×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.


image

Turkish YouTube, Daha etkili öğrenmek için ne yapmak gerek? Feynman Tekniği ve Ötesi

Daha etkili öğrenmek için ne yapmak gerek? Feynman Tekniği ve Ötesi

Öğrenmek, bu hayatta kazanabileceğimiz belki de en iyi alışkanlık. O yüzden şu anda bir öğrenciyseniz ne mutlu size!

Tek işiniz öğrenici olmak.

İlerde başka şeyler yapmaya başlayınca bu özelliğinizi

bu huyunuzu kaybetmemeye çalışın!

Peki iyi bir öğrenici olmanın sırrını söyleyeyim mi size?

Öğretmen olmak!

Öğretmen olmak derken sadece bir meslek olarak öğretmenlikten bahsetmiyorum.

Herhangi bir konuyu öğrenmeye çalışırken izlenebilecek bir yöntemden söz ediyorum.

Diyelim ki bir öğrencisiniz ve bir sınava hazırlanıyorsunuz.

Veya bir çalışansınız.

Bir girişimcisiniz ve bir sunuma hazırlık yapıyorsunuz.

Öğrenilecek o konuya nasıl hazırlanmak lazım?

Nasıl ders çalışmak lazım? Soru bu.

Bu soruya benim cevabım sadece üç kelimeden ibaret.

Ünlü fizikçi Richard Feynman dört adımlı bir strateji öneriyor.

Ama bütün bunları açıklamadan önce

nasıl çalışmamak gerektiği konusunda

Stanford Üniversitesi' nde bir öğrenme uzmanı olarak çalışan Profesör Candace Thille' in şu beş uyarısına kulak verelim.

1.- Altını çizme! Not al!

Diyor ki:

Satırların öyle satırların öyle altını üstünü filan çizmeyi bırakın!

Tümü ile bir zaman kaybı bu!

Sırf altını çizdiğiniz için o konuyu daha iyi öğrenmiş olmayacaksınız ki!

Ee peki ne yapalım?

Kitap okurken ya da bir konuyu çalışırken

altını çizmeye değer bulduğunuz bir sözle karşılaşırsanız

bir fikir ile karşılaşırsanız

o fikri kendi sözlerinizi, kendi düşüncelerinizi kullanarak tekrar ifade etmeye çalışın.

Yani notlar çıkartın!

Benim bu videolarda yapmaya çalıştığım gibi.

O konuyu kendi hikayenizin bir parçası haline getirin.

2.- Zor Olduğunu Bil!

Öğrencilerde genellikle şöyle bir yanlış kanı var.

"Eğer bir konuyu çalışırken zorlanıyorsam, demek ki o konuyu öğrenemiyorum!"

Tabii böyle düşününce hemen öyle bir zor konuyla karşılaştığında o konuları atlayıp ya da erteleyip

çalışılması kolay hemen anlaşılabilen hemen öğrenilebilen konulara geçmeye çalışıyorlar.

Yani bir anlamda potansiyellerini ziyan ediyorlar!

Oysa, önce ZOR OLANDAN başlamak lazım.

Ve başlarken o konunun zor olduğunu bilerek ve kabullenerek

Çünkü, "öğrenmek" dediğimiz şey aslında o zorluklarla mücadele sırasında gerçekleşiyor.

3.- Sıkıştırma! SON ANA BIRAKMAAA!

Biliyorum! İşe yarıyor bu teknik.

Son geceye kadar erteleyip son gece şöyle bir güzel yumulup derslerin üzerine

çalıştıktan sonra ertesi gün de hemen sınava girip çok güzel notlar almak mümkün!

Bunu benim de yaptığım oldu öğrencilik hayatımda.

Ama son anda öğrendiğim o konuları artık hatırlamıyorum.

Hayatıma pek de fazla birşey katmadı.

Çünkü o bilgiler sadece ezberlendi.

Bilgisayarlardaki RAM gibi.

Geçici bir hafızaya kaydedildi ve kullanıldıktan hemen sonra çöpe atıldı.

Bunun yerine aralıklarla, fasılalarla çalışmak çok daha doğru bir strateji!

Evet, o araları verdiğimiz zaman belki de önceden öğrendiğimiz birtakım bilgileri yine unutacağız

ve onları tekrar çalışmak zorunda kalacağız.

Ama işte bu tekrarlar sayesinde bir daha silinmemek üzere kalıcı belleğimize kaydedilmiş olacak.

Yani hayatımızın, hikayemizin bir parçası haline gelecek.

4.- Geri Bildirimlere AÇIK OL!

Özellikle de hoşuna gitmeyecek olan geri bildirimlere!

Güçlü olduğun tarafları zaten biliyorsun. Öğrenebilmek ve dolayısıyla gelişebilmek için zayıf olduğun tarafları da bilmen lazım,

DOST ACI SÖYLER! Acı söylemelidir de zaten! İleride acı çekmemek için dostunun sesine kulak ver...

5.- Israrcı Ol!

"Benim kapasitem ancak bu kadar!" DEME!

Kimsenin zekası sabit değil! GELİŞTİRİLEBİLİR!

Bir de "Ben sözelciyim." "Yok ben sayısalcıyım." gibi ayırımları çok da fazla önemsememek lazım!

