×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.


image

Beyhan Budak, Bugün Farklı Bir Şey Yap!

Bugün Farklı Bir Şey Yap!

Hayatın monoton bir düzenin esiri mi oldu? Konfor

alanından hiç çıkamıyor musun? Belki de

bu düzeni bu rutini bozmak sana iyi gelecektir

bugün bu videoda sana hayatındaki

o rutini bozmak için o monotonluğu birazcık olsun dağıtabilmek için

birkaç öneri vermek istiyorum

şimdi düşünsene sana şöyle öneriler veriyormuşum;

yılda üç defa yurtdışına çıkman lazım en aşağı Amerika

ya da eğer spor yapmıyorsan

golf oynaman lazım gibi. Aslında yapamayacağın ya da o günlük rutin içinde belki içinde bulunduğun maddi durumlardan

dolayı kocaman kocaman mucize

öneriler vermek istemiyorum sana. İnsanlar genelde böyle

önerileri okurken ya da dinlerken iyi hissediyorlar. Diyorlar ki

Aa evet yapsam iyi olur, yılda üç sefer dışarı çıksam

yurtdışına çıksam çok iyi olur ama nerde, kim çıkabiliyor?

eğer belirli bir seviyede değilsen, belirli bir durumda değilsen

ben sana biraz daha Türk usulü ve kendime de uyguladığım

kendim de yaptığım şeylerden minik minik

örnekler ve öneriler vermek istiyorum. İlk başta sana küçük bir anı anlatmak istiyorum

kendime dair

yıllar önce belki ilkokuldayım belki ortaokuldayım net hatırlamıyorum

ama apartmanın önünde Ankara'nın o sıcak

karasal ikliminde, yaz mevsiminde oturuyoruz

arkadaşlarla birlikte o kadar sıkılmışız ki

ne yapıcaz, ne yapıcaz diye düşünüyoruz. Top oynasan oynanacak

hava yok yani her yer çok sıcak.

bir arkadaş dedi ki: çok düşünmüş ve birden

çok önemli bir şey keşfetmiş gibi: Hadi bir çılgınlık yapalım dedi biz hepimiz bir kaç kişiyiz

bi ona baktık ve dedik ki : nasıl bir çılgınlık?

Pizza yiyelim

o an çok gülmüştük buna ama sonrasında pizza yedik

ve o an o rutini bozmuş olduk. Bazen

o rutini, monotonluğu bozmak için kocaman

kocaman şeylere gerek yok

burda sana küçük küçük, minik minik öneriler vereceğim.

Benim kimseye söylemediğim ama içimde insanları

değerlendirirken kullandığım bir teori var.Bu teoriye ben

işkembe çorbası teorisi diyorum belki ya

ne acayip teori diye düşünebilirsin bunu dinlerken

hiçbir bilimselliği yok sadece kendi içimde

bir ön eleme, bir ön koşul gibi. Bu teori şunu içeriyor:

Birisini tanıyorum, tanışıyoruz mesela ona soruyorum

işkembe çorbasını sever misin sevmez misin?

şimdi burda bir şey yok. Karşı taraf severim ya da sevmem

diyor. Sevmem diyorsa ona ikinci bir soru soruyorum

İkinci soru: Tadına baktın mı

bakmadın mı?

Eğer bakmadım diyorsa o insan benim kafamda tadına bakmadığı, yapmadığı halde bir şeylere ön yargılı

duran insan modelini oluşturuyor.

Tabiki de bu kesin bir yargı değil. Sonrasında öyle olup da çok sevdiğim,

değer verdiğim insanlar da oldu ama en azından onun

bir yönünü tanımak adına bu işkembe çorbası teorisini

kullanıyorum. Şimdi sana vereceğim ilk öneri aslında

bununla ilgili. Önyargılı olduğun, özellikle

kaçındığın yiyecekler,içecekler var mı ?

