×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.


image

Disney şarkıları, Rüzgarın Renkleri

Rüzgarın Renkleri

Sence karacahil bir vahşiyim

Sen hep gezdin, çok yer gördün

Gezen bilir derler

Asıl şaşırtan beni

Eğer bensem yabani

Nasıl haberin yok, öğrenmedin

Bunca şeyi?

Gittiğin her ülkeyi sahiplendin

Toprak sana göre ölü bir şey

Oysa her kuşun her taşın adı var

Her ağaç her yaprak bir ruh taşır

Sen insanlara insan demezsin ki

Eğer sana hiç benzemiyorsa

Bir yabancının izinden gidersen

Yepyeni bir dünya çıkar karşına

Nasıl seslenir bir kurt mavi aya, nasıl?

Nedir kara kulağı güldüren?

Gel katıl binbir sesine şu dağların

Gel boya binbir rengiyle rüzgarın

Gel boya binbir rengiyle rüzgarin

Koş en gizli yollarında ormanın

Gel de tat en ballı çilekleri

Gel koş yuvarlan şu bolluk içinde

Bir kez de hesap kitap yapmadan

Fırtınayla nehir kardeşlerimdir

Balıkçıl ve samurlar dostumdur

Sonsuz bir çemberin içindekiler

Tüm güzellikleri paylaşırlar

Bir çınar ne kadar büyür?

Şayet kesersen, asla anlayamazsın

Sen hiç dağların şarkısını duyabildin mi?

İster ak olalım ister kara

Haydi gel barışık olalım biz doğayla

Binbir rengiyle çoşalım rüzgarın

Dünya senin sanırsın

Oysa bir avuç toprak katmazsan

Binbir rengine rüzgarın


Rüzgarın Renkleri Farben des Windes Colors of the Wind Couleurs du vent

Sence karacahil bir vahşiyim Du denkst, ich bin ein ignoranter Wilder You think I'm an ignorant savage Вы думаете, что я невежественный дикарь

Sen hep gezdin, çok yer gördün Du bist immer gereist, hast viele Orte gesehen You have always traveled, seen many places Вы всегда путешествовали, видели много мест

Gezen bilir derler Sie sagen, der Reisende weiß es They say the traveler knows 彼らは旅行者が知っていると言います Говорят, путешественник знает

Asıl şaşırtan beni Was mich wirklich überrascht What really surprises me 本当に驚いたこと Что меня действительно удивляет

Eğer bensem yabani Wenn ich wild bin If I'm wild 私が野生なら Если я дикий

Nasıl haberin yok, öğrenmedin Wie konntest du es nicht wissen, du hast es nicht gelernt How did you not know, you didn't learn どうして知らなかった、学ばなかった Как ты не знал, ты не научился

Bunca şeyi? All das Zeug? All that stuff? そのすべてのもの? Все это?

Gittiğin her ülkeyi sahiplendin Du hast jedes Land beansprucht, in das du gegangen bist You claimed every country you went to あなたはあなたが行ったすべての国を主張しました Вы утверждали, что каждая страна, в которую вы отправились

Toprak sana göre ölü bir şey Der Boden ist für Sie tot Soil is a dead thing to you 土はあなたにとって死んだものです Почва для вас мертва

Oysa her kuşun her taşın adı var Every bird has a name すべての鳥には名前があります У каждой птицы есть имя

Her ağaç her yaprak bir ruh taşır Every tree, every leaf carries a soul すべての木、すべての葉は魂を運びます Каждое дерево, каждый лист несет в себе душу

Sen insanlara insan demezsin ki You don't call people human あなたは人々を人間とは呼びません Вы не называете людей людьми

Eğer sana hiç benzemiyorsa If it doesn't look like you at all まったくあなたのように見えない場合 Если это совсем не похоже на тебя

Bir yabancının izinden gidersen If you follow in the footsteps of a stranger あなたが見知らぬ人の足跡をたどるなら Если вы пойдете по стопам незнакомца

Yepyeni bir dünya çıkar karşına A brand new world appears before you 真新しい世界があなたの前に現れます Перед вами предстанет совершенно новый мир

Nasıl seslenir bir kurt mavi aya, nasıl? How does a wolf call the blue moon, how? オオカミはどのようにブルームーンを呼びますか? Как волк называет голубую луну, как?

Nedir kara kulağı güldüren? What makes the black ear laugh? Что заставляет смеяться черное ухо?

Gel katıl binbir sesine şu dağların Come join the thousand and one voices of these mountains Присоединяйтесь к тысяче и одному голосу этих гор

Gel boya binbir rengiyle rüzgarın Come paint the wind with a thousand and one colors Приходите раскрасить ветер тысячей и одним цветом

Gel boya binbir rengiyle rüzgarin Come paint the wind with its thousands of colors

Koş en gizli yollarında ormanın Run through the most secret paths of the forest Бегите по самым тайным тропинкам леса

Gel de tat en ballı çilekleri Come and taste the sweetest strawberries Приходи и попробуй самую сладкую клубнику

Gel koş yuvarlan şu bolluk içinde Come run and roll in this abundance Беги и катайся в этом изобилии

Bir kez de hesap kitap yapmadan Once without making an account book Один раз без ведения бухгалтерской книги

Fırtınayla nehir kardeşlerimdir The storm and the river are my brothers Буря и река - мои братья

Balıkçıl ve samurlar dostumdur Herons and otters are my friends

Sonsuz bir çemberin içindekiler Inside an endless circle Внутри бесконечного круга

Tüm güzellikleri paylaşırlar They share all the beauties Они делят все красоты

Bir çınar ne kadar büyür? How big does a sycamore grow?

Şayet kesersen, asla anlayamazsın If you cut it, you'll never understand Если вы порежете его, вы никогда не поймете

Sen hiç dağların şarkısını duyabildin mi? Have you ever heard the song of the mountains? Вы когда-нибудь слышали песню гор?

İster ak olalım ister kara Whether we are white or black

Haydi gel barışık olalım biz doğayla Come on, let's be at peace with nature

Binbir rengiyle çoşalım rüzgarın Lass uns mit tausend und einer Farbe des Windes tauchen Let's dive with a thousand and one colors of the wind

Dünya senin sanırsın Du denkst, die Welt gehört dir you think the world is yours

Oysa bir avuç toprak katmazsan Aber wenn Sie nicht eine Handvoll Erde hinzufügen But if you don't add a handful of soil

Binbir rengine rüzgarın Tausend und eine Farbe des Windes Thousand and one colors of the wind