Çünkü bir konuyu öğrenirken bizim zekamız, kendisinin sözelci mi yoksa sayısalcı mı olduğunu pek de bilmez...

Bazı konularda daha çok zorlanır, bazı konularda daha az.

Siz bu zorluklara değil, öğrenilecek konunun kendisine odaklanmaya çalışın.

Merak etmeyin kapasiteniz ona da yeter.

Mesela ben sözel bir bölümden mezun oldum. Ama matematiğe de ilgim var.

Fiziğe de. Hatta sözel konularda aldığım

eğitimin sayısal konuları anlamak konusunda bana yardımcı olduğunu da söyleyebilirim.

Bunun tersi de mümkün...

Öğrenciyken özellikle matematik derslerinden sonra sınıftan çıkınca arkadaşlarla aramızda

"Ya bu konular bizim ne işimize yarayacak. Biz sözelciyiz" gibi şeyler söylerdik.

Ama çok sonraları en sözel konuyu bile çalışırken anladım ki pi (π)' yi de bilmek, "p ise q" yu da bilmek çok işe yarıyor.

Şimdi bir zaman makinesi icat edilseydi ve kendimi lise yıllarına

geri döndürebilseydim, "Ya bu ders bizim ne işimize yarayacak" geyiğini yaparken kendi karşıma çıkar ve

ona "pi sayısı" hakkında yaptığım şu videoyu izletirdim.

( 3.14159265358979323846264338327950288419716939937510582097494459230781640628620899862803482534211706 )

O zaman ki ben de muhtemelen "Ya o kadar okudun, eğitim aldın. Ola ola youtuber mi oldun ileride?"

diye sorardı. Şimdiki ben de o eski kendime şu cevabı yapıştırırdım.

"Yeni bir şeyler öğrenmek için, insanlara öğrendiklerimi öğretmekten daha iyi hangi yöntemi önerirdin?"

O zamanki ben de bu cevabım karşısında muhtemelen "KAL" falan olurdum!

Çünkü o zamanki ben sözelci oldugu için, Fizikçi Richard Feynman ile henüz tanışmamıştı. 20.yy da öğrencilik yaptım ben.

"Bir şeyi basit bir şekilde açıklayamıyorsan onu yeterince iyi anlamamışsın demektir." gibi bir sözü duymamıştı.

Feynman nobel ödüllü bir fizikçi. Feynman diyagramlarını yapmış.

Kuantum, Nano Teknoloji, Parçacık Fiziği gibi konularda çalışmış.

Hatta 1986' da uzay mekiği Challanger in neden infilak ettiğini bile açıklamış.

Ne alaka? diye düşünmeyin çünkü onun yaşam felsefesi hayatı anlamaya ve anlatmaya çalışmak.

Sadece bir bilim insanı olarak değil sıradan bir insanın da bu şekilde yaşaması gerek.

Zaten ne alaka diye düşünmeye başlayacak olursak kendisinin aynı zamanda şiirle,

resimle, müzikle ilgilendiğini duyunca iyice

"kal" olmaya başlarız. En büyük hobilerinden biri

"Bongo" çalmak.

Bütün bu özelliklerinin ve o rengarenk kişiliğinin ötesinde ben onun en çok öğretici olan tarafını sevdim.

Bu yönünü henüz bir öğrenciyken geliştirmeye başlamış.

Pɾinceton üniversitesinin sınavlarına hazırlanırken boş bir defter almış. ilk sayfasını açmış ve şunları yazmış: Bilmediğim şeyler defteri

İşte o yıllardan beri geliştirmeye başladığı öğrenme tekniği 4 adımdan oluşuyor.

1.- Öğrenmek istediğin konuyu seç ve onu çalışmaya başla.

Öğrendiklerini bir kenara, daha da iyisi bir deftere yaz.

2.- Çalıştığın konuyu sanki derste başkalarına anlatacakmış gibi açıklamaya çalış.

Mümkün olduğu kadar basit ifadelerle

3.- Açıklamaya çalışırken sahip olduğun bilgide birtakım eksiklikler olduğunu fark edeceksin.

İşte bu boşlukları kapatmak için yine kaynaklara, kitaplara geri dön.

Konuyu eksiksiz anlatabilene kadar bu döngüyü tekrarla.

4) Basite indirge ve anolojiler kullan

Yani konuyu benzerlikler bularak açıklamaya çalış.

Dört adımlı bu öğrenme stratejisini öğrencilik yıllarımda ben kullanamadım maalesef.

Bilmiyordum. Sözelciydim ben.

Ama sonrasında profesyonel yaşamımda hiç farketmeden kullanmaya başladığımı farkettim.

Hatta şöyle bir soru aklıma geldi.

Madem Feynman bu şekilde işleri basite indirgemeyi öneriyor acaba onun bu dört adımlı stratejisini daha da basite indirgeyemez miyiz?

Cevabı yıllarca üzerinde düşündükten sonra üç kelimeye indirgeyebileceğimi fark ettim.

ÖĞRENMEK İÇİN ÖĞRET

Bu üç basit kelime her şeyi özetliyor bence.

Bir şeyi öğrenmek istiyorsan onu öğretmeye çalışmalısın.

