image

Barış Özcan 2020, Avustralya neden yanıyor?

Avustralya neden yanıyor?

Avustralya yanıyor. Yangınlar bölge bölge, aylardır devam ediyor.

Avustralya merkezli bir haber ajansı şu haberi 26 Haziran 2019'da geçti. Avustralya'da yangın sezonunun beklenenden daha önce başladığını yazıyor haberde. Ayrıntılarını incelediğimizde bilim insanlarının 2008 yılından beri kuraklığın giderek arttığını ve yağışların azaldığını, dolayısıyla bu yılki yangınların her zamankinden daha şiddetli geçebileceğini söylediklerini görüyoruz.

Aradan 7 ay geçti ve yangın her zamankinden daha şiddetli bir şekilde geçiyor.

6 farklı noktada yangınlar hala kırmızı alarm seviyesinde. Çıkan duman o kadar kalın ve yoğun ki uzaydan bile görülebiliyor. Bu dumanlar pasifik okyanusunu aşıp binlerce kilometre ötedeki Güney Amerika'nın havasını kirletmeye başladı. Şimdiye kadar en az 30 kişi öldü ve Sydney Üniversitesi'nden bilim insanlarının yaptığı bir tahmine göre yangınlardan 1 milyara yakın hayvan etkilendi. 18.6 milyon hektar alan yandı.

Bu ne kadar büyük bir alan biliyor musunuz? Harita üzerinde Türkiye'nin en büyük 6 kentini alın. Aralarına bir çizgi çekin. Ortaya çıkan şeklin içinde kalan her yerin yandığını düşünün. Böylesine büyük bir olaydan söz ediyoruz.

Dünyanın pek çok yerinde bu tür orman yangınları görülebiliyor. Aslına bakarsanız Avustralya'da bu düzenli olarak gerçekleştiği için “orman ve çalılık yangını sezonu”ndan söz ediyoruz. Ancak modern dünya böylesi büyüklükteki bir yangını ilk kez görüyor. Kanada ve Sibirya'da da çok büyük yangınlar meydana geliyor, fakat bu yangın insanların ve hayvanların yaşadığı bölgelerde meydana geldiği için etkisini çok daha derinden hissediliyor. Etkisini biraz daha net görmeye çalışalım şimdi de. Hani dumanlar Güney Amerika'nın havasını kirletiyor demiştik ya. Uydu verilerine göre bu dumanlar Pasifik Okyanusu'ndan sonra Atlas Okyanusu'nu da aşıp Afrika'nın güney kıyılarına ulaştı. Tabi orada durmadı, yoluna devam etti ve Hint Okyanusu'nu da aşıp tekrar Avustralya'ya geldi. 13 Ocak 2020'de çekilen bu uydu fotoğrafının sağ tarafında yani Avustralya'nın doğusunda devam eden yangınlardan çıkan dumanları, sol alt köşede de dünyada bir tur attıktan sonra yine oraya gelen dumanları aynı anda görebiliyoruz. Yani sorun lokal değil. Global. Peki ya sorunun sebebi? Sebep de global. Ama sadece global iklim değişikliği deyip çıkamayız işin içinden. Yetkililerin şu ana kadar sıraladığı sebepler arasında rekor seviyede sıcaklıklar, yağışların azalmasına bağlı oluşan kuraklık, şiddetli rüzgarlar, şimşekler, kundakçılık, kazalar vs. diye devam eden bir liste var. Benim özellikle dikkatimi çeken şey Avustralya meteoroloji bürosunun iklim verileri oldu.

Kıtanın iklimini belirleyen en önemli faktörler onu çevreleyen okyanuslarla ilişkili. Özellikle de Hint Okyanusuyla. Bu okyanusta büyük bir tahterevalli olduğunu düşünün. Bir tarafı sıcak, diğer tarafı soğuk. 3-5 yılda bir bu tahterevallinin ucundaki sıcak soğuk değerleri rüzgarlar nedeniyle yer değiştiriyor. Su sıcaklıkları Avustralya kıyılarında yoğunlaşmaya başlayınca önce buharlaşma sonra da bulutlar oluşuyor ve yağmur yağıyor. Sonra tahterevalli tekrar harekete geçiyor ve sıcak sular da okyanusun diğer tarafına doğru geçiyor. Bu kez Avustralya kıyılarına gelen soğuk sular nedeniyle yağmur bulutları oluşmuyor ve kıtanın içlerinde bir kuraklık başlıyor.

