×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.


image

Turkish YouTube, Sherlock’un hafıza sarayı nasıl yapılır? Mekan Metodu

Sherlock'un hafıza sarayı nasıl yapılır? Mekan Metodu

'Hiçbir şeyi doğru düzgün hatırlayamıyorum!'' diyenlerdenseniz

Kendinize biraz haksızlık ediyorsunuz,çünkü:

Beynimiz hiçbir şeyi değil bazı şeyleri kolayca hatırlayamaz.

Örneğin benim en çok kullandığım sözlerden biri;

''Ya isim hafızam hiç yok ama görsem kesin hatırlarım!''

Çünkü görsel hafızamız iyidir.

Aslına bakarsanız duyu organlarımızla ilişkili

Pek çok seyi,yani deneyimlerimizi daha kolay hatırlarız.

O yüzden yıllar önce dinlediğimiz bir şarkıyı tekrar duyunca hemen

Ona eşlik edesimiz gelir.

Veya bir koku ansızın bizi çocukluğumuzun en derin hatıralarına götürebilir.

Ama isimler,siliniverir aklımızdan!

Telefon numaralarını,bir grup sayıyı

veya formülleri ezberlemekte güçlük çekeriz.

Soyut kavramlar beynimizde çok zor yer eder.

Çünkü bu tür şeyler,beynimizin binlerce yıldır

topladığı görsel, dokunsal, işitsel,

tatsal ya da kokusal bilgilere göre,

çok daha yeni, çok daha modern kavramlar.

Ama bir şekilde biz bu yeni ve modern kavramları da

Öğrenmek zorundayız.

Hukuk Fakültesi'ndeyken bizim okuduğumuz kitapların en incesi benim bileğimden daha kalındı.

Ve bu bilgileri,bu kitapları okuyup,

sindirip öğrenebilmek için,

hemen hemen her türlü yöntemi denemiştim!

Ve denediğim yöntemlerden bir tanesi gerçekten de işe yaradı.

Sherlock'un da kullandığı bir yöntem.

Sherlock'un “Hafıza Sarayı” dediği şey

aslında binlerce yıldır bilinen bir hafıza geliştirme yöntemi.

Latince'de buna “method of loci”

deniyor. Rivayetler muhtelif bunun nasıl telaffuz edildiği ile ilgili

Zaten önemli olan o değil

Bu ingilizcedeki "location" yani mekan kavramının

karşılığı

dolayısıyla biz bu telaffuzlarla

uğraşmak yerine ona kısaca "MEKAN METODU" diyebiliriz.

Zaten işin sırrı da orada.

Sarayda değil mekanda.

Hani demiştim ya beynimiz bazı şeyleri hatırlamakta çok başarılıdır

çok iyidir diye.

İşte özellikle üç boyutlu mekan algımız çok gelişmiştir.

O yüzden bu yöntemi kullanabilmek için

daha önce sözünü ettiğim derin çalışmak için de gerekli olan

bir mekana ihtiyacımız var.

Şimdi gelin birlikte bir deney yapalım.

Gözlerinizi kapatın

ve çok iyi bildiğiniz bir mekanı hayal etmeye

başlayın.

Mesela odanız.

Odanızın içinde bir sandalye görüyorum.

Ve siz tam şu anda o sandalyenin üstünde oturuyorsunuz.

Şimdi yine her zaman gittiğiniz bir yere

mesela okula ya da iş yerinize doğru bir yolculuğa çıkalım.

Hayali bir yolculuğa

Sandalyemden kalktım.

Odamın kapısını açıp sağa döndüm.

Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım.

Salondan geçtim.

Mutfakta bir şeyler atıştırdım.

Girişteki dolaptan ayakkabılarımı giydim.

Merdivenlerden aşağıya indim.

Sokağa çıktım.

Otobüs durağına yürüdüm.

Tüm bu hikayeyi ezberlemenize gerek yok,

üç aşağı beş yukarı sizin de buna benzer bir hikaye oluşturabileceğinizi

ya da bildiğiniz bir mekanı bu şekilde parçalar halinde

hayal edebileceğinizi düşünüyorum.

Zaten önemli olan düşünmek çünkü zaten bildiğiniz şeylerden bahsediyorum.

Beyniniz hiç çaba sarf etmeden o mekanı ya da

o yolculuğu zaten ezbere biliyor.

Ve kafanızda bir zihin haritası oluşmuş durumda

İşte şimdi ezberlemekte güçlük çektiğimiz şeyleri,

kavramları, bu zihin haritasının üzerine

yerleştirmeye başlayacağız.

Ve deneyimiz devam ediyor.

Şimdi size 9 saniye boyunca

9 tane kelime göstereceğim ve bunları ezberlemenizi isteyeceğim.

Hazır mısınız?

Süreniz bitti.Gördüğünüz kelimelerden kaç tanesini hatırlıyorsunuz?

Bir düşünün bakalım.

Ama videoyu geriye sarmak, hile yapmak yok

Ne kadarını hatırlayıp hatırlamadığınızı bir ölçün biçin test edin.

Tamam mı?

Eminim pek çoğunuz en azından bir kelimeyi hatırlıyordur.

Hatta durun tahmin edeyim.

“Duvar” kelimesini.

Duvar, görselleştirmesi çok kolay bir kelime olduğu için

akılda da çok kalıcı olabiliyor.

Ama soyut kavramları hatırlamak o kadar da kolay değil.

Şimdi deneyimizin son aşamasına geçiyoruz

ve bu aşamada “mekan metodu”nu

yani "metod of loci"

ya da Sherlock'un "hafıza sarayı" tekniğini kullanarak bu yeni kavramları, kelimeleri

ezberlemeye çalışacağız.

Herkes mekanına doğru gitsin.

Hatırladık mı?

Kelimelerimizi oraya yerleştireceğiz.

İlk öğrenmemiz gereken kelime GÜÇLÜ

idi.

Ve bizim mekanımızdaki ilk yer de SANDALYE idi.

Şimdi bu iki kelimeyi ilişkilendirmeye çalışalım

ve bunu yaparken de abartmaktan kaçınmayalım

GÜÇLÜ ve SANDALYE

Nasıl abartılı bir ilişki kurabiliriz?

