image

Baris Ozcan, DÜNYANIN İLK YAPAY ZEKA TV SUNUCUSU

DÜNYANIN İLK YAPAY ZEKA TV SUNUCUSU

Bundan 50 yıl önce 31 Ocak 1968'de Tü rkiye'de ilk televizyon anonsu yapıldı.Ve bundan 5 gün önce Çin'in TRT'sinden şu televizyon anonsu yapıldı. Kısaca yeni işe başladığını ve yılma dan, yorgunluk nedir bilmeden çalışacağını söylüyor. Çok güzel. Biz de kendisine yayın hayatında başarılar diliyoruz.Gerçi TRT'n in o ilk anonsun u yapan Nuran D evres Hanım da yılmadan, yorgunl uk nedir demeden dizi senaryoları, romanlar yazmaya devam ediyor ama aradan geçen yarım asır ister istemez insanları değiştiriyor. İşte Çin'li sunucunun en b üyük farkı bu. an> O değişmeyecek. Yaşlanmayacak.Ölmeyecek. Çünkü o insan değil. Dünyanın ilk yapay zeka sunucusu. En azından Çin'liler öyle lanse ettiler. Ben olsam bu işin teknolojisini tanımlarken “yapay zeka ” yerine “sanal kukla” deyimini kullanmayı tercih ederdi m. [00:] Çünkü izlediğimiz görü ntüler tümüyle yapay değil. Biri İngilizce diğeri Çince konuşa n iki gerçek haber spikeri model olarak kullanıl mış. Sonra da makine öğrenmesi teknikleriyle bu iki spikerin yüz ifadeleri, j estleri, mimikleri, sesleri bilgisayar tarafından incelenmiş ve bu iki sanal sunucu ortaya çıkmış.[00:]mceAudioTime'>[00:] Çin'de geçen hafta düzen lenen “Dünya İnternet Konferansı”nı sunarak görevlerine başlamışlar.

Bun a benzer t eknolojileri sinema ve oyu n dünyasında zaten yıllardır görüyorduk. s='mceAudioTime'>[00:] Ancak burada kaçırılmaması gereken önemli bir fark var.[00:]ceAudioTime'>[00:] Orayı biraz açmam gerekecek.[00:]Time'>[00:] Bunlara “sanal kukla” demiştim ya. 'mceAudioTime'>[00:] Şu anda kullandığınız cep telefonlarında da buna be nzer bir sanal kukla yaratıp konuşturabilirsiniz. Tamam, mükemmel değil, ama çalışan bir konsept. ='mceAudioTime'>[00:] Bu konseptlerin hepsinde yarattığınız avatarın konuşabilmesi için bir kuklacının a ynı anda onu oynatması gerekiyor. Çinlilerin sanal sunucularında bu ihtiyaç ortadan kalkmış durumda.[00:]e'>[00:] Onlara ne isterlerse onu söyletebiliyorlar.[00:]ime'>[00:] Bunun için sadece haber metnini yazmaları yeterli. class='mceAudioTime'>[00:] Onu modelledikleri gerçek habe r sunucuları ölse bil e sanal kopyaları haber metinlerini okumaya, sunmaya devam ede cek. Yılmadan. Yorgunluk nedir bilmeden…

