×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: çerez politikası.

image

ZihinX, Hayatınızı Değiştirecek 7 Alışkanlık | Etkili insanların 7 alışkanlığı - Stephen Covey | Kitap özeti

Hayatınızı Değiştirecek 7 Alışkanlık | Etkili insanların 7 alışkanlığı - Stephen Covey | Kitap özeti

Yakın akrabalarımdan biri, bana sık sık ailesinin geçmişte nasıl yoksulluk içinde yaşadığını,

çocukluğunun ve gençliğinin ne kadar zorlu şartlarda geçtiğini,

hatta arkasında duran kimsesi olmadığı için üniversiteyi kazanamadığını anlatır.

Şimdilerde de eğitimsiz ve işsiz olduğum için maddi durumum çok kötü, keşke bana destek olan biri olsaydı,

şimdi hiçbir şey böyle olmazdı diye soylenip duruyor.

Diğer bir akrabam da, aynı şekilde, önceden nasıl bir yoksunluk içinde olduklarını,

ne kadar zor şartlarda hayata tutunmaya çalıştıklarını

ve kendilerine yardımcı olabilecek hiç kimseleri olmadığını anlatır.

O da diger akrabam gibi, maddi yetersizliklerden dolayı, iyi okullara gidemedeği için

üniversite sınavında yeterli başarıyı gosteremediğini

ve istedigi universitede istediği bölümde okuyamadığını söyler.

Ama aynı akrabam bu zorlukların kendisini zamanından önce olgunlaşdırdığına,

çalışkan ve kendine güvenen bir adama donusturdugune inanıyor. Ve sonuç olarak da, geçmişte yaşadığı o zorluklar sayesinde bugün zengin ve refah bir yaşam sürdüyünü söylüyor.

Hiç dikkat ettiniz mi?

Her iki akrabam da şuanki durumlarını aynı sepeplere bağlıyor.

Birinci akrabam gibi insanlara REAKTİF insanlar denir.

Onlar daima kendilerinin kontrol edemeyecekleri, yönetemeyecekleri şeylere odaklanırlar ve her seyden her zaman şikayet eder dururlar. İkinci akrabam gibi insanlarsa PROAKTİF insanlardır.

Bu tarz insanlar kendilerinin idare edebildikleri ve değiştirebilecekleri şeylere odaklanırlar

ve kendilerine bağlı olmayan şeylerin üzerinde durmayıp yalnızca güçlerinin yettiği,

yapabilecekleri şeylere odaklanırlar. Biliyor musunuz?

İnsanın kendine "Bu durumu değiştirmek için neler yapabilirim?"sorusunu sorması çok zor bir şey.

Neden biliyormusunuz? Çünkü bu sorunun cevabı olarak düşünecekleri şeyleri gerçekleştirmek

uzun süren zahmet, azim ve uykusuz geceler gerektirecek.

Beynimiz de her zaman en rahat ve en kolay şeylere odaklandığı için

BİR ÇOĞUMUZ böyle bir zahmetten korkar, hep etrafımızdaki insan ve sebeplerden şikayet eder,

ve başarımızın kendi çaba ve çalışmamıza bağlı olduğunu unuturuz.

Böylece diyebiliriz ki, etkili insanların başarılı olmalarının ilk sebebi Proaktif olmaları ve sadece kendilerinin yapabilecekleri şeylere odaklanmalarıdır.

Bir cenazede olduğunuzu hayal edin.

Ama her hangi birinin değil, kendi cenazenizdesiniz diye düşünün.

Herkes ağlıyor ve siz de kendi tabutunuzun önündesiniz ve cesedinize bakıyorsunuz.

O an kendinizle ilgili neler söylemek isterdiniz?

Bu soru belki de hayatda kendinize soracağınız en önemli sorudur.

‘Ben çok iyi bir eştim' demeyi hepimiz isteriz değil mi?

Peki öyleyse bir çoğumuz neden işten eve geldiğimizde eşimizle güler yüzle değil de sinirli

ve negatif bir şekilde konuşuyoruz?

Kendimize layık gördüğümüz eş modeli sizce bu mu?

Yoksa, toplum için çok değerli biriydim, insanlara çok yararım dokundu,

bir çok kişinin hayatına değer kattım demek ister miydiniz?

Eğer gerçekten öyleyse, kendinizle ilgili böyle şeyleri söylemeyi hakedecek bir şeyler yapıyor musunuz?

Yoksa başarısızlığa uğramaktan ve kaybetmekten korktuğunuz için büyük şeyler yapmaya,

büyük adımlar atmaya cesaretiniz yok mu

ve çoğu insanlar gibi siz de ortalama bir yaşam mı sürüyorsunuz?

Ya da eğitimli, bilgili ve elinden her iş gelen biriydim demek ister miydiniz?

Eğer öyleyse, o zaman yeni ve gerekli bilgiler öğrenmek, kitap okumak

ve düşüncelerinizi hayata geçirmek için ne kadar zaman ayırıyorsunuz?