Bunu bir öğretmen edasıyla ya da konunun uzmanı iddiasıyla yapmana gerek yok

"Hayat boyu öğreniciyim" de kendine

ve "Ben bugün bunları öğrendim. Gel sana da anlatayım" de arkadaşına

Bunu yapmaya çalıştığın zaman ne olacak biliyor musun?

En başta saydığım o beş uyarı vardı ya

işte onların hepsini dikkate almaya başlayacaksın.

Otomatik olarak

Feynman'ın dört adımlı stratejisini adını bile bilmeden kullanmaya başlayacaksın.

Ve en sonunda da öğrenmek istediğin o konuyu kendi hayat hikayenin bir parçası haline getirmiş olacaksın.

Hayatımızın bir dönemi öğrenci olarak geçti.

ya da geçecek

Ama hayatımızın her döneminde öğrenici olmamız gerek.

Mezun olduktan sonra bir kısmımız öğretmen oldu.

ya da olacak.

Ama yeni bir şeyler öğrenmek için hepimizin öğretici olması gerek.

Yılın bir gününü öğretmenler günü olarak kutluyoruz. Ama aslında her gününü öğretmenler ve öğrenciler günü olarak geçirmemiz lazım.

Çünkü bir şeyi daha iyi öğrenebilmek için

Öğretmek gerek!

Bir de

darbuka çalmak


Daha etkili öğrenmek için ne yapmak gerek? Feynman Tekniği ve Ötesi

Öğrenmek, bu hayatta kazanabileceğimiz belki de en iyi alışkanlık. O yüzden şu anda bir öğrenciyseniz ne mutlu size! التعلم هو من أفضل العادات التي يمكن اكتسابها في هذه الحياة, لذلك إذا ما زلت على مقاعد الدراسة فأنت محظوظ جداً Learning is perhaps the best habit we can acquire in this life. So if you are a student now, good luck! Pour en savoir plus dans cette vie, peut-être les meilleures habitudes que nous pouvons gagner si heureux Si vous êtes actuellement étudiant

Tek işiniz öğrenici olmak. فعملك الوحيد هو كونك متعلّماً Your only job is to be a learner. Votre seul travail consiste à être un apprenant

İlerde başka şeyler yapmaya başlayınca bu özelliğinizi عند انخراطك في المستقبل بأمور أخرى لا تفقد هذه الميزة When you started to do new things... Comme vous commencez à faire d'autres choses à l'avenir,

bu huyunuzu kaybetmemeye çalışın! ولا تتخلى عن هذه العادة Try not to lose this habit of yours! esseyer de ne pas perdre cette habitude

Peki iyi bir öğrenici olmanın sırrını söyleyeyim mi size? هل أخبركم الآن عن سر مهم من أسرار التعلم؟ Do you want me to tell you the secret of being a good learner? Me dites-vous le secret d'être un bon apprenant?

Öğretmen olmak! أن تكون معلّماً Being a teacher! Être un enseignant

Öğretmen olmak derken sadece bir meslek olarak öğretmenlikten bahsetmiyorum. لم أقصد بكونك معلماً أن تمتهن التعليم When I say "being a teacher" I don't mean the job. Quand je dis être un enseignant, je ne parle pas d'enseigner comme une profession.

Herhangi bir konuyu öğrenmeye çalışırken izlenebilecek bir yöntemden söz ediyorum. لكنني أقصد بأن تقوم بتتبع طريقة معينة عند التعلم I am talking about a method that can be followed when trying to learn any subject. Je parle d'une méthode qui peut être suivie en essayant d'apprendre n'importe quel sujet.

Diyelim ki bir öğrencisiniz ve bir sınava hazırlanıyorsunuz. فلنقل بأنك طالب وتستعد للإمتحانات Let's say you are a student and you are getting ready for an exam, Disons que vous préparez un étudiant et un test

Veya bir çalışansınız. أو موظف Or you are an employee. Ou vous êtes un employé

Bir girişimcisiniz ve bir sunuma hazırlık yapıyorsunuz. أو ريادي وتجهز نفسك لتقديم عرض معين you are an entrepreneur and you preparing a presentation Vous êtes un entrepreneur et vous préparez une présentation

Öğrenilecek o konuya nasıl hazırlanmak lazım? كيف تستعد لتجهز ذلك الموضوع؟ How to get ready for the subject that we're planning to learn, ... Comment préparer le sujet à apprendre

Nasıl ders çalışmak lazım? Soru bu. "كيف يجب أن تدرس؟" هذا هو السؤال how to study? Cette question est comment vous devez étudier

Bu soruya benim cevabım sadece üç kelimeden ibaret. جوابي على هذه السؤال عبارة عن ثلاث كلمات فقط My answer to this question is only 3 words. Ma réponse à cette question est seulement trois mots

Ünlü fizikçi Richard Feynman dört adımlı bir strateji öneriyor. الفيزيائي ريتشارد فاينمان يقترح إستراتيجية تتكون من أربع كلمات Famous physicist Richard Feynmann suggests a method with four steps Le célèbre physicien Richard Feynman propose une stratégie en quatre étapes