Mesela,SANDALYE çok sağlam olsun ve biz elimizle onu aldığımız gibi yere vuruyoruz,çarpıyoruz.

O çarpma esnasında ellerimizdeki o şiddeti hissedebiliyoruz.

Etrafa bir de ses çıkıyor.

Ama,o SANDALYE hala sapasağlam.

Çünkü çok GÜÇLÜ yapılmış!

GÜÇLÜ SANDALYE

İşte bu şekilde abartılı ilişkiler kurarak yeni kavramlarla bildiğimiz şeyler arasında ilişki kuruyoruz.

Tabii 9 saniyede 9 kelime için bunu yapabilmek en azından başlangıç için çok zor.

Ama bu yöntemle çalışmaya başladıktan sonra bir müddet geçince normalde 9 saatte öğrenemediğiniz şeyleri

9 dakika içerisinde öğrenebileceğinizi farkedeceksiniz.

Hani ilişkilendirme yaparken abartın demiştim ya;

Abartın diyorum çünkü abartınca adeta o sesleri duymaya,tatları almaya,kokuları hissetmeye başlıyorsunuz.

Önemli olan bir başka şeyde SIRALAMA.

Mesela az önce size gösterdiğim kelimelerden DUVAR kelimesi

önceden bildiğiniz mekanlardan sokakla daha ilişkili gibi görünebilir.

Ama sıralamada aynı yerde değiller.

Dolayısıyla sırf uyumlu olduğu için DUVARı alıp da SOKAĞA yerleştiremezsiniz.

Öğrenmemiz gereken DUVAR kelimesi üçüncü sıradaydı,ve bizim mekanımızda üçüncü sırada...

Sandalyeden kalktım,odamın kapısını açtım,banyoya gittim,banyo vardı.

O zaman BANYO ile DUVARı ilişkilendirmem gerekiyor,mesela banyoya gittim,ellerimi yıkarken musluğu birden açınca su duvara sıçradı,ve etraf berbat oldu.

Hatta elimle (duvara) dokunduğumda o ıslaklığı hissedebiliyorum.

Bu tür bir ilişki kurabilirsiniz.

Mekanımıza tek tek bütün kavramları yerleştirince üç aşağı beş yukarı şöyle bir hikaye çıkabilir;

Yere çarpınca bile kırılmayan güçlü sandalyemden kalktım çok sevdiğim odamın kapısını açıp sağa döndüm,banyoya gidip elimi yüzümü yıkarken duvar rezil oldu!

Salondan geçerken film izleyen kardeşimin korku dolu çığlığını duydum,mutfakta buzdolabının üstündeki sefer tarifesi bilgi notuna bakınca,

Kış saati uygulamasının başladığını yani geç kaldığımı farkettim.Öfkeyle ayakkabılarımı giydim,merdivenlerden inerken takıntımdan ötürü tüm basamakları saydım.

Sokakta üst komşumuzla karşılaştım.Otobüs durağında yabancı dilde konuşan birini duydum.

Gördüğünüz gibi,bildiklerimizle bilmediklerimizi ilişkilendiriyoruz,ve bunları bir sırayla yapıyoruz.

Tıpkı bir hikayede olduğu gibi.

Zaten Mekan Metodu hikaye anlatmaya benziyor,daha doğrusu ''hikaye uydurmaya''.

Ve bu hikayelerde yapmanız gereken üç şey var.

Bir:

Mekan seçin.

Bu mekan eviniz ya da benim az önce verdiğim gibi mahalleniz olabilir.

Önemli olan iyi bildiğiniz bir yer olması.

Ve hep aynı mekanı kullanın.Eğer sadece evinizi seçtiyseniz,o zaman evinizdeki odaları ve odaların içindeki eşyaları düşünün

Ve bir odadan sandalye seçtiyseniz,başka bir odadan başka bir eşya seçmeye çalışın.

Ve seçtiğiniz eşyalarda mümkünse biraz büyük olsun.

İki:

Yolculuk yapın.

Mekandaki rotanız da hep aynı olsun.Mekan olarak evinizi seçtiyseniz ya dış kapıdan içeriye girip odaları hep aynı sırayla dolaşın,

Ya da benim biraz önce verdiğim örnekte olduğu gibi odanızdan dışarıya doğru çıkın.

Bazıları mesela saat yönünde veya saat yönünün tersinde bir yolculuk yapmayı tercih ediyor.

Biz sadece 9 durağı olan bir yolculuk yaptık ama zaman içerisinde mekanlarınızı zenginleştirebilir ve durak sayısını artırabilirsiniz.

Üç:

İlişki kurun.

Ezberleyeceğiniz yeni kavramları o çok iyi bildiğiniz mekana yerleştirin,sırasıyla.

Mekanla ya da mekanın içindeki eşyalarla ilişki kurun,abartarak.

Abartın ki iki kavram arasındaki ilişki daha görülebilir,duyulabilir hale gelsin.

Mümkünse onun tadını alın,kokusunu hissedin.

Ezberlemeniz gereken kelime yumurtaysa,o yumurtayı kırmaktan çekinmeyin,tabii aklınızda.

Veya

O yumurtayı alın birkaç ay girişteki dolap vardı ya,onun içinde bekletin,sonra içini açınca buram buram çürük yumurta koksun.

Peki tüm bunları neden yapıyoruz?Neden katlanıyoruz?

Ayrıca biz ezberciliğe karşı değil miydik?

Karşıydık.

Hala da karşıyız.

Ama sadece ezberciliğe karşıyız,ezberlemeye değil.

Zaten ona karşı olmak beynimizin çok iyi yaptığı,her gün uyguladığı bir şeyi inkar etmek olur.

Tam tersine biz öğrenmemiz gereken şeylerle zaten bildiklerimiz,öğrendiklerimiz arasında kalıcı ilişki kurmaya çalışıyoruz.

Ve bunun için de mekanları kullanıyoruz,

Mekan Metodu'nu.

