×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.


image

Beyhan Budak, Kendini Geliştirme Yolları-2

Kendini Geliştirme Yolları-2

Geçtiğimiz günlerde kendini geliştirme yolları

isimli bir video çektim ve bu video beklediğimden

çok daha fazla ilgi gördü ve ben şu kanaate vardım. Bir çok insan kendisini çok fazla geliştirmek istiyor.

Ama nerede yapacağını, nasıl yapacağını, ne yapacağını pek bilmiyor. Demek ki, bu videolar bu konuda bir

ışık oldu, bir yol gösterici oldu.

Hayata yönelik kocaman şeyler

büyük mucizeler vaat etmiyorum ben ama minik şeylerin

Hayatımızda önemli değişiklikler yapacağını

fark ettim. Kendi hayatımda fark ettim, bunu sana da fark

ettirmeye çalışıyorum. Bu videoda da daha önceki

videoda paylaştığım bazı şeylere ek olarak

yeni yöntemlerden yeni önerilerden bahsetmek istiyorum sana.

Hep yaptığımız hatalardan birisi

kocaman büyük şeyler hedefliyoruz. Diyoruz ki, ''Ne istiyorsun hayatta? Çok zengin olacağım, çok iyi olacağım, çok başarılı olacağım,

herkese faydam olacak.''

Ama çok büyük şeyler

genelde tek başına yapılmıyor ve

o çok büyük şeyleri hayal ederken nerden başlayacağımızı bilmiyoruz.

Köşede bir yerde otururken hayal kuruyoruz. Diyoruz ki,

''Evet yani çok büyük şeyler yapsam iyi olur.

ama nasıl yapacağım?'' Şimdi şöyle bir şey kendini geliştirmek için küçük küçük adımlar atmak

zorundasın. Küçük küçük

yatırımlar yapmak zorundasın kendine. Bir yerden böyle

ışınlanmıyor senin içine o beceriler o yetenekler.

Bir yerden başlamak zorundasın. Kimse

demiyor ki, sen evde bekliyorsun mesela bir şekilde

turşun kurulmuş bir halde bekliyorsun. Evet on yıl sonra

birisi geliyor. '' Evet aradığımız CEO bu arkadaştı,

çağırın gelsin.'' Olmuyor böyle bir şey. Sen

en başından başlamak zorundasın. Şimdi ben

staj yaparken üniversite döneminde diyordum ki,

bir yere başvururken '' Ya ben çay da dağıtırım.

Getir, götür işlerine de bakarım. Hiç önemli değil.

Öyle bir beklentim yoktu. yani bana

para verirseniz işte ben gelir çalışırım yanınızda gibi bir

beklentim yoktu. Çayda dağıtırım ama o arada

çayı verirken insanlar ne yapıyor onu da fark ederim.'' Şimdi bana

bazen stajyerler başvuruyor.

''Hocam yanınızda staj yapmak istiyorum ama aylık şu kadar paraya

gelirim yanınıza.'' Ya şimdi staj

yapıyorsun sen.''

Böyle olunca o gelişim de ortaya çıkmıyor.

Şimdi bu video da daha önceki videoya ek olarak bazı önerilerden bahsetmek istiyorum.

Eğer önceki videoyu izlemedi isen açıklamalar kısmında

linki var oradan önceki videoyu da izleyebilirsin. Şimdi ilk önerim sana şu, blog açmalısın.

Blogtan kastettiğim ne? Kendi adına ya da bir takma

isim de kullanabilirsin. Bir site,

bir web sitesi açman lazım. Nedir bu web sitesi?

Açacaksın, mesela ben ilk bloğumu

yanlış hatırlamıyorsam üniversite ikinci sınıfta

on yedi, on sekiz.. on sekiz ya da on dokuz yaşlarında

açtığımı düşünüyorum. Yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi orda

iken kendi fikirlerimi düşüncelerimi yazıyordum.

Wordpress üzerinde basit bir sistem kurmuştum.

Bazen sevdiğim müzikleri paylaşıyordum. O zaman

Erken Uğur dinliyorum durmadan. Erken Uğur'un işte bütün

o türkülerini paylaşımlarını, yorumlarını paylaşıyorum.

Altında bana hissettirdiklerini paylaşıyordum, yazıyordum.

Şimdi eğer sende kendi adına bir blog açarsan

isminle yada bir takma isimle, düşüncelerini

paylaşırsan ortaya bir üretim yapmış olacaksın.

Ortaya bir şeyler koymuş olacaksın ve artık internet dünyasında

var olduğun zaman

insanlar

seni bulacaklar. Google'da arayıp senin düşüncelerini

senin ilgi alanlarına yakın insanları keşfetme olanağın olacak.

Vee.. En önemlisi bence bir blog açmanın

web sitesi açmanın en önemli faydası bir şey üretiyorsun,

ortaya bir şey koyuyorsun. Oturup bir emek harcıyorsun,

yazıyorsun. Diyorsun ki, '' Ben bu konu da bunu düşünüyorum arkadaş.''

