×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: çerez politikası.

image

Beyhan Budak, Kaygı ve Endişelerin Gizli Sebebi

Kaygı ve Endişelerin Gizli Sebebi

Şu hayatta bir şeye kızmamak gibi bir şansımız yok

Hepimizi kızdıran sinirlendiren olaylar oluyor.

Bazı insanlar kendini kızdıran olaylara ya da canını sıkan olaylara karşı tepkilerini ifade edebiliyorlar. Ama bir tür insan var ki o insan kendisini kızdırsa da başkaları,

Canını sıksa da bunu onları kırmak korkusuyla ortaya koyamıyor

Ve o an için onu halının altına süpürüyor.

Sonrasında zannediyoruz ki "evet ben onu görmezden geldim, o problem halloldu"

Ama bu halının altına süpürdüğümüz şeyler birike birike

Başka zamanlarda başka problemlere neden oluyor.

Bazen bir panik atakla, bazen bir takıntıyla, bazen bir fobiyle

Ya da çoğu zaman hissettiğimiz şuramıza bastıran bir endişe, kaygı hissiyle bu ortaya çıkıyor.

Ama işin enteresan tarafı şu; bunu hissettiğimiz zaman

Mesela panik duygusunu çok yoğun yaşıyoruz bir ölüm korkusu var..

Hastalanacağımızı düşünüyoruz, kalp krizi geçireceğimizi düşünüyoruz ya da sebepsiz bir iç sıkıntısı yaşıyoruz..

Hiç bir zaman aslında halının altına süpürdüğümüz olaylarla bağlantılı olduğunu düşünmüyoruz.

Ne oluyor? Ortada sanki hiç bir şey yokmuş da biz kaygılanıyormuşuz gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Bana kaygı, panik atak, sebepsiz iç sıkıntısı, bazen de takıntı sebebiyle gelen insanlara soruyorum

Diyorum ki "Hayatında seni üzen, etkileyen bir problem var mı ?"

Bu soruyu sorduğum insanların çok büyük bir kısmı şu cevabı veriyor bana:

"Ya hocam bu problem haricinde hayatımdaki her şey dört dörtlük."

Ama ben buna inanmıyorum genelde. Biraz daha konuştuğumuzda, daha detaya indiğimizde

Her zaman karşımıza o kişiyi ciddi anlamda etkileyen bir problem çıkıyor.

Peki soruyorum sonrasında ya böyle bir problemin var acaba bu seni etkilemiyor mu ?

"Onunla hiç bağlantısı olduğunu düşünmüyorum" diyor çoğu insan.

Ben bu duruma hayatımızdaki, yanı başımızdaki fil diyorum.

Bazen problem gözümüzün önünde oluyor ama

o bağlantıyı kuramıyoruz

Çünkü kaygı yaşayan insanların çok büyük bir kısmı bana göre kibar insanlar, ince insanlar

olması gerektiğinden daha kibar insanlar.

Sorunlarını, etrafındaki insanlarla ilgili sorunları paylaşmak istemiyorlar.

Onları kırmak istemiyorlar ya da onları dertleriyle sıkmak istemiyorlar.

Öfkelenmekten korkuyorlar. Ve ne oluyor,

O sanki hayatın bir parçası -o hayatımızdaki fil-

Onu hiç görmüyoruz ama bu insan yapısına, insan psikolojisine uygun olmadığı için,

O fil hayatımızı ve psikolojimizi etkilemeye devam ediyor.

Sonrasında ortaya kaygı bozukluğu, panik atak, takıntılar gibi problemler ortaya çıkıyor.

Bu gizli kalmış duygular, gizli kalmış gibi görünse de bizi arka planda etkilemeye devam eder.

Sana bir danışanımdan bahsetmek istiyorum

Bana panik atak şikayetiyle gelen erkek bir danışan

Bu danışan biraz önce bahsettiğim gibi

Panik atağından başka yaşadığı hiç bir problem olmadığını,

Hayatının dört dörtlük olduğunu söyledi.

Sonra detaylı konuştuğumuzda 2 sene önce babasını kaybettiğini, babasını çok sevdiğini,

ama enteresan bir şekilde babasını kaybettikten sonra hiç üzülmediğini,

hiç ağlamadığını, hiç yas tutmadığını söyledi.

Sonra biraz daha o gizli kalmış duygulara temas ettiğimizde

orda kocaman, bekleyen bir tümör gibi bir yas duygusunun,

bir hüzün duygusunun olduğunu keşfettik.

Ve ona temas ettikçe gecikmiş de olsa

Kişi bu duygusunu yaşayınca, hüznünü yaşayınca yasını tutunca,

ortadaki o panik atak sorunu yavaş yavaş ortadan kalktı.

Peki bu kadar büyük olaylar yaşamasına rağmen kişi

Neden bu olayları ve hayatına olan etkileri görmezden gelme eğilimindedir?

Ben buna zihnimizde yer alan bazı zararlı inançların sebep olduğunu düşünüyorum.

Ne peki bu zararlı inançlar?

İlk başta diğer insanları memnuniyet etme gayreti.

Diğer insanları memnun etme çabasında olan insanlar kendi kişilikleri pahasına da olsa, kendi düşünceleri pahasına da olsa

"Aman diğer insanlar memnun olsun da benim ne düşündüğüm önemli değil" diye düşünür.

E böyle olunca ne olur ? Kişi yaşadığı sorunları yine halının altına süpürür.

Bir diğer şey ise öfke duygusu ile olan ilişki.