Bunlar sana zarar verecek, sana bağımlılık yaratacak şeyler

kesinlikle olmamalı. Ama mesela bir işkembe çorbası

ya da

örnek veriyorum; daha önce

belki yersen miden bulanır gibi düşünüp evdekilerin

ailenin sana önerdiği bir yiyecek.

daha önce denemediğin, ön yargılı olduğun

bir şeyi denemeni istiyorum yemek olarak senden

Bir karasal iklim çocuğu olarak balıklarla aram pek iyi değil

hani bu bir nefret seviyesinde değil ama olsa da olur

olmasa da olur seviyesinde. Bende balıklarla aramın bu şekilde

olmasından dolayı Karides'e çok önyargılıydım

ya o nasıl bir şey yenir mi derken, dedim ki: kendi içimden hadi bugün bir çılgınlık yapalım ve Karides deneyelim

Denedim, pek hoşuma gitmedi açıkçası

ama en azından çok da kötü olmadı. Karides'i de

denemiş oldum. Belki de çok sevecektim. İnsan

denemediği şeyleri o önyargılı olduğu şeyleri deneyince

içinden çok seveceği, çok güzel olan

şeyler de çıkartabiliyor. Gelelim günlük hayatın

rutinini, monotonluğunu bozmak için vereceğim bir diğer

öneriye. Şimdi eğer acil bir durum ihtimali

yoksa içinde bulunduğun. Diyelim ki önemli bir telefon

beklemiyorsun. Ya da bir hasta yakının

yok etrafında. Böyle acil bir durum ihtimali

yoksa, bir gün için cep telefonunu evden bırakıp

evde bırakıyorsun cep telefonunu ve telefonsuz dışarı çıkıyorsun

Ölmezsin, hiçbir şey olacağını düşünmüyorum yani

sadece telefonsuz nasıl gidiyor acaba?

Bir günde telefonsuz dışarı çık bakalım ne olacak?

Çevrende olan gün içinde bir şekilde karşılaştığın ama

bugüne kadar hiç muhabbet etmediğin insanları bir düşün bakalım

bu, okul kantinindeki adam olabilir ya da kurum kantinindeki

adam olabilir, gittiğin bakkal, kasap, manav olabilir

Ya da apartman görevlisi olabilir. Daha önce konuşmadığın

insanlardan birisini seç. Beş dakika

onunla muhabbet etmeye çalış. Ne yapıyor, kimmiş

nereliymiş, bir derdi sıkıntısı var mıymış?

Sadece günlük rutin içinde

yapmadığın bir şeyi yapmış oluyorsun. Hem de bir insanla iletişime giriyorsun.

Bütün araştırmalar söylüyor ki; insanı

en iyi hissettiren şeylerin başında iletişim kurmak geliyor.

Şimdi biraz önceki önerilerden birisinde telefonu

bir günlüğüne eve bırakmaktan bahsetmiştik. Bu sefer

telefonun içinde olduğu bir öneri vermek istiyorum sana.

Telefonu eline alıyorsun, şöyle bir rehberi aşağı

doğru sürüklüyorsun. Altı aydır belki bir

senedir hiç aramadığın beş kişiyi seç. Şöyle

bir öğle tatilinde olabilir, bir akşamüzeri olabilir. Ara onları

halini hatrını sor. Karşı taraf ilk başta o telefonu açtığı zaman;

ya hayırdır Beyhan abi, Beyhan hocam

bir işin mi düştü gibi tepkiler de verse

sonrasında güzel bir kıvılcım doğuyor orda

bunu kaçırma bence. Altı ay ya da bir sene içinde aramadığın

beş kişiyi ara.

Benim birçok insanda karşılaştığım ve şaşırdığım bir

özellik var: Birçok insan tek başına bir şey yapmaktan

özellikle kaçınıyor. Tek başına bir yerde yemek yemek, tek başına bir yerde

kahve içmek, sinemaya gitmek, tiyatroya gitmek

Bu rutinleri bozma sürecinde bu konuya da

eğilmek istedim. Tek başına bir şey yapmanı istiyorum senden

Bugün durumun, programın müsaitse

tek başına sinemaya git. Sonrasında kendine bir yemek ısmarla

bir tatlı, bir kahve ısmarla ama

arkadaşlarla değil. Tek başına yapıyorsun

Eğer böyle bir rutinin varsa daha öncesinde tek başına

ben bir şey yapmam diye, bu rutini de bozmuş oluyorsun. Bir diğer şey ise

büyükşehirde ya da belki küçük şehirde de öyledir

yaşayan insanların birçoğu işine,gücüne arabayla gidiyor

Hep arabayla gidince o hayatın nabzını

yakalamaktan biraz uzaklaşıyorsun. Ne oluyor mesela

Hep arabayla evden çıkıyorsun, steril bir

ortamda,küçük bir kutucuk içinde işine gidiyorsun

Dünyada gerçek hayatta insanlar ne yapıyor, ne konuşuyor

ya da nasıl bir yüz ifadeleri var, halet-i ruhiye'leri var

pek fark edemiyorsun

Ben kendim mesela arada

o rutin içine girdiğimi hissettiğim zamanlarda

arabayı bırakıyorum ve otobüsle gidiyorum

Oturup benim için hakikaten çok keyifli bir şey bu

İnsanların yüz ifadelerine bakmak

onların ne düşündüğünü anlamaya çalışmak benim için çok güzel bir şey

Sen de böyle bir şey yapabilirsin. Arada bir

arabayı otoparkta bırakıp işe

otobüsle, metroyla,trenle gidebilirsin

Gelelim en son önerime. Birine en son yazılı olarak kalemli kağıtlı ne zaman mektup yazdın? Dm'den bahsetmiyorum

