×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.


image

Barış Özcan 2020, Stonehenge taşlarının kaynağı bulundu

Stonehenge taşlarının kaynağı bulundu

Bazı konuları ele alıp sizlere aktarmak için uygun bir zamanı bekliyorum. Stonehenge bu tür konulardan biri. Hani şu İngiltere'nin güneyindeki bir düzlükte 5000 yıldan beri ayakta duran taşlar var ya… Neden uygun bir zamandayız böyle bir konuyu ele almak için? Çünkü nihayet sırrı çözüldü! Yine! Yani kısmen! Oradaki taşlardan bazılarının kaynağı bulundu. Geçen hafta böyle bir haber ortaya çıkınca artık her yıl atıldığı için gelenekselleşen “Stonehenge'in sırrı çözüldü” başlıkları ortaya çıktı. Büyük bir umutla o başlıkların ardındaki gerçeği eşeledim ve hem yeni bulguları hem de geçmişte yapılan çalışmaları derleyerek bu ilginç yapıyla ilgili en güncel bilgileri sizinle paylaşmak istedim.

Ne de olsa burası sadece İngiltere'nin değil dünyanın en gizemli antik anıtlarından biri. Tonlarca ağırlıkta 85 kadar büyük taştan yapılmış. Dümdüz bir ovanın ortasında. Neden? Bilinmiyor. Nasıl yapıldı? Bilinmiyor. Kimin yaptığı bilinmiyor. Piramitlerden bile eski Stonehenge bize yazılı kayıt bırakmayan, belki de yazmayı bile bilmeyen çok eski bir kültür tarafından inşa edildi. Bırakın yazmayı o zamanlar tekerlek bile icat edilmemişti. Peki yazmayı bilmeyen bu insanlar, tekerlek kullanmadan bazıları 40 tona yakın ağırlıktaki bu taşları nasıl oraya getirdiler?

Geçen hafta bilim insanları en azından bu sorunun bir kısmını yanıtlayabildiler. Nasıl değil, nereden sorusunu. Anıttaki en büyük taşların oraya nereden getirildiğini buldular. At nalı şeklinde dizilmiş olan bu sarsen taşları 25 km kadar kuzeyden oraya taşınmış. Taşların kimyasal yapısını analiz ederek bu bilgiye ulaşmışlar. Onun da ilginç bir hikayesi var çünkü bilimsel amaçla bile olsa bunların içinden örnek alıp inceleme yapamıyorsunuz. Fakat 1958'de burada gördüğünüz gibi bir restorasyon çalışması yapılmış. Çünkü ta 1797'de üç kayadan oluşan trilithon adlı bu yapılardan 57 ve 58 numaralı taşların üstündeki 56 numaralı taş düşmüş. İşte 60 yıl kadar önce o kayayı vinçle yerine yerleştirmişler. Bu işlem sırasında kayadan küçük bir parçayı da kesmek zorunda kalmışlar. Ama kesilen parça ortadan kaybolmuş. 2 yıl kadar önce o fotoğraftaki kişilerden artık 89 yaşına gelmiş olan biri parçanın kendisinde olduğunu hatırlayıp iade etmiş. Araştırmacılar da bunu inceleyip karşılaştırarak nereden taşındığını bulmuşlar. Tekerleğin bile olmadığı bir dönemde 25 tonluk taşları 25 km öteden taşımak gerçekten zor bir işti. Ama unutmayın Stonehenge'de sadece sarsen taşları yok. Bir de mavi taşlar var. Diğerlerine göre nispeten daha küçük olsa da 4 ton ağırlığındaki bu taşların 230 km uzaktan getirildiği düşünülüyor. Niye anıtın yakınlarından değil de bu kadar uzaktan getirilmiş acaba?

Bu mavi taşlar sıradışı akustik özelliklere sahip. Antik kültürlerde ses çıkaran taşların mistik bir iyileştirici gücü olduğuna inanılırmış. O yüzden bazıları buranın bir tedavi merkezi olduğunu ve bu mavi taşların çok uzaklardan oraya bu yüzden getirildiğini düşünüyor.

