×

Χρησιμοποιούμε cookies για να βελτιώσουμε τη λειτουργία του LingQ. Επισκέπτοντας τον ιστότοπο, συμφωνείς στην cookie policy.


image

Beyhan Budak, Gelecekte İnsanları Başarılı Yapacak 5 Beceri

Gelecekte İnsanları Başarılı Yapacak 5 Beceri

Merhaba Sevgili Dostum! Bugün sana 'Gelecekte insanlar nasıl başarılı olacak?' bu konudan bahsetmek istiyorum.

Merhaba Sevgili Dostum! Bugün sana 'Gelecekte insanlar nasıl başarılı olacak?' bu konudan bahsetmek istiyorum.

Son yüzyılda dünyamız tarihin bütün önceki zamanlarına oranla çok daha fazla gelişti.

Çok daha fazla değişti. Bundan 40-50 yıl öncesine kadar

'yapay zeka' dediğimiz konu sadece bilim-kurgu romanlarındaki

bir fantezi öğesiyken; bugün artık

gerçekleşmeye doğru hızla ilerliyor.

Küçük küçük örneklerini görüyoruz ve artık şunu tartışıyoruz: Yapay zeka gelecek, tamam ama bize ve insanlığa

iyi mi gelecek, kötü mü gelecek? 3 boyutlu yazıcılar

artık her yerde.

Laboratuvar ortamlarında yapay organlar

3 boyutlu yazıcılarda yazdırılıyor.

Biyoteknoloji gelişiyor, nanoteknoloji gelişiyor.

Her şey o kadar hızlı akıyor ki, bugün yaşadığın dünya

bambaşka. Gece yatıyorsun ertesi gün

uyandığın dünya bambaşka. Dünya bu kadar hızlı

değişirken sen nasıl ayakta kalacaksın?

Sen nasıl başarılı olacaksın?

İşte bu videoda gelecekte

başarılı olmanı sağlayacak 5 tane beceriden

bahsedeceğim sana.

Gelecekte seni başarılı yapacak yeteneklerden ilki:

'Bilişsel Esneklik.' Nedir bilişsel esneklik: Hayatta

başına kötü işler geldiği zaman, işler ters

gittiği zaman o durumu yönetebilme becerisi. Bazı insanlar

başarısız olduğu zaman başını ellerinin arasına alır

ve -Mahvoldum! der. Ama bazı insanlarsa -Tamam,

şu an başarısız olmuş olabilirim ama bu hayatın sonu değil deyip

yoluna devam ederler ve alternatif

düşünceler ortaya çıkartırlar. Şimdi başarısız oldun.

O anda sorman gereken ilk soru şu:

'Gerçekte ne oldu?' ve 'Bundan ben nasıl bir ders çıkartabilirim?'

Duygusallığa hiç gerek yok.

Hafif canın sıkılabilir yeterli sonrasında .

birincisi bu. İkincisi: Bilişsel esnekliğe sahip

olmak için yapman gereken şey: Başka birinin

başına gelmiş olsaydı şuan benim yaşadığım bu başarısızlık,

ona ne gibi bir öneri verebilirdim? İlerde

yaşadığım bu sıkıntıdan nasıl faydalanabilirim?

Sadece yaşadığın olayı bir mahvolma

gibi değil, farklı açılardan değerlendirebilme

becerisi seni gelecekte çok başarılı yapacaktır.

Bence odaklanma becerisi yüksek olan ve dikkatini

etkin bir şekilde kullanan insanlar gelecekte

başarılı olma konusunda çok şanslılar. Şimdi öyle

bir devirde yaşıyoruz ki; herkes senin dikkatine talip.

Herkes senin odaklanmanı kendi üzerine çekmek istiyor.

Ne yapıyorsun mesela, telefonda kullandığın uygulamanın arka planında

çalışan algoritmanın tek bir amacı var:

senin o uygulamada çok daha fazla zaman geçirmen ya da

televizyona bakıyorsun. Televizyonun tek bir amacı var:

seni kendi önünden ayırmamak. Bir şekilde

markete gidiyorsun. O marketteki rafların dizilimi bile

dikkatini kendi üzerine çekmek istiyor. Böyle bir

zaman diliminde odaklanmanı koruyabiliyorsan, dikkatini

istediğin şeye verebiliyorsan çok

şanslısın bence. Çünkü önüne bir görev geliyor

ya da anlaman gereken, okuman gereken

bir şey var. Ne yapıyorsun, dikkatin orda dağıtmadan

kendini onu anlıyorsun. Ve sıradaki sıradaki geliyor.