Eğer öfkeyi tehlikeli zararlı bir duygu olarak görüyorsan

Muhtemelen öfkeni ifade etmekten özellikle kaçınıyor olacaksındır.

Birisi seni sinirlendirse kızdırsa dahi sen ona kibarlıkla cevap verip,

olması gerekenin bu olduğunu kendine telkin edip duracaksın

Ben şöyle düşünüyorum öfkenin aşırı ifadesi bir problem olduğu gibi

öfkenin hiç ifade edilmemesi de bir problemdir.

Düşünce yapımızdaki bir diğer zararlı inançsa anlaşmazlık yaşama korkusudur.

Sanki herkesle iyi geçinmek zorunda gibiyizdir. herkes bizi sevmeli, herkes bizi onaylamalı..

Böyle olunca ufacık bir gerilim bile bizi gerer ve bunu halının altına süpürme eğiliminde oluruz.

Bir diğer şey ise duygusal mükemmeliyetçilik.

Sanki içimizde öyle bir şey vardır ki her an neşeli olmalıyız, her an mutlu olmalıyız,

böyle gülücükler dağıtmalıyız her an. Kötü bir şey hissetmemeliyiz.

Bu bizim başarısızlığımız olabilir her zaman mutlu olmak zorundaymışız gibi hissederiz.

Bu sebeple ortaya çıkan bir durum olduğu zaman -olumsuz bi durum-

bunu yine görmezden gelme eğilimindeyiz.

Bazen ise bu duyguları yok sayma eğilimindeyiz.

olumsuz ya da olumlu ortada bir şey olmaması lazım

her şey bizim kontrolumuz altında ve hiç sorun çıkarmaması lazım bu da yine ortada bir sorunu kabullenmemizi zorlaştırır.

Bu düşünce yapısı sebebiyle kendini üzgün hissettiğin bir zaman diliminde

sorunu otomatikmen zihninden uzaklaştırırsın.

Ve sorunu zihninden uzaklaştırdığın anda ortaya kaygı çıkar. Kaygı hayatını o an için cehenneme çevirebilir.

ve kaygıdan başka gözün hiç bir şeyi görmez.

Ve arada ki o bağlantıyı zihninden uzaklaştırdığın an asıl sorunu, kaybetmiş olursun.

Ve ortada sadece kaygıyla baş başa kalırsın.

Bu anlattıklarım sana tanıdık geliyorsa muhtemelen senin de hayatında fark etmediğin kocaman bir fil var demektir.

ve bu fil o gizlediğin, o görmezden geldiğin duyguları temsil ediyordur.

Peki böyle bir sorun yaşıyorsan ne yapman gerekir ?

İlk olarak detaylı bir araştırma yapmamız lazım

Hayatımızda bizi gerçekten ne etkiliyor, bize olumsuz hissettiren şeyler nedir?

Bunu sorduğumuz zaman , biraz basitmiş gibi geliyor ama bu detaylı bir çalışma istiyor.

Çünkü bazı insanlar içinde fırtınalar kopsa dahi bu fırtınaların farkına varamıyor.

Ben şöyle bir yöntem önerebilirim: hayatımızdaki insanların bir listesini çıkartmak.

Bize uzak olan, yakın olan, iş hayatımızdaki, aile hayatımızdaki, duygusal hayatımızdaki insanların bir listesini çıkartmak.

Ve o insanlarla ne gibi problemlerimiz oluyor, ya da oldu geçmişte? buna benzer şeylerin bir listesini çıkartmak.

Eğer bunları yazarken yazdığımız şeylerden, olaylardan birisi bizi etkiliyorsa ya da kötü hissettiriyorsa

Muhtemelen oraya bir şantiye kurmamız gerekiyor ve orada bir kazı yapmamız lazım.

Çıkan duyguyu yakaladığımız anda, evet ortada bir problem var demektir.

İlk adım bu yaşadığımız o gizli kalmış duyguları keşfetmek. Peki 2. adım ne?

Şunu söyleyebilirim ki içimizdeki olumlu-olumsuz duyguları ifade etmek insan psikolojisi için en önemli şeylerden bir tanesi.

Ne olursa olsun eğer olumsuz bir duygu da olsa içimizdeki, o duyguyu muhattabına iletmemiz lazım.

İletmemiz lazım ki en azından dışarıya aktaralım o fili ve temsil ettiği duyguları. Bundan sonraki şeye de baktığımız zaman anksiyetenin -yani kaygının- yavaş yavaş azaldığını göreceğiz. Peki sonra tekrar kaygı yaşamayacak mıyız ? Yaşayacağız. ama şöyle bir avantaj var bu durumda,

Kaygı aslında bizim alarmımız. eğer kendimizi kaygılı hissediyorsak, kötü hissediyorsak,

Evet orada alarm çalmaya başlıyor:

"Hayatında bir problem var ve kontrol et!"

Tekrar aynı yöntemle, aynı sıralamayla o problemi keşfedip duygularımızı ifade edebiliriz

Gizli kalmış duygularla söyleyeceğim şeyler şimdilik bu kadar.

Peki sen bu konu da neler yaşıyorsun neler düşünüyorsun ?

Bunları yorumlar kısmında belirtebilirsin.

Bu videoyu beğenmeyi ve PSİKOLOJİ TV Youtube kanalına abone olmayı unutma

Kendine çok iyi bak görüşmek üzere.

Learn languages from TV shows, movies, news, articles and more! Try LingQ for FREE