Related Phrases
- ve bu taşan su damlacıkları neden üzgün olduğumuzda
- her şey gümbürdeyerek taşan bir nehir gibi akıp gidiyordu
- dolup taşan
- ve bu taşan su damlacıkları
- taşan dere
- taşan algılama yetenekleri gösteri yordu
- beş duyu nun dışına taşan algılama yetenekleri gösteri yordu
- dışarı kadar taşan konuşmaları dinliyordu
- söyleyaz'ın üstünden yerlere taşan kâğıt rulolarıyla kaplı buluyor
- çekiç taşan