Eğer kendimize ‘ öldüğümde nasıl anılmak istiyorum' diye sorarsak,

hayatımızla ilgili çok büyük değişiklikler yapma imkanımız olacaktır.

Böylece, başarılı insanların ikinci özelliği ‘Bir şeyi yapmaya başlarken

hangi sonuçlara ulaşmak istediğini önceden' düşünmeleridir.

Sizin için hayatta en önemli şeyler nelerdir? Eminim çoğunuzun cevabı ‘Sağlığım,ilişkilerim, ailem vs.'

Herhalde ‘Televizyon izlemek, saatlerce Facebook ve ya Twitterdeki paylaşımları okumak

ve ya yorumumu beğendiler mi diye kontrol etmek,

instagramdaki resimlere takılıp saatlerce zamanımızı öldürmek gibi cevaplar vermeyeceksiniz

Peki hangimiz sağlığımızı korumaya, aile ilişkilerimizi geliştirmeye televizyon, sosyal medya

diye düşünüyorum.

vs gibi şeylere harcadığımız zamandan daha çok zaman harcıyoruz?

Hayatınız için daha önemli olan şeylere daha çok zaman ayırın. Eğer yaptığıniz iş sizin amaçlarınıza ve hayallerinize hizmet etmiyorsa ona zaman ayırmayın.

Vakit nakittir ve ya zaman paradır derler.

Amma daha dikkatli bakarsanız goreceksiniz ki, zaman paradan kat kat değerli ve önemli bir şey.

Çünkü kaybettiğiniz parayı yine kazanabilirsiniz. Ama kaybettiniz zamanı bir daha asla geri kazanamazsınız.

Bu yüzden diyebiliriz ki, başarılı insanların 3.-cü alışkanlığı

Daha önemli şeyleri kendileri için öncelik yapmalarıdır. Şimdiyse şöyle bir şey hayal edelim.

Sizin de, benim de bir kafemiz var

Diyelim ki, sizin de 5000 kişilik bir daimi müşteri kitleniz var, benim de 5000 kişilik müşteri kitlem var. Sizinle aramızda konuşup şöyle bir anlaşma yapıyoruz. Siz kendi müşterilerinize benim kafemin,

ben de kendi müşterilerime sizin kafenizin reklam broşürünü dağıtıyorum.

Böylece müşterilerimizi paylaşmış oluyoruz ve sonuç olarak sizin de benim de müşteri sayımız artmış oluyor.

Bu şekilde ikimiz de bu anlaşmadan kazançlı çıkıyoruz.

Şimdiyse tam tersini düşünün.

Diyelim ki, ben sizin kafenin Facebook sayfasında veya başka mecralarda sizin kafe hakkında

kötü yorumlar yapıyorum,

yemeklerinizin çok berbat ve iğrenç olduğunu, hatta sizin kafedeki yemekten zehirlendiğimi yazıyorum.

Neticede ne oluyor?

Tabi ki de siz müşteri kaybetmiş oluyorsunuz.

Ben de bütün bu yaptıklarımdan sonra bir mucize olacağını

ve sizin kaybettiğiniz müşterilerin başka bir kafeye değil de

benim kafeme gelip benim müşterim olacağını düşünüyorum nedense.

Siz benim yüzümden müşteri kaybettiğinizi bir yolla anlıyorsunuz

ve benim size yaptığımın aynısını bana yapıyorsunuz.

Sonuç olarak elimize ne geçiyor?

İkimiz de senelerdir çalışıp kazandığımız itibarımızı kaybediyoruz

ve bu durumda her ikimiz kaybeden taraf oluyoruz.

Bu örnek bize gösteriyor ki, Başarılı insanların 4. alışkanlığı

‘İki tarafın da beraber kazanmayı tercih etmeleridir.

Kazan-kazan prensibi yani.

Rakibinizin kaybetmesi sizin kazandığınız anlamına gelmiyor. Bunu unutmayın.

Sizin kazanmanız için de illa birinin kaybetmesi gerekmiyor.

Yalnızca kendinizin değil, karşı tarafın kazanmasını da sağlamaya çalışın.

Böyle olursa, ikiniz de uzun bir süre kazanacaksınız.

Unutmayın ki, +1 + (-1) = 0. bir artı eksi bir eşittir sıfır

Diyelim ki, ben bir kitap yazdım ve şimdi onu sizlere satmak istiyorum.

Ne olursunuz bu kitabı alın, ben aylarca bu kitabın üzerinde çalıştım, sırf bu kitabı bitireyim diye gecemi gündüzüme kattım'

dersem sizin için bir anlam ifade eder mi?

Umursar mısınız?

Benim yaptığım ne kadar çok uğraştığım sizin niye umrunuzda olsun ki?

Neden herhangi başka bir şeye harcayabileceğiniz parayı sırf ben uğraştım,

zaman harcadım diye benim kitabımı almak için harcayasınız ki?

