image

Beyhan Budak, Utangaçlık Nasıl Yenilir? - Ankara- Uzman Psikolog Beyhan Budak

Utangaçlık Nasıl Yenilir? - Ankara- Uzman Psikolog Beyhan Budak

Bugün size utangaçlık konusunu anlatacağım.

Aslında hepimizin günlük hayatta sık sık karşılaştığı bir konu...

Belki çevremizden birisinde karşılaşıyoruz,

belki kendimiz yaşıyoruz.

Ciddi anlamda sıkıntı yaratan,

gerçek potansiyelimizi ortaya koymayı engelleyen bir problem, utangaçlık.

Ama ilk başta ben kendi yaşadığım bir anıyla başlamak istiyorum.

Anıdan önce şunu söyleyebilirim ki aslında ben de bir utangacım.

Utangaç bir adamım diyebilirim.

Çok küçük yaşlarda, sanırım 10-11 yaşlarındayken,

annem evde yağ bittiğini ve bakkaldan bir yağ almamı söyledi.

O zamanlar yağlar -hala öyle aslında-

kahvaltık ve paket yağlar olarak ikiye ayrılıyor.

Ve ben gittim, biraz daha pahalı olanını,

kase yağ almışım, kahvaltılık yağ.

Eve geldiğimde annemin bana ilk söylediği şey:

''Ben bundan istemedim, git bunu değiştir.''

Annemin bana değiştir demesiyle birlikte

aslında üstümden kaynar sular döküldü diyebilirim.

Israrla büyük bir isyan dalgasıyla birlikte

anneme gitmeyeceğimi, utandığımı, gidemeyeceğimi ifade ettim.

Annem de o zaman benden 5 yaş küçük olan kardeşimi yanıma almamı,

onunla birlikte gitmemi söyledi.

Beraber, kardeşimle beraber bakkala doğru yola çıktık.

Ben orada bakkalın beni görmesini engelleyecek bir kamyonun arkasına saklanırken,

kardeşim büyük bir rahatlıkla bakkala gitti, yağı değiştiriyor.

Ben o sırada tedirginim hala bakkal beni görecek mi, inanılmaz utangacım.

Çok tedirginim kendimi iyi ifade edemediğim için.

Sonrasında tam o sırada bakkalı izlerken -zaten tedirginim-

birisi beni kovalamaya başladı, hırsız diyerekten.

Ben zaten tedirgin, zaten korkmuş bir de birisi yaşlıca bir adam beni kovalayınca

birden kaçmaya başladım hiç sorgulamadan,

''bu adam bana neden hırsız diyor, neden beni kovalıyor'' demeden.

Bir süre sonra yakaladı yaşlı adam.

Sonuçta küçük bir çocuğu kovalıyor.

Sonrasında arada bir şiddet olayı da geçti diyebilirim.

Ya dayak yedim açıkçası, şiddeti geçersek.

Sonrasında adam şöyle ifade etti,

daha öncesinde bir hafta önce kamyonun ipini çalmışlar

o çadırını bağladığı ipini

ben orada onu saklayınca dedim ki: ''Herhalde beni de o hırsız zannedip dövdü.''

Ve sonrasında olaylar hiç hoş olmayan noktaya,

karakol, mahkemelik süreçlere de girdi.

Sonrasında ben kendi kendime hep şunu söyledim: ''Demek ki utangaçlık fiziksel anlamda sıkıntılar da çıkartabiliyor''.

Şimdi bu örneği aslında şunun için verdim.

Hepimiz belki bu kadar yoğun olmasa da bu problemi yaşıyoruz.

Bu videoyu çekmeden önce ben kaygılandım.

Radyo programlarımız oluyor kaygılanıyorum.

Seminerler veriyoruz kaygılanıyorum.

Utangaçlık, evet yaşıyorum diyebilirim.

Yani demek istediğim,

bazı zamanlarda hala utangaçlık yaşıyorum.

Ama bir şekilde bunun üzerine giderek, bir şekilde bunu zorlayarak çoğunu hallettim diyebilirim.