Whatsapp'tan, mailden bahsetmiyorum. Kağıtlı kalemli

bildiğin somut, gerçek mektup

yazdın mı hiç? Ben senden birisine

bir mektup yazmanı istiyorum, bana da yazabilirsin

Hatta bana yazarsan çok mutlu olurum, bana yazdığın ya da herhangi birine

yazdığın mektubu bir kopyasını da kendine saklamayı unutma

Eğer bana mektup yazarsan belki cevap bile yazarım bende aynen

kalemli kağıtlı olarak. Şöyle diyim, eğer bana mektup yazmak

istersen hissettiklerini, duygusal değişimlerini

ya da belki kendinden bahsetmek istersin

açıklamalar kısmında açık adresimi vereceğim

Oraya mektup gönderebilirsin

İçsel anlamda huzuru, dışsal anlamda yani

dış dünyada da başarıyı yakalayabilen insanların

fark yaratan insanlar olduğunu düşünüyorum. Peki fark nasıl

yaratılıyor? Belli bir rutin çizgide gitmeyen insanlar fark

yaratabiliyor. Belli önyargılarıyla değil de

merakla yaklaşan insanlar dünyaya, bu insanlar

fark yaratabiliyor. Sen de

ben birkaç öneri belirledim kendimce, kendimde uyguladığım

şeylerden birkaçıydı bunlar. Sende kendince böyle rutinini

bozabilecek fikirler, çılgınlık yaratabilecek fikirler

bulmanı öneririm kendi hayatında. Mesela ben bu videoyu

çektikten sonra ofisten çıkarken kendimi ödüllendireceğim

İşkembe çorbası sevmeyenler. Hem de işkembe çorbasıyla

Kendine çok iyi bak, görüşmek üzere.


Bugün Farklı Bir Şey Yap!

Hayatın monoton bir düzenin esiri mi oldu? Konfor

alanından hiç çıkamıyor musun? Belki de

bu düzeni bu rutini bozmak sana iyi gelecektir

bugün bu videoda sana hayatındaki

o rutini bozmak için o monotonluğu birazcık olsun dağıtabilmek için

birkaç öneri vermek istiyorum

şimdi düşünsene sana şöyle öneriler veriyormuşum;

yılda üç defa yurtdışına çıkman lazım en aşağı Amerika

ya da eğer spor yapmıyorsan

golf oynaman lazım gibi. Aslında yapamayacağın ya da o günlük rutin içinde belki içinde bulunduğun maddi durumlardan

dolayı kocaman kocaman mucize

öneriler vermek istemiyorum sana. İnsanlar genelde böyle

önerileri okurken ya da dinlerken iyi hissediyorlar. Diyorlar ki

Aa evet yapsam iyi olur, yılda üç sefer dışarı çıksam

yurtdışına çıksam çok iyi olur ama nerde, kim çıkabiliyor?

eğer belirli bir seviyede değilsen, belirli bir durumda değilsen

ben sana biraz daha Türk usulü ve kendime de uyguladığım

kendim de yaptığım şeylerden minik minik

örnekler ve öneriler vermek istiyorum. İlk başta sana küçük bir anı anlatmak istiyorum

kendime dair

yıllar önce belki ilkokuldayım belki ortaokuldayım net hatırlamıyorum

ama apartmanın önünde Ankara'nın o sıcak

karasal ikliminde, yaz mevsiminde oturuyoruz

arkadaşlarla birlikte o kadar sıkılmışız ki

ne yapıcaz, ne yapıcaz diye düşünüyoruz. Top oynasan oynanacak

hava yok yani her yer çok sıcak.

bir arkadaş dedi ki: çok düşünmüş ve birden

çok önemli bir şey keşfetmiş gibi: Hadi bir çılgınlık yapalım dedi biz hepimiz bir kaç kişiyiz

bi ona baktık ve dedik ki : nasıl bir çılgınlık?