Uzaklardan taş taşıma meselesi bu yapıda da piramitlerde de çokca tartışılan bir konu. O zamanki insanların bunu yapmasının çok zor hatta imkansız olduğunu düşünenler konuyu Afrika'da yaşayan devlere, sihirbaz Merlin'e ya da uzaylılara kadar götürüyorlar. Uzaylı demişken bu yapının uzaylılar tarafından değil ama astronomik incelemeler yapmak için dünyalılar tarafından yapıldığını da söyleyebiliriz. Nasıl biz şimdilerde cep telefonu uygulamalarını kullanarak yıldızları takip ediyorsak Neolitik çağın insanları da taşları kullanarak güneşi, ayı ve yıldızları izliyorlardı. Yılın belli zamanlarında, mesela gündönümlerinde güneşin konumu Stonehenge'in taşları arasında özel bir noktaya geliyor. Bunun nasıl olduğunu gerçek zamanlı olarak görebilmenizi sağlamak için şimdilerde Stonehenge'in tam ortasına bir kamera yerleştirmişler. İnternetten dilediğiniz zaman bir web sitesine girerek inceleyebiliyorsunuz. Böylece onu yapan insanların bakış açısından gündüzleri gökyüzünü ve geceleri de uzayı inceleyebiliyorsunuz. Skyscape adlı bu sitenin linkini açıklamalar bölümüne bıraktım.

Stonehenge'in bence en az bu konular kadar ilginç başka bir yönü var. Burası bir seferde yapılmamış. 5 farklı dönemde yapımı 1500 yıl kadar sürmüş.

Bir tarih çizgisi üzerinde karşılaştırmalı olarak görelim isterseniz. İnkalar “Machu Picchu”yu 1450 civarında tamamladılar. Milattan sonra. Paskalya adasındaki Moai heykelleri ondan 200 yıl kadar önce oyuldu. İstanbul'daki Ayasofya M.S. 500'lerde, Atina'daki Partenon M.Ö. 500'lerde yapıldı. Partenon tamamlandığında Mısır'daki piramitler 2000 yıldır ayaktaydı. Hemen hemen aynı dönemde Stonehenge'in yapımının 3. aşaması tamamlanmıştı. İlk aşama M.Ö. 3100 yıllarına adresleniyor. Ancak bölgede yapılan çalışmalarda çok daha eski zamanlarda (M.Ö. 8500-7000) insanların aynı bölgede yapılar inşa etmiş olabileceğini gösteren kanıtlar var. Bu çok eski zamanları bir kenara bıraksak bile yapının inşaatı 1500 yıl sürmüş. Düşünebiliyor musunuz? 1500 yıl boyunca insanlar yaklaşık 100 metre çapındaki bir dairenin içine kilometrelerce uzaktan çok ağır taşları taşıyıp dairesel bir şekilde diziyorlar. Bu bilgiyi yaklaşık 50 nesil boyunca çocuktan toruna aktarıyorlar. Yazısız bir şekilde. Zaten yeterince ilginç olan bu bilgiye başka bir bulguyu daha ekleyeyim şimdi. Bunları yapanlar sadece o bölgede oturanlar değil. Taşların etrafında gömülü pek çok insan var ve bunların DNA'ları üzerinde yapılan araştırmalarda bazılarının çok uzaklardan öldükten sonra buraya getirilip gömüldüğü bulunmuş. Avrupa'nın dört bir yanından insanlar ölü ya da diri buraya geliyormuş. Peki bu cazibe merkezini inşa edenler kim dersiniz? İlk taşları taşıyanlar? İpucu veriyorum. Oranın yerlileri değil. Göçmenler. Geçen yüzyılın ortalarına kadar bunların Avrupa'nın güney doğusundan gelmiş olabileceği düşünülüyordu. Belki bugünkü İtalya'da yaşamış olan Romalıların ataları ya da bugünkü Yunanistan'da yaşamış olan Miken uygarlığı tarafından yapılmışlardı. Ama sorunun doğru cevabı için biraz daha doğuya gitmek gerekiyor. Stonehenge'i yapanların bugünkü Türkiye topraklarında binlerce yıl önce yaşamış insanlar olduğu bulundu. Bu bulgu geçen yıl Mayıs ayında Nature dergisinde yayımlandı. Yapılan DNA çalışmalarına göre bu insanlar Anadolu'dan oraya gitmişler. M.Ö. 6000 ila 4000 yılları arasında özellikle Doğu Akdeniz ve Ege bölgesinden bazı kavimler göç ederek İngiltere'nin güneyine gidip tarım yapmaya başlamışlar ve beraberlerinde taştan anıtlar yapma kültürünü de götürmüşler. Tarih çizgimize geri dönelim mi? Eminim ilk gördüğünüzde bu çizginin en soluna yerleştirmek üzere sizin de aklınıza Stonehenge benzeri başka bir yapı gelmiştir: Tabiki Göbekli Tepe. M.Ö. 9500'lerde yapıldığı sanılıyor. Şu anda dünyanın bilinen en eski dikilitaş yapısı. Bu iki yapı arasında doğrudan bir ilişki kurabilmek için elimizde yeterli kanıt yok. Bir zamanlar bu yapıyı inşa edenlerin torunları binlerce yıl sonra bugünkü İngiltere'ye göç edip orada da Stonehenge'i inşa etmiş olabilir mi? Bir çok sorunun cevabı gibi bununki de elimizdeki bulgularla verilemiyor. Ama eskiye ait bilgilerimiz arttıkça genel bir desen oluşmaya başlıyor gözlerimizin önünde. Hani strateji oyunlarının başında karanlık bir harita vardır ve siz oynadıkça aydınlanmaya başlar. İşte onun gibi bir şey. Tarih haritasını aydınlatmanın tek yolu teknolojiyi kullanmak. 1950'lerde radyokarbon tarihleme metodu bulunmasaydı bugün hala Stonehenge'in etrafında at arabalarıyla çiftçiler “ah eski taşlara bak, bunları bizim sihirbaz Merlin buraya getirmiş” deyip geçerlerdi herhalde… Oysa şimdi yaşlarını hesaplayabiliyoruz. Tarih çizgisinde yerlerine oturtabiliyoruz. Yeni tamamlanan DNA haritasıyla kıyaslama yapıp onların Anadolu'dan göç eden insanlar tarafından inşa edildiğini buluyoruz. Önümüzdeki oyun haritasında birdenbire Göbekli Tepe beliriyor; sonra farklı bir yerlerde Stonehenge ve hemen sonra piramitler. Bunlar en meşhurları.