Ama bütün bunları açıklamadan önce لكن قبل أن نستفيض بالشرح However, before we explain all of these, we should listen carefully to Mais avant que nous expliquions tout cela

nasıl çalışmamak gerektiği konusunda فيما يتعلق بموضوع " كيف لا يجب أن ندرس؟ " the learning expert; professor Candace Thille of Stanford Universtiy's. comment ça ne devrait pas marcher

Stanford Üniversitesi' nde bir öğrenme uzmanı olarak çalışan Profesör Candace Thille' in şu beş uyarısına kulak verelim. فلنصغِ إلى القواعد الخمس لأخصائية التعلم في جامعة ستانفورد Let's heed these five warnings from Professor Candace Thille, a learning specialist at Stanford University. Écoutons les cinq remarques suivantes d'un professeur travaillant comme spécialiste de l'apprentissage à l'Université de Stanford.

1.- Altını çizme! Not al! أولاً: لا تضع الخطوط لكن أكتب الملاحظات 1.- Underline! Take note! Prenez une note, soulignez pas

Diyor ki: اترك التخطيط أسفل وأعلى الأسطر underlining the sentences because it's nothing but wasting time elle dit que

Satırların öyle satırların öyle altını üstünü filan çizmeyi bırakın! Stop underlining lines like that!

Tümü ile bir zaman kaybı bu! هذه عبارة عن تضييع للوقت This is a total waste of time! C'est une perte de temps avec tous

Sırf altını çizdiğiniz için o konuyu daha iyi öğrenmiş olmayacaksınız ki! لن تتعلم أي موضوع بمجرد وضع الخطوط تحته You won't learn better if you just underline Vous ne l'aurez pas appris parce que vous ne dessinez que de l'or

Ee peki ne yapalım? إذاً ماذا نفعل؟ While reading a book or studying a subject, if you come across an idea worth of underlining Que devrions-nous faire?

Kitap okurken ya da bir konuyu çalışırken أثناء قراءة الكتب أو دراسة موضوع معين While reading a book or studying a subject En lisant un livre ou en travaillant sur un livre

altını çizmeye değer bulduğunuz bir sözle karşılaşırsanız إذا صادفتك عبارة تستحق أن تضع خطاً أسفلها If you come across a word that you find worth emphasizing, Si vous trouvez un mot que vous trouvez digne d'or

bir fikir ile karşılaşırsanız أو صادفتك فكرة معينة if you come across an idea Si vous avez une idée

o fikri kendi sözlerinizi, kendi düşüncelerinizi kullanarak tekrar ifade etmeye çalışın. حاول أن تعيد صياغة تلك الفكرة وتلك العبارة بأسلوبك أنت Paraphrase it (Expressing on your own words) Essayez d'exprimer cette idée dans vos propres mots en utilisant vos propres pensées

Yani notlar çıkartın! يعني قم بكتابة الملاحظات I mean, take notes. Alors prenez des notes

Benim bu videolarda yapmaya çalıştığım gibi. كما أحاول أن أفعل في هذه الڤيديوهات it's like what I'm doing while preparing my videos, Comme j'ai essayé de le faire sur ces vidéos

O konuyu kendi hikayenizin bir parçası haline getirin. حاول أن تعيد صياغة الموضوع وكأنه جزء من قصتك الخاصة Make that story a part of your life Faites de Konny une partie de votre propre histoire

2.- Zor Olduğunu Bil! ثانياً : اعلم أنه سيكون صعباً 2) Accept that it's going to be difficult Deux, tu sais c'est dur!

Öğrencilerde genellikle şöyle bir yanlış kanı var. تتملك الطلاب قناعة خاطئة مفادها : A wrong opinion students generally have is that Les étudiants ont généralement une idée fausse

"Eğer bir konuyu çalışırken zorlanıyorsam, demek ki o konuyu öğrenemiyorum!" " إذا استصعبت هذا الموضوع أثناء دراستي... If they're having difficulty with understanding a subject, Si j'ai un problème en travaillant

Tabii böyle düşününce hemen öyle bir zor konuyla karşılaştığında o konuları atlayıp ya da erteleyip لذلك وبسبب هذه القناعة عندما تواجههم مواضيع صعبة يغضون الطّرف عنها أو يقومون بتأجيلها well, in this case, they skip this subject EUR pensent immédiatement soumis à ces questions de sorte que lorsqu'ils sont confrontés à un problème difficile à ignorer ou de reporter

çalışılması kolay hemen anlaşılabilen hemen öğrenilebilen konulara geçmeye çalışıyorlar. ويحاولون الإنتقال سريعاً إلى مواضيع سهلة الفهم والدراسة they try to move on to topics that are easy to study and can be learned immediately. Ils essaient d'être facile à comprendre, facile à comprendre, à apprendre immédiatement

Yani bir anlamda potansiyellerini ziyan ediyorlar! أي وبمعنى آخر يقومون بإضاعة قدراتهم So, on the other hand, they are wasting their potential Dans un sens, ils perdent leur potentiel

Oysa, önce ZOR OLANDAN başlamak lazım. لكن البداية يجب أن تكون بالمواضيع الصعبة However, at first, it needs to be started with difficult one Mais d'abord nous devons commencer dur