Hint Okyanusu Dipolü adı verilen bu olay tamamen doğal. Yani iki kıta arasındaki bu tahterevalli oyunu yüzyıllardır devam ediyor. İki tarafın da su sıcaklıkları +/- 1 derece değişiyor. Aralarında bir denge hali söz konusu… idi… Bu yıla kadar. 2019'un sonlarına doğru su sıcaklığı derecesi farkı rekor bir düzeye geldi. Denge bozuldu.

Herkes Avustralya yangınlarıyla ilgili haberleri konuşuyor ama Hint Okyanusu Dipolünün iki kutuplu yapısı nedeniyle Afrika'da da çok şiddetli yağmurlar yağmaya, su baskınları oluşmaya başladı. Bazı bölgeler son 20 yılın en şiddetli yağışlarını görürken, bazı yerlerde de yıllık yağmur miktarının 3 katı dört gün içerisinde yağdı. Neyse ki artık tahterevalli aksi yönde hareket etmeye başladı. Yani 2020'nin ilerleyen aylarında Avustralya yangınlarının da Afrika yağmurlarının da şiddetini azaltması bekleniyor. Dünyanın her yerinde böyle tahterevalliler, hassas teraziler var. Bazıları şiddetli soğukları ya da yağışları görünce hemen “hani global ısınma vardı?” diye soruyor. Bu lokal düşünmektir arkadaşlar. Bir olaya sadece bulunduğun bir zaman ve mekanla sınırlı etkilerine bakarak karar vermektir. Oysa bilim insanları çok farklı veri noktalarından yıllarca toplanan bilgileri işleyerek trendleri gözlemler. Çevre filozofu Timothy Morton hiper nesne adını verdiği bu kavramın ancak bu şekilde anlaşılabileceğini iddia ediyor. Bir plastik bardaktan kahvenizi içtiğinizde sadece siz ve bardağınız vardır. Lokal bakmak zorunda kalırsınız. Oysa tüm dünyada milyonlarca kişi plastik bardaktan kahvesini yudumlamakta ve bunların toplamının oluşturduğu hiper nesnenin dünyayla olan ilişkisi yüzyıllar sürmekte… İşte birilerinin de bu globallikte düşünmesi gerekiyor.

Peki biz ne yapabiliriz? Bu soruya yaşınıza ve konumunuza göre farklı yanıtlar verilebilir. Eğer gençseniz ve bir bilim insanı olmak istiyorsanız çalışma alanı olarak kendinize bu konuları seçebilirsiniz. Birilerinin dünyayla etkileşime giren bu hiper nesneleri çalışması, doğayı dinlemesi gerekiyor. Bunu yapmanın bir yolu da sivil toplum kuruluşlarında görev almaktır. Yeri gelmişken yakınlarda kaybettiğimiz Hayrettin Karaca'yı anmadan geçmeyelim. Yıllarca “Türkiye çöl olmasın” diye çalışmalar yapan TEMA Vakfının da kurucularından olan böyle toprak dedelere, ninelere ihtiyaç var. Daha da önemlisi toprağın, doğanın gençlere ihtiyacı var. Hayrettin Karaca'nın Yalova'da kurduğu Türkiye'nin ilk özel arboretumunu ilk fırsatta ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Eğer bunları yapamıyorsak en azından kendimize ve çevremize bir farkındalık kazandırmaya çalışabiliriz. Sosyal medyayı sadece felaket haberciliği ya da negatif tartışmalar için değil yapıcı mesajlar için değerlendirebiliriz.

Bunu daha da odaklı bir şekilde yapmak isterseniz daha önce de bu kanala sponsor olan Voteone web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Size ilk kez bahsettiğimde henüz beta aşamasında olan bu platform aradan geçen süre içerisinde kendisini geliştirdi ve mobil uygulamasını da çıkardı. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek isteyen kişileri internet üzerinde buluşturmayı ve yapıcı çözümler üretebilmesini hedefliyor. Daha yaşanabilir bir dünya için fikirlerini paylaşabileceğin, çözüm önerilerini tartışabileceğin bir yer. Sadece çevre sorunları değil; savaşlar, insan hakları, temiz suya erişim, artan nüfus gibi onlarca konu arasından paylaşım yapabileceğin en az 3 misyonu seçiyorsun. Çevre filozofu Timothy Morton'un hiper nesne dediği kavramlar aslında bunlar. Seçtiğin misyonlarda yaptığın paylaşımlar yakın çevrende kendi seviyende olan üyeler arasında görünüyor ve belirli sürelerde oylanıyor. Bu oylarla bir çeşit online itibar kazanıyorsun. İtibarın arttıkça paylaşımlarının gücü ve etkisi de artıyor. Böylece sesini tüm dünyaya duyurma fırsatını yakalamış oluyorsun. Kullanımı tamamen ücretsiz olan bu platforma açıklamalar bölümünden vereceğim linklerle ulaşabilir, seçtiğin misyon ve temsil ettiğin değerlerle öne çıkabilir ve arkasında durduğun fikirlerin temsilcisi olabilirsin.