Aslında şöyle birşey diyebiliriz:

Utangaçlık belki kişinin içinde hissettiği bir heyecan duygusu,

bedensel, zihinsel belirtileri olan bir problem.

Ama bir şekilde üzerine gittikçe

kolay olandan zor olana doğru kendimizi zorladıkça

her şekilde bunu aşabileceğimize inanıyorum.

Ben o olaydan sonra

birçok şekilde belki dışarıda çalışarak

belki sınıfta, okulda kendimi daha fazla ifade etmeye zorlayarak

-her seferinde kaygılandım ama-

daha fazla zorlayarak, daha iyi bir şekilde kendimi ifade edebildiğimi düşünüyorum.

peki genel olarak utangaçlığı düşünürsek, utangaçlık nedir?

Utangaçlık; bizim kendimizi bir şekilde ifade ederken yaşadığımız sıkıntı.

Bunun iki türlüsü var aslında:

Fiziksel olarak ve duygusal olarak diyebiliriz.

Fiziksel anlamda utangaç insanlar kendilerini ifade etmek zorunda oldukları zaman,

kaygılanırlar, ateş basar, heyecanlanırlar.

Mesela bir konuşma yapacaklar, bir sunum yapacaklar.

Yüzleri kızarabilir, bazen kekeliyormuş gibi hissedebilirler.

Bazen gerçekten kekeleyebilirler.

Bazen de sadece fiziksel belirtilerle kalmaz.

Bedensel belirtilere ek olarak duygusal şeyler de yaşarız.

Sanki herkes bize bakacak, herkes bizimle dalga geçecek

Herkes zaten bizi yetersiz buluyor gibi.

Bundan dolayı belki çok iyi bir konuşmacı olacağız,

Belki kendimizi çok iyi ifade edebileceğiz.

Belki birçok arkadaşımız olacakken

birçok şeyden kaçınabiliyoruz.

Yani demek istediğim gerçek potansiyeli engelleyen bir problem, utangaçlık.

Peki utangaçlığı nasıl aşabiliriz?

Eğer ki utangaçlık kendi başımıza aşabileceğimiz bir seviyedeyse,

-parantez açıyorum burada; daha ciddi versiyonlarında iş sosyal fobiye dönebiliyor.-

o bir uzman desteği gerektirebilir.

Eğer sadece utangaçlık yaşıyorsak, birazcık çekingensek,

ilk başta çekindiğimiz şeylerin utandığımız şeylerin

bir masa başına geçip, kalem kağıdı hazırlayıp bir kağıda sırayla listesini yapmamız çok önemli.

Sonrasında yapacağımız şey bizi kaygılandırma derecesine göre sıralamak.

En kolayından en zoruna doğru.

Belki yavaş yavaş utangaç kişiler gerginleşmeye başladılar, kaygılanmaya başladılar. ''Bunları yapacağız mı?''

Maalesef utangaçlığı aşmanın çok çok kolay, oturup evde düşünerek bir yolu yok.

Ya da çok rahat bir yolu yok.

O yüzden en kolay olandan en zor olana doğru kendimizi bir şekilde zorlamamız lazım.

En kolay olanı daha kolay halledeceğiz.

Daha çabuk üzerine gideceğiz.

Ve kendimizi biraz daha iyi hissedeceğiz.

Ama dediğim gibi biraz biraz aşama aşama kendimizi zorlamadığımız müddetçe

utangaçlık hayatımızı ciddi anlamda sıkıntıya sokabilir.

İş hayatında, arkadaşlık ilişkilerinde, okul hayatında ciddi anlamda problemler yaşayabiliriz.

Mesela kadın-erkek ilişkilerinde daha iyi

Mesela utangaç insanlar, karşı cins ile ilişkilerinde çok ciddi problemler yaşıyor.

O yüzden eğer böyle bir problem yaşıyorsak çok geciktirmeden

çok bunu kabullenmeden üzerine gitmemiz çok önemli.



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Çevrimiçi dil öğrenme @ LingQ

Utangaçlık Nasıl Yenilir? - Ankara- Uzman Psikolog Beyhan Budak

Bugün size utangaçlık konusunu anlatacağım. Today I'm going to tell you about shyness.