Buna benzer megalitlerden, yani bir yapı veya anıt oluşturmak amacıyla kullanılan büyük taşlardan sadece Avrupa'da kaç tane bulundu bugüne kadar biliyor musunuz? 35.000 Sadece Avrupa'da bulunanlar. Megalitler Antarktika hariç tüm kıtalarda ve neredeyse her coğrafyada bulundu ve bulunmaya devam ediyor. Onları yapan ve bizden çok önce yaşamış bu insanların okuması yazması yoktu belki ama yazıdan çok daha kalıcı bu izleri bıraktılar bizlere. O noktaları birleştirme becerisini elde etmek ve izleri okuyabilmek için gerekli teknolojileri geliştirmek için şimdi sıra bizde… Bastığımız yerleri toprak deyip geçmeden tanıyabilmenin, baktığımız taşların yaşlarını hesaplayabilmenin yolu kimyadan, biyolojiden, bilimden, teknikten geçiyor.


Stonehenge taşlarının kaynağı bulundu

Bazı konuları ele alıp sizlere aktarmak için uygun bir zamanı bekliyorum. I am waiting for a suitable time to discuss some issues and convey them to you. Stonehenge bu tür konulardan biri. Stonehenge is one such subject. Hani şu İngiltere'nin güneyindeki bir düzlükte 5000 yıldan beri ayakta duran taşlar var ya… Neden uygun bir zamandayız böyle bir konuyu ele almak için? Çünkü nihayet sırrı çözüldü! Yine! Yani kısmen! So partially! Oradaki taşlardan bazılarının kaynağı bulundu. Geçen hafta böyle bir haber ortaya çıkınca artık her yıl atıldığı için gelenekselleşen “Stonehenge'in sırrı çözüldü” başlıkları ortaya çıktı. When such a news emerged last week, the traditional headlines "Stonehenge's mystery solved" came to light. Büyük bir umutla o başlıkların ardındaki gerçeği eşeledim ve hem yeni bulguları hem de geçmişte yapılan çalışmaları derleyerek bu ilginç yapıyla ilgili en güncel bilgileri sizinle paylaşmak istedim. With great hope, I searched for the truth behind those headlines and wanted to share with you the most up-to-date information about this interesting structure by compiling both new findings and previous studies.

