Examples from the LingQ library
- kökeninde ne gibi kurallar yatıyor bakman lazım. Şimdi beş
- gerçekten o. Kanlar içinde yatıyor. Çok üzüldüm, saatlerce ağladığımı
- iki tane de kız yatıyor yerde. Üstlerinde bombalar bağlı
- yüreğimde hep Giordano Bruno yatıyor. Ve Ankara Devlet Tiyatrosunda
- kural, şöyle bir düşünce yatıyor: "Yalnız insanlar zavallıdır. Yalnız
- yapmıyoruz?'' Sultanın da aklına yatıyor, tamam diyor, parayı da