Aslında hepimizin günlük hayatta sık sık karşılaştığı bir konu... In fact, it is a subject that we all encounter frequently in our daily life...

Belki çevremizden birisinde karşılaşıyoruz, Maybe we meet someone in our circle,

belki kendimiz yaşıyoruz. maybe we live ourselves.

Ciddi anlamda sıkıntı yaratan, seriously distressing,

gerçek potansiyelimizi ortaya koymayı engelleyen bir problem, utangaçlık. One problem that prevents us from revealing our true potential is shyness.

Ama ilk başta ben kendi yaşadığım bir anıyla başlamak istiyorum. But first of all, I would like to start with a memory of my own life.

Anıdan önce şunu söyleyebilirim ki aslında ben de bir utangacım. Before the moment, I can say that I am actually a shy person.

Utangaç bir adamım diyebilirim. I can say that I am a shy guy.

Çok küçük yaşlarda, sanırım 10-11 yaşlarındayken, At a very young age, I think when I was 10-11 years old,

annem evde yağ bittiğini ve bakkaldan bir yağ almamı söyledi. my mom told me that she ran out of oil at home and I had to buy some oil from the grocery store.

O zamanlar yağlar -hala öyle aslında- Oils back then—still still—

kahvaltık ve paket yağlar olarak ikiye ayrılıyor. It is divided into two as breakfast and package oils.

Ve ben gittim, biraz daha pahalı olanını, And I went, the slightly more expensive one,

kase yağ almışım, kahvaltılık yağ. I bought a bowl of oil, breakfast oil.

Eve geldiğimde annemin bana ilk söylediği şey: The first thing my mom said to me when I got home:

''Ben bundan istemedim, git bunu değiştir.'' "I didn't want that, go change it."

Annemin bana değiştir demesiyle birlikte With my mom telling me to change

aslında üstümden kaynar sular döküldü diyebilirim. In fact, I can say that boiling water spilled over me.

Israrla büyük bir isyan dalgasıyla birlikte Persistently with a great wave of rebellion

anneme gitmeyeceğimi, utandığımı, gidemeyeceğimi ifade ettim. I expressed to my mother that I would not go, that I was ashamed, that I could not go.

Annem de o zaman benden 5 yaş küçük olan kardeşimi yanıma almamı, My mother also asked me to take my brother, who was 5 years younger than me at that time,

onunla birlikte gitmemi söyledi. He told me to go with him.

Beraber, kardeşimle beraber bakkala doğru yola çıktık. Together, my brother and I went to the grocery store.

Ben orada bakkalın beni görmesini engelleyecek bir kamyonun arkasına saklanırken, While I was there hiding in the back of a truck that would prevent the grocer from seeing me,

kardeşim büyük bir rahatlıkla bakkala gitti, yağı değiştiriyor. My brother went to the grocery store with great ease, he is changing the oil.

Ben o sırada tedirginim hala bakkal beni görecek mi, inanılmaz utangacım. I was nervous at that time, will the grocery store see me, I am incredibly shy.

Çok tedirginim kendimi iyi ifade edemediğim için. I'm very nervous because I can't express myself well.

Sonrasında tam o sırada bakkalı izlerken -zaten tedirginim- Then, just at that time, while watching the grocery store -I'm already nervous-

birisi beni kovalamaya başladı, hırsız diyerekten. someone started chasing me, calling me a thief.

Ben zaten tedirgin, zaten korkmuş bir de birisi yaşlıca bir adam beni kovalayınca I'm already nervous, already scared, and someone is chasing me when an old man is chasing me.

birden kaçmaya başladım hiç sorgulamadan, I suddenly started to run away without question,

''bu adam bana neden hırsız diyor, neden beni kovalıyor'' demeden. Without saying, "Why is this man calling me a thief, why is he chasing me?"

Bir süre sonra yakaladı yaşlı adam. The old man caught up after a while.

Sonuçta küçük bir çocuğu kovalıyor. After all, he's chasing a little boy.