Başka ne yapılabilir? Bilim insanlarının seslerine kulak verilebilir. Avustralya çok güncel bir örnek. Çünkü araştırmacılar bugünlerin geleceğini ta 2008 yılında görmüşler. Videonun başında sözünü ettiğim rapor, 12 yıldır herkesin erişimine açık. 118. Sayfasında çalı yangınlarıyla ilgili aynen şu ifadeler var:

Son tahminler, yangın mevsimlerinin daha erken başlayacağını, daha geç biteceğini ve genellikle daha yoğun olacağını göstermektedir. Bu etki zamanla artacaktır, 2020'ye kadar doğrudan gözlemlenebilir hale gelecektir. Bütün bu anlattıklarım size de tanıdık geldi mi? Bir tarafta dünyayı bekleyen tehlikeler konusunda bizleri yıllar öncesinden uyaran bilim insanları. Diğer tarafta bunları kulak ardı eden, önemsemeyen ve hatta alay edenler. Felaket filmleri de hep böyle başlamaz mı? Bazen düşünüyorum da… Avustralya'nın neden yandığını anlayıp anlatmak, bunlara karşı neden gereken önlemlerin etkili biçimde alınmadığını anlamaktan daha kolay geliyor.



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Çevrimiçi dil öğrenme @ LingQ

Avustralya neden yanıyor?

Avustralya yanıyor. Yangınlar bölge bölge, aylardır devam ediyor.

Avustralya merkezli bir haber ajansı şu haberi 26 Haziran 2019'da geçti. An Australian-based news agency reported the following on June 26, 2019. Avustralya'da yangın sezonunun beklenenden daha önce başladığını yazıyor haberde. The news writes that the fire season in Australia has started earlier than expected. Ayrıntılarını incelediğimizde bilim insanlarının 2008 yılından beri kuraklığın giderek arttığını ve yağışların azaldığını, dolayısıyla bu yılki yangınların her zamankinden daha şiddetli geçebileceğini söylediklerini görüyoruz.

Aradan 7 ay geçti ve yangın her zamankinden daha şiddetli bir şekilde geçiyor.

6 farklı noktada yangınlar hala kırmızı alarm seviyesinde. Çıkan duman o kadar kalın ve yoğun ki uzaydan bile görülebiliyor. Bu dumanlar pasifik okyanusunu aşıp binlerce kilometre ötedeki Güney Amerika'nın havasını kirletmeye başladı. Şimdiye kadar en az 30 kişi öldü ve Sydney Üniversitesi'nden bilim insanlarının yaptığı bir tahmine göre yangınlardan 1 milyara yakın hayvan etkilendi. 18.6 milyon hektar alan yandı. 18.6 million hectares of land burned.

Bu ne kadar büyük bir alan biliyor musunuz? Harita üzerinde Türkiye'nin en büyük 6 kentini alın. Get the 6 largest cities of Turkey on the map. Aralarına bir çizgi çekin. Ortaya çıkan şeklin içinde kalan her yerin yandığını düşünün. Imagine that everything inside the resulting shape is burned. Böylesine büyük bir olaydan söz ediyoruz. We are talking about such a big event.