<p >Gelelim işin biraz daha korkutucu kısmına. ass='mceAudioTime'>[00:] Çünkü bir yazıyı bir bilgisayarın okuması ya da s eslendirmesi de epeyce bir zamandır gündemimizde. Text-to-Speech (yazıdan konuşmaya) teknolojisi pek çok yerde kullanılıyor. Bu araçlar kutuya yazdığınız metni düzgün bir dik siyonla okuyor.[00:]oTime'>[00:] Gördüğünüz gibi hem sanal hem de akıllı Siz ne yazarsanız onu seslendi riyor. Bu tür teknolojilerde yine modellenen bir ses kaynağı, bir sunucu var ve ona bir dildeki tüm sesleri, heceleri ve bazen de kelimeleri okutuyorlar. Siz kutuya bir şey yazınca önceden kaydedilmiş sesler, heceler yan yana ekleniyor ve bir cümle haline geliyor. Tabiki bu kadar basit d eğil, işin başka incelikleri de var ama mantık genel olarak bu şekilde işliyor.[00:]ceAudioTime'>[00:][00:]pan> Şimdi size bu nun canlı bir örneğini de göstereceğim. >[00:] Eskiden çalıştığım şirket olan Adobe'de 2016'da yapılan bir demoyu izliyorsunuz. Ad obe Voco adlı bu program henüz piyasaya çıkmadı, geliştiri m aşamasında. Kaydedilmiş bir sesi alıp önce onu kelime kelime analiz ediyor. Yazıya dönüş türüyor. n> Sonra da söylenenleri istediğiniz gibi değiştirmeye başlıyor.[00:]mceAudioTime'>[00:] Mesela bu örnekte “karımı ve köpeklerimi öptüm” diyen adamın söylediklerini, sanki yazı yazıyormu ş da onu düzeltiyormuş gibi kopyala/yapıştır yaparak değiştiriyor.<sp an class='mceAudioTime'>[00:] Cümleyi “Karımı ve karımı öptüm” haline getiriyor. Buraya kadar yaptıkları önc eden söylenmiş bir sözü yeniden düzenlemekten ibaret. Fakat sonra alttaki metinde karısının yerine başka bir isim ve cümleni n sonuna da daha önce onun hiç söylemediği yeni bir şey daha yazıyor.[00:]eAudioTime'>[00:] Başlangıçta “kar ımı ve köpek lerimi öptüm” şeklinde kaydedilen cümle, “Jordan'ı üç kere öptüm” ha line dönüşüyor.[00:]AudioTime'>[00:] Tehlikenin farkında mısınız b eyler ass='mceAudioTime'>[00:] Adobe'nin yıllardır kullanılan Photoshop'u öze llikle hanımlara çok yardımcı olmuştu. Ama şimdi bu yeni geliştirdiği teknoloji, seslerin Photoshop'u ol arak pek çok erkeğin kuyusunu kazacak gibi görünüyor.[00:]oTime'>[00:] Büyük şirke tler bu tür teknolojileri mutf aklarında piş iredursun, onlardan çok daha küçük şirketler, startuplar da boş d urmuyor.

Bu sıkış tepiş odada çalışan gençlerin geliştirdiği ürün şu anda hazır durumda. Onu kullanabilmek için web sitesinden en az 30 ta ne cümle okuyorsunuz. >[00:] Bu cümleleri kaydediyor ve yaklaşık 1 dakika içinde sesinizin dijital bir klonunu yarat ıyor. Ben sistemi denedim. > 30 tane cümle kaydettim. /span> Ve sonra daha önce hiç söylemediğim bir şey söylemesini istedim.<spa n class='mceAudioTime'>[00:] Bu sistem henüz sadece İngilizce olarak çalışıyor ama siz normal de beni Türkçe konuşurken duyduğunuz için bir kaç cümle daha söylettim. Sistemi eğitme konusunda biraz yetersiz kalmış olabilirim

Bu gazeteci kendi sesiyle sistemi eğittikten sonra annesine telefon ederek test etmiş. ss='mceAudioTime'>[00:] Kad ıncağız epeyce bir süre karşısında konuşanın oğlu olduğunu zannediyor. İşin nereye doğru gittiğini fark ettiniz mi?[00:]oTime'>[00:] Yakında bu tür sistemleri eğitmek için gönüllü olmanıza da gerek kalmayacak. Bir kaç dakikalık ses kaydınızı analiz eden bir yapay zeka daha sonra sizin hiç söylemediğiniz şeyleri size s öyletebilecek. Nitekim az önce bahsettiğim o küçük startup Lyrebird bunu da yapmış. Başkan Obama hiç bir zaman böyle bir k onuşmayı yapmadı. 0:] Ama başka konuşmalarından alınan 1 dakikalık kayıt ona istediklerini söyletmek için yeterli oldu.[00:]me'>[00:] Eğer elinizde birinin yeterli sayıda ve kalite de görüntüsü ve sesi varsa artık onu dijital bir kukla haline getirip istediğinizi yaptırab ilme şansınız var. pan> Bir dakika! Bugüne kadar 350'den fazla videoyu hem de 4K çözünürlüğünde yayınladım.<s pan class='mceAudioTime'>[00:] Hackerlar için inanılmaz bir malzeme bu. Ya beni de…

ABD başkanı olduktan sonra yaptığım ilk konuşmayı izlediniz. 0:] Üstelik bunu ben hazırlamadım. İsmini vermek istemeyen takipçilerimden biri yapmış. Anonim biri. Bana gönderdiği notta yapay zekanın eğitilmesinin yaklaşık 30 saat sürdüğünü yazmış. Neyse ki gözlüklüyüm de ortaya çıkan sonuç, benim sesimle konuşan bir Trump'tan çok “Annihilation – Yok Oluş” filmindeki yaratıklara benziyor.