Saçma olabilir, anlamsız olabilir, önemsiz

olabilir. Hiç önemli değil. Ortaya bir şey

koymak bence çok değerli. Sende

nacizane blogspot olur... Eskiden o vardı. Şuan nasıl bilmiyorum ama araştırarak google da çokta

zor olmadığını düşünüyorum blog açmanın. Kendi mesleğinle,

hayallerinle , okuduğun kitaplarla ilgili bir şeyler yazıp o site de yayınlarsan hem insanlar

seni bulacak belki az da olsa üç be kişi bile olsa

seni birileri okuyacak, ortaya koyduğun şey bir değer

görecek bu sana bir özgüven kazandıracak hem de

kendi kişisel tarihinde şunu fark edeceksin

nelerden geçmişim?, neler düşünmüşüm geçmişte?

O düşünsel olgunlaşma sürecini keşfedeceksin.

O bir tanıklık edecek sana geçmişine yönelik

Ben mesala.... o eski şeyi

okuduğum zaman açtığım blogu okuduğum zaman ya diyorum,

'' Ne saçma şeyler yazmışım.'' İsmini vermeyeceğim. Takma bir isimle

açmıştım o blogu ama diyorum ki,

''Bak başlangıç noktan buymuş.'' Bana güzel hissettiriyor dönüp baktığım zaman. Eğer senin de böyle bir

yazma hevesin, kendini geliştirme hevesin varsa

blog açman bir web sitesi açman ve orda düşündüklerini hissettiklerini ve gözlemlerini yazman

sana çok fazla katkı sağlayacaktır.

İnsanın kendini geliştirme sürecin de

yapabileceği şeyler konusunda videolar çekiyorum. Belki minik

katkılar sağlamaya amaçlıyorum ama bu videoların

altına bazı yorumlar geliyor. Her yoruma cevap

veremesem de her yorumu okuduğumdan

emin olabilirsin. Şimdi bazı yorumlar inanılmaz

mazeret kokuyor. Ben şöyle düşünüyorum ; Bir insan

çok fazla mazeret ortaya kokuyorsa ve bu mazeretleri uzun süre devam ettiriyorsa

ben bunun mazeret değil, bir tercih olduğunu

düşünüyorum. Ders çalışmak istiyorsun.

Kendini geliştirmek istiyorsun. Kendini hayata karşı

daha üst bir seviyeye taşımak, bir fark yaratmak istiyorsun

ama bir sürü mazeretin var. Enerjim yok.

Odaklanamıyorum. Vaktim yok. Dikkatimi toplayamıyorum.

Bunlar çok uzun sürdüğü zaman

demek ki ben şu sonuca varıyorum, ''Sen istemiyorsun.

Sen bir başarı ortaya koymak , bir fark yaratmak istemiyorsun.''

Elbette şeyi hariç tutacağız. Belki bazı dezavantajların var. Bazı

rahatsızlıkların var. Fiziksel, zihinsel engellerin var.

Bunları hariç tutuyorum. Peki...

Mazeretler neden önemsiz.

Şunu söyleyeceğim. İnterneti bana sorsalar

''İnternet senin hayatında neleri değiştirdi?''

Benim söyleyebileceğim en önemli şeylerden birisi

Ted konuşmaları, TED TALKS. Bu ''Ted Talks'' dediğimiz olay düşün ki dünya da Amerika'da gerçekleşiyor. Dünya da alanın da en iyi olan insanlar çıkıyorlar ve 18 dakikalık

konuşmalar yapıyorlar. Düşünsene

belki hayatın boyunca tanışma fırsatın

olmayacak kitaplarını okuduğun

belki kitap yazmayan insanlar da oluyor çoğunlukla böyle

insanlar ve alanın da çok iyiler. Fizikten

ekonomiye, psikolojiden

iş liderlerine kadar , ceolara kadar

müzisyenlerinden sanatçılarına herkes alanında ki en iyiler. 18 dakikalık bir konuşma

yapıyor

ve orada onları dinliyorsun. Türkçe alt yazı var bir çok

video da bu konuşmalarda.

Düşünsene buna bedava ulaşıyorsun. Bence

benim hayatımda internetin

yarattığı en güzel etkilerden birisi ''Ted konuşmaları''

Sende kendini geliştirmek istiyorsan. Şöyle bir onun sitesine göz atmanı istiyorum senden.

Neler var ? Senin ilgi alanın da neler anlatılmış?

Otur bir kurs gibi... Düşünsene bedava bir kurs var önünde.

İnternetin sana sunduğu bir imkan var

Otur saatlerce vaktini geçirmek isteyeceksin.

Şu yaz tatilinde telefonla oyalanmaktan, İnstagram'a Facebook'a bakmaktan

daha fazla yapabileceğin güzel şeyler var.

Kendin için yapabileceğin güzel şeyler var. Açıklama kısmında

ted konuşmalarına ulaşabileceğin adresi vereceğim. Bir de ben kendi

bloğum da beni etkileyen 10 tane

ted konuşmasını listeledim. Onu da yine açıklamalar

kısmında yine linkini vereceğim. Oradan da o videolara

bakabilirsin. Bu konuşmaları keşfetmeni kesinlikle

ama kesinlikle öneriyorum.

Evde oturmayla insan gelişmiyor.