Pizza yiyelim

o an çok gülmüştük buna ama sonrasında pizza yedik

ve o an o rutini bozmuş olduk. Bazen

o rutini, monotonluğu bozmak için kocaman

kocaman şeylere gerek yok

burda sana küçük küçük, minik minik öneriler vereceğim.

Benim kimseye söylemediğim ama içimde insanları

değerlendirirken kullandığım bir teori var.Bu teoriye ben

işkembe çorbası teorisi diyorum belki ya

ne acayip teori diye düşünebilirsin bunu dinlerken

hiçbir bilimselliği yok sadece kendi içimde

bir ön eleme, bir ön koşul gibi. Bu teori şunu içeriyor:

Birisini tanıyorum, tanışıyoruz mesela ona soruyorum

işkembe çorbasını sever misin sevmez misin?

şimdi burda bir şey yok. Karşı taraf severim ya da sevmem

diyor. Sevmem diyorsa ona ikinci bir soru soruyorum

İkinci soru: Tadına baktın mı

bakmadın mı?

Eğer bakmadım diyorsa o insan benim kafamda tadına bakmadığı, yapmadığı halde bir şeylere ön yargılı

duran insan modelini oluşturuyor.

Tabiki de bu kesin bir yargı değil. Sonrasında öyle olup da çok sevdiğim,

değer verdiğim insanlar da oldu ama en azından onun

bir yönünü tanımak adına bu işkembe çorbası teorisini

kullanıyorum. Şimdi sana vereceğim ilk öneri aslında

bununla ilgili. Önyargılı olduğun, özellikle

kaçındığın yiyecekler,içecekler var mı ?

Bunlar sana zarar verecek, sana bağımlılık yaratacak şeyler

kesinlikle olmamalı. Ama mesela bir işkembe çorbası

ya da

örnek veriyorum; daha önce

belki yersen miden bulanır gibi düşünüp evdekilerin

ailenin sana önerdiği bir yiyecek.

daha önce denemediğin, ön yargılı olduğun

bir şeyi denemeni istiyorum yemek olarak senden

Bir karasal iklim çocuğu olarak balıklarla aram pek iyi değil

hani bu bir nefret seviyesinde değil ama olsa da olur

olmasa da olur seviyesinde. Bende balıklarla aramın bu şekilde

olmasından dolayı Karides'e çok önyargılıydım

ya o nasıl bir şey yenir mi derken, dedim ki: kendi içimden hadi bugün bir çılgınlık yapalım ve Karides deneyelim

Denedim, pek hoşuma gitmedi açıkçası

ama en azından çok da kötü olmadı. Karides'i de

denemiş oldum. Belki de çok sevecektim. İnsan

denemediği şeyleri o önyargılı olduğu şeyleri deneyince

içinden çok seveceği, çok güzel olan

şeyler de çıkartabiliyor. Gelelim günlük hayatın

rutinini, monotonluğunu bozmak için vereceğim bir diğer

öneriye. Şimdi eğer acil bir durum ihtimali

yoksa içinde bulunduğun. Diyelim ki önemli bir telefon

beklemiyorsun. Ya da bir hasta yakının

yok etrafında. Böyle acil bir durum ihtimali

yoksa, bir gün için cep telefonunu evden bırakıp

evde bırakıyorsun cep telefonunu ve telefonsuz dışarı çıkıyorsun

Ölmezsin, hiçbir şey olacağını düşünmüyorum yani

sadece telefonsuz nasıl gidiyor acaba?

Bir günde telefonsuz dışarı çık bakalım ne olacak?

Çevrende olan gün içinde bir şekilde karşılaştığın ama

bugüne kadar hiç muhabbet etmediğin insanları bir düşün bakalım

bu, okul kantinindeki adam olabilir ya da kurum kantinindeki

adam olabilir, gittiğin bakkal, kasap, manav olabilir

Ya da apartman görevlisi olabilir. Daha önce konuşmadığın

insanlardan birisini seç. Beş dakika

onunla muhabbet etmeye çalış. Ne yapıyor, kimmiş

nereliymiş, bir derdi sıkıntısı var mıymış?

Sadece günlük rutin içinde

yapmadığın bir şeyi yapmış oluyorsun. Hem de bir insanla iletişime giriyorsun.

Bütün araştırmalar söylüyor ki; insanı

en iyi hissettiren şeylerin başında iletişim kurmak geliyor.

Şimdi biraz önceki önerilerden birisinde telefonu

bir günlüğüne eve bırakmaktan bahsetmiştik. Bu sefer

telefonun içinde olduğu bir öneri vermek istiyorum sana.

