchbrüche in Technologie und Wissenschaft erzielen. Hierfür wurden neue und moderne Institutionen eröffnet. Atatürk: "Die Wissenschaft ist der echteste Führer (Führer) im Leben." sagte. The newly established Republic wanted to make strides in technology and science. For this, new and modern institutions were opened. Atatürk, "The most genuine master (guide) in life is science." said. Вновь созданная Республика хотела добиться успехов в технологиях и науке. Для этого были открыты новые и современные институты. Ататюрк, «Самый настоящий мастер (гид) в жизни - наука». сказал он. Sovyetlerin desteğiyle yeni fabrikalar açıldı. Türk öğrenciler burslu olarak Avrupa ülkelerine gönderildi. Türkiye'ye dönen bu öğrenciler çağdaş metotları Türk eğitim sistemine uygulamaya başladılar. New factories were opened with the support of the Soviets. Turkish students were sent to European countries with scholarships. These students returned to Turkey began to apply the methods of modern Turkish education system. Новые заводы были открыты при поддержке Советов. Турецкие студенты были отправлены в европейские страны со стипендиями. Эти студенты вернулись в Турцию стали применять методы современной турецкой системы образования.

Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryollarına ağırlık verildi. Sonra karayollarına yatırım yapıldı. Türkiye'deki nehirler coğrafi olarak yolcu taşımaya elverişli değil. In the first years of the republic, railways were emphasized. Then invested in highways. rivers are not suitable for carrying passengers is geographically in Turkey. В первые годы республики железные дороги были подчеркнуты. Затем инвестировал в шоссе. Реки не пригодны для перевозки пассажиров географически в Турции. Yani Hollanda'daki gibi bir durum söz konusu değil. Son 20 yılda hava ulaşımına yatırım yapıldı. Onlarca havalimanı(=havaalanı) açıldı. So there is no such thing as in the Netherlands. Investments have been made in air transportation in the last 20 years. Dozens of airports (= airports) were opened. Так что нет такой вещи, как в Нидерландах. В последние 20 лет были сделаны инвестиции в авиаперевозки. Десятки аэропортов (= аэропортов) были открыты.

İnsansız hava araçlarına da yatırım yapılıyor. Özellikle terörle mücadelede bu araçlar kullanılıyor. Es wird auch in unbemannte Luftfahrzeuge investiert. Diese Instrumente werden insbesondere im Kampf gegen den Terrorismus eingesetzt. Investments are also made in unmanned aerial vehicles. These tools are used especially in the fight against terrorism. Инвестиции также делаются в беспилотные летательные аппараты. Эти инструменты используются особенно в борьбе с терроризмом. Bunun için savunma sanayine ve bu alanda çalışacak mühendislere destek veriliyor. ASELSAN adlı kurum Türk ordusuna teknolojik destek sağlıyor. Hierfür werden die Verteidigungsindustrie und die Ingenieure unterstützt, die auf diesem Gebiet arbeiten werden. Die Institution ASELSAN bietet der türkischen Armee technologische Unterstützung. For this, support is given to the defense industry and engineers working in this field. The institution named ASELSAN provides technological support to the Turkish army. Для этого оказывается поддержка оборонной промышленности и инженерам, работающим в этой области. Учреждение под названием ASELSAN оказывает техническую поддержку турецкой армии.

TÜBİTAK, devletin kurduğu bilimsel araştırmalar yapan bir kurumdur. Ayrıca başarılı öğrencilere burs verir ve onları Avrupa'ya, Amerika'ya vs. gönderir. TÜBİTAK ist eine staatlich eingerichtete Einrichtung, die wissenschaftliche Forschung betreibt. Es vergibt auch Stipendien an erfolgreiche Studenten und schickt sie nach Europa, Amerika usw. sendet. TÜBİTAK is an institution that conducts scientific researches founded by the state. It also provides scholarships to successful students and allows them to Europe, America, etc. It sends. TÜBİTAK является учреждением, которое проводит научные исследования, основанные государством. Он также предоставляет стипендии для успешных студентов и позволяет им в Европе, Америке и т. Д. Он посылает. Bilimsel başarılarıyla öne çıkan üniversiteler şunlardır: Boğaziçi, Bilkent, ODTÜ ve Hacettepe Üniversiteleri. Die Universitäten, die sich durch ihre wissenschaftlichen Leistungen auszeichnen, sind: Boğaziçi, Bilkent, METU und Hacettepe. The universities that stand out with their scientific achievements are: Boğaziçi, Bilkent, METU and Hacettepe Universities. Университетами, которые выделяются своими научными достижениями, являются университеты Богазичи, Билкент, METU и Hacettepe.