''Ne yapacağız peki evde oturmayacağız da?''

Bir sosyal etkinliğe , seminere, konferansa katılacağız.

Bu konu da bulunduğun şehir de neler yapılıyor?

Hangi etkinlikler var? Onları

bir araştırmalısın ilk başta. İnternette bu konuda

araştırmak için bir çok seçenek var. Küçük şehir de yaşayanlar

malesef bu konu da biraz daha dezavantajlı. Onlar

bu konu da belki büyük şehre gittikleri zaman ,

üniversite okudukları zaman ya da arada gidip geldikleri zaman değerlendirebilirler. Büyük şehirlerde etkinlikler çok

daha fazla. Herhangi bir konferans, etkinlik

panel , seminer, kurs, eğitim.... Böyle şeyler ,

senin hayatında kendini geliştirmeni sağlayacaktır.

Bir de sadece ücretsiz olanlar demiyorum.

Mühendissin, psikologsun, doktorsun herhangi bir

mesleğe sahipsin kendini mesleki anlamda

alabileceğin kurslar var mı? Kendini geliştirebileceğin

mesleğini bir üst seviyeye taşıyabileceğin kurslar

var mı başka şehirlerde? Gerekirse bir hafta sonu

ya da bir tatilinde

büyük şehirlerde düzenleniyorsa böyle eğitimler gidebilirsin.

Bunlar sana çok faydalı olacaktır. Bir de şu söylemek

istiyorum ben kendini geliştirme konusunda özellikle

üniversite öğrencisi olan arkadaşlarıma.

Şimdi üniversite döneminde

bir sosyal etkinlikte, bir dernekte , bir vakıfta görev alabilmek çok faydalı oluyor.

Nasıl dernekler, nasıl etkinlikler olacak? Ona dikkat etmemiz lazım

Mesela çocuklara yardım sağlayan, yaşlılara

yardım sağlayan. Biz üniversite döneminde sıklıkla

Darülaceze 'ye giderdik yada çocuklar konusunda çalışmalar

yapan derneklerde orada mesela

haftanın belli bir günü, belli bir saati çalışmalar yapardık.

Bu,

insana öyle bir hissettiriyor ki. Şimdi

herkesin bir sosyal sosyoekonomik

seviyesi var. Kendi

çevrendeki insanlar belli bir seviyeden belli bir kültür

senin kültürüne yakın insanlardan oluşuyor.

Böyle etkinlikler yaptığın zaman hem bambaşka

bambaşka kültürlerde ki hem bambaşka sosyoekonomik

seviyedeki insanları tanımış oluyorsun hemde

gerçekten ihtiyacı olan insanlara

yardım etmiş oluyorsun. Yani bence

bir taşla bir kaç tane kuş vurmuş oluyoruz.

Yani bu sebeple eğer imkanın varsa

gönüllü olarak yer alabileceğin üniversite döneminde de

olabilir sonra mesleki hayatında da olabilir ama en çok

insan bu imkanlara

üniversite döneminde sahip oluyor.

Gönüllü olarak çalışma sana çok fayda

sağlayacaktır diye düşünüyorum. Böyle imkanları

araştırırsan

eminim bir çok şey bir çok fırsat bulacaksındır.

Şimdi dedim ki sosyal etkinliklere katılman gerekiyor.

Dernekler de vakıflarda gönüllü olarak çalışmalar yapman gerekiyor.

Ama bazı insanlar bu tür yerlere giderken bir

sinemaya giderken, bir kafeye bile giderken yada insanlarla

tanışma gibi bir ortama giderken

tek başına olmaktan çok kaçınıyorlar.

Yanında birisi olsun. Başka birisiyle de gideyim.

Şimdi benim sana söyleyeceğim bir diğer şey bu konu ile ilgili

tek başına bir şeyler yapmaktan korkma. Kendini

bu konuda zorlamalısın, biraz daha meydan okumalısın kendine

Tek başına gittiğin zaman

hem biraz zorlamış oluyorsun kendini bunu bir kas gibi düşün

özgüven kasını geliştiriyorsun kendini zorladığın için

hem de tek başına birşeyler başardın ya o senin özgüven hanene yazılıyor. Kendini daha iyi hissediyorsun.

Hem insan tek başına olduğu zaman yeni insanlar

tanışması daha kolay oluyor. Yanında bir arkadaşınla gittin ya

zaten hep onunla bir diyalog içinde oluyorsun, hep onunla konuşuyorsun

ama bir etkinliğe katıldın, bir seminere, konferansa gittin

bir dernekte görev aldın, gönüllü oldun

tek başına gittiği,n zaman diğer insanlarla tanışıyorsun.

Bir network kuruyorsun kendine. Bu da

sana çok fayda sağlayacaktır. Şimdi network kurmaktan

bahsetmişken aslında burada değinmek istediğim

bir konu daha var. İnsanlarla aranı iyi tutmalısın.

Bu şu demek değil. Yani sana kötü davranan insanlarla

çok sıkı fıkı olmak, yağ çekmek ya da

yalakalık yapmak değil kesinlikle.Ama

etrafında ki insanlar

ara sor,

önemse onları. Yani birisi senin

hayatına girdiği zaman karşında oturuyorsun, konuşuyorsun.