Benzer bir teknikle üretilmiş başka bir örnek daha geliyor şimdi. Oyuncu Amy Adams'ı bilirsiniz. Nicolas Cage'i de bilirsiniz. Peki bu kim?

Bu tür sahte videoları hazırlamak şu anda saatler alıyor. Ama kısa sürede dakikalar içinde hatta gerçek zamanlı olarak böyle görüntüler üretmek mümkün hale gelecek. Ve tabiki beraberinde pek çok hukuki ve etik tartışmayı da getirecek. Ben o konuları başka bir videoya bırakıyorum. Bugün vurgulamak istediğim asıl konu bu değil.

“Dünyanın ilk yapay zeka sunucusu” başlığıyla haber ajanslarına geçen bu konunun kaynağı Çin. Zaten dikkatinizi çekmiştir, teknolojiyle ilgili videolarımda giderek daha fazla Çin'den bahsediyorum. Çünkü bugünlerde bilimin kaynağı genellikle Çin'de oluyor. Çünkü bizim 2023 hedefimiz gibi Çin'in de “Made in China 2025” hedefi var. Bu hedef kapsamında 2025 yılında yapay zeka konusunda dünyanın en gelişmiş ülkesi olmak istiyorlar.

“Herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine” temalı yorumlarınızı yaparak umutsuzluğa kapılmadan önce şunu söyleyeyim. Elbette ABD gibi Çin gibi dünyanın süper gücü olma konusunda yarışan ülkeler, ellerindeki müthiş paralarla, imkanlarla bunu başarabilirler diye düşünüyorsunuz değil mi? Ama unutmayın. En büyük kaynak insan kaynağıdır. Yapay zekayı kullanarak ses sentezleme konusunda şu anda dünyadaki en gelişmiş teknolojiyi yazanlar, kodlayanlar sizlerin yaşında, belki daha da genç üniversite öğrencileri. Ve bunlar ne ABD'de ne de Çin'de geliştirmişler bunu. Lyrebird'ün kurucularından biri olan Jose Sotelo Meksika gibi kişi başına düşen gayrisafi milli hasılası Türkiye'ye çok benzeyen bir ülkeden kalkmış Kanada'da Toronto Üniversitesi'ne gitmiş. Dünyanın başka yerlerinden kafa dengi bir kaç arkadaşıyla birlikte bu küçük startup'ı kurmuşlar. Maddi imkansızlıklara kafayı takmak yerine bu sıkış tepiş odanın içinde yazdıkları koda odaklanmışlar. Yapay zeka üzerine çalışmaya devam ediyorlar. Yılmadan, yorgunluk nedir bilmeden…

Yani sadece başarılı olmak isteyen ülkeler kendine 2023, 2025, 2030 hedefleri koymuyor. Koysa da bu hedefler ona koşacak insanlar olmadan hiçbir işe yaramaz. Başarılı olmak isteyen insanların kendine koyacağı kişisel hedefler hepsinden daha önemli. Biz daha 50 yıl önce ilk televizyon anonsunu yaptık. O anonsu yapan ve izleyen kişiler hala hayattayken şimdi bu mesleğin ortadan kaybolabileceğini gösteren bir gelişmeyi yaşıyoruz. Nicolas Cage'in sahte videoda söylediği şarkıda ne diyordu: “Başlarda korkmuştum, şok olmuştum.” Bilgimiz olmazsa bu gibi gelişmeleri gördükçe yaşayacağımız şey de bu olur. O yüzden böylesine hızlı değişen bir dünyada, sadece değişen bir kişi olmakla yetinmeyelim. Bir şekilde “survive” etmek, hayatta kalmaya çalışmak, Nicolas Cage olmak bizi kesmez. Gelecekte sadece değişen değil, “değiştiren” olmak gerek.