AK Parti hükümeti teknolojiye çok önem veriyor. e-Devlet (turkiye.gov.tr) adlı uygulama büyük bir yenilik. Bu sayede bürokratik işler daha kolay hallediliyor. Die Regierung der AKP misst der Technologie große Bedeutung bei. e-Government (turkiye.gov.t is) macht eine großartige Neuheitsanwendung. Auf diese Weise lassen sich bürokratische Fragen leichter lösen. The AK Party government attaches great importance to technology. e-Government (turkiye.gov.t is) doing a great novelty application. In this way, bureaucratic works are handled more easily. Правительство АК партии придает большое значение технологиям. Электронное правительство (turkiye.gov.t это) делает большое приложение новизны. Таким образом, бюрократические работы обрабатываются легче. Örneğin tapular oradan kontrol edilebiliyor. Adli sicil kaydı oradan sorgulanabiliyor. Hastalar, hastaneye gitmeden önce oradan randevu alabiliyorlar. Bu, hayatı kolaylaştırdı. Beispielsweise können von dort Eigentumsurkunden überprüft werden. Das Strafregister kann von dort aus in Frage gestellt werden. Patienten können dort einen Termin vereinbaren, bevor sie ins Krankenhaus gehen. Das hat das Leben leichter gemacht. For example, title deeds can be controlled from there. The criminal record can be questioned from there. Patients can make an appointment before going to the hospital. This made life easier. Например, правоустанавливающие документы могут контролироваться оттуда. Оттуда можно допросить судимость. Пациенты могут записаться на прием, прежде чем идти в больницу. Это сделало жизнь проще.

Türkiye'de tıp eğitimine çok önem verilir. Orta Asya'dan, Orta Doğu'dan, Afrika'dan her sene binlerce öğrenci tıp okumak için Türkiye'ye gelirler. Der medizinischen Ausbildung in der Türkei wird große Aufmerksamkeit gewidmet. Zentralasien, der Nahe Osten, kam jedes Jahr in die Türkei, um Medizin zu studieren. Tausende von Studenten aus Afrika. much attention is given to medical education in Turkey. Central Asia, the Middle East, came to Turkey to study medicine every year thousands of students from Africa. Большое внимание уделяется медицинскому образованию в Турции. Центральная Азия, Ближний Восток, приехал в Турцию, чтобы изучать медицину каждый год тысячи студентов из Африки. Aziz Sancar adlı Türk vatandaşı doktor, lisans eğitimini Türkiye'de tamamladı. Sonra Amerika'ya gitti. 2015'te Nobel Kimya Ödülü'nü aldı. Türkler bundan gurur duydular. Aziz Sancar sagt, der türkische Staatsbürger habe seine Grundausbildung in der Türkei abgeschlossen. Dann ging er nach Amerika. Er erhielt 2015 den Nobelpreis für Chemie. Darauf waren die Türken stolz. Aziz Sancar says Turkish citizen doctor, he completed his undergraduate education in Turkey. Then he went to America. He received the Nobel Prize in Chemistry in 2015. The Turks were proud of this. Азиз Sancar говорит гражданин Турции врач, он завершил свое высшее образование в Турции. Затем он отправился в Америку. Он получил Нобелевскую премию по химии в 2015 году. Турки гордились этим.

Sağlık turizmi Türkiye'de gelişmeye başladı. Türkiye'de tedavi olmak yolculuk masrafları dahil edilse bile Batı Avrupa'dakine göre daha ucuzdur. In der Türkei begann sich der Gesundheitstourismus zu entwickeln. Auch wenn die Behandlung in den Reisekosten enthalten ist, sind sie in der Türkei günstiger als in Westeuropa. Health tourism started to develop in Turkey. Even if the treatment be included in travel costs in Turkey are cheaper than in Western Europe. Оздоровительный туризм начал развиваться в Турции. Даже если лечение будет включена в расходы на поездки в Турции дешевле, чем в Западной Европе. Bu yüzden bazı Avrupalılar ameliyat olmak için Türkiye'ye geliyorlar. Aus diesem Grund kommen einige Europäer in die Türkei, um operiert zu werden. This is why some Europeans are coming to Turkey to be operated. Вот почему некоторые европейцы приезжают в Турцию, чтобы работать.