Ya onunla oturup konuşurken telefonunla oyalanma gözünün

içine bak ona oradayken değer ver

Bir de mesela zamanın beraber yakın olduğun arkadaşların vardır.

İnsan ister istemez zamanla birlikte

herkes Türkiye'nin farklı bir köşesine gidiyor. Belki dünyanın

farklı bir köşesine gidiyor. Ara, sor.

Ben mesela haftanın belirli bir günü az görüştüğüm insanları aramaya gayret ediyorum. Diyorum,

''Ne yapıyorsun? Nasılsın?'' İlk başta karşı taraf şaşırıyor.

bunu ilk yapmaya başladığım zaman da. Ya diyor

''Hayırdır bir işin mi düştü'' yoo... merak ettim seni diyorum. O kadar çok hoşuna gidiyor ki

Eğer etrafında böyle bir

ağan olursa, seni seven insanlar olursa

hem o sevgini yarattığı güzel bir

atmosfer olacaktır hemde yarın bir gün

bir şekilde bu insanlarla bir şeyler yapmaya

kalkıştığın zaman daha kolay daha verimli işler,

projeler ortaya koyabilirsin.

Bu videoda sana son olarak söylemek istediğim,

vermek istediğim bir öneri daha var. Kendine meydan okumalısın. Kendine meydan okumaktan kast ettiğim

şey şu yapmak isteyip de yapamadığın bazı şeyler vardır.

Mesela bu bir konuşmak yapmak,

yeni bir insanla tanışmak, belki sevdiğin kıza açılmak ya da yüksek lisansa başvurmak ya da

farklı bir şey, farklı bir şehre gitmek, farklı bir kursa gitmek... Dediğim gibi herkesin yapmak isteyip de

yapamadığı şeyler vardır. Bunlar kocaman büyük şeyler

olmasına gerek yok. Onlar zordur zaten

onlardan bahsetmiyorum ben. Küçük, küçük

şeylerden. Ben,

kocaman büyük hedeflerin, mucizelerin adamı değilim.

Ben küçük ayrıntılarla uğraşıyorum

ve o küçük ayrıntılarla uğraştığım

zaman onların

o kadar çok faydasını alıyorum ki. Sende küçük hedefler

Bu bazen şey bile olabilir. Diyelim ki sosyal

anlamda biraz daha kaygılısın gergin hissediyorsun kendini.

Yeni bir ayakkabı aldın ya. Otobüste giderken yada

yolda giderken birisine sor. ''Ya ayakkabım... ''

Güvenilir birisine bu arada. '' Sence güzel mi?''

Ne yapıyorsun? Saçma bir davranış yapıyorsun ama kendine

bir şekilde meydan okuyorsun.

Anlamsızlaşıyor o kaygın o korkun.

Kendin için yapmak isteyip de

yapamadığın 5 tane şey belirlemelisin.

Ne olabilir bu senin için ? İyi düşünüp

5 tane şey belirlemelisin ve bunu yap.

Kendine meydan oku. Hani hep youtube videolarında yapıyor ya

arkadaşlar, bu youtuber arkadaşlar. Şimdi youtuber diyorum.

Bende youtuberım aslında ama bu challengelar yapıyorlar. Bir şekilde

kendini kendine meydan oku, kendine challenge yap.

De ki ''Ben şunları şunları yapacağım. Yapabilir miyim?'' Zorla kendini.

Ölmezsin bir şey olmaz. Ama dediğim gibi güvenliğini ortadan

kaldırma. Buna çok dikkat et. Bu konuda kendini

biraz zorla. İnanılmaz... İlk başta zorlansan da

inanılmaz keyif aldığını göreceksin bazı şeyleri başardığın

zaman

vee... ve o yapamadığın şeyleri yaptın ya artık kendini geliştirme noktasında bir tık daha

ötedesin.

Kendini geliştirme konusunda bu çektiğim ikinci

videoydu. Bundan sonra gelecek beğenilere

video beğenilerine ve yorumlara göre aslında

bir çok video çekilebilir. Hem kendi tecrübelerimden

hem de bu konuda ki literatürde neler yazıyor.

Onları bir araya getirip çok faydalı videolar çıkabilir. Ama

bu konu da sende isteğini motivasyonunu hem beğenilerle

hem de yorumlarla gösterebilirsin. Bir de ben senden

şöyle bir şey rica edeceğim. Bu videoyu ve bir önceki videoyu senin için önemli bir arkadaşınla paylaş.

De ki bak ''Ben böyle bir şekilde kendimi

geliştirmek, kendime yatırım yapmak istiyorum. Sende bana

eşlik eder misin? Birbirimizi motive edelim. Ne yapabiliriz? Birbirimize bir beyin fırtınası yapalım.''

Hem böyle olunca bende daha çok insana ulaşmış olurum.

Bir şekilde ortaya güzel bir şey çıkmış olur hem de sen kendine

birbirini motive edecek bir

yoldaş bir arkadaş bulmuş olursun. Beni dinlediğin için

çok teşekkür ediyorum. Kendine çok iyi bak.