Ve bu da emin olun hayatta çok işinize yarayacak

Hukuk Fakültesi'nde okuduğum o bileğimden kalın kitaplar vardı ya

O kitaplardaki bilgilerin hepsi olmasa bile birçoğu hala zihnimdeki mekanın köşelerinde durmaya devam ediyor.

İş hayatımda çeşitli mekanlarda,büyük topluluklar karşısında 600'den fazla konuşma yaptım bugüne kadar

Ve o konuşmalar için hazırladığım metinleri de çoğu zaman o konferans salonlarının çeşitli köşelerine belli bir

sırayla yerleştirmeyi tercih ettim.Fiziksel olarak değil tabii,Zihinsel olarak.

Anlayacağınız Sherlock'un Hafıza Sarayı dediği şey,dizi için uydurulmuş hayali bir kavram değil.

En azından Sherlock karakterini canlandıran oyuncu...

Neydi onun ismi...

Hani vardı ya

İsmini unuttum da görsem hatırlayacağım.

Heh!

Benedict Cumberbatch

Belki de,o da dizideki repliklerini ezberlemek için bu yöntemi kullanıyor olabilir,çünkü oyuncuların da

Zaman zaman faydalandıkları bir teknik bu.

Hani size az önce ezberlemek için gösterdiğim 9 kelime vardı ya,onlar da öyle,öylesine ya da tesadüfen seçilmiş kelimeler değil

Geçenlerde 2.5 dakikalık bir monoloğu ezberlemek için

Kullandım o anahtar kelimeleri ben.Şöyle başlayan bir monologtu:

Az önce,çok fena bir spoiler yediniz arkadaşlar.

Daha önce yayınlamadığım bir kısa filmin son sahnesini gördünüz.

Ama kimseye söylemek yok.

Çok yakında,tamamı bu kanalda,o zamana kadar bildiklerinizi unutun

Bilmediklerinizi öğrenmek için de,nereye gideceğinizi biliyorsunuz.

Çeviren:Türker Özçelik (Youtube kullanıcı adım Montajcı)


Sherlock’un hafıza sarayı nasıl yapılır? Mekan Metodu How to make Sherlock's memory palace? Venue Method

'Hiçbir şeyi doğru düzgün hatırlayamıyorum!'' diyenlerdenseniz إذا كنتم من القائلين "لا استطيع تذكر اي شيئ بطريقة سليمة" If you are one of the people who say,

Kendinize biraz haksızlık ediyorsunuz,çünkü: فأنتم تظلمون أنفسكم قليلاً لأن: "I can't remember anything properly", you are being a little unfair to yourself

Beynimiz hiçbir şeyi değil bazı şeyleri kolayca hatırlayamaz. عقلنا يواجه صعوبة في تذكر بعض الأشياء وليس كلها Our brain cannot easily remember some things but nothing.

Örneğin benim en çok kullandığım sözlerden biri; والمثال قول من أكثر الأقوال التي استخدمها For example, one of the expressions I use very often:

''Ya isim hafızam hiç yok ama görsem kesin hatırlarım!'' "ذاكرتي الإسمية ضعيفة جدا , لكن إذا رأيته سأتذكره بكل تأكيد" My memory for names is too bad but I'm sure I will remember if I see him.

Çünkü görsel hafızamız iyidir. لان ذاكرتنا البصرية جيدة Because our visual memory is good.

Aslına bakarsanız duyu organlarımızla ilişkili في حقيقة الأمر فإن كثير من الأشياء ذي الصلة بحواسنا In fact, we remember many things related to our senses,

Pek çok seyi,yani deneyimlerimizi daha kolay hatırlarız. اعني تجاربنا, يكون من السهل علينا تذكرها We remember many things more easily, namely our experiences.

O yüzden yıllar önce dinlediğimiz bir şarkıyı tekrar duyunca hemen لهذا السبب عند سماعنا لأغنية كنا نستمع إليها منذ زمن بعيد For this reason, when we hear a song we listened to years ago, we want to sing along.

Ona eşlik edesimiz gelir. نغني معها We will come to accompany him.

Veya bir koku ansızın bizi çocukluğumuzun en derin hatıralarına götürebilir. او كما تأخذنا رائحة فجأةً الى أعمق ذكريات طفولتنا Or a smell, can instantly take us back to the deepest memories of our childhood.

Ama isimler,siliniverir aklımızdan! لكن الأسماء , تحذف بسرعة من عقلنا! But the names, fly away from our memories.

Telefon numaralarını,bir grup sayıyı كما تواجهنا صعوبة أيضاً في حفظ We have a hard time memorizing the phone numbers,

veya formülleri ezberlemekte güçlük çekeriz. ارقام التليفونات أو عدد مجموعة أو المعادلات. or a set of numbers, or formulas.

Soyut kavramlar beynimizde çok zor yer eder. فالمفاهيم المجردة تثبت في عقولنا بصعوبة. It is hard for abstract concepts to be memorized.

Çünkü bu tür şeyler,beynimizin binlerce yıldır لأن هذا النوع من الأشياء, تعتبر مفاهيم جدية وعصرية نسبتاً لـ Because these kind of things quite new and modern, compared to the

topladığı görsel, dokunsal, işitsel, visual, tactile, auditory,

tatsal ya da kokusal bilgilere göre, والسمعية والتذوقية والشمية according to taste or odor information,

çok daha yeni, çok daha modern kavramlar. التي جمعا العقل عبر الاف السنوات that our brains have been gathering for thousands of years.

Ama bir şekilde biz bu yeni ve modern kavramları da لكنا مجبورون لتعلم هذة المفاهيم But somehow we also use these new and modern concepts.

Öğrenmek zorundayız. الحديثة والعصرية باي طريقة.

Hukuk Fakültesi'ndeyken bizim okuduğumuz kitapların en incesi benim bileğimden daha kalındı. عندما كنت أدرس في كلية الحقوق كان سُمك أصغر كتاب ندرسه أكبر من معصمي. When I was in law school, the thinnest book we studied was thicker than my wrist.

