Examples from the LingQ library
- Tamam, böyle daha iyi, yoldaş. Şimdi rahat! Herkes beni
- Evet, şimdi daha iyi, yoldaş, şimdi çok daha iyi
- nin önde gelen üyelerinden Yoldaş Withers diye biri göklere
- burnunu kaşıdı. Karşıki odacıkta Yoldaş Tillotson hâlâ öne eğilmiş
- düşmanca parıltı yansıdı. Winston, Yoldaş Tillotson'ın kendisiyle aynı
- sormuştu Mollie. Snowball, "Bak, yoldaş," demişti. "Senin onsuz edemediğin
- Hasat daha önemli. Snowball Yoldaş başı çekecek. Ben de
- da ikide bir, "Deh, yoldaş!" ya da "Çüş, yoldaş
- onlara, artık bütün hayvanların yoldaş olduğunu, dilerlerse hiç çekinmeden
- Yoldaşlar," dedi Squealer, "Napoléon Yoldaş'ın böyle bir görevi
- en çok inanan, Napoléon Yoldaş'tır. Kararları kendi başınıza
Related Phrases
- biraz da yoldaş olduk
- yoldaş başı çekecek
- yoldaş olsunlar istedim ömrümce
- üyelerinden yoldaş withers
- üyelerinden yoldaş withers diye biri göklere çıkarılmış
- çarpışmada kahramanca can vermiş bir yoldaş ogilvy neden olmasındı
- gerçi yoldaş ogilvy diye biri yoktu
- yoldaş ogilvy şimdi bir gerçek olup çıkmıştı
- yoldaş diye seslenerek i̇ngsos ve büyük birader adına yalvarıyorlar
- napoléon yoldaş kurnazca davrandı