Dünyanın pek çok yerinde bu tür orman yangınları görülebiliyor. Such forest fires can be seen in many parts of the world. Aslına bakarsanız Avustralya'da bu düzenli olarak gerçekleştiği için “orman ve çalılık yangını sezonu”ndan söz ediyoruz. As a matter of fact, we speak of the "bushfire season" in Australia as this happens regularly. Ancak modern dünya böylesi büyüklükteki bir yangını ilk kez görüyor. However, this is the first time the modern world has seen such a large fire. Kanada ve Sibirya'da da çok büyük yangınlar meydana geliyor, fakat bu yangın insanların ve hayvanların yaşadığı bölgelerde meydana geldiği için etkisini çok daha derinden hissediliyor. There are also huge fires in Canada and Siberia, but since this fire occurs in areas where people and animals live, its effect is felt much more deeply. Etkisini biraz daha net görmeye çalışalım şimdi de. Hani dumanlar Güney Amerika'nın havasını kirletiyor demiştik ya. You know how we said that smoke pollutes South America's air? Uydu verilerine göre bu dumanlar Pasifik Okyanusu'ndan sonra Atlas Okyanusu'nu da aşıp Afrika'nın güney kıyılarına ulaştı. Tabi orada durmadı, yoluna devam etti ve Hint Okyanusu'nu da aşıp tekrar Avustralya'ya geldi. Of course, he did not stop there, he continued on his way and crossed the Indian Ocean and came back to Australia. 13 Ocak 2020'de çekilen bu uydu fotoğrafının sağ tarafında yani Avustralya'nın doğusunda devam eden yangınlardan çıkan dumanları, sol alt köşede de dünyada bir tur attıktan sonra yine oraya gelen dumanları aynı anda görebiliyoruz. On the right side of this satellite photo taken on January 13, 2020, we can see the smoke from the ongoing fires in eastern Australia, and in the lower left corner, we can see the smoke coming there after a tour around the world at the same time. Yani sorun lokal değil. So the problem is not local. Global. Peki ya sorunun sebebi? What about the cause of the problem? Sebep de global. Ama sadece global iklim değişikliği deyip çıkamayız işin içinden. But we can't just say global climate change and get out of it. Yetkililerin şu ana kadar sıraladığı sebepler arasında rekor seviyede sıcaklıklar, yağışların azalmasına bağlı oluşan kuraklık, şiddetli rüzgarlar, şimşekler, kundakçılık, kazalar vs. diye devam eden bir liste var. Among the reasons listed by the authorities so far are record-breaking temperatures, drought due to reduced precipitation, strong winds, lightning, arson, accidents, etc. There is a list that goes on. Benim özellikle dikkatimi çeken şey Avustralya meteoroloji bürosunun iklim verileri oldu. What particularly caught my attention was the climate data of the Australian meteorological bureau.

Kıtanın iklimini belirleyen en önemli faktörler onu çevreleyen okyanuslarla ilişkili. The most important factors that determine the climate of the continent are associated with the oceans that surround it. Özellikle de Hint Okyanusuyla. Bu okyanusta büyük bir tahterevalli olduğunu düşünün. Imagine there is a big seesaw in this ocean. Bir tarafı sıcak, diğer tarafı soğuk. 3-5 yılda bir bu tahterevallinin ucundaki sıcak soğuk değerleri rüzgarlar nedeniyle yer değiştiriyor. Every 3-5 years, the hot and cold values at the tip of this seesaw are replaced by the winds. Su sıcaklıkları Avustralya kıyılarında yoğunlaşmaya başlayınca önce buharlaşma sonra da bulutlar oluşuyor ve yağmur yağıyor. As water temperatures begin to condense off the coast of Australia, first evaporation, then clouds form and it rains. Sonra tahterevalli tekrar harekete geçiyor ve sıcak sular da okyanusun diğer tarafına doğru geçiyor. Then the seesaw starts moving again, and the warmer waters cross over to the other side of the ocean. Bu kez Avustralya kıyılarına gelen soğuk sular nedeniyle yağmur bulutları oluşmuyor ve kıtanın içlerinde bir kuraklık başlıyor. This time, rain clouds do not form due to the cold waters coming to the shores of Australia and a drought begins in the interior of the continent.

Hint Okyanusu Dipolü adı verilen bu olay tamamen doğal. This phenomenon, called the Indian Ocean Dipole, is completely natural. Yani iki kıta arasındaki bu tahterevalli oyunu yüzyıllardır devam ediyor. İki tarafın da su sıcaklıkları +/- 1 derece değişiyor. The water temperatures on both sides vary by +/- 1 degree. Aralarında bir denge hali söz konusu… idi… Bu yıla kadar. There was a balance between them… it was… Until this year. 2019'un sonlarına doğru su sıcaklığı derecesi farkı rekor bir düzeye geldi. Towards the end of 2019, the water temperature difference reached a record level. Denge bozuldu.