Ve başlarken o konunun zor olduğunu bilerek ve kabullenerek وعلى علم تام بصعوبة الموضوع and by knowing and accepting that subject's difficulties, while starting, Et sachant qu'il est difficile de commencer

Çünkü, "öğrenmek" dediğimiz şey aslında o zorluklarla mücadele sırasında gerçekleşiyor. لأن التعلم يتحقق أثناء كفاحنا مع هذه الصعوبات Because, learning happens at the time of struggling with the difficulties. Parce que ce que nous apprenons à apprendre se passe réellement pendant la lutte avec ces difficultés

3.- Sıkıştırma! SON ANA BIRAKMAAA! ثالثاً 3.- Compression! LAST MOMENT RELEASEAA! TROIS

Biliyorum! İşe yarıyor bu teknik. أعلم I know, this method works Je sais

Son geceye kadar erteleyip son gece şöyle bir güzel yumulup derslerin üzerine التأجيل لليلة الإمتحان ومن ثم دراسة المادة Postponing it until the last night and having a nice sleep on the last night, I started the lessons. Vous remettez jusqu'à la dernière nuit et la dernière nuit est une belle

çalıştıktan sonra ertesi gün de hemen sınava girip çok güzel notlar almak mümkün! وتقديم الإمتحان في الصباح التالي it is possible to get good points on the next day Le lendemain après votre travail,

Bunu benim de yaptığım oldu öğrencilik hayatımda. أنا أيضاً فعلت الشيء ذاته عندما كنت على مقاعد الدراسة I had done it as well. Dans ma vie que j'ai fait ça dans ma vie

Ama son anda öğrendiğim o konuları artık hatırlamıyorum. لكنني لا أذكر هذه المواضيع التي درستها في آخر لحظة But I don't remember the things I learned at the last moment anymore. Mais je ne me souviens pas de ces choses que j'ai apprises récemment

Hayatıma pek de fazla birşey katmadı. ولم تُضف لحياتي شيئاً يُذكر It didn't add much to my life. La vie n'a pas beaucoup ajouté

Çünkü o bilgiler sadece ezberlendi. لأن تلك المعلومات فقط حُفظت those just memorized. just like RAM, they sent to temporary memory Parce que cette information est seulement mémorisée

Bilgisayarlardaki RAM gibi. كذاكرة التخزين المؤقتة ( الرام ) في جهاز الحاسوب It's like RAM in computers. Comme le bélier sur l'ordinateur

Geçici bir hafızaya kaydedildi ve kullanıldıktan hemen sonra çöpe atıldı. في الذاكرة المؤقتة وبعد أن تم استعمالها أُلقيت في سلة المهملات It was saved in a temporary memory and disposed of immediately after use. Il a été enregistré dans une mémoire temporaire et a été jeté immédiatement après l'utilisation

Bunun yerine aralıklarla, fasılalarla çalışmak çok daha doğru bir strateji! ولكن بدلاً من ذلك Instead, working with intervals is a much better strategy! Au lieu de cela

Evet, o araları verdiğimiz zaman belki de önceden öğrendiğimiz birtakım bilgileri yine unutacağız ربما سننسى بعض المعلومات بعد انقطاع قصير عنها i know we may forget what we learnt before and we need to review it. Oui, quand nous les donnons, peut-être que nous oublierons certaines des informations que nous avons déjà apprises

ve onları tekrar çalışmak zorunda kalacağız. لدراستها مرة أخرى and we will have to study them again. et eux

Ama işte bu tekrarlar sayesinde bir daha silinmemek üzere kalıcı belleğimize kaydedilmiş olacak. لكن وبسبب هذه التكرارات But thanks to these repetitions, it will be recorded in our permanent memory, never to be deleted again. Mais grâce à ces répétitions

Yani hayatımızın, hikayemizin bir parçası haline gelecek. يعني ستكون جزءا منا So it will become a part of our life, our story. Ainsi, notre vie deviendra une partie de notre histoire

4.- Geri Bildirimlere AÇIK OL! رابعاً : كن مستعداً للتغذية الراجعة 4.- BE OPEN TO FEEDBACKS!

Özellikle de hoşuna gitmeyecek olan geri bildirimlere! وبالأخص التغذية الراجعة التي لن تسرك Especially, the ones you don't want to hear. Surtout les retours qui ne seront pas agréables

Güçlü olduğun tarafları zaten biliyorsun. Öğrenebilmek ve dolayısıyla gelişebilmek için zayıf olduğun tarafları da bilmen lazım, أنت تعلم مواطن القوة في نفسك you already know what you are good at it. Vous savez déjà où vous êtes fort

DOST ACI SÖYLER! Acı söylemelidir de zaten! İleride acı çekmemek için dostunun sesine kulak ver... Friends say the truths that hurts

5.- Israrcı Ol! خامساً 5) be insistent

"Benim kapasitem ancak bu kadar!" DEME! لا تستسلم وتقول هذه قدراتي "That's all I'm capable of!" DO NOT SAY! ma capacité est seulement tellement de dire

Kimsenin zekası sabit değil! GELİŞTİRİLEBİLİR! الذكاء ليس ثابتاً Nobody's intelligence is fixed! IT CAN BE IMPROVED! l'esprit de personne n'est fixé

Bir de "Ben sözelciyim." "Yok ben sayısalcıyım." gibi ayırımları çok da fazla önemsememek lazım! Also, "I'm a spokesperson." "No, I'm a numericist." We should not care too much about such distinctions!

