Examples from the LingQ library
- meşhur kum fırtınalarından birine yakalandı. Bunun üzerine bilim insanları
- gün kötü bir hastalığa yakalandı. Fakat yanıma geldi dedi
- olayı takip ettim. Katil yakalandı, duruşmalar başladı Fatih Adliyesi
- hazırlık ediyordu. Sonra kansere yakalandı annem. Türkiye'de ömrü
- düştü; herkes artık kesin yakalandı derken, yeniden ayağa kalktı
