×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Türkçe Okuyorum, Mutlu

Mutlu

Ben Mutlu.

Her sabah saat yedi buçukta kalkıyorum. Kalkmak istemiyorum, ama okul var. Kahvaltı yapıyorum ve evden çıkıyorum. Saat sekizde okula geliyorum. Okulda kafeterya var. Ben kafeteryada çay içiyorum ve arkadaşlarla konuşuyorum. Arkadaşlarım ve ben futbolu seviyoruz, her pazartesi futbol konuşuyoruz. Bazen ben kızıyorum, bazen arkadaşlar kızıyorlar, çünkü her hafta bazı takımlar iyi, bazı takımlar kötü. Saat 08:30’da ders başlıyor. Benim okulum çok güzel. Okulda çok güzel bir bahçe var. Biz teneffüste bahçede geziyoruz, oynuyoruz. Sonra tekrar derse giriyoruz. Okulda çok ders var, ama en güzel ders spor dersi. Dersler saat 13:00’te bitiyor.

Okuldan sonra genellikle eve gidiyorum. Yemek yiyorum ve öğleden sonra dışarıya çıkıyorum. Arkadaşlarla buluşuyoruz ve futbol, basketbol oynuyoruz. Bazen sinemaya gidiyoruz. Saat 16:00-17:00 arası eve dönüyorum. Ders çalışıyorum, akşam ben ve ailem beraber yemek yiyoruz, konuşuyoruz. Ben erken yatıyorum, çünkü ertesi gün okul var.


Mutlu سعيد Glücklich Happy Feliz Heureux Счастливый Lycklig

Ben Mutlu. I am happy. Je suis heureux. Я счастлив.

Her sabah saat yedi buçukta kalkıyorum. أستيقظ في السابعة والنصف كل صباح. Ich stehe jeden Morgen um halb sieben auf. I get up at 7:30 every morning. Je me lève tous les matins à 7h30. Каждое утро я встаю в половине седьмого. Kalkmak istemiyorum, ama okul var. لا أريد أن أستيقظ ، لكن هناك مدرسة. I don't want to get up, but there's school. Je ne veux pas me lever, mais il y a l'école. Я не хочу вставать, но есть школа. Kahvaltı yapıyorum ve evden çıkıyorum. Ich frühstücke und verlasse das Haus. I'm having breakfast and getting out of the house. Je prends mon petit-déjeuner et je quitte la maison. Я завтракаю и выхожу из дома. Saat sekizde okula geliyorum. Ich komme um acht Uhr in die Schule. I come to school at eight. Je viens à l'école à huit heures. Я прихожу в школу в восемь часов. Okulda kafeterya var. There's a cafeteria at school. Il y a une cafétéria à l'école. В школе есть столовая. Ben kafeteryada çay içiyorum ve arkadaşlarla konuşuyorum. I drink tea in the cafeteria and talk to friends. Je prends un thé à la cafétéria et je discute avec des amis. Я пью чай в столовой и разговариваю с друзьями. Arkadaşlarım ve ben futbolu seviyoruz, her pazartesi futbol konuşuyoruz. Meine Freunde und ich lieben Fußball, wir reden jeden Montag über Fußball. My friends and I love football, we speak football every Monday. Mes amis et moi aimons le football, nous en parlons tous les lundis. Мы с друзьями любим футбол, мы говорим о футболе каждый понедельник. Bazen ben kızıyorum, bazen arkadaşlar kızıyorlar, çünkü her hafta bazı takımlar iyi, bazı takımlar kötü. أحيانًا أغضب ، وأحيانًا يغضب الأصدقاء ، لأن كل أسبوع تكون بعض الفرق جيدة ، وبعض الفرق سيئة. Manchmal werde ich wütend, manchmal werden Freunde wütend, denn jede Woche sind einige Teams gut, andere schlecht. Sometimes I get angry, sometimes friends get angry because some teams are good every week, some teams are bad. Parfois, je suis en colère, parfois mes amis sont en colère, parce que chaque semaine, certaines équipes sont bonnes, d'autres mauvaises. Иногда злюсь я, иногда злятся друзья, потому что каждую неделю какие-то команды хорошие, какие-то плохие. Saat 08:30’da ders başlıyor. The lesson begins at 08:30. Le cours commence à 8h30. Занятия начинаются в 08:30. Benim okulum çok güzel. My school is beautiful. Mon école est très agréable. Моя школа красивая. Okulda çok güzel bir bahçe var. Die Schule hat einen schönen Garten. There's a beautiful garden in the school. L'école dispose d'un beau jardin. У школы есть красивый сад. Biz teneffüste bahçede geziyoruz, oynuyoruz. We walk in the garden during the break, we play. Nous nous promenons et jouons dans le jardin pendant la récréation. Мы гуляем по саду во время перемены и играем. Sonra tekrar derse giriyoruz. Dann gehen wir zurück zum Unterricht. Then we go back to class. Ensuite, nous retournons en classe. Затем возвращаемся к уроку. Okulda çok ders var, ama en güzel ders spor dersi. Es gibt viele Unterrichtsstunden in der Schule, aber die beste Unterrichtsstunde ist die Sportstunde. There are many lessons at school, but the most beautiful course is a sports lesson. Il y a beaucoup de matières à l'école, mais la meilleure est le sport. В школе много уроков, но лучший урок – это урок спорта. Dersler saat 13:00’te bitiyor. Lessons end at 13:00. Les cours se terminent à 13h00. Занятия заканчиваются в 13:00.

Okuldan sonra genellikle eve gidiyorum. I usually go home after school. Je rentre généralement chez moi après l'école. Я обычно иду домой после школы. Yemek yiyorum ve öğleden sonra dışarıya çıkıyorum. Ich esse und gehe nachmittags aus. I'm eating and I'm going out this afternoon. Je mange et je sors l'après-midi. Я ем и выхожу во второй половине дня. Arkadaşlarla buluşuyoruz ve futbol, basketbol oynuyoruz. We meet friends and we play football and basketball. Nous rencontrons des amis et jouons au football et au basket-ball. Мы встречаемся с друзьями и играем в футбол, баскетбол. Bazen sinemaya gidiyoruz. Sometimes we're going to the movies. Parfois, nous allons au cinéma. Иногда мы ходим в кино. Saat 16:00-17:00 arası eve dönüyorum. Ich komme zwischen 16:00-17:00 nach Hause. I'm going home between 16: 00-17: 00. Je rentre à la maison entre 16h00 et 17h00. Я возвращаюсь домой между 16:00-17:00. Ders çalışıyorum, akşam ben ve ailem beraber yemek yiyoruz, konuşuyoruz. I'm studying, me and my family are eating together, we're talking. J'étudie, le soir je dîne avec ma famille, nous discutons. Я учусь, вечером я и моя семья вместе ужинаем, мы разговариваем. Ben erken yatıyorum, çünkü ertesi gün okul var. Ich gehe früh ins Bett, weil am nächsten Tag Schule ist. I am going to bed early, because there is school the next day. Je me couche tôt parce que j'ai école le lendemain. Я ложусь спать рано, потому что на следующий день в школу.