Ve bu bilgileri,bu kitapları okuyup, وقد جربت تقريبا كل الأساليب المختلفة And read this information, these books,

sindirip öğrenebilmek için, لكي أقراء و أفهم و اتعلم to digest and learn,

hemen hemen her türlü yöntemi denemiştim! هذة الكتب والمعلومات. I've tried almost every method!

Ve denediğim yöntemlerden bir tanesi gerçekten de işe yaradı. وواحدة من هذة الأساليب قد اجدت نفعا حقتاً And one of the methods I tried, actually worked.

Sherlock'un da kullandığı bir yöntem. تعبر ايضاً احدى الأساليب التي أستخدمها شرلوك هولمز. Sherlock uses that method too.

Sherlock'un “Hafıza Sarayı” dediği şey تعتبر نظرية "قصر الذاكرة" التى تكلم عنها شرلوك The thing Sherlock calls the "Mind Palace"

aslında binlerce yıldır bilinen bir hafıza geliştirme yöntemi. هي في الأصل طريقة لتطوير الذاكرة معروفة منذ الاف السنين is actually a mnemonic that is known since thousands of years.

Latince'de buna “method of loci” يطلق عليها في اللاتينية "method of loci" It is called "Method of Loci"

deniyor. Rivayetler muhtelif bunun nasıl telaffuz edildiği ile ilgili تختلف الروايات حول طريقة تلفظها. There are several pronunciation suggestions.

Zaten önemli olan o değil على اي حال ليس هذا هو المهم It's not the matter anyway,

Bu ingilizcedeki "location" yani mekan kavramının بدلا من الانشغال في اختلاف الرواياة حول نطق هذة الكلمة it is the equivalent of English word "location".

karşılığı "location" So, instead of dealing with pronunciations,

dolayısıyla biz bu telaffuzlarla اي مفهوم المكان so we with these pronunciations

uğraşmak yerine ona kısaca "MEKAN METODU" diyebiliriz. يمكن ان نطلق عليها باختصار "اسلوب المكان" instead of dealing with it, we can call it "METHOD OF SPACE" for short.

Zaten işin sırrı da orada. في النهاية فان السر في الموضوع يكمن هنا. The trick is there, anyway.

Sarayda değil mekanda. ليس في القصر بل في المكان. Not the palace, the location.

Hani demiştim ya beynimiz bazı şeyleri hatırlamakta çok başarılıdır قد ذكرت سابقا كم عقلنا ناجح وجيد جدا في تذكر بعض الأشياء As I said, our brains are very good at remembering some things.

çok iyidir diye. because it's so good.

İşte özellikle üç boyutlu mekan algımız çok gelişmiştir. لذلك فإن خاصتاً فهمنا للمكان ذوو الثلاث أبعاد متطور جداً Especially our sense of three dimensional locations is very advanced.

O yüzden bu yöntemi kullanabilmek için لهذا السبب لكي نستطيع تطبيق هذا الأسلوب So, in order to use this method,

daha önce sözünü ettiğim derin çalışmak için de gerekli olan فإننا بحاجه للمكان الذي تحدثت عنه مسبقاً necessary for the deep study I mentioned earlier.

bir mekana ihtiyacımız var. اللازم للدراسات العميقة we need a place

Şimdi gelin birlikte bir deney yapalım. الان لنقوم بتجربة سوياً Now, let's do an experiment together.

Gözlerinizi kapatın اغلقوا اعينكم ! Close your eyes and start to imagine a location you know very well.

ve çok iyi bildiğiniz bir mekanı hayal etmeye وابدوا في تخيل مكان تعرفونه جيدا جداً and dreaming of a place you know very well

başlayın. start.

Mesela odanız. على سبيل المثال غرفتكم . Your room, for example.

Odanızın içinde bir sandalye görüyorum. أرى كرسياً بداخل غرفتكم. I see a chair in your room.

Ve siz tam şu anda o sandalyenin üstünde oturuyorsunuz. وأنتم الأن تجلسون فوق هذا الكرسي. And you are sitting on that very chair.

Şimdi yine her zaman gittiğiniz bir yere الان لنذهب في رحلة الى مكان تقصدونه دائما, Now, let's go on a journey to a place

mesela okula ya da iş yerinize doğru bir yolculuğa çıkalım. مثلا الى المدرسة أو مكان عملكم. where you go all the time, for example, your school, or workplace.

Hayali bir yolculuğa رحلة خيالية. An imaginary journey.

Sandalyemden kalktım. قمت من الكرسي I got up out of my chair,

Odamın kapısını açıp sağa döndüm. فتحت باب غرفتي واتجهة يميناً I opened the door to my room and turned right.

Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım. ذهبي الى الحمام وغسلت يدي ووجهي Went to the bathroom and washed my face.

Salondan geçtim. مررت عبر الصالة Crossed the lounge,

Mutfakta bir şeyler atıştırdım. تناولت بعض المأكولات الخفيفة في المطبخ ate something in the kitchen,

Girişteki dolaptan ayakkabılarımı giydim. ارتديت خذائي من الخزانة التي في الردهة worn my shoes from the cupboard at the entrance,

Merdivenlerden aşağıya indim. نزلت على السلالم went down the stairs

Sokağa çıktım. خرجت الى الشارع I went out to the street.

Otobüs durağına yürüdüm. مشيت الى موقف الحافلة I walked to the bus stop.

Tüm bu hikayeyi ezberlemenize gerek yok, لستم بحاجه لحفظ هذة الحكاية باكملها, You don't have to memorize the whole story,

üç aşağı beş yukarı sizin de buna benzer bir hikaye oluşturabileceğinizi فانا اعتقد ان معظمكم يستطيع تأليف حكاية مثل هذة three or five more or less that you can create a similar story.

ya da bildiğiniz bir mekanı bu şekilde parçalar halinde اويستطيع تخيل مكان يعرفة or imagine a location in parts like this.

hayal edebileceğinizi düşünüyorum. وتجزيئه الى هذا الشكل I think you can imagine.

Zaten önemli olan düşünmek çünkü zaten bildiğiniz şeylerden bahsediyorum. على كل حال فان المهم في الموضوع هو التفكير ,لاننا في الاساس نتحدث عن أشياء تعرفونها The thinking is what matters.