Herkes Avustralya yangınlarıyla ilgili haberleri konuşuyor ama Hint Okyanusu Dipolünün iki kutuplu yapısı nedeniyle Afrika'da da çok şiddetli yağmurlar yağmaya, su baskınları oluşmaya başladı. Everyone is talking about the Australian fires, but due to the bipolar nature of the Indian Ocean Dipole, heavy rains and floods began to occur in Africa. Bazı bölgeler son 20 yılın en şiddetli yağışlarını görürken, bazı yerlerde de yıllık yağmur miktarının 3 katı dört gün içerisinde yağdı. While some regions saw the heaviest rainfall in the last 20 years, in some places it rained 3 times the annual amount of rain in four days. Neyse ki artık tahterevalli aksi yönde hareket etmeye başladı. Fortunately, now the seesaw has started to move in the opposite direction. Yani 2020'nin ilerleyen aylarında Avustralya yangınlarının da Afrika yağmurlarının da şiddetini azaltması bekleniyor. In other words, in the following months of 2020, it is expected that the intensity of the Australian fires and African rains will decrease. Dünyanın her yerinde böyle tahterevalliler, hassas teraziler var. There are such seesaws, precision scales all over the world. Bazıları şiddetli soğukları ya da yağışları görünce hemen “hani global ısınma vardı?” diye soruyor. When some see severe cold or rain, they immediately ask, "You know, there was global warming?" he asks. Bu lokal düşünmektir arkadaşlar. This is thinking locally, friends. Bir olaya sadece bulunduğun bir zaman ve mekanla sınırlı etkilerine bakarak karar vermektir. It is deciding on an event based only on its effects limited to a time and place you are in. Oysa bilim insanları çok farklı veri noktalarından yıllarca toplanan bilgileri işleyerek trendleri gözlemler. Whereas, scientists observe trends by processing information gathered over years from very different data points. Çevre filozofu Timothy Morton hiper nesne adını verdiği bu kavramın ancak bu şekilde anlaşılabileceğini iddia ediyor. Environmental philosopher Timothy Morton claims that this concept, which he calls hyper-object, can only be understood in this way. Bir plastik bardaktan kahvenizi içtiğinizde sadece siz ve bardağınız vardır. When you drink your coffee from a plastic cup, it's just you and your cup. Lokal bakmak zorunda kalırsınız. You have to look locally. Oysa tüm dünyada milyonlarca kişi plastik bardaktan kahvesini yudumlamakta ve bunların toplamının oluşturduğu hiper nesnenin dünyayla olan ilişkisi yüzyıllar sürmekte… İşte birilerinin de bu globallikte düşünmesi gerekiyor. However, millions of people all over the world sip their coffee from plastic cups, and the hyper-object formed by the sum of these has a relationship with the world for centuries.

Peki biz ne yapabiliriz? Bu soruya yaşınıza ve konumunuza göre farklı yanıtlar verilebilir. Different answers can be given to this question, depending on your age and location. Eğer gençseniz ve bir bilim insanı olmak istiyorsanız çalışma alanı olarak kendinize bu konuları seçebilirsiniz. If you are young and want to be a scientist, you can choose these subjects as your field of study. Birilerinin dünyayla etkileşime giren bu hiper nesneleri çalışması, doğayı dinlemesi gerekiyor. Someone needs to study these hyper-objects interacting with the world, listen to nature. Bunu yapmanın bir yolu da sivil toplum kuruluşlarında görev almaktır. One way to do this is to take part in non-governmental organizations. Yeri gelmişken yakınlarda kaybettiğimiz Hayrettin Karaca'yı anmadan geçmeyelim. By the way, let's not forget to mention Hayrettin Karaca, who we lost recently. Yıllarca “Türkiye çöl olmasın” diye çalışmalar yapan TEMA Vakfının da kurucularından olan böyle toprak dedelere, ninelere ihtiyaç var. There is a need for such earthly grandfathers and grandmothers, who are also one of the founders of the TEMA Foundation, which has been working to ensure that Turkey is not a desert for years. Daha da önemlisi toprağın, doğanın gençlere ihtiyacı var. More importantly, the land and nature need young people. Hayrettin Karaca'nın Yalova'da kurduğu Türkiye'nin ilk özel arboretumunu ilk fırsatta ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Eğer bunları yapamıyorsak en azından kendimize ve çevremize bir farkındalık kazandırmaya çalışabiliriz. If we cannot do this, we can at least try to raise awareness of ourselves and our environment. Sosyal medyayı sadece felaket haberciliği ya da negatif tartışmalar için değil yapıcı mesajlar için değerlendirebiliriz. We can evaluate social media not only for disaster reporting or negative discussions, but for constructive messages.