Böyle olunca kendini çok daha çabuk geliştirebiliyorsun.

Uzmanlaşman gereken bir konu mu var?

O konuda gerçekten uzmanlaşabiliyorsun. Ama dikkati dağınık

bir insan onunla oyalanayım, bununla oyalanayım derken

ömrü geçiyor bitiyor. Dikkatini kullanan insan

tıkır tıkır hallediyor. Odaklanma becerisi adım adım

gelişir. İlk adım olarak kendine seni

dikkatini dağıtacak uyaranlardan uzak, senin

rahat bir şekilde çalışmanı sağlayacak sakin bir ortamın olması lazım.

Şöyle bir teknik de kullanabilirsin:

Bir mevzu üzerinde çalışıyorsun, önce

dikkatini

yeni yeni toparlanmaya başladığı zamanda kolay olan

kısmıyla başlarsın. Dikkatin tam performansa ulaşınca

zor kısmına geçersin, yorulmaya başlayıp

dikkatin düşünce tekrar kolay olana geçersin. Bir

anda 10-15-20 dakika çalıştıktan sonra eğer

dikkat seviyen düşükse sıkılmaya başladıkça

kendine şöyle diyebilirsin: Bir 5 dakika daha.

Buna '5 dakika kuralı' deniliyor. 5 dk 5 dk diye

olabildiğince, dayanabildiğin noktaya kadar

o dikkat süresini arttırmaya çalışırsan sana

en azından başlangıç için faydası olacaktır.

Gelecekte sana en çok lazım olan

becerilerden birisi de İngilizce bilmek. Hangi

alanda çalışıyorsan çalış. O alanın yeni gelişmelerinden,

bilimsel haberlerinden haberdar olmak istiyorsan

İngilizce bilmek zorundasın.

Ve kendini geliştirdin, dünyaya açılmak istiyorsun,

kendini anlatmak istiyorsun ya da farklı yerlerde çalışmak

istiyorsun yine İngilizce bilmek zorundasın.

Belki de bugüne kadar klasik yöntemlerle İngilizce

öğrenme girişimlerinin hepsi başarısızlıkla sonuçlandı.

Tam bu noktada işine yarayacağını düşündüğüm bir uygulama

önermek istiyorum sana. Cambly denilen online

İngilizce dersi alabileceğin bir uygulama var.

Bu uygulamaya dünyanın her yerinden 7/24

itersen telefonunla, istersen tabletinle, istersen

bilgisayarınla bağlanabiliyorsun.

Sisteme giriş yaptığın zaman karşına anadili İngilizce olan ülkelerde

yaşayan hoca profilleri çıkıyor ve bu hoca profillerinde

hocaların ne zamandır bu işi yaptığı, hangi alanlarda

daha iyi olduğu yazıyor. Hangisi kafana uygunsa

onu seçiyorsun, tıkladığın anda karşında hocayla

görüntülü olarak ders yapabiliyorsun.

Bir dili öğrenmenin en verimli yöntemlerinden birisi karşında

bu dili iyi bilen birisiyle konuşabilmek,

bir diyalog içinde olabilmek. O yüzden Cambly'nin ben İngilizce öğrenme konusunda çok faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Eğer ki denemek istersen diye 10 dakikalık ücretsiz

deneme kodunu açıklama kısmında bulabilirsin.

Gelecekte çok fazla işine yarayacak becerilerden bir tanesi de

'Yaratıcı Düşünme Becerisi.' Şu anda bile

rutin işlerin büyük bir kısmını makinalar ve bilgisayarlar

yapıyor. Yapay zeka hayatımıza daha fazla girdikçe bu

rutin işlerin kapsamı iyice genişleyecek. Hatta

şu anda bile terapi yapan yazılımlar var biliyor musun?

Yazıyorsun derdini. Karşı taraftaki yapay zeka kendince

öneriler veriyor sana. Belki günün birisinde

yapay zekalar güçlendikçe bizim mesleğimiz bile

elden gidecek, psikologluk mesleği. Şimdi böyle bir dünyada

nasıl ayakta kalacaksın, nasıl başarılı olacaksın?

Tabi ki var olan sorunlara

farklı çözüm önerileri getirerek. Şimdi Çoğu insan

hep aynı cepheden bakıyor.