Çünkü bir konuyu öğrenirken bizim zekamız, kendisinin sözelci mi yoksa sayısalcı mı olduğunu pek de bilmez... لأننا أثناء تعلمنا لأي موضوع دماغنا لا يصنف Because while learning a subject, our intelligence does not know whether it is a verbalist or a numericalist. parce que tout en apprenant une conception notre intelligence

Bazı konularda daha çok zorlanır, bazı konularda daha az. فقط يبذل جهداً أكثر أو أقل بناءاً على الموضوع It slogs more in some topics but less in some. plus difficile sur certaines questions moins sur moins de questions

Siz bu zorluklara değil, öğrenilecek konunun kendisine odaklanmaya çalışın. فأنتم لا تركزوا على هذه الصعوبات بل ركزوا على الموضوع.. Try to focus on the subject to be learned, not on these difficulties. vous apprendrez pas ces difficultés

Merak etmeyin kapasiteniz ona da yeter. Do not worry, your capacity is enough for it.

Mesela ben sözel bir bölümden mezun oldum. Ama matematiğe de ilgim var. For example, I graduated from verbal department

Fiziğe de. Hatta sözel konularda aldığım Physics too. Even in verbal

eğitimin sayısal konuları anlamak konusunda bana yardımcı olduğunu da söyleyebilirim. مكنتني في فهم المواضيع العلمية Even i can say, the verbal topics helped me to understand numerical topics. l'éducation consiste à comprendre les questions quantitatives

Bunun tersi de mümkün... The opposite is also possible...

Öğrenciyken özellikle matematik derslerinden sonra sınıftan çıkınca arkadaşlarla aramızda بعد الإنتهاء من حصة الرياضيات في سنوات الدراسة كنا نتساءل مع الزملاء When i was a student, especially after math lessons... surtout après les cours de mathématiques

"Ya bu konular bizim ne işimize yarayacak. Biz sözelciyiz" gibi şeyler söylerdik. We used to ask ourselves what are these for.

Ama çok sonraları en sözel konuyu bile çalışırken anladım ki pi (π)' yi de bilmek, "p ise q" yu da bilmek çok işe yarıyor. After a long time. I understand

Şimdi bir zaman makinesi icat edilseydi ve kendimi lise yıllarına لو أن هنالك آلة التنقل عبر الزمن وبإمكاني العودة إلى الصفوف Now, if a time machine could be invented, If I could back to high school maintenant une machine à remonter le temps a été inventée et il était

geri döndürebilseydim, "Ya bu ders bizim ne işimize yarayacak" geyiğini yaparken kendi karşıma çıkar ve الثانوية وأثناء ثرثرتي عن فوائد المواد العلمية If I could return it, I would come across myself while I was doing the "What good will this lesson be for us" deer and J'aurais pu le retourner, mais cette leçon est ce que nous faisons,

ona "pi sayısı" hakkında yaptığım şu videoyu izletirdim. وأري نفسي هذا الفيديو عن رقم باي (π) ( يوجد فيديو لصاحب القناة عن رقم باي ) غالباً سيكون الرد من Barış الطالب I would show my video about PI number. Voilà quand je suis probablement aussi lu que vous êtes

( 3.14159265358979323846264338327950288419716939937510582097494459230781640628620899862803482534211706 ) ( 3.1415926535897932384626433832795028841971693937510582097494459230781640628620899862803482534211706 )

O zaman ki ben de muhtemelen "Ya o kadar okudun, eğitim aldın. Ola ola youtuber mi oldun ileride?" At that time, I was probably like, "What if you read that much, you got education. Did you become a youtuber in the future?"

diye sorardı. Şimdiki ben de o eski kendime şu cevabı yapıştırırdım. وسيكون الرد مني الآن على Barış الطاب he asked. The current me too would paste this answer to my old self il m'a demandé maintenant ce vieil auto

"Yeni bir şeyler öğrenmek için, insanlara öğrendiklerimi öğretmekten daha iyi hangi yöntemi önerirdin?" "What better method would you suggest for learning something new than teaching people what I've learned?"

O zamanki ben de bu cevabım karşısında muhtemelen "KAL" falan olurdum! I guess, Me at that time would shock then.

Çünkü o zamanki ben sözelci oldugu için, Fizikçi Richard Feynman ile henüz tanışmamıştı. 20.yy da öğrencilik yaptım ben. Because I was a spokesperson at the time, she had not yet met Physicist Richard Feynman. I was a student in the 20th century.

"Bir şeyi basit bir şekilde açıklayamıyorsan onu yeterince iyi anlamamışsın demektir." gibi bir sözü duymamıştı. If you can not explain something simply that means you did not understand exactly.

Feynman nobel ödüllü bir fizikçi. Feynman diyagramlarını yapmış. Feynman is a Nobel Prize-winning physicist. Feynman made the diagrams.