Sizin için önemli olan şey benim bu kitap için ne kadar çalıştığım değil, sizin bu kitaptan kazanacaklarınız.

Bu kitabin size Ne gibi bir yararı olacak?

Kitaptan aldığınız bilgileri nerelerde kullanabileceksiniz? Sizi ilgilendiren sorular bunlar.

Etkili insanların 5. alışkanlığını ben her gün uygulamaya çalışıyorum.

İster iş ilişkilerinde, ister özel ilişkilerde, hatta sizden videolarımı paylaşmanızı istediğimde

veya youtube kanalıma abone olmanızı istediğimde bile... 5. Alışkanlık ise şu: İlk önce senin karşındakine bir faydan dokunmalı ki , o da sana yararlı olmak istesin.

Düşünün ki , iki kişisiniz ve ağaçtan meyve toplamak istiyorsunuz

. İkinizin de boyu toplamak istediğiniz meyvelere yetişmiyor.

Bu durumda el ele verip güçlerinizi birleştirmezseniz eve eli boş dönmek zorunda kalacaksınız.

Ama biriniz diğerinizin omzunun üstüne çıkarsa o zaman meyvelere eliniz yetişecek

ve istediğiniz kadar meyve toplayabileceksiniz.

Bu birlikteliğe ‘Sinerji' denir.

Mesela diyelim ki, benim tasarımla ilgili herhangi bir bilgi ve tecrübem yok,

uzman bir tasarımcı olmak için senelerimi harcamak yerine,

takımıma 10-15 senelik deneyimli bir tasarımcıyı almam daha mantıklı.

Çünkü, eğer o kişinin yapacağı kalitede bir işi yapmak istiyorsam,

Ben de en az 10-15 sene tasarımla uğraşmalıyım ki, neyin ne olduğunu tam olarak anlayabilmiş olayım. Bunun en basit anlatımı atalarımızın dediği gibi ‘Birlikten kuvvet doğar'dır.

Unutmayalım ki, insan ömrü sınırlı,

o yüzden öğrenebileceğimiz bilgi ve becerilerin sayısı da sınırlı.

Fakat bizden farklı bilgi ve becerilere sahip insanlarla bir araya gelip onlarla iş yapabilme imkanımız sınırsız.

Böylece, başarılı insanların 6. Ortak özelliği ‘Sinerji yaratma becerileri'dir.

Adamın biri saatlerce bir ağacı testereyle kesmeye çalışıyormuş.

Bir süre sonra komşusu dayanamayıp adamın yanına gelir ve der:

Testereni bilersen, testeren daha keskin olur ve ağacı daha kısa bir zamanda kesersin'.

Adam da cevabında diyor ki ‘ Hayır ya benim testereyi bilemem baya bir zaman alır'

Bu hikaye çok basit ve komik seslenebilir. Lakin hepimizin her zaman yaptığımız bir şey bu aslında.

Biz her gün spor yapmak ve böylece daha sağlıklı ve enerjik olmak

için kendimize günde yarım saati bile çok görüyoruz.

Sonuç olarak vücudumuz o kadar hantallaşıyor ki,

kalkıp kendimize çay koymayı bile bir zahmet olarak düşünüyoruz. Azıcık yaşlandığımızdaysa, nerdeyse hiç hareket edemiyor ve bir başkasının yardımına muhtaç oluyoruz.

Ya da kendimizi geliştirmek için bu gibi kitaplar okumaya her gün sadece 15 dakika bile ayıramıyoruz.

Fakat bütün gün facede zaman geçiriyor, televizyon izliyor, başkalarının dedikodusunu yapıyor,

sonra da birazcık zor bir durumla karşılaştığımızda,

hayatımızdan ve kaderimizden şikayet etmeye başlıyoruz.

Bu neye benziyor biliyor musunuz?

Ev yapmak istiyoruz,

fakat evin temelini atmaya zaman ayıramıyoruz ve temeli olmadan ayakta durabilecek tuğlalar arıyoruz.

Ne yazık ki, hayatta işler böyle yürümüyor.

Böylece öğreniyoruz ki, başarılı insanların 7. en önemli özelliği: ‘onlar testerelerini bileyerek işe başlarlar'.

Videomu beğendiyseniz ve buna benzer daha çok video yapmamı istiyorsanız

ZihinX adlı Youtube kanalıma abone olmayı unutmayın

Eğer size gerçekten bir faydam dokunduğunu düşünüyorsanız

, yaptığım işe değer verdiğinizi göstermek için videomu arkadaşlarınızla da paylaşın ki,

başkaları da faydalanabilsin

Bir de videomu Youtube-da beğenmeyi unutmayın,

çünkü beğeni sayısı çok olduğunda Youtube otomatik olarak videoyu başkalarının izlemesi için öneriyor.

Unutmadan videonun alt kısmındaki yorum kısmına düşüncelerinizi ve sorularınızı yazabilirsiniz.

Teşekkürler

Learn languages from TV shows, movies, news, articles and more! Try LingQ for FREE