Beyniniz hiç çaba sarf etmeden o mekanı ya da لذلك فإن عقلكم يستطيع حفظ هذة الرحلة او المكان Your brain can use that place or place without any effort.

o yolculuğu zaten ezbere biliyor. بدون بذل اي مجهود. He already knows that journey by heart.

Ve kafanızda bir zihin haritası oluşmuş durumda ومن ثم تتكون خريطة ذهنية في أدمغتكم. And a mind map has come into existence in your head.

İşte şimdi ezberlemekte güçlük çektiğimiz şeyleri, والان سنبدا في تركيز And now, we start to place the things you have difficulty in memorizing

kavramları, bu zihin haritasının üzerine الأشياء التي يصعب علينا حفظهاو المفاهيم concepts onto this mind map.

yerleştirmeye başlayacağız. على هذة الخريطة الذهنية. We will start placing.

Ve deneyimiz devam ediyor. مازالت تجربتنا مستمرة. And our experiment continues.

Şimdi size 9 saniye boyunca الان ساريكم 9 كلمات Now I will show you 9 different words for 9 seconds,

9 tane kelime göstereceğim ve bunları ezberlemenizi isteyeceğim. وسأطلب منكم حفظهم في 9 ثواني and ask you to memorize them.

Hazır mısınız? مستعدون ؟ Ready?

Süreniz bitti.Gördüğünüz kelimelerden kaç tanesini hatırlıyorsunuz? انتهت مدتكم ! كم عدد الكلمات التي تتذكرونها من الكلمات التي رايتموها ؟ Time's up.

Bir düşünün bakalım. فكروا قليلا

Ama videoyu geriye sarmak, hile yapmak yok لكن لايوجد رجوع بالفيديو للخلف و الغش ! But rewinding the video is no cheating

Ne kadarını hatırlayıp hatırlamadığınızı bir ölçün biçin test edin. اختبروا كمية ما تذكرتوه وما لم تتذكروه واحسبوه ! Check how many of the words you remember.

Tamam mı? انتهيتم ؟ OK?

Eminim pek çoğunuz en azından bir kelimeyi hatırlıyordur. انا متأكد ان اغلبكم تذكر على الأقل كلمة واحدة . I'm sure most of you remember at least one word. And let me guess,

Hatta durun tahmin edeyim. حتى انتظروا لاخمن اي واحدة Wait, let me guess.

“Duvar” kelimesini. كلمة "حائط" the word WALL.

Duvar, görselleştirmesi çok kolay bir kelime olduğu için لأن الحائط كلمة من السهل تخيلها Since the wall is easy to visualize, it is easy to remember.

akılda da çok kalıcı olabiliyor. بالتالي يمكنها الثبوت في العقل ايضا It can also be very permanent in the mind.

Ama soyut kavramları hatırlamak o kadar da kolay değil. لكن تذكر المفاهيم المجردة لا يكون بهذة السهولة But remembering the abstract words is not as much easy.

Şimdi deneyimizin son aşamasına geçiyoruz الان لننتقل الى اخر مرحلة في تجربتنا Now moving on to the last part of our experiment,

ve bu aşamada “mekan metodu”nu وفي هذة المرحلة بستخدامنا لـ "طريقة المكان" and at this stage, we use the "method of space".

yani "metod of loci" أعني "metod of loci"

ya da Sherlock'un "hafıza sarayı" tekniğini kullanarak bu yeni kavramları, kelimeleri او تقنية "قصر الذاكرة" لشارلوك سنحاول حفظ or by using Sherlock's "memory palace" technique, these new concepts, words

ezberlemeye çalışacağız. المفاهيم والكلمات الجديدة

Herkes mekanına doğru gitsin. ليذهب الجميع الى مكانه الخاص Everyone go to the location, remembered?

Hatırladık mı? هل تذكرناه ؟ Did we remember?

Kelimelerimizi oraya yerleştireceğiz. سنقوم بتركيز كلماتنا هناك We will place our words there.

İlk öğrenmemiz gereken kelime GÜÇLÜ اول كلمة كان يجب علينا تعلمها هي The first word we had to learn was STRONG.

idi. وكان الكرسي هو اول شيئ في مكاننا ايضاً And the first spot in our place was the chair.

Ve bizim mekanımızdaki ilk yer de SANDALYE idi. And the first place in our place was the CHAIR.

Şimdi bu iki kelimeyi ilişkilendirmeye çalışalım والان لنحاول الربط بين هاتين الكلمتين. Now let's try to associate those,

ve bunu yaparken de abartmaktan kaçınmayalım خلال محاولتنا دعونا لا نتردد في المبالغة And let's not avoid exaggeration while doing this.

GÜÇLÜ ve SANDALYE قوي و كرسي Strong and chair

Nasıl abartılı bir ilişki kurabiliriz? كيف يمكننا ان ننشيئ رابط مبالغ فيه؟ How can we create an exaggerated link?

Mesela,SANDALYE çok sağlam olsun ve biz elimizle onu aldığımız gibi yere vuruyoruz,çarpıyoruz. على سبيل المثال,لنتخيل ان الكرسي متين جداً ومن ثم نحمله ونلقيه على الأرض For example, the CHAIR should be very solid and we hit the ground as we pick it up with our hands.

O çarpma esnasında ellerimizdeki o şiddeti hissedebiliyoruz. واثناء هذا الأصطدام نستطيع ان نشعر بتلك القوة التي في ايدينا We can feel that violence in our hands during that impact.

Etrafa bir de ses çıkıyor. حتى ان هناك صوت ينتشر في ارجاء المكان Also it makes a sound.

Ama,o SANDALYE hala sapasağlam. ومع ذلك فإن الكرسي سليم! But

Çünkü çok GÜÇLÜ yapılmış! لانه صنع "قويا". because it was strong.

GÜÇLÜ SANDALYE كرسي قوي. Strong chair

İşte bu şekilde abartılı ilişkiler kurarak yeni kavramlarla bildiğimiz şeyler arasında ilişki kuruyoruz. بتلك الطريقة ننشيئ علاقات بين المفاهيم الجديدة والأشياء التي نعرفها عن طريق انشاء روابط مبالغ فيها By creating exaggerated links like this, we associate the new concepts to the things we know.