Sen birazcık hayal gücünü kullanıp

farlı yerlerden bakınca, Şöyle bi binanın etrafını

dolaşınca aslında bir sürü farklı bakış açısı

göreceksin ve o olayları farklı çözeceksin. Bu beceriye

sahipsen başarılı olma şansın gitgide artıyor.

Peki ne yapabilirsin? Çok basit şeylerle bile

aslında yaratıcı düşünme becerini arttırabilirsin.

Hayal gücünü geliştirecek, tahrik edecek romanlar okumak.

Birazcık kafanı zorlayacak kitaplar okumak ve her daim

insanın kafasında zaten böyle bir bölüm var.

Gün içinde böyle kıvılcımlar -fikir kıvılcımları- yaşıyorsun.

Ama çoğu insan bunun farkında bile değil.

Gün içinde bir sürü olay görüyorsun ve bunlara kafanda

bir yorumlar gelişiyor. Ben bunları not

ediyorum bir kenara ve bunların büyük kısmı saçma olsa da

aralarından çok güzel şeyler çıkıyor. Sen de yanında not defteri

taşı. Mesela değişik sanat eserlerini

incelemeni öneririm. Bu adam burada ne anlatmış, ne yapmaya çalışmış, neyi görmüş de bize

aktarmaya çalışmış. Resim olur, müzik olur, roman olur, yazı olur.

Sen bunu anladığın zaman, işte o zaman

biraz farklı bakıyorsun olaylara. Bir de yazmanı öneririm

kesinlikle. Herhangi bir konu hakkında saçma da olsa

zihninin kalıplarını kırabilmek için,

saçma da olsa bir şeyler yaz. Bu sana çok iyi gelecek.

IQ'nun ne olduğunu biliyorsunuz.

Zekâyı açıklamak için kullanılan bir kavram. IQ kadar

önemli olan bir şey daha var o da: EQ

EQ, duygusal zeka demek. Duygusal zekayla

normal zekayı şöyle ayırt edebiliriz: Elinde bir

motor var. Ferrari motoru gibi. Bilmem kaç yüz beygire sahip.

100 km hıza 3-4 saniyede çıkıyor.

İnanılmaz güçlü bir motor. Bu işte IQ.

Diyelim ki: 150-160 IQ'un var. Ama elinde

o motoru koyacak kasa olarak bir Şahin,

Tofaş'ın Şahin kasası var. Şimdi bu kasaya

bu motoru taktığın zaman, gaza bastığın anda

araba ne yapacağını şaşıracaktır. Sağa sola

yalpalayacak. Belki de tepetaklak gidecektir. Şimdi ne oldu!

Çok güçlü bir motorun olmasına rağmen o motoru kontrol

edecek bir kasaya sahip olmadığın zaman

edecek bir kasaya sahip olmadığın zaman

o motorun gücünün hiçbir

anlamı yok hatta sana zarar verecektir.

İşte EQ tam olarak bu. Duygusal zeka

var olan zekanı kullanma becerin.

İstediğin kadar zeki ol eğer ki duygusal zekan

düşükse gelecekte başarılı olma şansın da

düşük. Peki nedir duygusal zeka? İlk olarak kişinin

güçlü yanlarını ve zayıf yanlarını

bilmesi. Bu konuda farkındalıklar yaşaması.

Yani eğer ki bir hata yapıyorsa burada

-Evet sorumluluk benim deyip kendini geliştirebilmesi.

Aynı zamanda özdisipline sahip olması.

Kişi sıkıldığı zamanlarda bile o işi

bitiriyor duygusal zekası yüksekse.

Kendini zorlayabiliyor. Kendine bir çerçeve koyup

bir içdisiplin oluşturabiliyor. Bir yandan

motivasyonu yüksek oluyor duygusal zekası

yüksek olan insanların. İşine tutkuyla sarılıyor ve

mücadeleden keyif alıyor. Aynı zamanda

diğer insanların, etrafındaki insanların

duygusunu anlayabiliyor. Yani empati yapabiliyor. Bir yandan

duygusal zekası yüksek olan insanlar

sosyal ilişkiler anlamında kendilerini çok geliştirmiş

olabiliyor ve ikna kabiliyetleri yüksek oluyor.

Etrafında muhabbet edebildiği, iletişim kurabildiği

bir sürü insan oluyor. Bu bahsettiğim

5 beceriden birisini daha detaylı olarak

bir videoda açıklamak istiyorum. Hangi beceriyi açıklamamı

istediğini yorumlar kısmında yazarsan, en çok yorum

gelen konuda bir video çekeceğim. beni dinlediğin

için çok teşekkür ediyorum güzel insan:) Kendine iyi davran.

