×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: çerez politikası.

Yeni Yıl İndirimi %50'ye Varan İndirim
image

Turkish YouTube, Sherlock’un hafıza sarayı nasıl yapılır? Mekan Metodu

Sherlock'un hafıza sarayı nasıl yapılır? Mekan Metodu

'Hiçbir şeyi doğru düzgün hatırlayamıyorum!'' diyenlerdenseniz

Kendinize biraz haksızlık ediyorsunuz,çünkü:

Beynimiz hiçbir şeyi değil bazı şeyleri kolayca hatırlayamaz.

Örneğin benim en çok kullandığım sözlerden biri;

''Ya isim hafızam hiç yok ama görsem kesin hatırlarım!''

Çünkü görsel hafızamız iyidir.

Aslına bakarsanız duyu organlarımızla ilişkili

Pek çok seyi,yani deneyimlerimizi daha kolay hatırlarız.

O yüzden yıllar önce dinlediğimiz bir şarkıyı tekrar duyunca hemen

Ona eşlik edesimiz gelir.

Veya bir koku ansızın bizi çocukluğumuzun en derin hatıralarına götürebilir.

Ama isimler,siliniverir aklımızdan!

Telefon numaralarını,bir grup sayıyı

veya formülleri ezberlemekte güçlük çekeriz.

Soyut kavramlar beynimizde çok zor yer eder.

Çünkü bu tür şeyler,beynimizin binlerce yıldır

topladığı görsel, dokunsal, işitsel,

tatsal ya da kokusal bilgilere göre,

çok daha yeni, çok daha modern kavramlar.

Ama bir şekilde biz bu yeni ve modern kavramları da

Öğrenmek zorundayız.

Hukuk Fakültesi'ndeyken bizim okuduğumuz kitapların en incesi benim bileğimden daha kalındı.

Ve bu bilgileri,bu kitapları okuyup,

sindirip öğrenebilmek için,

hemen hemen her türlü yöntemi denemiştim!

Ve denediğim yöntemlerden bir tanesi gerçekten de işe yaradı.

Sherlock'un da kullandığı bir yöntem.

Sherlock'un “Hafıza Sarayı” dediği şey

aslında binlerce yıldır bilinen bir hafıza geliştirme yöntemi.

Latince'de buna “method of loci”

deniyor. Rivayetler muhtelif bunun nasıl telaffuz edildiği ile ilgili

Zaten önemli olan o değil

Bu ingilizcedeki "location" yani mekan kavramının

karşılığı

dolayısıyla biz bu telaffuzlarla

uğraşmak yerine ona kısaca "MEKAN METODU" diyebiliriz.

Zaten işin sırrı da orada.

Sarayda değil mekanda.

Hani demiştim ya beynimiz bazı şeyleri hatırlamakta çok başarılıdır

çok iyidir diye.

İşte özellikle üç boyutlu mekan algımız çok gelişmiştir.

O yüzden bu yöntemi kullanabilmek için

daha önce sözünü ettiğim derin çalışmak için de gerekli olan

bir mekana ihtiyacımız var.

Şimdi gelin birlikte bir deney yapalım.

Gözlerinizi kapatın

ve çok iyi bildiğiniz bir mekanı hayal etmeye

başlayın.

Mesela odanız.

Odanızın içinde bir sandalye görüyorum.

Ve siz tam şu anda o sandalyenin üstünde oturuyorsunuz.

Şimdi yine her zaman gittiğiniz bir yere

mesela okula ya da iş yerinize doğru bir yolculuğa çıkalım.

Hayali bir yolculuğa

Sandalyemden kalktım.

Odamın kapısını açıp sağa döndüm.

Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım.

Salondan geçtim.

Mutfakta bir şeyler atıştırdım.

Girişteki dolaptan ayakkabılarımı giydim.

Merdivenlerden aşağıya indim.

Sokağa çıktım.

Otobüs durağına yürüdüm.

Tüm bu hikayeyi ezberlemenize gerek yok,

üç aşağı beş yukarı sizin de buna benzer bir hikaye oluşturabileceğinizi

ya da bildiğiniz bir mekanı bu şekilde parçalar halinde

hayal edebileceğinizi düşünüyorum.

Zaten önemli olan düşünmek çünkü zaten bildiğiniz şeylerden bahsediyorum.

Beyniniz hiç çaba sarf etmeden o mekanı ya da

o yolculuğu zaten ezbere biliyor.

Ve kafanızda bir zihin haritası oluşmuş durumda

İşte şimdi ezberlemekte güçlük çektiğimiz şeyleri,

kavramları, bu zihin haritasının üzerine

yerleştirmeye başlayacağız.

Ve deneyimiz devam ediyor.

Şimdi size 9 saniye boyunca

9 tane kelime göstereceğim ve bunları ezberlemenizi isteyeceğim.