Tabii 9 saniyede 9 kelime için bunu yapabilmek en azından başlangıç için çok zor. بالتأكيد لاستطاعة فعل هذا مع 9 كلمات في 9 ثواني يكون الامر صعب جدا على الأقل كبداية But of course doing this for 9 different things in 9 seconds,

Ama bu yöntemle çalışmaya başladıktan sonra bir müddet geçince normalde 9 saatte öğrenemediğiniz şeyleri لكن بعد بداية العمل بهذة الطريقة ومرو مدة ستلاحظون ان بامكانكم But after studying like this for a while

9 dakika içerisinde öğrenebileceğinizi farkedeceksiniz. تعلم الأشياء التي تتعلموها في الطبيعة في 9 ساعات في 9 دقائق فقط which normally you would not be able to learn in 9 hours.

Hani ilişkilendirme yaparken abartın demiştim ya; قد قلت لكم ان تبالغو اثناء اقامة روابط When associating, I am telling you to exaggerate,

Abartın diyorum çünkü abartınca adeta o sesleri duymaya,tatları almaya,kokuları hissetmeye başlıyorsunuz. اقول هذا لأن عند المبالغة تستطيعون في الأغلب سماع هذة الأصوات وتذوق تلك الأطعمة واستنشاق تلك الروائح exaggerate, because when exaggerating,

Önemli olan bir başka şeyde SIRALAMA. هناك شيئ اخر مهم وهو "الترتيب" Another important thing is ordering.

Mesela az önce size gösterdiğim kelimelerden DUVAR kelimesi على سبيل المثال ,كلمة "حائط" التى كانت من ضمن الكلمات التى اريتها اليكم منذ قليل For example, the word "wall" from the words I have shown you,

önceden bildiğiniz mekanlardan sokakla daha ilişkili gibi görünebilir. يمكن ان ترى على صلة اكثر بالشارع الذي كان جزء من المكان الذي تعرفوه. it may seem more related to the street than the places you already know.

Ama sıralamada aynı yerde değiller. لكنهم ليسو في نفس الترتيب. But they are not at the same spot in the order.

Dolayısıyla sırf uyumlu olduğu için DUVARı alıp da SOKAĞA yerleştiremezsiniz. لهذا السبب لا يمكننا ان نربط "الحائط" بال "شارع" فقط لكونهما متوافقان مع بعضهما البعض Therefore, you cannot take the WALL and place it on the STREET just because it is compatible.

Öğrenmemiz gereken DUVAR kelimesi üçüncü sıradaydı,ve bizim mekanımızda üçüncü sırada... كلمة "حائط" التي يجب علينا تعلمها كانت في المركز الثالث, وفي مكاننا كان الشيئ الذي في المركز الثالث هو... The word wall we had to learn was the 3rd.

Sandalyeden kalktım,odamın kapısını açtım,banyoya gittim,banyo vardı. نهضت من الكرسي , فتحت باب غرفتي ,ذهبت الى الحمام , يعني "اللحمام" (got out of the chair, opened the door, went to the bathroom)

O zaman BANYO ile DUVARı ilişkilendirmem gerekiyor,mesela banyoya gittim,ellerimi yıkarken musluğu birden açınca su duvara sıçradı,ve etraf berbat oldu. لهذا يجب على الربط بين ال"حمام" و ال"حائط",مثلا ذهبت الى الحمام و اثناء غسلي ليدي فُتح الصنبور مرة واحدة وانفجرت الماء على الحائط ,وبالتالي اصبح المكان ملوث Then I have to associate the BATHROOM with the WALL, for example, I went to the bathroom, when I was washing my hands, when I turned on the tap, the water splashed on the wall, and the place was messed up.

Hatta elimle (duvara) dokunduğumda o ıslaklığı hissedebiliyorum. حتى انه عند لمسي للحائط بيدي اشعر بالبلل . I can even feel that wetness when I touch (the wall) with my hand.

Bu tür bir ilişki kurabilirsiniz. تستطيعون اقامة رابط مثل هذا You can build this type of relationship.

Mekanımıza tek tek bütün kavramları yerleştirince üç aşağı beş yukarı şöyle bir hikaye çıkabilir; عند تركيز كل المفاهيم واحدة تلو الأخرى في مكانها يمكن ان ينتج عنها في الأغلب قصة مثل تلك: When all the words are placed in our location,

Yere çarpınca bile kırılmayan güçlü sandalyemden kalktım çok sevdiğim odamın kapısını açıp sağa döndüm,banyoya gidip elimi yüzümü yıkarken duvar rezil oldu! قمت من كرسيي "القوي" الذي لا يكسر حتى اذا صدمته بالأرض, ثم فتحت باب غرفتي الذي "أحبه" جدا واتجهة يميناً , ذهبت الي الحمام وهناك اثناء غسلي ليدي ووجهي تلوث الـ"حائط" I got up from my strong chair that didn't break even when I hit the floor, opened the door of my room, which I loved so much, and turned to the right. While I was going to the bathroom and washing my face, the wall was disgraced!

Salondan geçerken film izleyen kardeşimin korku dolu çığlığını duydum,mutfakta buzdolabının üstündeki sefer tarifesi bilgi notuna bakınca, عند مروري من الصالة سمعت صرخات اخي الذي يشاهد فيلم المفزعة ,في المطبخ عند نظري لمذكرة "المعلومات" الخاصة بجدول المواعيد المعلق فوق التلاجة When crossing the lounge, I heard the scream of FEAR of my sibling, who was watching a movie.

Kış saati uygulamasının başladığını yani geç kaldığımı farkettim.Öfkeyle ayakkabılarımı giydim,merdivenlerden inerken takıntımdan ötürü tüm basamakları saydım. لاحظة ان الساعة الشتوية بدات وبالتالي تاخرت عن العمل .ارتديت حذائي من الخزانة التى في البهو بـ"غضب" ,عند نزولي على السلم قمت بعد السلالم كلها بسبب "عقدتي". I realized the winter time had started and I was late.

