×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.


image

Who is She?, Bölüm Sekiz

Bölüm Sekiz

CENGİZ: Abinizin, bir kız arkadaşı varsa bile, bu neden sizi ilgilendirsin ki?

CANAN: Kendime göre nedenlerim var. Ben haklı olduğumu biliyorum.

CENGİZ: Belki, kız sadece dairede onunla birlikte oturuyordur.

CANAN: Ben bundan daha fazla şeyler olduğunu düşünüyorum.

CENGİZ: Belki de sadece kirayı paylaşıyordur ve kız arkadaşı değildir.

CANAN: Ben buna inanmıyorum.

CENGİZ: Birlikte oturmak, günümüzde oldukça yaygın.

CANAN: Kız güzel mi?

CENGİZ: Evet, aslında oldukça güzel. Hatta, harika olduğunu söyleyebilirim.


Bölüm Sekiz Chapter Eight

CENGİZ: Abinizin, bir kız arkadaşı varsa bile, bu neden sizi ilgilendirsin ki? CENGIZ: Selbst wenn Ihr Bruder eine Freundin hat, warum sollte es Sie beunruhigen? CENGİZ: If your brother has a girlfriend, why would that be your concern? CENGIZ: Даже если у твоего брата есть девушка, почему тебя это должно волновать?

CANAN: Kendime göre nedenlerim var. CANAN: Ich habe meine eigenen Gründe. CANAN: I have reasons for myself. КАНАН: У меня есть свои причины. Ben haklı olduğumu biliyorum. Ich weiß, dass ich recht habe. I know I'm right.

CENGİZ: Belki, kız sadece dairede onunla birlikte oturuyordur. CENGİZ: Vielleicht sitzt das Mädchen nur mit ihm in der Wohnung. CENGİZ: Maybe she's just sitting in the apartment with her. ДЖЕНГИЗ: Может быть, девушка просто сидит с ним в квартире.

CANAN: Ben bundan daha fazla şeyler olduğunu düşünüyorum. CANAN: Ich denke, da steckt mehr dahinter. CANAN: I think there are more things than that.

CENGİZ: Belki de sadece kirayı paylaşıyordur ve kız arkadaşı değildir. CENGİZ: Vielleicht teilt er nur die Miete und nicht seine Freundin. CENGİZ: Maybe he's just sharing the rent and not his girlfriend.

CANAN: Ben buna inanmıyorum. CANAN: Ich glaube es nicht. CANAN: I don't believe it.

CENGİZ: Birlikte oturmak, günümüzde oldukça yaygın. CENGİZ: Zusammensitzen ist heutzutage ziemlich üblich. CENGİZ: Sitting together is quite common nowadays.

CANAN: Kız güzel mi? CANAN: Ist das Mädchen schön? CANAN: Is the girl beautiful?

CENGİZ: Evet, aslında oldukça güzel. CENGİZ: Ja, es ist eigentlich ziemlich schön. CENGİZ: Yes, it is actually quite beautiful. Hatta, harika olduğunu söyleyebilirim. Tatsächlich kann ich sagen, dass es großartig ist. In fact, I can say it's great. En fait, je peux dire que c'est génial.