Bilimsel araştırmalar artsa da büyük bir sorun var: Beyin göçü. Bu problem Türkiye'ye çok zarar veriyor. İyi okullardan mezun olan öğrencilerin çoğu Türkiye'yi terk etmek istiyorlar. Obwohl die wissenschaftliche Forschung zunimmt, gibt es ein großes Problem: Brain Drain. Die Türkei schadet diesem Problem sehr. Die meisten Schüler, die eine gute Schule abgeschlossen haben, wollen die Türkei verlassen. Although scientific research has increased, there is one big problem: brain drain. Turkey is giving this problem much harm. Most of the students who graduated from a good school, they want to leave Turkey. Хотя научные исследования возросли, существует одна большая проблема: утечка мозгов. Турция дает эту проблему много вреда. Большинство студентов, окончивших хорошую школу, они хотят покинуть Турцию. Örneğin mühendisler Almanya'ya, ekonomistler Amerika'ya gitmek istiyorlar. Zum Beispiel wollen Ingenieure nach Deutschland gehen, Ökonomen wollen nach Amerika. For example, engineers want to go to Germany and economists to go to America. Например, инженеры хотят поехать в Германию, экономисты - в Америку.

Beyin göçünün bir sebebi Türkiye'deki liyakat sorunudur. Yani başarılı insanların değil de hükümete sadık olan insanların tercih edilmesi. Ein weiterer Grund für das Problem der Abwanderung von Fachkräften ist der Verdienst in der Türkei. Das heißt, Menschen, die der Regierung treu sind, werden bevorzugt, nicht erfolgreiche Menschen. Another reason for the brain drain problem is merit in Turkey. In other words, people who are loyal to the government, not successful people. Другая причина проблемы утечки мозгов заслуга в Турции. Другими словами, люди, которые лояльны правительству, не успешные люди. Muhalif olan bilim insanları çeşitli engellerle karşılaşıyorlar. Onların burs alması, uluslararası projelerde Türkiye'yi temsil etmesi bazen engelleniyor. Bu yüzden onlar hayal kırıklığına uğruyorlar. Andersdenkende Wissenschaftler stehen vor verschiedenen Hindernissen. Sie erhalten ein Stipendium, um die Türkei in internationalen Projekten zu vertreten, werden manchmal blockiert. Deshalb werden sie enttäuscht. Opposing scientists face various obstacles. They receive a scholarship, to represent Turkey in international projects are sometimes blocked. So they are disappointed. Противостоящие ученые сталкиваются с различными препятствиями. Они получают стипендию, чтобы представлять Турцию в международные проекты иногда блокируется. Поэтому они разочарованы.

Hükümet son yıllarda yazılım, programlama gibi alanlarda öğrencilerin yetiştirilmesini teşvik etmeye başladı. Okul müfredatlarına bu tür dersler ekleniyor. In den letzten Jahren hat die Regierung begonnen, die Ausbildung von Studenten in Bereichen wie Software und Programmierung zu fördern. Solche Kurse werden dem Lehrplan hinzugefügt. The government has started to encourage the training of students in areas such as software and programming in recent years. Such lessons are added to school curricula. В последние годы правительство начало поощрять обучение студентов в таких областях, как программное обеспечение и программирование. Такие уроки добавляются в школьные программы. Dünyada ortak dil hâline gelen İngilizce, bilimsel çalışmalarda gerekli. Ancak yabancı dil eğitimi Türkiye'de hâlâ başarısız. Bir türlü öğretemiyorlar. Çünkü İngilizce öğretmenleri İngilizce bilmiyorlar English, which has become a common language in the world, is necessary in scientific studies. However, foreign language education in Turkey still fails. They can not teach somehow. Because English teachers do not speak English Английский язык, который стал общим языком в мире, необходим в научных исследованиях. Тем не менее, иностранный язык образования в Турции до сих пор не удается. Они не могут научить как-то. Потому что преподаватели английского не говорят по-английски