Examples from the LingQ library
- ses bir an kesildi. Suskun boşlukta dupduru ve çok
- u gören olmadı. Hayvanlar, suskun ve sinmiş, samanlığa geri
- oluşturan, genellikle "proleterler" dediğimiz suskun kitleler gelir. Proleterler, daha
- kaçmamıştı. Partili mahkûmlar hep suskun ve ürkektiler, adi suçlular
- de kısa bir süre suskun kaldı. Kendini bitkin hissediyordu
- yoktu, ama yemeğini getiren suskun muhafız sigarasını yakıyordu. İlk
- bedenlerine sürtünüyordu. Birden, öyle suskun oturmanın utancını duymuştu ikisi