Sonrasında arada bir şiddet olayı da geçti diyebilirim. After that, I can say that there was an occasional violence incident.

Ya dayak yedim açıkçası, şiddeti geçersek. What if I got beat up, frankly, if we get past the violence.

Sonrasında adam şöyle ifade etti, Afterwards, the man stated,

daha öncesinde bir hafta önce kamyonun ipini çalmışlar they stole the truck's rope a week ago

o çadırını bağladığı ipini the rope with which he tied his tent

ben orada onu saklayınca dedim ki: ''Herhalde beni de o hırsız zannedip dövdü.'' When I hid him there, I said: "I guess he thought that he was the thief and beat me."

Ve sonrasında olaylar hiç hoş olmayan noktaya, And then things get to the unpleasant point,

karakol, mahkemelik süreçlere de girdi. The police station also entered the court proceedings.

Sonrasında ben kendi kendime hep şunu söyledim: Afterwards, I always said to myself: ''Demek ki utangaçlık fiziksel anlamda sıkıntılar da çıkartabiliyor''. "So shyness can also cause physical problems."

Şimdi bu örneği aslında şunun için verdim. Now I actually gave this example for this.

Hepimiz belki bu kadar yoğun olmasa da bu problemi yaşıyoruz. We all have this problem, although perhaps not so intensely.

Bu videoyu çekmeden önce ben kaygılandım. Before I made this video, I was worried.

Radyo programlarımız oluyor kaygılanıyorum. We're having radio shows, I'm worried.

Seminerler veriyoruz kaygılanıyorum. We're giving seminars, I'm worried.

Utangaçlık, evet yaşıyorum diyebilirim. Shyness, yes I can say I do.

Yani demek istediğim, I mean,

bazı zamanlarda hala utangaçlık yaşıyorum. I still feel shy at times.

Ama bir şekilde bunun üzerine giderek, bir şekilde bunu zorlayarak çoğunu hallettim diyebilirim. But I can say that I managed most of it by going over it somehow, by forcing it somehow.

Aslında şöyle birşey diyebiliriz: Actually, we can say something like:

Utangaçlık belki kişinin içinde hissettiği bir heyecan duygusu, Shyness may be a feeling of excitement that one feels inside,

bedensel, zihinsel belirtileri olan bir problem. a problem with physical and mental symptoms.

Ama bir şekilde üzerine gittikçe But somehow the more

kolay olandan zor olana doğru kendimizi zorladıkça as we push ourselves from the easy to the hard

her şekilde bunu aşabileceğimize inanıyorum. I believe we can overcome this anyway.

Ben o olaydan sonra after that incident

birçok şekilde belki dışarıda çalışarak in many ways maybe working outside

belki sınıfta, okulda kendimi daha fazla ifade etmeye zorlayarak maybe by forcing myself to express myself more in class, at school

-her seferinde kaygılandım ama- -every time I was worried but-

daha fazla zorlayarak, daha iyi bir şekilde kendimi ifade edebildiğimi düşünüyorum. I think I can express myself better by pushing harder.

peki genel olarak utangaçlığı düşünürsek, utangaçlık nedir? so if we think about shyness in general, what is shyness?

Utangaçlık; bizim kendimizi bir şekilde ifade ederken yaşadığımız sıkıntı. Shyness; the trouble we have in expressing ourselves in a way.

Bunun iki türlüsü var aslında: There are actually two versions of this:

Fiziksel olarak ve duygusal olarak diyebiliriz. We can say physically and emotionally.

Fiziksel anlamda utangaç insanlar kendilerini ifade etmek zorunda oldukları zaman, When physically shy people have to express themselves,

kaygılanırlar, ateş basar, heyecanlanırlar. They worry, they get hot, they get excited.

Mesela bir konuşma yapacaklar, bir sunum yapacaklar. For example, they will give a speech, they will make a presentation.

Yüzleri kızarabilir, bazen kekeliyormuş gibi hissedebilirler. Their faces may turn red, and sometimes they may feel like they are stuttering.

Bazen gerçekten kekeleyebilirler. They can really stutter sometimes.