Bunu daha da odaklı bir şekilde yapmak isterseniz daha önce de bu kanala sponsor olan Voteone web sitesini ziyaret edebilirsiniz. If you want to do this in a more focused way, you can visit the Voteone website, which has sponsored this channel before. Size ilk kez bahsettiğimde henüz beta aşamasında olan bu platform aradan geçen süre içerisinde kendisini geliştirdi ve mobil uygulamasını da çıkardı. When I told you for the first time, this platform, which was still in beta, developed itself in the meantime and released its mobile application. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek isteyen kişileri internet üzerinde buluşturmayı ve yapıcı çözümler üretebilmesini hedefliyor. It aims to bring together people who want to make the world a better place on the internet and to produce constructive solutions. Daha yaşanabilir bir dünya için fikirlerini paylaşabileceğin, çözüm önerilerini tartışabileceğin bir yer. A place where you can share your ideas and discuss solution suggestions for a more livable world. Sadece çevre sorunları değil; savaşlar, insan hakları, temiz suya erişim, artan nüfus gibi onlarca konu arasından paylaşım yapabileceğin en az 3 misyonu seçiyorsun. Not only environmental problems; You choose at least 3 missions that you can share among dozens of topics such as wars, human rights, access to clean water, and increasing population. Çevre filozofu Timothy Morton'un hiper nesne dediği kavramlar aslında bunlar. Seçtiğin misyonlarda yaptığın paylaşımlar yakın çevrende kendi seviyende olan üyeler arasında görünüyor ve belirli sürelerde oylanıyor. The posts you make in the missions you choose appear among the members at your own level in your immediate environment and are voted on at certain times. Bu oylarla bir çeşit online itibar kazanıyorsun. With those votes, you're gaining some sort of online reputation. İtibarın arttıkça paylaşımlarının gücü ve etkisi de artıyor. As your reputation increases, so does the power and impact of your posts. Böylece sesini tüm dünyaya duyurma fırsatını yakalamış oluyorsun. Thus, you have the opportunity to make your voice heard all over the world. Kullanımı tamamen ücretsiz olan bu platforma açıklamalar bölümünden vereceğim linklerle ulaşabilir, seçtiğin misyon ve temsil ettiğin değerlerle öne çıkabilir ve arkasında durduğun fikirlerin temsilcisi olabilirsin. You can reach this platform, which is completely free to use, with the links I will give in the explanation section, you can stand out with the mission you have chosen and the values you represent, and you can be the representative of the ideas you stand behind.

Başka ne yapılabilir? Bilim insanlarının seslerine kulak verilebilir. The voices of scientists can be heard. Avustralya çok güncel bir örnek. Çünkü araştırmacılar bugünlerin geleceğini ta 2008 yılında görmüşler. Because researchers saw the future of these days back in 2008. Videonun başında sözünü ettiğim rapor, 12 yıldır herkesin erişimine açık. The report I mentioned at the beginning of the video has been open to everyone for 12 years. 118. Sayfasında çalı yangınlarıyla ilgili aynen şu ifadeler var:

Son tahminler, yangın mevsimlerinin daha erken başlayacağını, daha geç biteceğini ve genellikle daha yoğun olacağını göstermektedir. Bu etki zamanla artacaktır, 2020'ye kadar doğrudan gözlemlenebilir hale gelecektir. This effect will increase over time, becoming directly observable by 2020. Bütün bu anlattıklarım size de tanıdık geldi mi? Does all of this sound familiar to you? Bir tarafta dünyayı bekleyen tehlikeler konusunda bizleri yıllar öncesinden uyaran bilim insanları. On the one hand, scientists who warned us years ago about the dangers that await the world. Diğer tarafta bunları kulak ardı eden, önemsemeyen ve hatta alay edenler. On the other hand, those who ignore, ignore and even mock them. Felaket filmleri de hep böyle başlamaz mı? Don't disaster movies always start like that? Bazen düşünüyorum da… Avustralya'nın neden yandığını anlayıp anlatmak, bunlara karşı neden gereken önlemlerin etkili biçimde alınmadığını anlamaktan daha kolay geliyor. Sometimes I think… It is easier to understand and explain why Australia burned down than to understand why the necessary measures against it were not taken effectively.

×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.