×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Eating Out, Bölüm Dokuz

Bölüm Dokuz

Onlar ailenizden daha yaşlı mı, genç mi?

Onlar biraz daha yaşlılar. Gerçi hala çok aktifler.

Onlar aktif kalmak için ne yapıyorlar?

Onların her zaman aktif bir yaşamları vardı. Amcam büyük bir şirket için satış görevlisi olarak çalıştı. Teyzem öğretmendi. İkisi de emekli şimdi.

Onlar şehirde mi yoksa taşrada mı yaşıyorlar?

Onlar taşrada güzel bir evde yaşıyorlar, ama şehirden çok uzak değiller.

Güzel olmalı.

Evet, yılın büyük bir kısmında, ormanda yürüyüşler yapabiliyorlar. Kışın da kayak yapabiliyorlar.

Onlar şehri özlüyorlar mı?

Hayır, şehir merkezinden arabayla sadece otuz dakika uzaktalar. Ayrıca trenle de gidebilirler.

İşte, yemeklerimiz geliyor.


Bölüm Dokuz Chapter Nine

Onlar ailenizden daha yaşlı mı, genç mi? Sind sie älter oder jünger als deine Eltern? Are they older or younger than your family?

Onlar biraz daha yaşlılar. Sie sind etwas älter. They're a little older. Gerçi hala çok aktifler. Sie sind aber immer noch sehr aktiv. They're still very active, though.

Onlar aktif kalmak için ne yapıyorlar? Was tun sie, um aktiv zu bleiben? What are they doing to stay active?

Onların her zaman aktif bir yaşamları vardı. Sie hatten immer ein aktives Leben. They always had an active life. Amcam büyük bir şirket için satış görevlisi olarak çalıştı. Mein Onkel arbeitete als Verkäufer für eine große Firma. My uncle worked as a salesperson for a large company. Teyzem öğretmendi. Meine Tante war Lehrerin. My aunt was a teacher. İkisi de emekli şimdi. Beide sind jetzt im Ruhestand. Both retired now.

Onlar şehirde mi yoksa taşrada mı yaşıyorlar? Wohnen sie in der Stadt oder auf dem Land? Do they live in the city or in the countryside?

Onlar taşrada güzel bir evde yaşıyorlar, ama şehirden çok uzak değiller. Sie wohnen in einem schönen Haus auf dem Land, aber nicht weit von der Stadt entfernt. They live in a beautiful house in the countryside, but they are not far from the city.

Güzel olmalı. Es sollte schön sein. It must be nice.

Evet, yılın büyük bir kısmında, ormanda yürüyüşler yapabiliyorlar. Ja, die meiste Zeit des Jahres können sie im Wald spazieren gehen. Yes, they can take walks in the forest for most of the year. Kışın da kayak yapabiliyorlar. Sie können im Winter auch Ski fahren. They can also ski in winter.

Onlar şehri özlüyorlar mı? Vermissen sie die Stadt? Do they miss the city?

Hayır, şehir merkezinden arabayla sadece otuz dakika uzaktalar. Nein, sie sind nur 30 Autominuten vom Stadtzentrum entfernt. No, they are only thirty minutes by car from the city center. Ayrıca trenle de gidebilirler. Sie können auch mit dem Zug fahren. They can also go by train.

İşte, yemeklerimiz geliyor. Here comes our food.