Bazen de sadece fiziksel belirtilerle kalmaz. Sometimes it's not just physical symptoms.

Bedensel belirtilere ek olarak duygusal şeyler de yaşarız. In addition to bodily symptoms, we also experience emotional things.

Sanki herkes bize bakacak, herkes bizimle dalga geçecek It's like everybody's looking at us, everybody's making fun of us

Herkes zaten bizi yetersiz buluyor gibi. Everyone seems to find us inadequate anyway.

Bundan dolayı belki çok iyi bir konuşmacı olacağız, So maybe we will be a very good speaker,

Belki kendimizi çok iyi ifade edebileceğiz. Maybe we can express ourselves very well.

Belki birçok arkadaşımız olacakken Maybe when we'll have many friends

birçok şeyden kaçınabiliyoruz. We can avoid many things.

Yani demek istediğim gerçek potansiyeli engelleyen bir problem, utangaçlık. I mean, a problem that hinders true potential is shyness.

Peki utangaçlığı nasıl aşabiliriz? So how can we overcome shyness?

Eğer ki utangaçlık kendi başımıza aşabileceğimiz bir seviyedeyse, If shyness is at a level that we can overcome on our own,

-parantez açıyorum burada; daha ciddi versiyonlarında iş sosyal fobiye dönebiliyor.- -I'm opening parenthesis here; in more serious versions, the work can turn into social phobia. -Aquí estoy abriendo paréntesis; en versiones más serias, el trabajo puede convertirse en fobia social.

o bir uzman desteği gerektirebilir. it may require the support of a specialist.

Eğer sadece utangaçlık yaşıyorsak, birazcık çekingensek, If we're just shy, a little shy,

ilk başta çekindiğimiz şeylerin utandığımız şeylerin the things we were afraid of at first, the things we were ashamed of

bir masa başına geçip, kalem kağıdı hazırlayıp bir kağıda sırayla listesini yapmamız çok önemli. It is very important that we go to a desk, prepare a pen and paper and make a list on a piece of paper one by one.

Sonrasında yapacağımız şey bizi kaygılandırma derecesine göre sıralamak. What we're going to do next is rank us in order of concern.

En kolayından en zoruna doğru. From easiest to hardest.

Belki yavaş yavaş utangaç kişiler gerginleşmeye başladılar, kaygılanmaya başladılar. ''Bunları yapacağız mı?'' Maybe gradually shy people started to get nervous, started to worry. "Are we going to do these?"

Maalesef utangaçlığı aşmanın çok çok kolay, oturup evde düşünerek bir yolu yok. Unfortunately, overcoming shyness is very, very easy, there is no way to sit at home and think.

Ya da çok rahat bir yolu yok. Or there is no easy way.

O yüzden en kolay olandan en zor olana doğru kendimizi bir şekilde zorlamamız lazım. That's why we have to force ourselves from the easiest to the hardest.

En kolay olanı daha kolay halledeceğiz. We'll take care of what's easiest.

Daha çabuk üzerine gideceğiz. We'll go faster.

Ve kendimizi biraz daha iyi hissedeceğiz. And we'll feel a little better.

Ama dediğim gibi biraz biraz aşama aşama kendimizi zorlamadığımız müddetçe But as I said, as long as we don't force ourselves a little bit gradually.

utangaçlık hayatımızı ciddi anlamda sıkıntıya sokabilir. Shyness can put our lives in serious trouble.

İş hayatında, arkadaşlık ilişkilerinde, okul hayatında ciddi anlamda problemler yaşayabiliriz. We may experience serious problems in business life, friendship relations and school life.

Mesela kadın-erkek ilişkilerinde daha iyi For example, better in male-female relationships

Mesela utangaç insanlar, karşı cins ile ilişkilerinde çok ciddi problemler yaşıyor. For example, shy people have very serious problems in their relations with the opposite sex.

O yüzden eğer böyle bir problem yaşıyorsak çok geciktirmeden So if we're having such a problem, don't delay.

çok bunu kabullenmeden üzerine gitmemiz çok önemli. It is very important that we go on without accepting it.

×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.