Examples from the LingQ library
Related Phrases
- bu iki ağacın yaprağı çiçeği tıpatıp birbirine benzerdi
- tıpatıp birbirine benzerdi
- birbirinin tıpatıp benzeri 20000 tane oda yaptılar
- en lezzetli kısmı olmasıyla tıpatıp benzeyen bir durum galiba
- gezegenlerin dönüşünün tıpatıp
- tıpatıp eşi bir şok ifadesi vardı
- her tarife tıpatıp uyuyor
- tıpatıp eşi değillerdir
- iki daktilo tıpatıp aynı olamaz
- birbirlerinin tıpatıp