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Çevrimiçi dil öğrenme @ LingQ

DÜNYANIN İLK YAPAY ZEKA TV SUNUCUSU

Bundan 50 yıl önce 31 Ocak 1968'de Tü 50 years ago on January 31, 1968 50 лет назад, 31 января 1968 года rkiye'de ilk televizyon anonsu yapıldı.Ve bundan 5 gün önce Çin'in TRT'sinden şu televizyon anonsu yapıldı. Kısaca yeni işe başladığını ve yılma The first television announcement was made in Turkey. In short, he started a new job dan, yorgunluk nedir bilmeden çalışacağını söylüyor. Dan says it will work without knowing what fatigue is. Çok güzel. Biz de kendisine yayın hayatında başarılar diliyoruz.Gerçi TRT'n We wish him success in broadcasting. in o ilk anonsun u yapan Nuran D by Nuran D evres Hanım da yılmadan, yorgunl tireless uk nedir demeden dizi senaryoları, What is the UK without saying series scenarios, romanlar yazmaya devam ediyor ama aradan geçen yarım asır ister istemez insanları değiştiriyor. İşte Çin'li sunucunun en b üyük farkı bu. an> O değişmeyecek. Yaşlanmayacak.Ölmeyecek. Çünkü o insan değil. Dünyanın ilk yapay zeka sunucusu. En azından Çin'liler öyle lanse ettiler. Ben olsam bu işin teknolojisini tanımlarken “yapay zeka ” yerine “sanal kukla” deyimini kullanmayı tercih ederdi m. [00:] Çünkü izlediğimiz görü ntüler tümüyle yapay değil. Biri İngilizce diğeri Çince konuşa n iki gerçek haber spikeri model olarak kullanıl mış. Sonra da makine öğrenmesi teknikleriyle bu iki spikerin yüz ifadeleri, j estleri, mimikleri, sesleri bilgisayar tarafından incelenmiş ve bu iki sanal sunucu ortaya çıkmış.[00:]mceAudioTime'>[00:] Çin'de geçen hafta düzen lenen “Dünya İnternet Konferansı”nı sunarak görevlerine başlamışlar.

Bun a benzer t eknolojileri sinema ve oyu n dünyasında zaten yıllardır görüyorduk. s='mceAudioTime'>[00:] Ancak burada kaçırılmaması gereken önemli bir fark var.[00:]ceAudioTime'>[00:] Orayı biraz açmam gerekecek.[00:]Time'>[00:] Bunlara “sanal kukla” demiştim ya. 'mceAudioTime'>[00:] Şu anda kullandığınız cep telefonlarında da buna be nzer bir sanal kukla yaratıp konuşturabilirsiniz. Tamam, mükemmel değil, ama çalışan bir konsept. ='mceAudioTime'>[00:] Bu konseptlerin hepsinde yarattığınız avatarın konuşabilmesi için bir kuklacının a ynı anda onu oynatması gerekiyor. Çinlilerin sanal sunucularında bu ihtiyaç ortadan kalkmış durumda.[00:]e'>[00:] Onlara ne isterlerse onu söyletebiliyorlar.[00:]ime'>[00:] Bunun için sadece haber metnini yazmaları yeterli. class='mceAudioTime'>[00:] Onu modelledikleri gerçek habe r sunucuları ölse bil e sanal kopyaları haber metinlerini okumaya, sunmaya devam ede cek. Yılmadan. Yorgunluk nedir bilmeden…