Görüşmek üzere.


Gelecekte İnsanları Başarılı Yapacak 5 Beceri

Merhaba Sevgili Dostum! Bugün sana 'Gelecekte insanlar nasıl başarılı olacak?' bu konudan bahsetmek istiyorum.

Merhaba Sevgili Dostum! Bugün sana 'Gelecekte insanlar nasıl başarılı olacak?' bu konudan bahsetmek istiyorum.

Son yüzyılda dünyamız tarihin bütün önceki zamanlarına oranla çok daha fazla gelişti.

Çok daha fazla değişti. Bundan 40-50 yıl öncesine kadar

'yapay zeka' dediğimiz konu sadece bilim-kurgu romanlarındaki

bir fantezi öğesiyken; bugün artık

gerçekleşmeye doğru hızla ilerliyor.

Küçük küçük örneklerini görüyoruz ve artık şunu tartışıyoruz: Yapay zeka gelecek, tamam ama bize ve insanlığa

iyi mi gelecek, kötü mü gelecek? 3 boyutlu yazıcılar

artık her yerde.

Laboratuvar ortamlarında yapay organlar

3 boyutlu yazıcılarda yazdırılıyor.

Biyoteknoloji gelişiyor, nanoteknoloji gelişiyor.

Her şey o kadar hızlı akıyor ki, bugün yaşadığın dünya

bambaşka. Gece yatıyorsun ertesi gün

uyandığın dünya bambaşka. Dünya bu kadar hızlı

değişirken sen nasıl ayakta kalacaksın?

Sen nasıl başarılı olacaksın?

İşte bu videoda gelecekte

başarılı olmanı sağlayacak 5 tane beceriden

bahsedeceğim sana.

Gelecekte seni başarılı yapacak yeteneklerden ilki:

'Bilişsel Esneklik.' Nedir bilişsel esneklik: Hayatta

başına kötü işler geldiği zaman, işler ters

gittiği zaman o durumu yönetebilme becerisi. Bazı insanlar

başarısız olduğu zaman başını ellerinin arasına alır

ve -Mahvoldum! der. Ama bazı insanlarsa -Tamam,

şu an başarısız olmuş olabilirim ama bu hayatın sonu değil deyip

yoluna devam ederler ve alternatif

düşünceler ortaya çıkartırlar. Şimdi başarısız oldun.

O anda sorman gereken ilk soru şu:

'Gerçekte ne oldu?' ve 'Bundan ben nasıl bir ders çıkartabilirim?'

Duygusallığa hiç gerek yok.

Hafif canın sıkılabilir yeterli sonrasında .

birincisi bu. İkincisi: Bilişsel esnekliğe sahip

olmak için yapman gereken şey: Başka birinin

başına gelmiş olsaydı şuan benim yaşadığım bu başarısızlık,

ona ne gibi bir öneri verebilirdim? İlerde

yaşadığım bu sıkıntıdan nasıl faydalanabilirim?

Sadece yaşadığın olayı bir mahvolma

gibi değil, farklı açılardan değerlendirebilme

becerisi seni gelecekte çok başarılı yapacaktır.

Bence odaklanma becerisi yüksek olan ve dikkatini

etkin bir şekilde kullanan insanlar gelecekte

başarılı olma konusunda çok şanslılar. Şimdi öyle

bir devirde yaşıyoruz ki; herkes senin dikkatine talip.

Herkes senin odaklanmanı kendi üzerine çekmek istiyor.

Ne yapıyorsun mesela, telefonda kullandığın uygulamanın arka planında

çalışan algoritmanın tek bir amacı var:

senin o uygulamada çok daha fazla zaman geçirmen ya da

televizyona bakıyorsun. Televizyonun tek bir amacı var:

seni kendi önünden ayırmamak. Bir şekilde

markete gidiyorsun. O marketteki rafların dizilimi bile

dikkatini kendi üzerine çekmek istiyor. Böyle bir

zaman diliminde odaklanmanı koruyabiliyorsan, dikkatini

istediğin şeye verebiliyorsan çok

şanslısın bence. Çünkü önüne bir görev geliyor

ya da anlaman gereken, okuman gereken

bir şey var. Ne yapıyorsun, dikkatin orda dağıtmadan

kendini onu anlıyorsun. Ve sıradaki sıradaki geliyor.