Sokakta üst komşumuzla karşılaştım.Otobüs durağında yabancı dilde konuşan birini duydum. في الشارع صادفت جاري الذي يسكن "فوقـ"ي .وفي موقف الحافلة سمعت شخص يتحدث بلغة "أجنبية" On the street outside, I saw our neighbor UPstairs.

Gördüğünüz gibi,bildiklerimizle bilmediklerimizi ilişkilendiriyoruz,ve bunları bir sırayla yapıyoruz. كما ترون فاننا نقوم بالربط بين مانعرفه وما لا نعرفه ,ونقم بذلك بالترتيب As you see, we are associating the things we know to the things we don't know,

Tıpkı bir hikayede olduğu gibi. كما يحدث في القصص Just like in a story.

Zaten Mekan Metodu hikaye anlatmaya benziyor,daha doğrusu ''hikaye uydurmaya''. في الحقيقة ان "أسلوب المكان" تشبه قص قصة ,او بتعبير أصح "تلفيق قصة" The method of location is like storytelling.

Ve bu hikayelerde yapmanız gereken üç şey var. وفي هذة القصص يجب عليكم فعل ثلال أشياء In those stories, there are 3 things you need to do.

Bir: اختارو مكان

Mekan seçin.

Bu mekan eviniz ya da benim az önce verdiğim gibi mahalleniz olabilir. هذا المكان يمكن ان يكون بيتكم او الحي الذي تعيشون فيه كما ذكرت منذ قليل This location could be your home, or your neighborhood like in the example I told.

Önemli olan iyi bildiğiniz bir yer olması. الهم ان يكون مكان تعرفوه جيدا What matters is, it should be somewhere you know well.

Ve hep aynı mekanı kullanın.Eğer sadece evinizi seçtiyseniz,o zaman evinizdeki odaları ve odaların içindeki eşyaları düşünün واستخدوا نفس المكان دائما .اذا كنتم ستستخدمون منزلكم فقط فكروا في الغرف التي فيه والأشياء التي بداخلها And use the same location all the time.

Ve bir odadan sandalye seçtiyseniz,başka bir odadan başka bir eşya seçmeye çalışın. واذا اخترتم كرسي من غرفة , حاولو ان تختارو غرض اخر من غرفة اخرى and if you have chosen a chair from a room,

Ve seçtiğiniz eşyalarda mümkünse biraz büyük olsun. حاولو ايضاً ان تكون الأغراض التي اخترتوها كبيرة. And choose big objects if possible.

İki: قوموا برحلة.

Yolculuk yapın. Take a trip.

Mekandaki rotanız da hep aynı olsun.Mekan olarak evinizi seçtiyseniz ya dış kapıdan içeriye girip odaları hep aynı sırayla dolaşın, ليكن خط سيركم في المكان دائما واحد.اذا اخترتم بيتك كالمكان المخصص لكم , ادخلوا من الباب الرئيسي وتجولو بنفس الترتيب في الغرف Let your route in the location be the same as well.

Ya da benim biraz önce verdiğim örnekte olduğu gibi odanızdan dışarıya doğru çıkın. أو اتجهوا من غرفتكم الى خارج كما فعلت في المثال السابق or like in my example, go out from your room.

Bazıları mesela saat yönünde veya saat yönünün tersinde bir yolculuk yapmayı tercih ediyor. فالبعض ,يفضل القيام برحلة مع عقارب الساعة مثلا او عكسها Some, for example, prefer to travel clockwise or counterclockwise.

Biz sadece 9 durağı olan bir yolculuk yaptık ama zaman içerisinde mekanlarınızı zenginleştirebilir ve durak sayısını artırabilirsiniz. لقد قمنا برحلة مكونة من 9 محطات فقط ,لكن مع الوقت يمكن ان تكثرو من اماكنكم وعدد محطاتكم We had a journey with only 9 stops,

Üç: ثلاثة: 3\. Associate

İlişki kurun. كونوا روابط! Build relationships.

Ezberleyeceğiniz yeni kavramları o çok iyi bildiğiniz mekana yerleştirin,sırasıyla. قوموا بتركيز المفاهيم الجديدة التي عليكم حفظها في هذا المكان الذي تعرفوه جيدا ,بالترتيب! Place the new concepts you will memorize to the location you know very well.

Mekanla ya da mekanın içindeki eşyalarla ilişki kurun,abartarak. ومن ثم كونوا روابط بينها وبين المكان او الاشياء التي في المكان , مع المبالغة! Associate with the location or the objects in the location,

Abartın ki iki kavram arasındaki ilişki daha görülebilir,duyulabilir hale gelsin. بالغو لكي تصل العلاقة بين مفهومين مرئية و مسموعة اكثر Exaggerate, so that the association between two things becomes more apparent.

Mümkünse onun tadını alın,kokusunu hissedin. حتى اذا امكن قوموا بتذوقها او شم رائحتها Taste it if possible, smell it.

Ezberlemeniz gereken kelime yumurtaysa,o yumurtayı kırmaktan çekinmeyin,tabii aklınızda. اذا كانت الكلمة التى عليكم حفظها هي "بيضة" لا تترددوا في كسرها ,طبعا في عقولكم. If the word you need to memorize is egg, don't hesitate to break that egg, of course in your mind.

Veya أو Or take that egg,

O yumurtayı alın birkaç ay girişteki dolap vardı ya,onun içinde bekletin,sonra içini açınca buram buram çürük yumurta koksun. خذوا هذة البيضة ومن ثم اتركوها في الخزانة التي كانت موجودة في الردهة لعدة أشهر, حتى تتحول رائحتها الى بيض فاسد عند فتحها Take that egg, there was a cabinet at the entrance for a few months, keep it in it, then when you open it, it will smell like rotten eggs.

Peki tüm bunları neden yapıyoruz?Neden katlanıyoruz? حسنا لماذا نفعل هذة الأشياء ؟ لماذا نتحملها ؟ So why do we do all this? Why do we put up with it?

Ayrıca biz ezberciliğe karşı değil miydik? علاوتا ,الم نكن ضد الحفظ بلا فهم؟ Also, weren't we opposing rote learning?