<p >Gelelim işin biraz daha korkutucu kısmına. ass='mceAudioTime'>[00:] Çünkü bir yazıyı bir bilgisayarın okuması ya da s eslendirmesi de epeyce bir zamandır gündemimizde. Text-to-Speech (yazıdan konuşmaya) teknolojisi pek çok yerde kullanılıyor. Bu araçlar kutuya yazdığınız metni düzgün bir dik siyonla okuyor.[00:]oTime'>[00:] Gördüğünüz gibi hem sanal hem de akıllı   Siz ne yazarsanız onu seslendi riyor. Bu tür teknolojilerde yine modellenen bir ses kaynağı, bir sunucu var ve ona bir dildeki tüm sesleri, heceleri ve bazen de kelimeleri okutuyorlar. Siz kutuya bir şey yazınca önceden kaydedilmiş sesler, heceler yan yana ekleniyor ve bir cümle haline geliyor. Tabiki bu kadar basit d eğil, işin başka incelikleri de var ama mantık genel olarak bu şekilde işliyor.[00:]ceAudioTime'>[00:][00:]pan> Şimdi size bu nun canlı bir örneğini de göstereceğim. >[00:] Eskiden çalıştığım şirket olan Adobe'de 2016'da yapılan bir demoyu izliyorsunuz. Ad obe Voco adlı bu program henüz piyasaya çıkmadı, geliştiri m aşamasında. Kaydedilmiş bir sesi alıp önce onu kelime kelime analiz ediyor. Yazıya dönüş türüyor. n> Sonra da söylenenleri istediğiniz gibi değiştirmeye başlıyor.[00:]mceAudioTime'>[00:] Mesela bu örnekte “karımı ve köpeklerimi öptüm” diyen adamın söylediklerini, sanki yazı yazıyormu ş da onu düzeltiyormuş gibi kopyala/yapıştır yaparak değiştiriyor.<sp an class='mceAudioTime'>[00:] Cümleyi “Karımı ve karımı öptüm” haline getiriyor. Buraya kadar yaptıkları önc eden söylenmiş bir sözü yeniden düzenlemekten ibaret. Fakat sonra alttaki metinde karısının yerine başka bir isim ve cümleni n sonuna da daha önce onun hiç söylemediği yeni bir şey daha yazıyor.[00:]eAudioTime'>[00:] Başlangıçta “kar ımı ve köpek lerimi öptüm” şeklinde kaydedilen cümle, “Jordan'ı üç kere öptüm” ha line dönüşüyor.[00:]AudioTime'>[00:] Tehlikenin farkında mısınız b eyler ass='mceAudioTime'>[00:] Adobe'nin yıllardır kullanılan Photoshop'u öze llikle hanımlara çok yardımcı olmuştu. Ama şimdi bu yeni geliştirdiği teknoloji, seslerin Photoshop'u ol arak pek çok erkeğin kuyusunu kazacak gibi görünüyor.[00:]oTime'>[00:] Büyük şirke tler bu tür teknolojileri mutf aklarında piş iredursun, onlardan çok daha küçük şirketler, startuplar da boş d urmuyor.

Bu sıkış tepiş odada çalışan gençlerin geliştirdiği ürün şu anda hazır durumda. Onu kullanabilmek için web sitesinden en az 30 ta ne cümle okuyorsunuz. >[00:] Bu cümleleri kaydediyor ve yaklaşık 1 dakika içinde sesinizin dijital bir klonunu yarat ıyor. Ben sistemi denedim. > 30 tane cümle kaydettim. /span> Ve sonra daha önce hiç söylemediğim bir şey söylemesini istedim.<spa n class='mceAudioTime'>[00:] Bu sistem henüz sadece İngilizce olarak çalışıyor ama siz normal de beni Türkçe konuşurken duyduğunuz için bir kaç cümle daha söylettim. Sistemi eğitme konusunda biraz yetersiz kalmış olabilirim

Bu gazeteci kendi sesiyle sistemi eğittikten sonra annesine telefon ederek test etmiş. ss='mceAudioTime'>[00:] Kad ıncağız epeyce bir süre karşısında konuşanın oğlu olduğunu zannediyor. İşin nereye doğru gittiğini fark ettiniz mi?[00:]oTime'>[00:] Yakında bu tür sistemleri eğitmek için gönüllü olmanıza da gerek kalmayacak. Bir kaç dakikalık ses kaydınızı analiz eden bir yapay zeka daha sonra sizin hiç söylemediğiniz şeyleri size s öyletebilecek. Nitekim az önce bahsettiğim o küçük startup Lyrebird bunu da yapmış. Başkan Obama hiç bir zaman böyle bir k onuşmayı yapmadı. 0:] Ama başka konuşmalarından alınan 1 dakikalık kayıt ona istediklerini söyletmek için yeterli oldu.[00:]me'>[00:] Eğer elinizde birinin yeterli sayıda ve kalite de görüntüsü ve sesi varsa artık onu dijital bir kukla haline getirip istediğinizi yaptırab ilme şansınız var. pan> Bir dakika! Bugüne kadar 350'den fazla videoyu hem de 4K çözünürlüğünde yayınladım.<s pan class='mceAudioTime'>[00:] Hackerlar için inanılmaz bir malzeme bu. Ya beni de…

ABD başkanı olduktan sonra yaptığım ilk konuşmayı izlediniz. 0:] Üstelik bunu ben hazırlamadım. İsmini vermek istemeyen takipçilerimden biri yapmış. Anonim biri. Bana gönderdiği notta yapay zekanın eğitilmesinin yaklaşık 30 saat sürdüğünü yazmış. Neyse ki gözlüklüyüm de ortaya çıkan sonuç, benim sesimle konuşan bir Trump'tan çok “Annihilation – Yok Oluş” filmindeki yaratıklara benziyor.