Hazır mısınız?

Süreniz bitti.Gördüğünüz kelimelerden kaç tanesini hatırlıyorsunuz?

Bir düşünün bakalım.

Ama videoyu geriye sarmak, hile yapmak yok

Ne kadarını hatırlayıp hatırlamadığınızı bir ölçün biçin test edin.

Tamam mı?

Eminim pek çoğunuz en azından bir kelimeyi hatırlıyordur.

Hatta durun tahmin edeyim.

“Duvar” kelimesini.

Duvar, görselleştirmesi çok kolay bir kelime olduğu için

akılda da çok kalıcı olabiliyor.

Ama soyut kavramları hatırlamak o kadar da kolay değil.

Şimdi deneyimizin son aşamasına geçiyoruz

ve bu aşamada “mekan metodu”nu

yani "metod of loci"

ya da Sherlock'un "hafıza sarayı" tekniğini kullanarak bu yeni kavramları, kelimeleri

ezberlemeye çalışacağız.

Herkes mekanına doğru gitsin.

Hatırladık mı?

Kelimelerimizi oraya yerleştireceğiz.

İlk öğrenmemiz gereken kelime GÜÇLÜ

idi.

Ve bizim mekanımızdaki ilk yer de SANDALYE idi.

Şimdi bu iki kelimeyi ilişkilendirmeye çalışalım

ve bunu yaparken de abartmaktan kaçınmayalım

GÜÇLÜ ve SANDALYE

Nasıl abartılı bir ilişki kurabiliriz?

Mesela,SANDALYE çok sağlam olsun ve biz elimizle onu aldığımız gibi yere vuruyoruz,çarpıyoruz.

O çarpma esnasında ellerimizdeki o şiddeti hissedebiliyoruz.

Etrafa bir de ses çıkıyor.

Ama,o SANDALYE hala sapasağlam.

Çünkü çok GÜÇLÜ yapılmış!

GÜÇLÜ SANDALYE

İşte bu şekilde abartılı ilişkiler kurarak yeni kavramlarla bildiğimiz şeyler arasında ilişki kuruyoruz.

Tabii 9 saniyede 9 kelime için bunu yapabilmek en azından başlangıç için çok zor.

Ama bu yöntemle çalışmaya başladıktan sonra bir müddet geçince normalde 9 saatte öğrenemediğiniz şeyleri

9 dakika içerisinde öğrenebileceğinizi farkedeceksiniz.

Hani ilişkilendirme yaparken abartın demiştim ya;

Abartın diyorum çünkü abartınca adeta o sesleri duymaya,tatları almaya,kokuları hissetmeye başlıyorsunuz.

Önemli olan bir başka şeyde SIRALAMA.

Mesela az önce size gösterdiğim kelimelerden DUVAR kelimesi

önceden bildiğiniz mekanlardan sokakla daha ilişkili gibi görünebilir.

Ama sıralamada aynı yerde değiller.

Dolayısıyla sırf uyumlu olduğu için DUVARı alıp da SOKAĞA yerleştiremezsiniz.

Öğrenmemiz gereken DUVAR kelimesi üçüncü sıradaydı,ve bizim mekanımızda üçüncü sırada...

Sandalyeden kalktım,odamın kapısını açtım,banyoya gittim,banyo vardı.

O zaman BANYO ile DUVARı ilişkilendirmem gerekiyor,mesela banyoya gittim,ellerimi yıkarken musluğu birden açınca su duvara sıçradı,ve etraf berbat oldu.

Hatta elimle (duvara) dokunduğumda o ıslaklığı hissedebiliyorum.

Bu tür bir ilişki kurabilirsiniz.

Mekanımıza tek tek bütün kavramları yerleştirince üç aşağı beş yukarı şöyle bir hikaye çıkabilir;

Yere çarpınca bile kırılmayan güçlü sandalyemden kalktım çok sevdiğim odamın kapısını açıp sağa döndüm,banyoya gidip elimi yüzümü yıkarken duvar rezil oldu!

Salondan geçerken film izleyen kardeşimin korku dolu çığlığını duydum,mutfakta buzdolabının üstündeki sefer tarifesi bilgi notuna bakınca,

Kış saati uygulamasının başladığını yani geç kaldığımı farkettim.Öfkeyle ayakkabılarımı giydim,merdivenlerden inerken takıntımdan ötürü tüm basamakları saydım.

Sokakta üst komşumuzla karşılaştım.Otobüs durağında yabancı dilde konuşan birini duydum.

Gördüğünüz gibi,bildiklerimizle bilmediklerimizi ilişkilendiriyoruz,ve bunları bir sırayla yapıyoruz.

Tıpkı bir hikayede olduğu gibi.

Zaten Mekan Metodu hikaye anlatmaya benziyor,daha doğrusu ''hikaye uydurmaya''.

