×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: çerez politikası.


image

Colloquial Turkish, Buyurun

Buyurun

GARSON: Hoş geldiniz.

Buyurun. SABAHAT: Hoş bulduk.

GARSON: Ne içersiniz?

SABAHAT: Bir kola ve bir bira lütfen.

GARSON: Hemen getireyim.

(Garson dönüyor)

GARSON: Buyurun, bir kola ve bir bira.

SABAHAT: Teşekkürler.

GARSON: Bir şey değil.

(Garson oyalanıyor)

GARSON: Buraya ilk defa mı geliyorsunuz?

SABAHAT: Evet, ilk defa.

Geçen yıllarda hep İzmir'e gittik. GARSON: Kaç gün kalacaksınız?

SABAHAT: Bu hafta sonu Antalya'da kalıyoruz.

Ondan sonra biraz gezmek istiyoruz. GARSON: Ne zaman döneceksiniz?

SABAHAT: Gelecek hafta gideceğiz.

GARSON: İyi tatiller.

SABAHAT: Teşekkürler.


Buyurun Hier bist du - Da bist du / Was kann ich dir bringen? Here you are - There you are/What can I get you? Voilà, c'est parti 여기 있습니다 Alsjeblieft. Вот так Varsågod

GARSON: Hoş geldiniz. GARSON: Willkommen. GARSON: Welcome. GARSON : Bienvenue. ГАРСОН: Добро пожаловать.

Buyurun. Bitte schön. Here you are. Veuillez entrer. Пожалуйста, входите. SABAHAT: Hoş bulduk. SABAHAT: Wir begrüßen Sie. SABAHAT: We found it nice. SABAHAT : Bienvenue. SABAHAT: Nós nos divertimos. Добро пожаловать.

GARSON: Ne içersiniz? GARSON: Was trinken Sie? GARCON: What are you in? GARSON : Que puis-je vous servir à boire ? ГАРСОН: Что вам принести выпить?

SABAHAT: Bir kola ve bir bira lütfen. SABAHAT: Eine Cola und ein Bier bitte. SABAHAT: A cola and a beer please. Сабахат: Кока-колу и пиво, пожалуйста.

GARSON: Hemen getireyim. KELLNER: Ich hole es gleich. GARSON: I'll bring it right now. GARSON : Je vous l'apporte tout de suite. GARSON: Ik haal het meteen voor je. ГАРСОН: Я сейчас принесу.

(Garson dönüyor) (Kellner kehrt zurück) (The waiter returns) Le serveur revient (Возвращение официанта)

GARSON: Buyurun, bir kola ve bir bira. Kellner: Bitte schön, eine Cola und ein Bier. GARSON: Here, a cola and a beer. ГАРСОН: Вот, пожалуйста, кола и пиво.

SABAHAT: Teşekkürler. SABAHAT: Danke. MORNING: Thank you. Сабахат: Спасибо.

GARSON: Bir şey değil. GARSON: Keine Ursache. GARSON: Nothing. GARSON : Il n'y a pas de quoi. ГАРСОН: Пожалуйста.

(Garson oyalanıyor) (Der Kellner bleibt rum) (The waiter hangs around) Le serveur s'attarde (Официант тянет время)

GARSON: Buraya ilk defa mı geliyorsunuz? GARSON: Bist du zum ersten Mal hier? GARCON: Are you coming here for the first time? GARSON : C'est la première fois que vous venez ici ? GARSONです:ここは初めてですか? GARSON: Is dit je eerste keer hier? ГАРСОН: Вы здесь впервые?

SABAHAT: Evet, ilk defa. SABAHAT: Ja, zum ersten Mal. SABAHAT: Yes, for the first time. САБАХАТ: Да, впервые.

Geçen yıllarda hep İzmir’e gittik. Wir waren in den letzten Jahren immer in Izmir. We have always been to Izmir in the past years. Nous sommes toujours allés à Izmir ces dernières années. We gingen de afgelopen jaren altijd naar Izmir. Sempre estivemos em Izmir nos últimos anos. Мы всегда были в Измире в последние годы. GARSON: Kaç gün kalacaksınız? Kellner: Wie viele Tage bleiben Sie? GARCON: How many days will you stay? GARSON : Combien de jours resterez-vous ? GARSON: Hoeveel dagen blijf je? Официант: Сколько дней вы пробудете?

SABAHAT: Bu hafta sonu Antalya’da kalıyoruz. SABAHAT: Wir bleiben dieses Wochenende in Antalya. SABAHAT: We are staying in Antalya this weekend. SABAHAT : Nous sommes à Antalya ce week-end. We verblijven dit weekend in Antalya. САБАХАТ: На этих выходных мы остаемся в Анталии.

Ondan sonra biraz gezmek istiyoruz. Danach wollen wir noch ein bisschen reisen. After that we want to go for a while. Ensuite, nous aimerions faire un peu de tourisme. Daarna willen we wat sightseeing doen. После этого мы хотим немного попутешествовать. GARSON: Ne zaman döneceksiniz? GARSON: Wann kommen Sie zurück? GARSON: When are you coming back? GARSON : Quand serez-vous de retour ? GARSON: Wanneer kom je terug? ГАРСОН: Когда вы вернетесь?

SABAHAT: Gelecek hafta gideceğiz. SABAHAT: Wir werden nächste Woche gehen. SABAHAT: We will go next week. SABAHAT : Nous irons la semaine prochaine. We gaan volgende week. Сабахат: Мы поедем на следующей неделе.

GARSON: İyi tatiller. GARSON: Schönen Urlaub. GARSON: Good holiday. ギャルソンお幸せに GARSON Fijne feestdagen. GARSON Счастливые праздники.

SABAHAT: Teşekkürler. SABAHAT: Thank you. Сабахат: Спасибо.