Görüşmek üzere :)


Kendini Geliştirme Yolları-2

Geçtiğimiz günlerde kendini geliştirme yolları

isimli bir video çektim ve bu video beklediğimden

çok daha fazla ilgi gördü ve ben şu kanaate vardım. Bir çok insan kendisini çok fazla geliştirmek istiyor.

Ama nerede yapacağını, nasıl yapacağını, ne yapacağını pek bilmiyor. Demek ki, bu videolar bu konuda bir

ışık oldu, bir yol gösterici oldu.

Hayata yönelik kocaman şeyler

büyük mucizeler vaat etmiyorum ben ama minik şeylerin

Hayatımızda önemli değişiklikler yapacağını

fark ettim. Kendi hayatımda fark ettim, bunu sana da fark

ettirmeye çalışıyorum. Bu videoda da daha önceki

videoda paylaştığım bazı şeylere ek olarak

yeni yöntemlerden yeni önerilerden bahsetmek istiyorum sana.

Hep yaptığımız hatalardan birisi

kocaman büyük şeyler hedefliyoruz. Diyoruz ki, ''Ne istiyorsun hayatta? Çok zengin olacağım, çok iyi olacağım, çok başarılı olacağım,

herkese faydam olacak.''

Ama çok büyük şeyler

genelde tek başına yapılmıyor ve

o çok büyük şeyleri hayal ederken nerden başlayacağımızı bilmiyoruz.

Köşede bir yerde otururken hayal kuruyoruz. Diyoruz ki,

''Evet yani çok büyük şeyler yapsam iyi olur.

ama nasıl yapacağım?'' Şimdi şöyle bir şey kendini geliştirmek için küçük küçük adımlar atmak

zorundasın. Küçük küçük

yatırımlar yapmak zorundasın kendine. Bir yerden böyle

ışınlanmıyor senin içine o beceriler o yetenekler.

Bir yerden başlamak zorundasın. Kimse

demiyor ki, sen evde bekliyorsun mesela bir şekilde

turşun kurulmuş bir halde bekliyorsun. Evet on yıl sonra

birisi geliyor. '' Evet aradığımız CEO bu arkadaştı,

çağırın gelsin.'' Olmuyor böyle bir şey. Sen

en başından başlamak zorundasın. Şimdi ben

staj yaparken üniversite döneminde diyordum ki,

bir yere başvururken '' Ya ben çay da dağıtırım.

Getir, götür işlerine de bakarım. Hiç önemli değil.

Öyle bir beklentim yoktu. yani bana

para verirseniz işte ben gelir çalışırım yanınızda gibi bir

beklentim yoktu. Çayda dağıtırım ama o arada

çayı verirken insanlar ne yapıyor onu da fark ederim.'' Şimdi bana

bazen stajyerler başvuruyor.

''Hocam yanınızda staj yapmak istiyorum ama aylık şu kadar paraya

gelirim yanınıza.'' Ya şimdi staj

yapıyorsun sen.''

Böyle olunca o gelişim de ortaya çıkmıyor.

Şimdi bu video da daha önceki videoya ek olarak bazı önerilerden bahsetmek istiyorum.

Eğer önceki videoyu izlemedi isen açıklamalar kısmında

linki var oradan önceki videoyu da izleyebilirsin. Şimdi ilk önerim sana şu, blog açmalısın.

Blogtan kastettiğim ne? Kendi adına ya da bir takma

isim de kullanabilirsin. Bir site,

bir web sitesi açman lazım. Nedir bu web sitesi?

Açacaksın, mesela ben ilk bloğumu

yanlış hatırlamıyorsam üniversite ikinci sınıfta

on yedi, on sekiz.. on sekiz ya da on dokuz yaşlarında

açtığımı düşünüyorum. Yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi orda

iken kendi fikirlerimi düşüncelerimi yazıyordum.

Wordpress üzerinde basit bir sistem kurmuştum.

Bazen sevdiğim müzikleri paylaşıyordum. O zaman

Erken Uğur dinliyorum durmadan. Erken Uğur'un işte bütün

o türkülerini paylaşımlarını, yorumlarını paylaşıyorum.

Altında bana hissettirdiklerini paylaşıyordum, yazıyordum.

Şimdi eğer sende kendi adına bir blog açarsan

isminle yada bir takma isimle, düşüncelerini

paylaşırsan ortaya bir üretim yapmış olacaksın.

Ortaya bir şeyler koymuş olacaksın ve artık internet dünyasında

var olduğun zaman

insanlar

seni bulacaklar. Google'da arayıp senin düşüncelerini

senin ilgi alanlarına yakın insanları keşfetme olanağın olacak.

Vee.. En önemlisi bence bir blog açmanın

web sitesi açmanın en önemli faydası bir şey üretiyorsun,

ortaya bir şey koyuyorsun. Oturup bir emek harcıyorsun,

yazıyorsun. Diyorsun ki, '' Ben bu konu da bunu düşünüyorum arkadaş.''

