Examples from the LingQ library
- şöyle bir şey düşündüm ciddi anlamda kitap okuyan kendini geliştiren
- o yazdığın şey sana ciddi anlamda yol gösterecek, bir şekilde
- dakikalık bir program bile ciddi anlamda fark yaratacaktır. Bunun için
- sevgili dostum. Çevremizdeki insanlardan ciddi anlamda etkileniyoruz. Sözlerinden, davranışlarından, bakışlarından
- ya da kaygılı yada ciddi anlamda özgüvensiz. Ama kişi demiyor
- süre maruz kalan insanlar ciddi anlamda kendilerine güvenlerini kaybediyorlar zannediyorlar
- fedakarlığı ortaya koyan kişiye ciddi anlamda zarar veriyor diyelim ki
- ezme eğiliminde olan seni ciddi anlamda kötü hissettiren insanlara karşı
- nolcak böyle insanlar seni ciddi anlamda sıkıntıya sokar ruhsal dengeni
- karşılaşıyoruz, belki kendimiz yaşıyoruz. Ciddi anlamda sıkıntı yaratan, gerçek potansiyelimizi
- zorlamadığımız müddetçe utangaçlık hayatımızı ciddi anlamda sıkıntıya sokabilir. İş hayatında