Ve bu hikayelerde yapmanız gereken üç şey var.

Bir:

Mekan seçin.

Bu mekan eviniz ya da benim az önce verdiğim gibi mahalleniz olabilir.

Önemli olan iyi bildiğiniz bir yer olması.

Ve hep aynı mekanı kullanın.Eğer sadece evinizi seçtiyseniz,o zaman evinizdeki odaları ve odaların içindeki eşyaları düşünün

Ve bir odadan sandalye seçtiyseniz,başka bir odadan başka bir eşya seçmeye çalışın.

Ve seçtiğiniz eşyalarda mümkünse biraz büyük olsun.

İki:

Yolculuk yapın.

Mekandaki rotanız da hep aynı olsun.Mekan olarak evinizi seçtiyseniz ya dış kapıdan içeriye girip odaları hep aynı sırayla dolaşın,

Ya da benim biraz önce verdiğim örnekte olduğu gibi odanızdan dışarıya doğru çıkın.

Bazıları mesela saat yönünde veya saat yönünün tersinde bir yolculuk yapmayı tercih ediyor.

Biz sadece 9 durağı olan bir yolculuk yaptık ama zaman içerisinde mekanlarınızı zenginleştirebilir ve durak sayısını artırabilirsiniz.

Üç:

İlişki kurun.

Ezberleyeceğiniz yeni kavramları o çok iyi bildiğiniz mekana yerleştirin,sırasıyla.

Mekanla ya da mekanın içindeki eşyalarla ilişki kurun,abartarak.

Abartın ki iki kavram arasındaki ilişki daha görülebilir,duyulabilir hale gelsin.

Mümkünse onun tadını alın,kokusunu hissedin.

Ezberlemeniz gereken kelime yumurtaysa,o yumurtayı kırmaktan çekinmeyin,tabii aklınızda.

Veya

O yumurtayı alın birkaç ay girişteki dolap vardı ya,onun içinde bekletin,sonra içini açınca buram buram çürük yumurta koksun.

Peki tüm bunları neden yapıyoruz?Neden katlanıyoruz?

Ayrıca biz ezberciliğe karşı değil miydik?

Karşıydık.

Hala da karşıyız.

Ama sadece ezberciliğe karşıyız,ezberlemeye değil.

Zaten ona karşı olmak beynimizin çok iyi yaptığı,her gün uyguladığı bir şeyi inkar etmek olur.

Tam tersine biz öğrenmemiz gereken şeylerle zaten bildiklerimiz,öğrendiklerimiz arasında kalıcı ilişki kurmaya çalışıyoruz.

Ve bunun için de mekanları kullanıyoruz,

Mekan Metodu'nu.

Ve bu da emin olun hayatta çok işinize yarayacak

Hukuk Fakültesi'nde okuduğum o bileğimden kalın kitaplar vardı ya

O kitaplardaki bilgilerin hepsi olmasa bile birçoğu hala zihnimdeki mekanın köşelerinde durmaya devam ediyor.

İş hayatımda çeşitli mekanlarda,büyük topluluklar karşısında 600'den fazla konuşma yaptım bugüne kadar

Ve o konuşmalar için hazırladığım metinleri de çoğu zaman o konferans salonlarının çeşitli köşelerine belli bir

sırayla yerleştirmeyi tercih ettim.Fiziksel olarak değil tabii,Zihinsel olarak.

Anlayacağınız Sherlock'un Hafıza Sarayı dediği şey,dizi için uydurulmuş hayali bir kavram değil.

En azından Sherlock karakterini canlandıran oyuncu...

Neydi onun ismi...

Hani vardı ya

İsmini unuttum da görsem hatırlayacağım.

Heh!

Benedict Cumberbatch

Belki de,o da dizideki repliklerini ezberlemek için bu yöntemi kullanıyor olabilir,çünkü oyuncuların da

Zaman zaman faydalandıkları bir teknik bu.

Hani size az önce ezberlemek için gösterdiğim 9 kelime vardı ya,onlar da öyle,öylesine ya da tesadüfen seçilmiş kelimeler değil

Geçenlerde 2.5 dakikalık bir monoloğu ezberlemek için

Kullandım o anahtar kelimeleri ben.Şöyle başlayan bir monologtu:

Az önce,çok fena bir spoiler yediniz arkadaşlar.

Daha önce yayınlamadığım bir kısa filmin son sahnesini gördünüz.

Ama kimseye söylemek yok.

Çok yakında,tamamı bu kanalda,o zamana kadar bildiklerinizi unutun

Bilmediklerinizi öğrenmek için de,nereye gideceğinizi biliyorsunuz.

Çeviren:Türker Özçelik (Youtube kullanıcı adım Montajcı)

Learn languages from TV shows, movies, news, articles and more! Try LingQ for FREE