Böyle olunca kendini çok daha çabuk geliştirebiliyorsun.

Uzmanlaşman gereken bir konu mu var?

O konuda gerçekten uzmanlaşabiliyorsun. Ama dikkati dağınık

bir insan onunla oyalanayım, bununla oyalanayım derken

ömrü geçiyor bitiyor. Dikkatini kullanan insan

tıkır tıkır hallediyor. Odaklanma becerisi adım adım

gelişir. İlk adım olarak kendine seni

dikkatini dağıtacak uyaranlardan uzak, senin

rahat bir şekilde çalışmanı sağlayacak sakin bir ortamın olması lazım.

Şöyle bir teknik de kullanabilirsin:

Bir mevzu üzerinde çalışıyorsun, önce

dikkatini

yeni yeni toparlanmaya başladığı zamanda kolay olan

kısmıyla başlarsın. Dikkatin tam performansa ulaşınca

zor kısmına geçersin, yorulmaya başlayıp

dikkatin düşünce tekrar kolay olana geçersin. Bir

anda 10-15-20 dakika çalıştıktan sonra eğer

dikkat seviyen düşükse sıkılmaya başladıkça

kendine şöyle diyebilirsin: Bir 5 dakika daha.

Buna '5 dakika kuralı' deniliyor. 5 dk 5 dk diye

olabildiğince, dayanabildiğin noktaya kadar

o dikkat süresini arttırmaya çalışırsan sana

en azından başlangıç için faydası olacaktır.

Gelecekte sana en çok lazım olan

becerilerden birisi de İngilizce bilmek. Hangi

alanda çalışıyorsan çalış. O alanın yeni gelişmelerinden,

bilimsel haberlerinden haberdar olmak istiyorsan

İngilizce bilmek zorundasın.

Ve kendini geliştirdin, dünyaya açılmak istiyorsun,

kendini anlatmak istiyorsun ya da farklı yerlerde çalışmak

istiyorsun yine İngilizce bilmek zorundasın.

Belki de bugüne kadar klasik yöntemlerle İngilizce

öğrenme girişimlerinin hepsi başarısızlıkla sonuçlandı.

Tam bu noktada işine yarayacağını düşündüğüm bir uygulama

önermek istiyorum sana. Cambly denilen online

İngilizce dersi alabileceğin bir uygulama var.

Bu uygulamaya dünyanın her yerinden 7/24

itersen telefonunla, istersen tabletinle, istersen

bilgisayarınla bağlanabiliyorsun.

Sisteme giriş yaptığın zaman karşına anadili İngilizce olan ülkelerde

yaşayan hoca profilleri çıkıyor ve bu hoca profillerinde

hocaların ne zamandır bu işi yaptığı, hangi alanlarda

daha iyi olduğu yazıyor. Hangisi kafana uygunsa

onu seçiyorsun, tıkladığın anda karşında hocayla

görüntülü olarak ders yapabiliyorsun.

Bir dili öğrenmenin en verimli yöntemlerinden birisi karşında

bu dili iyi bilen birisiyle konuşabilmek,

bir diyalog içinde olabilmek. O yüzden Cambly'nin ben İngilizce öğrenme konusunda çok faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Eğer ki denemek istersen diye 10 dakikalık ücretsiz

deneme kodunu açıklama kısmında bulabilirsin.

Gelecekte çok fazla işine yarayacak becerilerden bir tanesi de

'Yaratıcı Düşünme Becerisi.' Şu anda bile

rutin işlerin büyük bir kısmını makinalar ve bilgisayarlar

yapıyor. Yapay zeka hayatımıza daha fazla girdikçe bu

rutin işlerin kapsamı iyice genişleyecek. Hatta

şu anda bile terapi yapan yazılımlar var biliyor musun?

Yazıyorsun derdini. Karşı taraftaki yapay zeka kendince

öneriler veriyor sana. Belki günün birisinde

yapay zekalar güçlendikçe bizim mesleğimiz bile

elden gidecek, psikologluk mesleği. Şimdi böyle bir dünyada

nasıl ayakta kalacaksın, nasıl başarılı olacaksın?

Tabi ki var olan sorunlara

farklı çözüm önerileri getirerek. Şimdi Çoğu insan

hep aynı cepheden bakıyor.

Sen birazcık hayal gücünü kullanıp

farlı yerlerden bakınca, Şöyle bi binanın etrafını

dolaşınca aslında bir sürü farklı bakış açısı

göreceksin ve o olayları farklı çözeceksin. Bu beceriye

sahipsen başarılı olma şansın gitgide artıyor.