Saçma olabilir, anlamsız olabilir, önemsiz

olabilir. Hiç önemli değil. Ortaya bir şey

koymak bence çok değerli. Sende

nacizane blogspot olur... Eskiden o vardı. Şuan nasıl bilmiyorum ama araştırarak google da çokta

zor olmadığını düşünüyorum blog açmanın. Kendi mesleğinle,

hayallerinle , okuduğun kitaplarla ilgili bir şeyler yazıp o site de yayınlarsan hem insanlar

seni bulacak belki az da olsa üç be kişi bile olsa

seni birileri okuyacak, ortaya koyduğun şey bir değer

görecek bu sana bir özgüven kazandıracak hem de

kendi kişisel tarihinde şunu fark edeceksin

nelerden geçmişim?, neler düşünmüşüm geçmişte?

O düşünsel olgunlaşma sürecini keşfedeceksin.

O bir tanıklık edecek sana geçmişine yönelik

Ben mesala.... o eski şeyi

okuduğum zaman açtığım blogu okuduğum zaman ya diyorum,

'' Ne saçma şeyler yazmışım.'' İsmini vermeyeceğim. Takma bir isimle

açmıştım o blogu ama diyorum ki,

''Bak başlangıç noktan buymuş.'' Bana güzel hissettiriyor dönüp baktığım zaman. Eğer senin de böyle bir

yazma hevesin, kendini geliştirme hevesin varsa

blog açman bir web sitesi açman ve orda düşündüklerini hissettiklerini ve gözlemlerini yazman

sana çok fazla katkı sağlayacaktır.

İnsanın kendini geliştirme sürecin de

yapabileceği şeyler konusunda videolar çekiyorum. Belki minik

katkılar sağlamaya amaçlıyorum ama bu videoların

altına bazı yorumlar geliyor. Her yoruma cevap

veremesem de her yorumu okuduğumdan

emin olabilirsin. Şimdi bazı yorumlar inanılmaz

mazeret kokuyor. Ben şöyle düşünüyorum ; Bir insan

çok fazla mazeret ortaya kokuyorsa ve bu mazeretleri uzun süre devam ettiriyorsa

ben bunun mazeret değil, bir tercih olduğunu

düşünüyorum. Ders çalışmak istiyorsun.

Kendini geliştirmek istiyorsun. Kendini hayata karşı

daha üst bir seviyeye taşımak, bir fark yaratmak istiyorsun

ama bir sürü mazeretin var. Enerjim yok.

Odaklanamıyorum. Vaktim yok. Dikkatimi toplayamıyorum.

Bunlar çok uzun sürdüğü zaman

demek ki ben şu sonuca varıyorum, ''Sen istemiyorsun.

Sen bir başarı ortaya koymak , bir fark yaratmak istemiyorsun.''

Elbette şeyi hariç tutacağız. Belki bazı dezavantajların var. Bazı

rahatsızlıkların var. Fiziksel, zihinsel engellerin var.

Bunları hariç tutuyorum. Peki...

Mazeretler neden önemsiz.

Şunu söyleyeceğim. İnterneti bana sorsalar

''İnternet senin hayatında neleri değiştirdi?''

Benim söyleyebileceğim en önemli şeylerden birisi

Ted konuşmaları, TED TALKS. Bu ''Ted Talks'' dediğimiz olay düşün ki dünya da Amerika'da gerçekleşiyor. Dünya da alanın da en iyi olan insanlar çıkıyorlar ve 18 dakikalık

konuşmalar yapıyorlar. Düşünsene

belki hayatın boyunca tanışma fırsatın

olmayacak kitaplarını okuduğun

belki kitap yazmayan insanlar da oluyor çoğunlukla böyle

insanlar ve alanın da çok iyiler. Fizikten

ekonomiye, psikolojiden

iş liderlerine kadar , ceolara kadar

müzisyenlerinden sanatçılarına herkes alanında ki en iyiler. 18 dakikalık bir konuşma

yapıyor

ve orada onları dinliyorsun. Türkçe alt yazı var bir çok

video da bu konuşmalarda.

Düşünsene buna bedava ulaşıyorsun. Bence

benim hayatımda internetin

yarattığı en güzel etkilerden birisi ''Ted konuşmaları''

Sende kendini geliştirmek istiyorsan. Şöyle bir onun sitesine göz atmanı istiyorum senden.

Neler var ? Senin ilgi alanın da neler anlatılmış?

Otur bir kurs gibi... Düşünsene bedava bir kurs var önünde.

İnternetin sana sunduğu bir imkan var

Otur saatlerce vaktini geçirmek isteyeceksin.

Şu yaz tatilinde telefonla oyalanmaktan, İnstagram'a Facebook'a bakmaktan

daha fazla yapabileceğin güzel şeyler var.

Kendin için yapabileceğin güzel şeyler var. Açıklama kısmında

ted konuşmalarına ulaşabileceğin adresi vereceğim. Bir de ben kendi

bloğum da beni etkileyen 10 tane

ted konuşmasını listeledim. Onu da yine açıklamalar

kısmında yine linkini vereceğim. Oradan da o videolara

bakabilirsin. Bu konuşmaları keşfetmeni kesinlikle

ama kesinlikle öneriyorum.

Evde oturmayla insan gelişmiyor.

''Ne yapacağız peki evde oturmayacağız da?''