Ne de olsa burası sadece İngiltere'nin değil dünyanın en gizemli antik anıtlarından biri. After all, this is one of the most mysterious ancient monuments not only in England but in the world. Tonlarca ağırlıkta 85 kadar büyük taştan yapılmış. Dümdüz bir ovanın ortasında. In the middle of a flat plain. Neden? Bilinmiyor. Nasıl yapıldı? Bilinmiyor. Kimin yaptığı bilinmiyor. Piramitlerden bile eski Stonehenge bize yazılı kayıt bırakmayan, belki de yazmayı bile bilmeyen çok eski bir kültür tarafından inşa edildi. Bırakın yazmayı o zamanlar tekerlek bile icat edilmemişti. The wheel had not been invented back then, let alone writing. Peki yazmayı bilmeyen bu insanlar, tekerlek kullanmadan bazıları 40 tona yakın ağırlıktaki bu taşları nasıl oraya getirdiler?

Geçen hafta bilim insanları en azından bu sorunun bir kısmını yanıtlayabildiler. Last week, scientists were able to answer at least part of that question. Nasıl değil, nereden sorusunu. Anıttaki en büyük taşların oraya nereden getirildiğini buldular. They found out where the largest stones in the monument were brought there. At nalı şeklinde dizilmiş olan bu sarsen taşları 25 km kadar kuzeyden oraya taşınmış. Taşların kimyasal yapısını analiz ederek bu bilgiye ulaşmışlar. They got this information by analyzing the chemical structure of the stones. Onun da ilginç bir hikayesi var çünkü bilimsel amaçla bile olsa bunların içinden örnek alıp inceleme yapamıyorsunuz. Fakat 1958'de burada gördüğünüz gibi bir restorasyon çalışması yapılmış. Çünkü ta 1797'de üç kayadan oluşan trilithon adlı bu yapılardan 57 ve 58 numaralı taşların üstündeki 56 numaralı taş düşmüş. Because in 1797, the stone number 56 on the stones numbered 57 and 58 fell from these structures called the trilithon, which consists of three rocks. İşte 60 yıl kadar önce o kayayı vinçle yerine yerleştirmişler. Here, 60 years ago, they placed that rock in place with a crane. Bu işlem sırasında kayadan küçük bir parçayı da kesmek zorunda kalmışlar. During this process, they had to cut a small piece of rock. Ama kesilen parça ortadan kaybolmuş. But the cut piece has disappeared. 2 yıl kadar önce o fotoğraftaki kişilerden artık 89 yaşına gelmiş olan biri parçanın kendisinde olduğunu hatırlayıp iade etmiş. About 2 years ago, one of the people in that photo, who is now 89 years old, remembered that he had the piece and returned it. Araştırmacılar da bunu inceleyip karşılaştırarak nereden taşındığını bulmuşlar. Tekerleğin bile olmadığı bir dönemde 25 tonluk taşları 25 km öteden taşımak gerçekten zor bir işti. In a time when there was not even a wheel, it was really difficult to carry 25 tons of stones from 25 km away. Ama unutmayın Stonehenge'de sadece sarsen taşları yok. But remember, there are not only sarsen stones in Stonehenge. Bir de mavi taşlar var. There are also blue stones. Diğerlerine göre nispeten daha küçük olsa da 4 ton ağırlığındaki bu taşların 230 km uzaktan getirildiği düşünülüyor. Although relatively smaller than the others, these stones weighing 4 tons are thought to have been brought from a distance of 230 km. Niye anıtın yakınlarından değil de bu kadar uzaktan getirilmiş acaba?

Bu mavi taşlar sıradışı akustik özelliklere sahip. Antik kültürlerde ses çıkaran taşların mistik bir iyileştirici gücü olduğuna inanılırmış. In ancient cultures, it was believed that sounding stones had a mystical healing power. O yüzden bazıları buranın bir tedavi merkezi olduğunu ve bu mavi taşların çok uzaklardan oraya bu yüzden getirildiğini düşünüyor.

