TÜRK SİYASETİNDE ETKİLİ DÖRT İSİM
Adnan Menderes, Ege Bölgesi'nde büyük arazilere sahip bir aileye mensuptu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekiliydi.
Sonra bu partiden ayrılıp Demokrat Parti'yi (DP) kurdu. 1950'de Türkiye tarihindeki ilk demokratik seçimde galip geldi. Başbakan oldu.
Amerika ile olan ilişkileri geliştirdi. Fakir köylülere yardım etti.
DP, geleneklere ve dine CHP'den daha hoşgörülü bir biçimde yaklaşıyordu.
DP, CHP'nin planlı ve kontrollü ekonomi politikası yerine özel girişime olanak sağlayan bir politikayı savundu.
Ancak 1950'lerin sonuna doğru Türk ekonomisi kontrolsüz ithalat yüzünden kötüleşmeye başladı.
1950'lerin sonuna doğru DP antidemokratik politikalar izlemeye başladı. Muhalif basını ve gazetecileri susturmaya çalıştı.
Bu durum entelektüelleri ve askerleri kızdırdı. 1960'daki darbe sonucu Adnan Menderes idam edildi.
Süleyman Demirel köyde doğmuştu. Zekası ve çalışkanlığı sayesinde hızla yükseldi. Mühendis oldu.
Adalet Partisi'nden milletvekili seçildi. Aynı partinin birkaç yıl sonra lideri oldu. Türkiye tarihinde seçilen en genç başbakan oldu.
Tam 7 kez başbakanlık yaptı. Sonra da cumhurbaşkanı oldu. Türkiye'nin NATO ile olan ilişkilerini geliştirmeye çalıştı.
Özellikle köylülere yönelik birçok reform gerçekleştirdi. Köylere yollar, köprüler yaptırdı. Altyapı projelerine ağırlık verdi. Birçok baraj yaptırdı.
1970'lerde Türkiye'de halk sağ ve sol olarak ikiye bölünmüştü. İç savaşa benzer bir durum söz konusuydu.
Askerler, terörle mücadele etmek adına siyasete müdahale etmek istediler. Demirel buna izin vermedi. Bunun üzerine 1971'de istifa etmeye zorlandı.
Onun politikaları her şeye rağmen ekonomik büyümeye odaklandı. 1980 Darbesi sırasında askerler onun hükümetini dağıttı.
Onun politika yapması 7 yıl yasaklandı. 1993'te cumhurbaşkanı seçildi.
Bülent Ecevit, sadece bir politikacı değildir. O ayrıca bir şairdir, gazetecidir, çevirmendir. Siyasete atılmadan önce Londra'daki Türk ataşeliğinde görev yaptı.
Londra Üniversitesinde [SOAS] eğitim aldı. Sonra Türkiye'ye döndü. Gazete, dergi çıkarmaya başladı.
1960'larda ilk kez milletvekili seçildi. Bakanlığı sırasında Türkiye'de ilk defa işçilerin grev yapabilmesini yasallaştırdı.
Başbakan olduktan sonra genel af ilan etti. Böylece tüm siyasi mahkumlar serbest bırakıldı.
Kıbrıs'ta Rumların darbe yapması sonucu Ecevit 1974'te Kıbrıs'a askeri bir harekat düzenlenmesine karar verdi.
Başta Amerika olmak üzere neredeyse bütün devletler buna karşı çıktılar. Ama o korkmadı. Kıbrıs'a girdi ve oradaki Türkleri kurtardı.
Sonra birçok devlet Türkiye'ye ambargo uyguladı. Türk ekonomisi kötüleşti.
1990'larda tekrar başbakan oldu. O dönemde İstanbul'un doğusundaki Kocaeli adlı ilde büyük bir deprem oldu.
Hükümet, o krizin yönetiminde başarısız kaldı. Türk ekonomisi berbat bir hâl aldı. Son 50 yılın en kötü ekonomik durgunluğu o süreçte yaşandı.
Ecevit, sert bir laiklik politikası izledi. Dindar grupların politikaya katılmasını engellemeye çalıştı. Bu da Türkiye'deki dindar grupları sinirlendirdi.
Turgut Özal, siyasete atılmadan önce Dünya Bankası'nda ekonomist olarak çalıştı. Demirel'in eski bir arkadaşıydı.
1980'deki darbenin ardından başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. 3 yıl sonra başbakan oldu ve Türk ekonomisini dünya ekonomisi ile uyumlu hâle getirmek için gayret etti.
Serbest piyasa ekonomisine geçişi hızlandırdı.
Batı ile yakınlaşmaya çalıştı. Gümrük ve döviz kısıtlamalarını azaltmaya ve diğer ülkelerle olan ticareti artırmaya yönelik faaliyetlerde bulundu.