Voorbeelden van de LingQ bibliotheek
- balık yiyeceğim. Ercan - Balıklar taze mi? Garson - Taze, efendim
- alayım. Garson - Palamutlarımız çok taze, dün geldi. Gamze - Çok
- Pazarcı - Gel abla, gel! Taze bunlar, tarladan yeni geldi
- Taze taze, gel! Ayşe - Merhaba, domatesin
- al! İnan bana, çok taze. Ayşe - Yok yok. İki
- Ruhuna yeni bir nefes taze bir şey girmiyor. Ne
- gelecek, kendini geliştirebileceğin... ...zihnininde taze tutabilecek bir alan. Farklı
- şeylerle meşgul ederek ...hep taze tutacaksın. O tükenmişlik döngüsüne
Verwante Zinnen
- Taze soğan
- Taze taze alınan sebzelerden enfes menüler hazırlanabiliyor
- Taze taze
- pazarda daha ucuz ve taze
- palamutlar taze mi
- taze bezelye
- taze taze
- taze taze alınan
- taze taze alınan sebzelerden enfes menüler hazırlanabiliyor
- oradan mis gibi taze kahve alalım