Bir sosyal etkinliğe , seminere, konferansa katılacağız.

Bu konu da bulunduğun şehir de neler yapılıyor?

Hangi etkinlikler var? Onları

bir araştırmalısın ilk başta. İnternette bu konuda

araştırmak için bir çok seçenek var. Küçük şehir de yaşayanlar

malesef bu konu da biraz daha dezavantajlı. Onlar

bu konu da belki büyük şehre gittikleri zaman ,

üniversite okudukları zaman ya da arada gidip geldikleri zaman değerlendirebilirler. Büyük şehirlerde etkinlikler çok

daha fazla. Herhangi bir konferans, etkinlik

panel , seminer, kurs, eğitim.... Böyle şeyler ,

senin hayatında kendini geliştirmeni sağlayacaktır.

Bir de sadece ücretsiz olanlar demiyorum.

Mühendissin, psikologsun, doktorsun herhangi bir

mesleğe sahipsin kendini mesleki anlamda

alabileceğin kurslar var mı? Kendini geliştirebileceğin

mesleğini bir üst seviyeye taşıyabileceğin kurslar

var mı başka şehirlerde? Gerekirse bir hafta sonu

ya da bir tatilinde

büyük şehirlerde düzenleniyorsa böyle eğitimler gidebilirsin.

Bunlar sana çok faydalı olacaktır. Bir de şu söylemek

istiyorum ben kendini geliştirme konusunda özellikle

üniversite öğrencisi olan arkadaşlarıma.

Şimdi üniversite döneminde

bir sosyal etkinlikte, bir dernekte , bir vakıfta görev alabilmek çok faydalı oluyor.

Nasıl dernekler, nasıl etkinlikler olacak? Ona dikkat etmemiz lazım

Mesela çocuklara yardım sağlayan, yaşlılara

yardım sağlayan. Biz üniversite döneminde sıklıkla

Darülaceze 'ye giderdik yada çocuklar konusunda çalışmalar

yapan derneklerde orada mesela

haftanın belli bir günü, belli bir saati çalışmalar yapardık.

Bu,

insana öyle bir hissettiriyor ki. Şimdi

herkesin bir sosyal sosyoekonomik

seviyesi var. Kendi

çevrendeki insanlar belli bir seviyeden belli bir kültür

senin kültürüne yakın insanlardan oluşuyor.

Böyle etkinlikler yaptığın zaman hem bambaşka

bambaşka kültürlerde ki hem bambaşka sosyoekonomik

seviyedeki insanları tanımış oluyorsun hemde

gerçekten ihtiyacı olan insanlara

yardım etmiş oluyorsun. Yani bence

bir taşla bir kaç tane kuş vurmuş oluyoruz.

Yani bu sebeple eğer imkanın varsa

gönüllü olarak yer alabileceğin üniversite döneminde de

olabilir sonra mesleki hayatında da olabilir ama en çok

insan bu imkanlara

üniversite döneminde sahip oluyor.

Gönüllü olarak çalışma sana çok fayda

sağlayacaktır diye düşünüyorum. Böyle imkanları

araştırırsan

eminim bir çok şey bir çok fırsat bulacaksındır.

Şimdi dedim ki sosyal etkinliklere katılman gerekiyor.

Dernekler de vakıflarda gönüllü olarak çalışmalar yapman gerekiyor.

Ama bazı insanlar bu tür yerlere giderken bir

sinemaya giderken, bir kafeye bile giderken yada insanlarla

tanışma gibi bir ortama giderken

tek başına olmaktan çok kaçınıyorlar.

Yanında birisi olsun. Başka birisiyle de gideyim.

Şimdi benim sana söyleyeceğim bir diğer şey bu konu ile ilgili

tek başına bir şeyler yapmaktan korkma. Kendini

bu konuda zorlamalısın, biraz daha meydan okumalısın kendine

Tek başına gittiğin zaman

hem biraz zorlamış oluyorsun kendini bunu bir kas gibi düşün

özgüven kasını geliştiriyorsun kendini zorladığın için

hem de tek başına birşeyler başardın ya o senin özgüven hanene yazılıyor. Kendini daha iyi hissediyorsun.

Hem insan tek başına olduğu zaman yeni insanlar

tanışması daha kolay oluyor. Yanında bir arkadaşınla gittin ya

zaten hep onunla bir diyalog içinde oluyorsun, hep onunla konuşuyorsun

ama bir etkinliğe katıldın, bir seminere, konferansa gittin

bir dernekte görev aldın, gönüllü oldun

tek başına gittiği,n zaman diğer insanlarla tanışıyorsun.

Bir network kuruyorsun kendine. Bu da

sana çok fayda sağlayacaktır. Şimdi network kurmaktan

bahsetmişken aslında burada değinmek istediğim

bir konu daha var. İnsanlarla aranı iyi tutmalısın.

Bu şu demek değil. Yani sana kötü davranan insanlarla

çok sıkı fıkı olmak, yağ çekmek ya da

yalakalık yapmak değil kesinlikle.Ama

etrafında ki insanlar

ara sor,

önemse onları. Yani birisi senin

hayatına girdiği zaman karşında oturuyorsun, konuşuyorsun.

