×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.


image

Who is She?, Bölüm On Üç

Bölüm On Üç

CENGİZ:Ama, bana beş yüz doları şimdi vermek zorundasınız.

CANAN: Ya size beş yüz dolar için sadece bir çek verseydim? Bunu kabul eder miydiniz?

CENGİZ: Tamam. Bana bir çek yazın, söylediğinizi yapacağım. Çek hangi bankaya ait?

CANAN: Birinci Ulusal Banka.

CENGİZ: O bankayı hiç duymadım.

CANAN: Benim ülkemde ünlü bir bankadır.

CENGİZ: Bilirsiniz, tekrar düşündüm. Yeniden düşündüğümde, söylediğinizi yapmak istemediğime karar verdim.

CANAN: Ama biraz önce yapabileceğinizi söylediniz.

CENGİZ: Benden dürüst olmayan bir şey yapmamı istiyorsunuz.

CANAN: Ama ilk başta kabul ettiniz.

CENGİZ: Yaparım dememe rağmen, şimdi fikrimi değiştirdim.


Bölüm On Üç Chapter Thirteen

CENGİZ:Ama, bana beş yüz doları şimdi vermek zorundasınız. CENGIZ: Aber Sie müssen mir jetzt die fünfhundert Dollar geben. CENGİZ: But you have to give me five hundred dollars now.

CANAN: Ya size beş yüz dolar için sadece bir çek verseydim? CANAN: Was wäre, wenn ich Ihnen einfach einen Scheck über fünfhundert Dollar gebe? CANAN: What if I only gave you a check for five hundred dollars? CANAN : Et si je vous remettais juste un chèque de cinq cents dollars ? Bunu kabul eder miydiniz? Würdest du das akzeptieren? Would you accept this?

CENGİZ: Tamam. CENGIZ: Okay. Bana bir çek yazın, söylediğinizi yapacağım. Stellen Sie mir einen Scheck aus und ich werde tun, was Sie sagen. Write me a check, and I'il do what you say. Çek hangi bankaya ait? Zu welcher Bank gehört der Scheck? Which bank does the check belong to? A quelle banque appartient le chèque ?

CANAN: Birinci Ulusal Banka. CANAN: First National Bank. CANAN : Première Banque Nationale.

CENGİZ: O bankayı hiç duymadım. CENGİZ: I have never heard of that bank.

CANAN: Benim ülkemde ünlü bir bankadır. CANAN: Es ist eine berühmte Bank in meinem Land. CANAN: It is a famous bank in my country. CANAN : C'est une banque célèbre dans mon pays.

CENGİZ: Bilirsiniz, tekrar düşündüm. CENGİZ: Weißt du, dachte ich wieder. CENGİZ: You know, I thought about it again. CENGİZ: Vous savez, j'ai repensé. Yeniden düşündüğümde, söylediğinizi yapmak istemediğime karar verdim. Beim Überdenken entschied ich, dass ich nicht tun wollte, was du gesagt hast. When I thought it over, I decided I didn't want to do what you said. En y repensant, j'ai décidé que je ne voulais pas faire ce que tu disais.

CANAN: Ama biraz önce yapabileceğinizi söylediniz. CANAN: Aber du hast gerade gesagt, du könntest es tun. CANAN: But you just said that you can do it. CANAN : Mais vous venez de dire que vous pouviez le faire.

CENGİZ: Benden dürüst olmayan bir şey yapmamı istiyorsunuz. CENGİZ: Sie bitten mich, etwas Unehrliches zu tun. CENGİZ: You want me to do something dishonest. CENGİZ : Vous me demandez de faire quelque chose de malhonnête.

CANAN: Ama ilk başta kabul ettiniz. CANAN: Aber zuerst hast du zugestimmt. CANAN: But you accepted it at first. CANAN : Mais au début, vous étiez d'accord.

CENGİZ: Yaparım dememe rağmen, şimdi fikrimi değiştirdim. CENGİZ: Obwohl ich sagte, dass ich es tun würde, habe ich jetzt meine Meinung geändert. CENGİZ: Although I said I would, I have now changed my mind. CENGİZ : Bien que j'aie dit que je le ferais, j'ai maintenant changé d'avis.