Kuantum, Nano Teknoloji, Parçacık Fiziği gibi konularda çalışmış. ومواضيع أخرى مثل: الكوانتوم, تكنولوجيا النانو وفيزياء الجزيئات والذرات He worked on subjects such as Quantum, Nano Technology, Particle Physics. quantique, nanotechnologie, physique des particules

Hatta 1986' da uzay mekiği Challanger in neden infilak ettiğini bile açıklamış. حتى أنه قام بتوضيح سبب تحطم مكوك (تشالنجر) الفضائي عام 1986 Even, He explained why The Challenger Disaster was exploded in 1986. même en 1986 expliquant pourquoi la navette spatiale Challanger explose

Ne alaka? diye düşünmeyin çünkü onun yaşam felsefesi hayatı anlamaya ve anlatmaya çalışmak. لا تقولوا ما العلاقة لأن فلسفته في الحياة عبارة عن Do not say, what's the connection?

Sadece bir bilim insanı olarak değil sıradan bir insanın da bu şekilde yaşaması gerek. Not only as a scientist, but also as an ordinary person should live this way.

Zaten ne alaka diye düşünmeye başlayacak olursak kendisinin aynı zamanda şiirle, If we think what is the connection? He was intrested in poets, drawing and music.

resimle, müzikle ilgilendiğini duyunca iyice والرسم والموسيقى سنندهش When I heard that you were interested in painting and music, quand il a entendu qu'il était intéressé par la peinture, la musique

"kal" olmaya başlarız. En büyük hobilerinden biri كثيراً. أكثر هواية محببة لديه هي We begin to "stay". one of his biggest hobbies l'un des plus grands passe-temps que vous serez jamais

"Bongo" çalmak. عزف البانغو Playing "Bongo". Pour jouer au bongo

Bütün bu özelliklerinin ve o rengarenk kişiliğinin ötesinde ben onun en çok öğretici olan tarafını sevdim. أكثر جانب أحببته في هذه الشخصية المميزة Beyond all these features and his colorful personality, I liked the most instructive side of him. tout cela et la personnalité colorée

Bu yönünü henüz bir öğrenciyken geliştirmeye başlamış. He started improve it when he was a student.

Pɾinceton üniversitesinin sınavlarına hazırlanırken boş bir defter almış. ilk sayfasını açmış ve şunları yazmış: Bilmediğim şeyler defteri When he was getting ready for exam which is for Princeton University, He wrote that...

İşte o yıllardan beri geliştirmeye başladığı öğrenme tekniği 4 adımdan oluşuyor. تقنية التعلم التي بدأ بتطويرها في تلك الفترة The method he started improve from that time includes 4 steps. C'est là que ça a commencé à se développer depuis

1.- Öğrenmek istediğin konuyu seç ve onu çalışmaya başla. 1\. اختر الموضوع الذي تريد تعلمه وابدأ بالعمل عليه 1) Choose the topic which you are willing to learn 1) Choisissez ce que vous voulez apprendre et commencez à travailler dessus

Öğrendiklerini bir kenara, daha da iyisi bir deftere yaz. أكتب الأمور التي تعلمتها على دفتر معين Write down what you learned, even better, in a notebook. Écrivez ce qu'ils ont appris dans un coin, encore mieux dans un livre

2.- Çalıştığın konuyu sanki derste başkalarına anlatacakmış gibi açıklamaya çalış. 2\. وضّح واشرح الموضوع الذي اخترته وكأنك ستشرحه لزملاءك في الصف 2) Try to explain the topic just like you are going to explain to other people. 2) Essayez d'expliquer comme si le travail sur lequel vous travailliez allait dire à Derder aux autres

Mümkün olduğu kadar basit ifadelerle بعبارات مبسّطة قدر الإمكان in as simple terms as possible Aussi simple que possible

3.- Açıklamaya çalışırken sahip olduğun bilgide birtakım eksiklikler olduğunu fark edeceksin. 3\. أثناء شرحك وتوضيحك لفكرة ما 3.- While trying to explain, you will realize that there are some deficiencies in the knowledge you have. 3) Les informations que vous avez essayé d'expliquer

İşte bu boşlukları kapatmak için yine kaynaklara, kitaplara geri dön. ولملء هذه الثغور Here again, go back to the sources, to the books, to close these gaps. Voici comment combler ces lacunes

Konuyu eksiksiz anlatabilene kadar bu döngüyü tekrarla. حتى تتمكن من شرح الموضوع دون أي نقصان Repeat it till the complete explanation. Konuyu comme récit complet

4) Basite indirge ve anolojiler kullan 4) Make it basic and use analogy.

Yani konuyu benzerlikler bularak açıklamaya çalış. أي اشرح الموضوع بإيجاد روابط مشتركة والربط بينها So try to explain with similarities. Alors essayez d'expliquer en trouvant des similitudes

Dört adımlı bu öğrenme stratejisini öğrencilik yıllarımda ben kullanamadım maalesef. لم أكتشف هذه الإستراتيجية التي تتألف من أربعة خطوات unfortunately, I could not use this 4-step method when i was a student. Cette stratégie d'apprentissage en quatre étapes

Bilmiyordum. Sözelciydim ben. لم أكن أعرفها I did not know. I was the spokesperson. Je ne savais pas

Ama sonrasında profesyonel yaşamımda hiç farketmeden kullanmaya başladığımı farkettim. لكنني بعد ذلك في حياتي المهنية but in professinonal i realized i use it without knowing. mais dans ma vie professionnelle après

Hatta şöyle bir soru aklıma geldi. them i found this question.