Telefonu eline alıyorsun, şöyle bir rehberi aşağı

doğru sürüklüyorsun. Altı aydır belki bir

senedir hiç aramadığın beş kişiyi seç. Şöyle

bir öğle tatilinde olabilir, bir akşamüzeri olabilir. Ara onları

halini hatrını sor. Karşı taraf ilk başta o telefonu açtığı zaman;

ya hayırdır Beyhan abi, Beyhan hocam

bir işin mi düştü gibi tepkiler de verse

sonrasında güzel bir kıvılcım doğuyor orda

bunu kaçırma bence. Altı ay ya da bir sene içinde aramadığın

beş kişiyi ara.

Benim birçok insanda karşılaştığım ve şaşırdığım bir

özellik var: Birçok insan tek başına bir şey yapmaktan

özellikle kaçınıyor. Tek başına bir yerde yemek yemek, tek başına bir yerde

kahve içmek, sinemaya gitmek, tiyatroya gitmek

Bu rutinleri bozma sürecinde bu konuya da

eğilmek istedim. Tek başına bir şey yapmanı istiyorum senden

Bugün durumun, programın müsaitse

tek başına sinemaya git. Sonrasında kendine bir yemek ısmarla

bir tatlı, bir kahve ısmarla ama

arkadaşlarla değil. Tek başına yapıyorsun

Eğer böyle bir rutinin varsa daha öncesinde tek başına

ben bir şey yapmam diye, bu rutini de bozmuş oluyorsun. Bir diğer şey ise

büyükşehirde ya da belki küçük şehirde de öyledir

yaşayan insanların birçoğu işine,gücüne arabayla gidiyor

Hep arabayla gidince o hayatın nabzını

yakalamaktan biraz uzaklaşıyorsun. Ne oluyor mesela

Hep arabayla evden çıkıyorsun, steril bir

ortamda,küçük bir kutucuk içinde işine gidiyorsun

Dünyada gerçek hayatta insanlar ne yapıyor, ne konuşuyor

ya da nasıl bir yüz ifadeleri var, halet-i ruhiye'leri var

pek fark edemiyorsun

Ben kendim mesela arada

o rutin içine girdiğimi hissettiğim zamanlarda

arabayı bırakıyorum ve otobüsle gidiyorum

Oturup benim için hakikaten çok keyifli bir şey bu

İnsanların yüz ifadelerine bakmak

onların ne düşündüğünü anlamaya çalışmak benim için çok güzel bir şey

Sen de böyle bir şey yapabilirsin. Arada bir

arabayı otoparkta bırakıp işe

otobüsle, metroyla,trenle gidebilirsin

Gelelim en son önerime. Birine en son yazılı olarak kalemli kağıtlı ne zaman mektup yazdın? Dm'den bahsetmiyorum

Whatsapp'tan, mailden bahsetmiyorum. Kağıtlı kalemli

bildiğin somut, gerçek mektup

yazdın mı hiç? Ben senden birisine

bir mektup yazmanı istiyorum, bana da yazabilirsin

Hatta bana yazarsan çok mutlu olurum, bana yazdığın ya da herhangi birine

yazdığın mektubu bir kopyasını da kendine saklamayı unutma

Eğer bana mektup yazarsan belki cevap bile yazarım bende aynen

kalemli kağıtlı olarak. Şöyle diyim, eğer bana mektup yazmak

istersen hissettiklerini, duygusal değişimlerini

ya da belki kendinden bahsetmek istersin

açıklamalar kısmında açık adresimi vereceğim

Oraya mektup gönderebilirsin

İçsel anlamda huzuru, dışsal anlamda yani

dış dünyada da başarıyı yakalayabilen insanların

fark yaratan insanlar olduğunu düşünüyorum. Peki fark nasıl

yaratılıyor? Belli bir rutin çizgide gitmeyen insanlar fark

yaratabiliyor. Belli önyargılarıyla değil de

merakla yaklaşan insanlar dünyaya, bu insanlar

fark yaratabiliyor. Sen de

ben birkaç öneri belirledim kendimce, kendimde uyguladığım

şeylerden birkaçıydı bunlar. Sende kendince böyle rutinini

bozabilecek fikirler, çılgınlık yaratabilecek fikirler

bulmanı öneririm kendi hayatında. Mesela ben bu videoyu

çektikten sonra ofisten çıkarken kendimi ödüllendireceğim

İşkembe çorbası sevmeyenler. Hem de işkembe çorbasıyla

Kendine çok iyi bak, görüşmek üzere.