Ya onunla oturup konuşurken telefonunla oyalanma gözünün

içine bak ona oradayken değer ver

Bir de mesela zamanın beraber yakın olduğun arkadaşların vardır.

İnsan ister istemez zamanla birlikte

herkes Türkiye'nin farklı bir köşesine gidiyor. Belki dünyanın

farklı bir köşesine gidiyor. Ara, sor.

Ben mesela haftanın belirli bir günü az görüştüğüm insanları aramaya gayret ediyorum. Diyorum,

''Ne yapıyorsun? Nasılsın?'' İlk başta karşı taraf şaşırıyor.

bunu ilk yapmaya başladığım zaman da. Ya diyor

''Hayırdır bir işin mi düştü'' yoo... merak ettim seni diyorum. O kadar çok hoşuna gidiyor ki

Eğer etrafında böyle bir

ağan olursa, seni seven insanlar olursa

hem o sevgini yarattığı güzel bir

atmosfer olacaktır hemde yarın bir gün

bir şekilde bu insanlarla bir şeyler yapmaya

kalkıştığın zaman daha kolay daha verimli işler,

projeler ortaya koyabilirsin.

Bu videoda sana son olarak söylemek istediğim,

vermek istediğim bir öneri daha var. Kendine meydan okumalısın. Kendine meydan okumaktan kast ettiğim

şey şu yapmak isteyip de yapamadığın bazı şeyler vardır.

Mesela bu bir konuşmak yapmak,

yeni bir insanla tanışmak, belki sevdiğin kıza açılmak ya da yüksek lisansa başvurmak ya da

farklı bir şey, farklı bir şehre gitmek, farklı bir kursa gitmek... Dediğim gibi herkesin yapmak isteyip de

yapamadığı şeyler vardır. Bunlar kocaman büyük şeyler

olmasına gerek yok. Onlar zordur zaten

onlardan bahsetmiyorum ben. Küçük, küçük

şeylerden. Ben,

kocaman büyük hedeflerin, mucizelerin adamı değilim.

Ben küçük ayrıntılarla uğraşıyorum

ve o küçük ayrıntılarla uğraştığım

zaman onların

o kadar çok faydasını alıyorum ki. Sende küçük hedefler

Bu bazen şey bile olabilir. Diyelim ki sosyal

anlamda biraz daha kaygılısın gergin hissediyorsun kendini.

Yeni bir ayakkabı aldın ya. Otobüste giderken yada

yolda giderken birisine sor. ''Ya ayakkabım... ''

Güvenilir birisine bu arada. '' Sence güzel mi?''

Ne yapıyorsun? Saçma bir davranış yapıyorsun ama kendine

bir şekilde meydan okuyorsun.

Anlamsızlaşıyor o kaygın o korkun.

Kendin için yapmak isteyip de

yapamadığın 5 tane şey belirlemelisin.

Ne olabilir bu senin için ? İyi düşünüp

5 tane şey belirlemelisin ve bunu yap.

Kendine meydan oku. Hani hep youtube videolarında yapıyor ya

arkadaşlar, bu youtuber arkadaşlar. Şimdi youtuber diyorum.

Bende youtuberım aslında ama bu challengelar yapıyorlar. Bir şekilde

kendini kendine meydan oku, kendine challenge yap.

De ki ''Ben şunları şunları yapacağım. Yapabilir miyim?'' Zorla kendini.

Ölmezsin bir şey olmaz. Ama dediğim gibi güvenliğini ortadan

kaldırma. Buna çok dikkat et. Bu konuda kendini

biraz zorla. İnanılmaz... İlk başta zorlansan da

inanılmaz keyif aldığını göreceksin bazı şeyleri başardığın

zaman

vee... ve o yapamadığın şeyleri yaptın ya artık kendini geliştirme noktasında bir tık daha

ötedesin.

Kendini geliştirme konusunda bu çektiğim ikinci

videoydu. Bundan sonra gelecek beğenilere

video beğenilerine ve yorumlara göre aslında

bir çok video çekilebilir. Hem kendi tecrübelerimden

hem de bu konuda ki literatürde neler yazıyor.

Onları bir araya getirip çok faydalı videolar çıkabilir. Ama

bu konu da sende isteğini motivasyonunu hem beğenilerle

hem de yorumlarla gösterebilirsin. Bir de ben senden

şöyle bir şey rica edeceğim. Bu videoyu ve bir önceki videoyu senin için önemli bir arkadaşınla paylaş.

De ki bak ''Ben böyle bir şekilde kendimi

geliştirmek, kendime yatırım yapmak istiyorum. Sende bana

eşlik eder misin? Birbirimizi motive edelim. Ne yapabiliriz? Birbirimize bir beyin fırtınası yapalım.''

Hem böyle olunca bende daha çok insana ulaşmış olurum.

Bir şekilde ortaya güzel bir şey çıkmış olur hem de sen kendine

birbirini motive edecek bir

yoldaş bir arkadaş bulmuş olursun. Beni dinlediğin için

çok teşekkür ediyorum. Kendine çok iyi bak.

Görüşmek üzere :)