Madem Feynman bu şekilde işleri basite indirgemeyi öneriyor acaba onun bu dört adımlı stratejisini daha da basite indirgeyemez miyiz? Since Feynman proposes to simplify things in this way, I wonder if we can simplify his four-step strategy even more?

Cevabı yıllarca üzerinde düşündükten sonra üç kelimeye indirgeyebileceğimi fark ettim. بعد العمل عليها لسنوات حصلت على الإجابة After thinking for years, i realized we can do it just with 3 words. Après des années de réflexion sur la réponse

ÖĞRENMEK İÇİN ÖĞRET لكي تتعلم علّم Teach to Learn... Enseigner pour apprendre

Bu üç basit kelime her şeyi özetliyor bence. هذه الكلمات الثلاث تلخص كل شيء I think these three simple words sum it all up. Je pense que ces trois mots simples résument tout

Bir şeyi öğrenmek istiyorsan onu öğretmeye çalışmalısın. لكي تتعلم أي شيء عليك بتعليمه للآخرين If you want to learn something, you have to try to teach it. Si tu veux apprendre quelque chose, tu devrais essayer de l'enseigner

Bunu bir öğretmen edasıyla ya da konunun uzmanı iddiasıyla yapmana gerek yok لا يجب عليك أن تقوم بهذا الأمر وكأنك مدرس أو متخصص في المجال الذي تشرحه You do not have to do it like experts Il n'est pas nécessaire de le faire en tant que professeur ou en tant qu'expert sur le sujet

"Hayat boyu öğreniciyim" de kendine قل لنفسك " سأكون متعلماً طوال حياتي " Call yourself, I am a life-long learner. "Je suis un apprenant à vie"

ve "Ben bugün bunları öğrendim. Gel sana da anlatayım" de arkadaşına و " تعلمت هذه الأمور اليوم " and "I learned these things today. Let me tell you too" to your friend. et "je les ai appris aujourd'hui"

Bunu yapmaya çalıştığın zaman ne olacak biliyor musun? هل تعلم ماذا سيحدث عندما ستحاول فعل هذا الشيء؟ Do you know what will happen when you try to do this? Savez-vous ce qui va se passer quand vous essayez de faire cela?

En başta saydığım o beş uyarı vardı ya هل تذكر التنبيهات الخمس التي ذكرتها في بداية الفيديو You will start considering these 5 steps Il y avait ces cinq avertissements que j'avais au début

işte onların hepsini dikkate almaya başlayacaksın. ستقوم بالإنتباه لها ومراعاتها Here you will begin to consider them all. vous commencerez à considérer le leur

Otomatik olarak بشكل تلقائي ...automatically Automatiquement

Feynman'ın dört adımlı stratejisini adını bile bilmeden kullanmaya başlayacaksın. ستقوم بطبيق استراتيجية فاينمان You'll start using Feynman's four-step strategy without even knowing its name. La stratégie en quatre étapes de Feynman

Ve en sonunda da öğrenmek istediğin o konuyu kendi hayat hikayenin bir parçası haline getirmiş olacaksın. وفي نهاية الأمر سيكون الموضوع الذي تريد تعلمه The thing you learn will become your part of life story. Et enfin, c'est ce que vous voulez apprendre

Hayatımızın bir dönemi öğrenci olarak geçti. مرت فترة من حياتنا ونحن طلاب A period of our life will be passed as a student Une période de notre vie passée en tant qu'étudiant

ya da geçecek أو ستمر or it will pass ou passera

Ama hayatımızın her döneminde öğrenici olmamız gerek. لكن علينا أن نكون متعلمين في جميع مراحل حياتنا ..but we should always be a learner. mais nous devons apprendre à chaque étape de notre vie

Mezun olduktan sonra bir kısmımız öğretmen oldu. أصبح البعض منا بعد التخرج مدرسين After graduation, some of us became teachers. Certains d'entre nous sont devenus des enseignants après avoir obtenu leur diplôme

ya da olacak. أو سيصبحون كذلك or will be. ou sera

Ama yeni bir şeyler öğrenmek için hepimizin öğretici olması gerek. لكن لتعلم أمور جديدة To learn new things, We all should be a teacher. mais pour apprendre quelque chose de nouveau

Yılın bir gününü öğretmenler günü olarak kutluyoruz. Ama aslında her gününü öğretmenler ve öğrenciler günü olarak geçirmemiz lazım. نحتفل في يوم من أيام السنة بيوم المعلم We celebrate one day of the year as teacher's day. But actually, we have to spend every day as teachers and students day. Nous célébrons un jour de l'année comme journée des enseignants, mais

Çünkü bir şeyi daha iyi öğrenebilmek için لأننا لتعلم شيء جديد Because in order to learn something better Parce que pour apprendre quelque chose de mieux

Öğretmek gerek! علينا أن نعلمه Gotta teach! Besoin d'enseigner

Bir de وأيضاً and also.. to play tomtom. Et aussi

darbuka çalmak تعلم الطبلة playing the drum voler