Uzaklardan taş taşıma meselesi bu yapıda da piramitlerde de çokca tartışılan bir konu. O zamanki insanların bunu yapmasının çok zor hatta imkansız olduğunu düşünenler konuyu Afrika'da yaşayan devlere, sihirbaz Merlin'e ya da uzaylılara kadar götürüyorlar. Those who thought that it was very difficult or even impossible for the people of that time to do this, take the subject as far as the giants living in Africa, the magician Merlin or the aliens. Uzaylı demişken bu yapının uzaylılar tarafından değil ama astronomik incelemeler yapmak için dünyalılar tarafından yapıldığını da söyleyebiliriz. Nasıl biz şimdilerde cep telefonu uygulamalarını kullanarak yıldızları takip ediyorsak Neolitik çağın insanları da taşları kullanarak güneşi, ayı ve yıldızları izliyorlardı. Just as we now follow the stars using mobile phone applications, the people of the Neolithic age used stones to follow the sun, moon and stars. Yılın belli zamanlarında, mesela gündönümlerinde güneşin konumu Stonehenge'in taşları arasında özel bir noktaya geliyor. At certain times of the year, for example at the solstices, the position of the sun comes to a special point among the stones of Stonehenge. Bunun nasıl olduğunu gerçek zamanlı olarak görebilmenizi sağlamak için şimdilerde Stonehenge'in tam ortasına bir kamera yerleştirmişler. They've now placed a camera right in the middle of Stonehenge so you can see in real time how this happens. İnternetten dilediğiniz zaman bir web sitesine girerek inceleyebiliyorsunuz. You can browse the website whenever you want. Böylece onu yapan insanların bakış açısından gündüzleri gökyüzünü ve geceleri de uzayı inceleyebiliyorsunuz. So from the perspective of the people who made it, you can examine the sky during the day and the space at night. Skyscape adlı bu sitenin linkini açıklamalar bölümüne bıraktım. I left the link of this site called Skyscape in the comments section.

Stonehenge'in bence en az bu konular kadar ilginç başka bir yönü var. Burası bir seferde yapılmamış. This place was not built in one go. 5 farklı dönemde yapımı 1500 yıl kadar sürmüş. Its construction took about 1500 years in 5 different periods.

