image

Eating Out, Bölüm On Üç

Bölüm On Üç

Ben yaklaşık beş yıldır bu şirketteyim. Bu dönemde iki kez terfi aldım.

Uzun saatler boyunca çalışmak zorunda mısınız?

Evet. Ben, gün boyunca çalışmak zorundayım. Sabah yedide başlarım ve genellikle akşam yediden önce ofisten ayrılamam.

Çok meşgul olmalısınız. Ne yaparsınız?

Ben mali yönetim alanında çalışıyorum. Biz onlar adına, insanların paralarını yönetiyoruz.

İşimi sevmiyor olmama rağmen, ben bir günde on iki saat çalışmak isteyeceğimi sanmıyorum.

Başarılı olmak için çok sıkı çalışmak zorundasınız. Ne derler bilirsiniz, ne ekersen, onu biçersin!

Bana, şu anda kazandığımız iki katını ödeseniz bile, o kadar çok çalışmayı istemezdim. Ben asla o kadar çok çalışamazdım.

Peki, sanırım daha fazla sorumluluk isteyip istemediğiniz hakkında bir karar vermek zorundasınız.

Biliyorum. Gerçekten, geleceğim hakkında düşünmem gerekiyor. Hayatta, gerçekte ne yapmak istediğime karar vermem gerekiyor.



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Language learning online @ LingQ

Bölüm On Üç الفصل الثالث عشر

Ben yaklaşık beş yıldır bu şirketteyim. لقد كنت مع هذه الشركة منذ حوالي خمس سنوات. I've been with this company for about five years. Bu dönemde iki kez terfi aldım. لقد تمت ترقيتي مرتين خلال هذه الفترة. I got promoted twice in this period.

Uzun saatler boyunca çalışmak zorunda mısınız? هل يجب عليك العمل لساعات طويلة؟ Do you have to work long hours?

Evet. Ben, gün boyunca çalışmak zorundayım. لا بد لي من العمل طوال اليوم. I have to work during the day. Sabah yedide başlarım ve genellikle akşam yediden önce ofisten ayrılamam. أبدأ الساعة السابعة صباحًا ولا يمكنني عادةً مغادرة المكتب قبل الساعة السابعة مساءً. I start at seven in the morning and usually I can't leave the office before seven.

Çok meşgul olmalısınız. نجاح باهر، حارس بك رائع. You must be very busy. Ne yaparsınız? ماذا تفعلون؟ What do you do?

Ben mali yönetim alanında çalışıyorum. أعمل في مجال الإدارة المالية. I work in the field of financial management. Biz onlar adına, insanların paralarını yönetiyoruz. نحن ندير أموال الناس نيابة عنهم. Wir verwalten das Geld der Menschen in ihrem Namen. We manage people's money for them.

İşimi sevmiyor olmama rağmen, ben bir günde on iki saat çalışmak isteyeceğimi sanmıyorum. على الرغم من أنني لا أحب عملي ، إلا أنني لا أعتقد أنني أرغب في العمل اثنتي عشرة ساعة في اليوم. Although I don't like my job, I don't think I want to work twelve hours a day.

Başarılı olmak için çok sıkı çalışmak zorundasınız. عليك أن تعمل بجد لتكون ناجحًا. You have to work hard to be successful. Ne derler bilirsiniz, ne ekersen, onu biçersin! أنت تعرف ما يقولون ، تحصد ما تزرع! You know what they say, what you sow, you reap it!

Bana, şu anda kazandığımız iki katını ödeseniz bile, o kadar çok çalışmayı istemezdim. لا أريد أن أعمل بجد ، حتى لو دفعت لي ضعف ما نكسبه حاليًا. I wouldn't want to work so hard, even if you pay me twice what we're making right now. Ben asla o kadar çok çalışamazdım. لا يمكنني أبدا أن أعمل بهذه الجدية. I could never work that hard.

Peki, sanırım daha fazla sorumluluk isteyip istemediğiniz hakkında bir karar vermek zorundasınız. حسنًا ، أعتقد أنه عليك اتخاذ قرار بشأن ما إذا كنت تريد المزيد من المسؤولية. Well, I guess you have to decide if you want more responsibility.

Biliyorum. Gerçekten, geleceğim hakkında düşünmem gerekiyor. حقًا ، أنا بحاجة إلى التفكير في مستقبلي. I really need to think about my future. Hayatta, gerçekte ne yapmak istediğime karar vermem gerekiyor. في الحياة ، علي أن أقرر ما أريد فعله حقًا. In life, I have to decide what I really want to do.

×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.