Peki ne yapabilirsin? Çok basit şeylerle bile

aslında yaratıcı düşünme becerini arttırabilirsin.

Hayal gücünü geliştirecek, tahrik edecek romanlar okumak.

Birazcık kafanı zorlayacak kitaplar okumak ve her daim

insanın kafasında zaten böyle bir bölüm var.

Gün içinde böyle kıvılcımlar -fikir kıvılcımları- yaşıyorsun.

Ama çoğu insan bunun farkında bile değil.

Gün içinde bir sürü olay görüyorsun ve bunlara kafanda

bir yorumlar gelişiyor. Ben bunları not

ediyorum bir kenara ve bunların büyük kısmı saçma olsa da

aralarından çok güzel şeyler çıkıyor. Sen de yanında not defteri

taşı. Mesela değişik sanat eserlerini

incelemeni öneririm. Bu adam burada ne anlatmış, ne yapmaya çalışmış, neyi görmüş de bize

aktarmaya çalışmış. Resim olur, müzik olur, roman olur, yazı olur.

Sen bunu anladığın zaman, işte o zaman

biraz farklı bakıyorsun olaylara. Bir de yazmanı öneririm

kesinlikle. Herhangi bir konu hakkında saçma da olsa

zihninin kalıplarını kırabilmek için,

saçma da olsa bir şeyler yaz. Bu sana çok iyi gelecek.

IQ'nun ne olduğunu biliyorsunuz.

Zekâyı açıklamak için kullanılan bir kavram. IQ kadar

önemli olan bir şey daha var o da: EQ

EQ, duygusal zeka demek. Duygusal zekayla

normal zekayı şöyle ayırt edebiliriz: Elinde bir

motor var. Ferrari motoru gibi. Bilmem kaç yüz beygire sahip.

100 km hıza 3-4 saniyede çıkıyor.

İnanılmaz güçlü bir motor. Bu işte IQ.

Diyelim ki: 150-160 IQ'un var. Ama elinde

o motoru koyacak kasa olarak bir Şahin,

Tofaş'ın Şahin kasası var. Şimdi bu kasaya

bu motoru taktığın zaman, gaza bastığın anda

araba ne yapacağını şaşıracaktır. Sağa sola

yalpalayacak. Belki de tepetaklak gidecektir. Şimdi ne oldu!

Çok güçlü bir motorun olmasına rağmen o motoru kontrol

edecek bir kasaya sahip olmadığın zaman

edecek bir kasaya sahip olmadığın zaman

o motorun gücünün hiçbir

anlamı yok hatta sana zarar verecektir.

İşte EQ tam olarak bu. Duygusal zeka

var olan zekanı kullanma becerin.

İstediğin kadar zeki ol eğer ki duygusal zekan

düşükse gelecekte başarılı olma şansın da

düşük. Peki nedir duygusal zeka? İlk olarak kişinin

güçlü yanlarını ve zayıf yanlarını

bilmesi. Bu konuda farkındalıklar yaşaması.

Yani eğer ki bir hata yapıyorsa burada

-Evet sorumluluk benim deyip kendini geliştirebilmesi.

Aynı zamanda özdisipline sahip olması.

Kişi sıkıldığı zamanlarda bile o işi

bitiriyor duygusal zekası yüksekse.

Kendini zorlayabiliyor. Kendine bir çerçeve koyup

bir içdisiplin oluşturabiliyor. Bir yandan

motivasyonu yüksek oluyor duygusal zekası

yüksek olan insanların. İşine tutkuyla sarılıyor ve

mücadeleden keyif alıyor. Aynı zamanda

diğer insanların, etrafındaki insanların

duygusunu anlayabiliyor. Yani empati yapabiliyor. Bir yandan

duygusal zekası yüksek olan insanlar

sosyal ilişkiler anlamında kendilerini çok geliştirmiş

olabiliyor ve ikna kabiliyetleri yüksek oluyor.

Etrafında muhabbet edebildiği, iletişim kurabildiği

bir sürü insan oluyor. Bu bahsettiğim

5 beceriden birisini daha detaylı olarak

bir videoda açıklamak istiyorum. Hangi beceriyi açıklamamı

istediğini yorumlar kısmında yazarsan, en çok yorum

gelen konuda bir video çekeceğim. beni dinlediğin

için çok teşekkür ediyorum güzel insan:) Kendine iyi davran.

Görüşmek üzere.