Bir tarih çizgisi üzerinde karşılaştırmalı olarak görelim isterseniz. Let's see it comparatively on a date line. İnkalar “Machu Picchu”yu 1450 civarında tamamladılar. Milattan sonra. Paskalya adasındaki Moai heykelleri ondan 200 yıl kadar önce oyuldu. The Moai statues on Easter Island were carved some 200 years before that. İstanbul'daki Ayasofya M.S. 500'lerde, Atina'daki Partenon M.Ö. 500 BC, Parthenon in Athens. 500'lerde yapıldı. Partenon tamamlandığında Mısır'daki piramitler 2000 yıldır ayaktaydı. When the Parthenon was completed, the pyramids in Egypt stood for 2,000 years. Hemen hemen aynı dönemde Stonehenge'in yapımının 3. aşaması tamamlanmıştı. At about the same time, the third phase of Stonehenge's construction was completed. İlk aşama M.Ö. 3100 yıllarına adresleniyor. It is addressed to the year 3100. Ancak bölgede yapılan çalışmalarda çok daha eski zamanlarda (M.Ö. However, in the studies conducted in the region in much earlier times (BC. 8500-7000) insanların aynı bölgede yapılar inşa etmiş olabileceğini gösteren kanıtlar var. There is evidence to suggest that people between 8500 and 7000 BC may have built structures in the same area. Bu çok eski zamanları bir kenara bıraksak bile yapının inşaatı 1500 yıl sürmüş. Düşünebiliyor musunuz? 1500 yıl boyunca insanlar yaklaşık 100 metre çapındaki bir dairenin içine kilometrelerce uzaktan çok ağır taşları taşıyıp dairesel bir şekilde diziyorlar. For 1500 years, people have been carrying very heavy stones from kilometers away in a circle with a diameter of about 100 meters and arranging them in a circular manner. Bu bilgiyi yaklaşık 50 nesil boyunca çocuktan toruna aktarıyorlar. They pass this knowledge on from child to grandchild for about 50 generations. Yazısız bir şekilde. In an unwritten way. Zaten yeterince ilginç olan bu bilgiye başka bir bulguyu daha ekleyeyim şimdi. Let me add another finding to this already interesting information. Bunları yapanlar sadece o bölgede oturanlar değil. It's not just the people who live in that area. Taşların etrafında gömülü pek çok insan var ve bunların DNA'ları üzerinde yapılan araştırmalarda bazılarının çok uzaklardan öldükten sonra buraya getirilip gömüldüğü bulunmuş. There are many people buried around the stones, and research on their DNA has found that some of them were brought and buried here after they died from far away. Avrupa'nın dört bir yanından insanlar ölü ya da diri buraya geliyormuş. People from all over Europe come here, dead or alive. Peki bu cazibe merkezini inşa edenler kim dersiniz? So who do you think built this attraction? İlk taşları taşıyanlar? Those who carry the first stones? İpucu veriyorum. I'm giving you a hint. Oranın yerlileri değil. Göçmenler. Geçen yüzyılın ortalarına kadar bunların Avrupa'nın güney doğusundan gelmiş olabileceği düşünülüyordu. Until the middle of the last century, it was thought that they may have come from the southeast of Europe. Belki bugünkü İtalya'da yaşamış olan Romalıların ataları ya da bugünkü Yunanistan'da yaşamış olan Miken uygarlığı tarafından yapılmışlardı. Ama sorunun doğru cevabı için biraz daha doğuya gitmek gerekiyor. Stonehenge'i yapanların bugünkü Türkiye topraklarında binlerce yıl önce yaşamış insanlar olduğu bulundu. It was found that those who built Stonehenge were people who lived thousands of years ago in today's Turkey. Bu bulgu geçen yıl Mayıs ayında Nature dergisinde yayımlandı. Yapılan DNA çalışmalarına göre bu insanlar Anadolu'dan oraya gitmişler. M.Ö. 6000 ila 4000 yılları arasında özellikle Doğu Akdeniz ve Ege bölgesinden bazı kavimler göç ederek İngiltere'nin güneyine gidip tarım yapmaya başlamışlar ve beraberlerinde taştan anıtlar yapma kültürünü de götürmüşler. Tarih çizgimize geri dönelim mi? Shall we go back to our history line? Eminim ilk gördüğünüzde bu çizginin en soluna yerleştirmek üzere sizin de aklınıza Stonehenge benzeri başka bir yapı gelmiştir: Tabiki Göbekli Tepe. M.Ö. 9500'lerde yapıldığı sanılıyor. Şu anda dünyanın bilinen en eski dikilitaş yapısı. It is currently the oldest known obelisk structure in the world. Bu iki yapı arasında doğrudan bir ilişki kurabilmek için elimizde yeterli kanıt yok. Bir zamanlar bu yapıyı inşa edenlerin torunları binlerce yıl sonra bugünkü İngiltere'ye göç edip orada da Stonehenge'i inşa etmiş olabilir mi? Bir çok sorunun cevabı gibi bununki de elimizdeki bulgularla verilemiyor. Ama eskiye ait bilgilerimiz arttıkça genel bir desen oluşmaya başlıyor gözlerimizin önünde. But as our knowledge of the past increases, a general pattern begins to form before our eyes. Hani strateji oyunlarının başında karanlık bir harita vardır ve siz oynadıkça aydınlanmaya başlar. İşte onun gibi bir şey. Tarih haritasını aydınlatmanın tek yolu teknolojiyi kullanmak. The only way to illuminate the map of history is to use technology. 1950'lerde radyokarbon tarihleme metodu bulunmasaydı bugün hala Stonehenge'in etrafında at arabalarıyla çiftçiler “ah eski taşlara bak, bunları bizim sihirbaz Merlin buraya getirmiş” deyip geçerlerdi herhalde… Oysa şimdi yaşlarını hesaplayabiliyoruz. Tarih çizgisinde yerlerine oturtabiliyoruz. We can place them on the history line. Yeni tamamlanan DNA haritasıyla kıyaslama yapıp onların Anadolu'dan göç eden insanlar tarafından inşa edildiğini buluyoruz. Comparing with the newly completed DNA map, we find that they were built by people who migrated from Anatolia. Önümüzdeki oyun haritasında birdenbire Göbekli Tepe beliriyor; sonra farklı bir yerlerde Stonehenge ve hemen sonra piramitler. Bunlar en meşhurları.

Buna benzer megalitlerden, yani bir yapı veya anıt oluşturmak amacıyla kullanılan büyük taşlardan sadece Avrupa'da kaç tane bulundu bugüne kadar biliyor musunuz? Do you know how many megaliths like this one, that is, large stones used to build a building or monument, have been found only in Europe? 35.000 Sadece Avrupa'da bulunanlar. 35,000 Only found in Europe. Megalitler Antarktika hariç tüm kıtalarda ve neredeyse her coğrafyada bulundu ve bulunmaya devam ediyor. Megaliths have been and continue to be found on all continents and in almost every geography except Antarctica. Onları yapan ve bizden çok önce yaşamış bu insanların okuması yazması yoktu belki ama yazıdan çok daha kalıcı bu izleri bıraktılar bizlere. O noktaları birleştirme becerisini elde etmek ve izleri okuyabilmek için gerekli teknolojileri geliştirmek için şimdi sıra bizde… Bastığımız yerleri toprak deyip geçmeden tanıyabilmenin, baktığımız taşların yaşlarını hesaplayabilmenin yolu kimyadan, biyolojiden, bilimden, teknikten geçiyor.