Karşıydık. كنا ضدها. We were against.

Hala da karşıyız. مازلنا ايضا ضدها. We are still against it.

Ama sadece ezberciliğe karşıyız,ezberlemeye değil. لكننا ضد الحفظ بلا فهم وليس الحفظ نفسه But we are only opposing rote learning, not memorizing.

Zaten ona karşı olmak beynimizin çok iyi yaptığı,her gün uyguladığı bir şeyi inkar etmek olur. في حقيقة الامر اذا اصبحنا ضده فنحن بالتالي نصبح قد انكرنا فعل يقوم به عقلنا جيدا ويطبقة كل يوم To be against it would be to deny something that our brain does very well, that it does every day.

Tam tersine biz öğrenmemiz gereken şeylerle zaten bildiklerimiz,öğrendiklerimiz arasında kalıcı ilişki kurmaya çalışıyoruz. On the contrary, we try to establish a permanent relationship between what we need to learn and what we already know and learn.

Ve bunun için de mekanları kullanıyoruz, ولهذا السبب نقوم باستخدام الأماكن. And we are using locations for this, the method of location.

Mekan Metodu'nu. "أسلوب المكان" The Venue Method.

Ve bu da emin olun hayatta çok işinize yarayacak وثقوا ان هذا سيفيدكم جدا في حياتكم. And this, will come in handy in your lives.

Hukuk Fakültesi'nde okuduğum o bileğimden kalın kitaplar vardı ya تتذكرون تلك الكتب التي كان سُمكها اكبر من معصمي التي درستها في كلية الحقوق ! The books that are thicker than my wrist,

O kitaplardaki bilgilerin hepsi olmasa bile birçoğu hala zihnimdeki mekanın köşelerinde durmaya devam ediyor. معظم المعلومات التي بتلك الكتب مازلت أتذكرها ومحفوظة في زوايا المكان المكون في ذهني. Many, if not all, of the information in those books still remain in the corners of my mind.

İş hayatımda çeşitli mekanlarda,büyük topluluklar karşısında 600'den fazla konuşma yaptım bugüne kadar حتى الأن قمت بأكثر من 600 محادثة في حياتي المهنية في اماكن مختلفة وامام تجمعات كبيرة. In my business life, in various places, in front of large crowds,

Ve o konuşmalar için hazırladığım metinleri de çoğu zaman o konferans salonlarının çeşitli köşelerine belli bir وقد فضلت ان تكون معظم النصوص التي جهزتها لتلك المحادثات مرتبة ترتيبا ثابتاً مع زوايا مختلفة من قاعات المؤتمرات And the texts I prepared for those speeches are often placed in various corners of those conference rooms.

sırayla yerleştirmeyi tercih ettim.Fiziksel olarak değil tabii,Zihinsel olarak. in a specific order.

Anlayacağınız Sherlock'un Hafıza Sarayı dediği şey,dizi için uydurulmuş hayali bir kavram değil. ما عليكم فهمه هو , ان "قصر الذاكرة " الذي ذكره شارلوك ليس مجرد مفهوم خيالي ملفق فقط من اجل المسلسل You see, what Sherlock calls Memory Palace is not an imaginary concept made up for the series.

En azından Sherlock karakterini canlandıran oyuncu... على الأقل فان الممثل الذي جسد شخصية شارلوك At least, the actor portraying Sherlock,

Neydi onun ismi... ماذا كان اسمه ... his name was,

Hani vardı ya

İsmini unuttum da görsem hatırlayacağım. نسيت اسمه لكني اذا رايته ساتذكره ! I forgot his name but I will remember when I see him

Heh! There, Benedict Cumberbatch.

Benedict Cumberbatch "بيندكت كامبرباتش"

Belki de,o da dizideki repliklerini ezberlemek için bu yöntemi kullanıyor olabilir,çünkü oyuncuların da ممكن ان يكون قد استخدم هو ايضاً هذة الطريقة لحفظ حواراته التي في المسلسل ,لانه يعتبر اسلوب Maybe, he too,

Zaman zaman faydalandıkları bir teknik bu. يستفاد منه الممثلون من وقت لاخر This is a technique they use from time to time.

Hani size az önce ezberlemek için gösterdiğim 9 kelime vardı ya,onlar da öyle,öylesine ya da tesadüfen seçilmiş kelimeler değil تتذكرون تلك ال9 كلمات التي اريتكم اياها منذ قليل , هم ايضا ليسو مجرد كلمات تم جمعهم صدفتا The 9 word I have shown you to memorize,

Geçenlerde 2.5 dakikalık bir monoloğu ezberlemek için فقد استخدمت تلك الكلمات كمفاتيح لحفظ مونولوج مكون من دقيقتين ونصف سابقاً To memorize a 2.5-minute monologue recently

Kullandım o anahtar kelimeleri ben.Şöyle başlayan bir monologtu: كان مونولوج يبدا بهذا الشكل : I used those keywords. It was a monologue that started like this:

Az önce,çok fena bir spoiler yediniz arkadaşlar. قبل قليل تعرضتم لحرق سيئ يا أصدقاء You just ate a very bad spoiler guys.

Daha önce yayınlamadığım bir kısa filmin son sahnesini gördünüz. فقد شاهدتم القسم الأخير من فيلم قصير لم أقم بنشره بعد You have seen the last scene of a short film that I haven't published yet.

Ama kimseye söylemek yok. لكن لا تقولو لاي أحد But keep it quiet.

Çok yakında,tamamı bu kanalda,o zamana kadar bildiklerinizi unutun قريبا سينشر على هذة القناة , وحتى هذا الوقت انسوا ما عرفتوا . Very soon, all of it, on this channel.

Bilmediklerinizi öğrenmek için de,nereye gideceğinizi biliyorsunuz. تعرفون الى اين يجب عليكم ان تذهبوا لكي تتعلموا الأشياء التي لا تعرفوها To learn the things you don't know,

Çeviren:Türker Özçelik (Youtube kullanıcı adım Montajcı) Translated by Türker Özçelik (My Youtube username is Installer)