Benzer bir teknikle üretilmiş başka bir örnek daha geliyor şimdi. Oyuncu Amy Adams'ı bilirsiniz. Nicolas Cage'i de bilirsiniz. Peki bu kim?

Bu tür sahte videoları hazırlamak şu anda saatler alıyor. Ama kısa sürede dakikalar içinde hatta gerçek zamanlı olarak böyle görüntüler üretmek mümkün hale gelecek. Ve tabiki beraberinde pek çok hukuki ve etik tartışmayı da getirecek. Ben o konuları başka bir videoya bırakıyorum. Bugün vurgulamak istediğim asıl konu bu değil.

“Dünyanın ilk yapay zeka sunucusu” başlığıyla haber ajanslarına geçen bu konunun kaynağı Çin. Zaten dikkatinizi çekmiştir, teknolojiyle ilgili videolarımda giderek daha fazla Çin'den bahsediyorum. Çünkü bugünlerde bilimin kaynağı genellikle Çin'de oluyor. Çünkü bizim 2023 hedefimiz gibi Çin'in de “Made in China 2025” hedefi var. Bu hedef kapsamında 2025 yılında yapay zeka konusunda dünyanın en gelişmiş ülkesi olmak istiyorlar.

“Herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine” temalı yorumlarınızı yaparak umutsuzluğa kapılmadan önce şunu söyleyeyim. Elbette ABD gibi Çin gibi dünyanın süper gücü olma konusunda yarışan ülkeler, ellerindeki müthiş paralarla, imkanlarla bunu başarabilirler diye düşünüyorsunuz değil mi? Ama unutmayın. En büyük kaynak insan kaynağıdır. Yapay zekayı kullanarak ses sentezleme konusunda şu anda dünyadaki en gelişmiş teknolojiyi yazanlar, kodlayanlar sizlerin yaşında, belki daha da genç üniversite öğrencileri. Ve bunlar ne ABD'de ne de Çin'de geliştirmişler bunu. Lyrebird'ün kurucularından biri olan Jose Sotelo Meksika gibi kişi başına düşen gayrisafi milli hasılası Türkiye'ye çok benzeyen bir ülkeden kalkmış Kanada'da Toronto Üniversitesi'ne gitmiş. Dünyanın başka yerlerinden kafa dengi bir kaç arkadaşıyla birlikte bu küçük startup'ı kurmuşlar. Maddi imkansızlıklara kafayı takmak yerine bu sıkış tepiş odanın içinde yazdıkları koda odaklanmışlar. Yapay zeka üzerine çalışmaya devam ediyorlar. Yılmadan, yorgunluk nedir bilmeden…

Yani sadece başarılı olmak isteyen ülkeler kendine 2023, 2025, 2030 hedefleri koymuyor. Koysa da bu hedefler ona koşacak insanlar olmadan hiçbir işe yaramaz. Başarılı olmak isteyen insanların kendine koyacağı kişisel hedefler hepsinden daha önemli. Biz daha 50 yıl önce ilk televizyon anonsunu yaptık. O anonsu yapan ve izleyen kişiler hala hayattayken şimdi bu mesleğin ortadan kaybolabileceğini gösteren bir gelişmeyi yaşıyoruz. Nicolas Cage'in sahte videoda söylediği şarkıda ne diyordu: “Başlarda korkmuştum, şok olmuştum.” Bilgimiz olmazsa bu gibi gelişmeleri gördükçe yaşayacağımız şey de bu olur. O yüzden böylesine hızlı değişen bir dünyada, sadece değişen bir kişi olmakla yetinmeyelim. Bir şekilde “survive” etmek, hayatta kalmaya çalışmak, Nicolas Cage olmak bizi kesmez. Gelecekte sadece değişen değil, “değiştiren” olmak gerek.

×

LingQ'yu daha iyi hale getirmek için çerezleri kullanıyoruz. Siteyi ziyaret ederek, bunu kabul edersiniz: cookie policy.